Haber Detayı
20 Kasım 2019 - Çarşamba 09:39
 
Başarısız Olmamız İçin Uğraşan İnsanlar Var..!
Bu haftaki röportaj konuğumuz Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu. Sadıkoğlu ile Malatya TSO’nu faaliyetleri ve Malatya sanayisinin temel lokomotifi olacak sanayi ürün ve ürünleri üzerine uzunca bir sohbet yaptık. Gazetemizde bize ayrılan alan dâhilinde bu sohbetimizi olabildiğince fazla yer vermeye çalışarak yayımlıyoruz. Genç dinamik bir kadroya sahip olan Sadıkoğlu gençliğin verdiği heyecanla çok şey yapmaya ve başarmaya çalışıyor, bunun içinde yoğun bir koşturmaca içerisinde. Kıssa süre önce başına geçtiği TSO’ya bu kıssa süre içerisinde epey yol aldırmış durumda. Birçok projeyi gündeme taşımış bunlarla ilgi bir yol katletmiş. Gelin görün ki tüm bu çabalarını, projelerini kamuoyu ile paylaşma noktasında aynı başarıyı gösterememiş. En azından kendisi böyle düşünüyor. Çok belli etmese de başarılı olmamaları yönünde önlerinde bir direncin varlığından söz ediyor. Sanırım röportajı okuduğunuzda bana hak vereceksiniz..!
Video Haber Haberi
Başarısız Olmamız İçin Uğraşan İnsanlar Var..!

MALATYA DÖNÜŞECEKSE, FARKLI BİR TARZ ORTAYA KOYMAK LAZIM

M.Duran ÖZKAN: Ticaret Odasının uzun süredir yönetim kadrosu içerisinde, bir iş insanı olarak bulunuyorsunuz. Ama bu dönem biraz farklı bir görev yürütüyorsunuz TSO Başkanı olarak kurumun başındasınız. Başkan olarak Ticaret Odasının başında olmanın, yönetimde olmaktan farkı nedir?

Oğuzhan Ata SADIKOĞLU: Ticaret ve Sanayi Odalarının misyonu, şehri dinamik bir yapıya büründürerek, ekonomisinin değişimini ve dönüşümünü sağlamak, ekonomik bir vizyon oluşturmaktır. Özellikle sanayileşmenin önünü açmak, istihdama katkı sağlamak ve bununla beraber şehrin ticareti içerisinde farklı hamlelerle, bugün belki gün yüzüne çıkmamış aksiyonları alarak şehirde farklı bir ticari dönüşümün etki alanını yaratmak. Örneğin Gastronomi; yok, olmak üzere olan yemek kültürümüzü geliştirerek, tanıtımını yaparak şehre insanları çekerek yerel turizme katkı sağlamak gibi. Örneğin Nemrut;geçmiş dönemden 60 bin-70 bin turist gelirken bugün yıllık bin turisti bile yakalayamayan bir şehir, buradaki Nemrut yolundan da gidilmesini sağlayarak tarih turizmi açısından yurt dışından potansiyel geliştirmek. Örneğin, bugün organize sanayilerin rantabıl kullanılmasını sağlamak ve gerçek sanayicilerin orada olmasına gayret göstermek. Aslında Ticaret Odasının misyonu şudur: İhracat rakamlarını yükseltmeye çalışmak. Şehriihracatıyla gündeme gelen bir şehir haline getirmemiz lazım. İstihdamın önünü açıyor olmak lazım. İşverenlerin sayısını artırmak amacıyla doğru yatırımları tercih edip buraya getirmek gerekir. Buradaki vizyonla şehir sanayileşme hamlesini tamamlaması gerekir. Çünkü gelişen toplumların çoğunda tarımdan sanayileşmeye geçmemiş toplumlar çok fazla gelişmişlik gösteremiyor. Biz bu noktada geçmişten bu güne Ticaret Sanayi Odasının bünyesinde görev yapan Malatya sevdalısı bir insan olarak, her zaman farklı illerde farklı kültürlerde Ticaret Odalarının neler yaptığını ya da farklı ülkelerde Ticaret Odalarının "Misyonu nedir?" onlarla ilgili ciddi anlamada kafa yorarak, gelişimin, değişimin nasıl olduğuyla ilgili fikir sahibi olduk.  Tabi Ticaret Odası Başkanı olmakla yönetiminde olmak arasında büyük bir sorumluluk ve yük var.Eğer gerçekten samimiyseniz, şehriniz için dertleniyorsanız bu işleri vebal görüyorsanız, bulunduğunuz alanlarda yapacağınız hatanın şehre, ülkeye, topluma katkı yada eksi olarak döneceğini hissediyorsanız, bunun sorumluluğu varsa ağır bir yük. Ama böyle bir kaygınız yok sadece buraları birkaç kişinin egosu için sadece günü birlik kullanıyorsanız, makamım imkânlarından faydalanıyorsanız ya da bununla gururlanıyorsanız veya buradan güç alıyorsanız, çokta bir şey yapmadan sadece insanları gezerek, dokunarak, nasılsın diyerekten burada yıllardan beri de oturabilirisiniz. Bizim derdimiz o değil. Bir duruş sergilememiz lazım. Yani Malatya dönüşecekse, farklı bir tarz ortaya koymak lazım. Gerçekten burada kişilerin işinin görüldüğü değil de şehre topyekûn katkısının olabileceği hamleleri yapmada gayret gösterip şehrin dönüşümü adına buraya getirmek lazım.  Bu anlamda tabi ki yükü sorumluluğu ağır,  zaman anlamındaki mücadele ve size zaman yetersizliği anlamında her yerde bulunmanız gerekiyor, herkese dokunmanız gerekiyor, açılışlar, protokoller, projeler ve Malatya'yı etkin hale getirecek tanıtımların içerisin de olmanız gerekiyor.Bu anlamda sorumluluğu fazla. Ama biz bunu zevk alarak ve memleketimizin gelişmesi anlamında, yarın bir katkı sağladığımızda bunun vermiş olduğu hazla, bunun vermiş olduğu sevapla mutlu olabilecek bir yapıda yapmaya çalıştığımız için koşturuyoruz.

ESKİ YÖNETİCİLER ATANDIKLARI GÖREVLERDEN İSTİFA ETMEDİLER..!

ÖZKAN: Sayın Başkan biraz önce anlattıklarınızdan hareketle Oğuzhan  Ata Sadıkoğlu TSO Başkanı seçildiği andan itibaren "2 yılda gerçekleştireceğim" dediğiniz projeleri hangi düzeye getirdiniz? Gerçekleştirebildiniz mi?

SADIKOĞLU:Biz burada geldiğimiz andan itibaren birçok iş yaptık. Fakat kendimizi çok fazla reklam noktasında, tanıtım noktasında öne çıkarabildiğimizi söylersek burada zayıfız evet. Tabii burada bir buçuk yıllık bir görev süremiz var. Bir buçuk senelik görev süresi içerisinde de 6-7 ayından eski yönetim kurulu üyeleri Organize Sanayi bölgesindeki görevlerinden istifa etmediler. Organize Sanayilerinin bize geçiş serüveni bir yıl diyebiliriz. Süreyi doldurmak istediler.  Normalde Belediyeler, Valilik ve Ticaret Odalarından gönderdiğimiz arkadaşlar var. Onlarda yönetim değiştikçe kendi yönetimlerini seçip onla yol yürüsün diye istifa ederler. Etik olan bu.  Ama süreci uzattılar. 2. Organize sanayi bölgesi, 3 ay önce bizim atadığımız arkadaşlar tarafından yönetilmeye başlandı. 1. Organize sanayi ise 1 yıldır bizde. Bu anlamda, gerçekten biz vizyonel anlamda, yapmaya çalıştıklarımızın birçoğunu başardık ama bizim için yeterli değil. Burada yaptığımız şeylerle övünmek yerine yapamadığımız şeylere üzülerek yol almak istiyoruz. Bir şekilde şehir buradan istifade edebilsin. Geçmiş dönemde Ticaret ve Sanayi Odası varlığı ile yokluğu arasından bir çizgide dururken bugün mesela mail mesaj sistemiyle, üyelerimizin ve birinci derecedeki yakınlarının taziyelerini birbirine duyurup mesaj atmaya başladık. Yine geldiğimiz süreçten beri 110'un üzerinde toplantı, seminer, konferans yaptık ve 3 tane ciddi Bakan geldi. Ticaret ve Sanayi Odasına geçmiş dönemde böyle gelip de soru-cevap ile üyelerin derdini çözmeyle ilgili Bakanların gelmesi yoktu.Bunları getirdik, Bankacılar Birliğini getirdik, Banka müdürleriyle bugün bir holding sahibi 7 aydır randevu alamıyorken 3 bankanın genel müdürünü getirdik. Yine önümüzdeki süreç içerisinde planladığımız, özellikle bizim burada vizyonlaşmayla ilgili dertlenmemiz var. Çünkü Ticaret Odalarının en önemli misyonu aslında vizyonu daha üst sekmentlere çıkarmaktır. Burada mesela aile şirketlerinde yönetim, ticari İngilizce, yurtdışında ithalat-ihracat, dijital dönüşüm olmak üzere birçok toplantılar seminerler yaptık. 7 bin 500 üyemiz var. Ticaret Odasını diğer kurumlarla eşdeğer tutarsak orada yanılırız. Başka yerleri değerlendirdiğimizde oralarda 300-400 tane üyesi var. Ama buranın tam 7 bin 500 tane üyesi var. Gün geçtikçe de üye sayısı artıyor. Dolayısıyla her yere yetişme şansımız çok zor. Bir de proje üretme derdiniz varsa o zaman daha da zor. Biz bu toplantılarla vizyon oluşturmaya çalışıyoruz.

30 YILLIK BİR YAPIYI DEĞİŞTİRDİK..!

ÖZKAN: Size karşı bir direnç mi var? Geçmiş dönemde atananlar sizin ekibinize karşı istifa etmiyorlar mı?

SADIKOĞLU:O arkadaşları da hoşgörüyle karşılıyoruz. Tabii 30 senedir burada bir yönetmişlik ve bir yapı var. Buradaki o yapı birden bire gerçekten üyelerin direnciyle değişti. Bundan önce nasıldı sistem? Sürekli aynı insanlar ve bu noktada güçlü görünen bir yapı ve onları destekleyen ve onların burada şahsi işlerini çevirdiği bir yapı vardı. Biz burada tamamen üyelerin desteğiyle, kimseye eğilmeyerek, bükülmeyerek, tarafsızlık ilkemizi 4 senelik görev süresinde koruyacağız. Her partiye eşit mesafede, Malatya için dertlenen herkesin yanında olmak kaygısıyla, birlik olarak sürdürüyoruz. Çünkü bugün sizin elinizde bir ürün var satmak istiyorsunuz. Eğer gerekli değeri görürseniz o adama sizin fikriniz, mezhebiniz, düşüncesiniz, meşrebiniz ne diye sormasınız ve ticaretinize bakarsınız. Ticarette global bir yapı var, dünyada bu işin içerisinden böyle çıkmış, hiçbir şekilde ayrıştırmadan ticaret tamamen karlılık esasına, fayda esasına bağlı olarak yürür. Ben Ticaret ve Sanayi Odasının bağımsız olmasını hep savundum. Biz burada siyesi bir parti veya siyasi bir kurum değiliz. Ama Malatya adına bütün partilerle yeri geldiğinde ortak hareket edebilirim. Tabii geçmişteki arkadaşlarla bizim tarzımız biraz farklıydı. Buranın üyelerinin sahiplenmesiyle de yıkılabileceğine inanmıyorlardı.

 Buradaki üyeler, ilk defa buranın sahipleri gerçekten direnç gösterdi. Artık biz kendi istediğimizi yaparız dediler, üyelerin sayısında bir değişim oldu bizi de onlar getirdi. Asıl bizim bugünkü samimiyetimizde o üyelere olan mahcubiyetimizden. Çünkü her kesimden insan bir araya gelerek bizi sahiplendiyse biz onlara mahcup olmayacağız.

HEM DEVLETE ZARAR VERMİŞSİN, HEM ORADAKİ KÖYLÜYE ZARAR VERMİŞSİN..!

ÖZKAN: Genel olarak Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, biraz önceki soruyla bağlantılı olarak TSO seçiminikazandıktan sonra burada ciddi zorluklarla karşılaştınız mı?

SADIKOĞLU;Halada karşılaşıyoruz..! Geçmişte buranın yapısı nitelikli insan personeliyle oluşturulmaya gayret gösterilmemiş..! Ahbap çavuş ilişkisiyle personel alımı yapılmış..! Biz burada kimsenin ekmeğiyle oynamayalım, derdimiz var işin özü budur. Ama burada ben bu yapıyı kurarken, gerçekten şunu yapmam gerektiğine inanıyorum, niteliğine, niceliğine, fayda sağlama yeteneğine, dil bilgisine ona göre bir yapı kurmaya çalışıyorum. Çok zorlandığımız şeyler oluyor. Göreve geldiğimiz günde, hükümetin bütçeleri kısma gibi bir derdi yoktu, kaynak vardı. Bir Bakanımız vardı Bülent Tüfenkci, etki yaratabilirdik. Organize sanayilerinin istimlak bedelleri ile şu bakanın yanına gidelim, sıkıştırın dediğimizde etki yaratma şansımız çok daha büyüktü. O süreçlerde biz olaya müdahil olamadık:.!Taki ne oldu Bülent Tüfenkci'nin Bakanlığı düştü, Malatya'nın bir bakanın olması bana göre çok önemli. Hangi siyasi görüşte olursanız olun bunu desteklememiz lazım. Malatya adına birisi genel başkan yardımcısıysa da, Bakansa da yanında durmamız lazım. Çünkü Malatya'ya muhakkak bir faydası var. Bu süreçlerde tabi ki biz yoktuk. Tabi etki alanı zayıfladı, orada hükümetin bütçe kısma politikaları başladı. Dolayısıyla kaynak alamaz olduk. Organize bölgesinde yıllardan beri istimlak bedelleri ödenmemiş. Köylü neden bu arsaları verdi? Parasını alıp işine baksın. Hem onların önü tıkandı, hem de orada beklediği için bir faiz yükü olmuş devletin sırtına. Hem devlete zarar vermişsin, hem oradaki köylüye zarar vermişsin. Neden bunların parası çıkartılmadı? Yıllardan beri buradasınız. O süreçler daha kıymetli olabilirdi. Geldiğimizden beri uğraşıyoruz, geçenlerde gelen bakanlarımızdan da bunların sözünü aldık. Umut ediyorum ki önümüzdeki süreçte hem köylüye bir müjdemiz olur, hem de sanayi alanımızın genişlemesi, müracaat edip iş yapmak, bu anlamda ticaretini geliştirmek isteyenlerinde önünü açılacak ve biz daha rahat arsa vereceğiz. Şu anda nitelikli ve ihracat ağırlıklı yatırım maliyetine ve istihdama bakıyoruz.

STRATEJİMİZİ ŞUNUN ÜZERİNE KURDUK; TEKSTİL, KONFEKSİYON, İPLİK, KUMAŞ ÜRETİMİ

ÖZKAN: TSO seçimini kazandınız geldiniz başladınız, bir süreç geçti Malatya sanayisinin temel dinamik gücü nedir? Malatya sanayisinin gelişim gösterebilmesi için neler yapılmalıdır? Bu etkenler nelerdir?

SADIKOĞLU:Dünyada gelişen konektörlerde aslında istatistik, planlama çok önemli bir yer tutuyor. Bizim burada günü birlik politika uygulamamız çok fazla fayda sağlamayacak. Ben ithalatla uğraştığım için birçok ülkeye gidip ithalat yapma şansım var, gidip geliyorum. Oradaki en önemli unsur, planlama. Sonra istatistiki rakamlar, sürekli tablolar halinde oradaki insanların gözünün içerisine sokarak ilerlemeyi ya da gerilemeyi rahat bir şekilde size gösteriyorlar. Siz ona göre yol haritası çizmişsiniz. Dünya, siteleri bu işin içine katmış, özellikle bir aracı ışığı gibi, size karanlıkta yol gösterici olmuş. Bizim buradaki en önemli unsurumuz, sanayide biz geldiğimiz zaman şunu çıkarttık, dedik ki biz burada neyi geliştirebiliriz? Şuanda biz mobilya sektörünü buraya dahil edipte mobilyayı geliştirmeye çalışırsak çok emek vermemiz gerekir. Bizim Malatya'nın hızlı hareket etmesi lazım. Bu dönemde gerçekten samimi bir ekip var, yönetimdeki arkadaşlarımız hep Malatya sevdalısıyız. Hiçbir beklentimiz yok, bir mücadele derdimiz var. Kimseye aklımız kiraya verme derdimiz yok. Kim faydalı iş yapıyor ve o bizim yanımızdaysa biz onu kahraman ilan edelim. Hiçbir kaygı, korkumuz yok. Bizim Malatya olarak zıplama yapmamız lazım. Ne yapmamız lazım peki? Bir kere kayısı bizim için vazgeçilemez bir dinamik. Orta ölçekli gelir düzeyini dengeleyicisidir. Köylünün bir şekilden kayısıdan iyi kötüde olsa, eksik gedikte olsa yararlanıyor ve bu çok önemli bir şey. Kayısıya değer katıyor olmamız lazım. Zaten biz bununla beraber projeler oluşturduk. Biz burada popülizm yapmıyoruz, kalıcı projeler ile nasıl yürüyebiliriz bunun derdi içerisindeyiz. Ama onunla beraber sanayi kuruluşumuzu da tamamen sürükleyici bir lokomotif sektör seçmemiz lazım. Yan kollarında da hangi sektörlerde gelişe bilirsek, onları da aktif hale getirmemiz lazım. Stratejimizi şunun üzerine kurduk, Malatya'da tekstil, konfeksiyon, iplik, kumaş üretimi zaten geldiğimizde bir yol almıştı. Bunu geliştirebilmek daha mı kolay? Evet, daha kolay. Çünkü alt yapınız, en azından bu işten anlayan personel yapınız var. O işin içerisindeki burada işletme sahibi girişimcimiz var. O işle ilgili alt yapı oluşmuş, ona destek sağlayabilmek gerek. Geldiğimiz süreçten bu yana tekstil, konfeksiyon, hazır giyim ve onun haricinde kumaş üretimi, triko. TSO’nun başına geldikten sonra trikoya 8-10 tane trikocu getirdik. Hiç olmayan bir şeydi, trikoyla ilgilide bir yapılanma oluştu. Normalde tekstilin, konfeksiyonun Malatya'da güç olabileceğine inanıyoruz ve bunu da geliştiriyoruz. Yatırımcıyı getirip öyle bırakmamak lazım. Ona personel yetiştirmemiz lazım. Kalkınma Ajansıyla hemen proje hazırladık. 12 trilyon bedeli olan projemiz çıktı. Onun bütçesini bekliyoruz. Mesleki edindirme ile ilgili 6-7 ayda kısa sürede eleman yetiştirip sahaya eleman hazır hale getireceğiz. Sadece tekstil ve konfeksiyonda da değil, kaynak ustası gibi başka kişilerde yetiştirilecek. Amaç burada nitelikli eleman yetiştirmek.O okul bizim için dinamik yaratabilecek bur unsur olacak. Bizim ihracat yapılan alanları geliştirmemiz lazım. Özellikle de İskenderun ve Mersin limanını daha aktif, demiryolu hattını daha aktif kullanıp oraya bağlantı vermeye çalışıyoruz. Gümrüklerde sıkıntı oluyordu, ihracatçılar birliği arasında, ihracat alanlarını birbirlerine söyledikleri için bir kaygı vardı. Kayısı ve tekstilde de öyle. Gümrük müşavir firmaları buraya getirdik. Yurt dışına gidebilmesi için bir vize ofisi açtık. Ankara'ya falan gitmeden rahatlıkla alabilecekleri alt yapıyı oluşturuyoruz. Limandaki insanlardan fiyat teklifi alıp, rekabet için buradan daha rahat ürün gönderebilmelerinin alt yapısını oluşturuyoruz. Yarın belki bir fuara alanı oluşturup, konfeksiyonla ilgili büyük alıcıları burada buluşturabileceğiz, belki bunu kayısıda da gerçekleştireceğiz. Yurt dışından gelip bizim malımız alıp gitmeli. Kayısıda da biz bunu yapamamışız. Bizim bunu kırıyor olmamız lazım. Dünyada böyle değerli ürünü olan ülkelerde alıcılar ayağına gider, şartları oradaki adam belirler ve bu insan ona uymak zorunda. Burada ne hikmetse yıllardan beri bir alışıla gelişmişlik var. Fiyatı kırarak ben sizden 1 dolar aşağıya alıyorum, öbürü benden 1 dolar aşağı alıyor. Olan köylüye oluyor. Bir dönem sonra satacakları kayısı kalmayacak. Köylü ne kadar mağdur olur ve buradan az para kazanırsa o iş bir daha yapmaz, 3 gün sonrada bu işi bıraktığında bizim alıp satabilecek kaysımız olmayacak. Bu tekstilde de böyle diğerinde de. Burada emek üretenlerin hakkını gerçekten ifa edip onlara teslim etmemiz gerekiyor. Bir dönem sonra şunu diyeyim, tekstil ve konfeksiyon denince Malatya akla gelecek bunun alt yapısını hazırlıyoruz.

BAŞARISIZ OLMAMIZ İÇİN UĞRAŞAN İNSANLAR VAR

ÖZKAN: Bir kentin sanayisinin, teknolojisinin gelişim gösterebilmesi için ulaşım ağının da güçlü olması gerekir.Malatya'da kara, demir yolu ve hava yolu anlamında, Malatya ticaretini geliştirebilecek bir ulaşıma sahip mi?

SADIKOĞLU:Şuandaki uçak sayıları çok düşük. Gerçekten şehrin buna bütünleşmeye ihtiyacı var. Benim gönlüm şundan yana, Gaziantep örneğini vereyim, şehir ile ilgili bir talepleri varken, farlı görüşlerdeki siyasi partilerin milletvekilleri bir araya gelebiliyor, birlikte gidip ilgili bakanlıklardan taleplerini isteyebiliyorlar büyükşehir adına. O zaman hiçbir bakanında yok dediğini de görmüyoruz. Bizim burada Malatya olarak ben şahsen, bunu başarabildiğimizi sanmıyorum. Olumsuz haberler, yalan yanlış şeyler, bizim başarısız olmamız için uğraşan insanlar var. Biz hiç dönüp gerisine bakmıyoruz, hiç kimseye cevapta vermiyoruz. Öyle bir derdimizde yok. Biz şehrin gelişmesi için uğraşıyorsak bizim buradaki siyasilerimizin de hepsi bir arada bütün kırgınlıkları, dargınlıkları bir tarafa bırakarak birlikte hareket etmesi lazım. Biz tarafsız olarak onlar için burada olduğumuzu ifade etmek istiyoruz. Siyasetlerine yine devam etsinler. Ama şehir adı altında Malatya adı altında bir araya gelmelerini arzu ediyorum. Muhakkak geliyorlardır ama benim arzu ettiğim daha böyle sinerjik hemen anında aksiyon alabilen, birlikte hareket edebilme kültürünün çok rahat oluştuğu bir yapı olsun istiyorum. Karadeniz'de bir il 26 tane uçağa sahip, isim vermek istemiyorum. Bu il Malatya nüfusu kadar bir il. Bugün Malatya'da özel firmalarla beraber 4 tane uçak var. Aynı nüfusa sahip olan bir ilde 26 uçak varken, burada 4 tane uçak olması doğru bir şey mi? Bizim şehrimizin gelişimi tabi ki ulaşımla ilgili bir şey. Dünyada gelişen ülkelerin tamamında demiryolu, hızlı tren, uçak, karayolu her yönü kullanmışlar bundan dolayı gelişmiş. Bizim burada da gönül ister ki, daha fazla yapalım. Özellikle demiryolu için uğraşıyoruz. Burada organize sanayi bölgesi içerisine şuanda demiryolu hattını bir şekilde getirip oradaki konteynırlarla direk limanlara ulaştırabilecekleri bir alt yapı oluşturmaya çalışıyoruz. Ama bizim uçak sayısını da arttırmamız lazım. Türk Hava Yoları Müdürlüğünden randevu aldık, gidip orada genel müdür ile görüşüp bir şekilde uçak sayısını arttırmayı rica edeceğiz. Umut ediyorum, siyasilerimizde bir araya gelerek bunun arkasında durup bastırırlarsa olur.

ÖZKAN: Komşu ilin nüfusu daha az olmasına rağmen uçak sayısı daha fazla bunu neye bağlıyorsunuz? Sonuçta birçoğumuz havayolları için komşu ile gidiyoruz oradan uçmak zorunda kalıyoruz.

SADIKOĞLU:Burada işin özü şu, Türkiye'deki özellikle belediyecilikte veya diğer şehirlerde etki alanı oluşturan bir siyaset oluşturursanız, STK'lar ile bir araya gelip etki alanı yaratırsanız daha güçlü olursunuz. Bunu farklı illerden görüyoruz. 'Ağlamayana meme yok' diye bir tabir var. Bizim ağlamamız, istememiz lazım. Ben geldikten beri bunu yapmaya çalışıyorum. Gelen siyasilerin hepsine bir şekilde baskı yapmaya çalışıyorum. Buraya gelen insana yine misafirliğimizi gösterelim ama şehir adına bir şey koparıyor olmamız lazım.Bu önemli bir kavram. Darende yolunda yatırımlar iyi bir seviyeye geldi. Özellikle Ankara'ya giden yolda sıkıntı yok gibi. Mersin yolu da öyle. 2 gün önce Diyarbakır'daydık, baktığınız zaman karayolları ile ilgili bir sıkıntı yok gibi. Sivas yolu geliştirilebilir. Bizim normalde hızlı trenden istifade edebilirsek, uçak sayımızı da arttırırsak şehrimizin aslında ulaşım alanında öyle önemli bir sorunu kalmayacağını düşünüyorum.

SANAYİNİ DOĞU'DAN YÜKSELİŞİ MALATYA'DAN OLACAK

ÖZKAN: Hızlı trene baktığımız da Sivas'a, Erzincan'a kadar geldi. Malatya Bu konuda biraz geri kaldı. Hatta Malatya merkezine uğramadan geçeceği söyleniyor. 

Sadıkoğlu: Neticede projenin detayını bilmiyorum ama Malatya yok sayılırsa üzücü bir şey. Malatya bu bölgenin parlayan yıldızı. Başarılı olmak için hep olumsuz yönleri konuşuyoruz ama Malatya'nın birçok olumlu yönü var. Diyarbakır'da sanayi bölgesinde toplam 7 bin kişi çalışıyor. Bugün burada ise 22 bin kişi çalışıyor. 30 yıldır bir sanayileşme kültürü var. Elazığ'da yine aynı şekilde sayılar bize göre daha düşük. Ben şundan yanayım, bölgenin kalkınması herkese fayda sağlar. Ama sanayini Doğu'dan yükselişi Malatya'dan olacak. Çünkü alt yapımız mevcut durumda.

SANAYİCİ ÜNİVERSİTE İŞ BİRLİĞİNE İNANIYORUZ

ÖZKAN: Malatya'da 2 tane Üniversite var, bu Üniversitelerle iş birliği içerisinde misiniz? Yada Üniversiteler, sanayinin gelişmesi konusunda üzerine düşeni yapabiliyor mu?

SADIKOĞLU:Bundan önceki dönemde bu konulara fazla girilmemiş. Biz geldiğimizde bir kere eğitimin dünyadaki gelişimlerin en ana sebebi olduğunun bilincindeyiz. Bugün sanayileşmenin de önünde eğitim var, toplumun bilinçli hale gelmesinin temelinde de eğitim var. Eğitimin olmadığı bir yerde sizin yürüyebileceğiniz mesafe sadece eğitimli yapının oluşması ile orantılıdır. Dolayısıyla biz sanayi ve Üniversite iş birliğine çok inanıyoruz. Almanya'da mesleki eğitim okulları, Alman sanayisinin güçlenmesinde en önemli etkendir. Çünkü sahada, anında eleman bulma şansınız var. Burada 2-3 yılda yetişen elaman işi bırakıp gittiğini görüyoruz. Bu nedenle firmanın işten bıktığını görüyoruz. Elemanların niteliksiz olması, yetişmiş olmaması yada gelip de hemen çıkıp gitmesi bunlar tamamen önemli etkenler. Biz bu nedenle eğitime inanıyoruz ve Üniversiteler yol gösterici olmalı. Üniversite aslında sanayicinin önündeki far gibigece karanlığında ona yol gösterici. Tekno kente ağırlık veriyoruz, TOBB bünyesinde genç girişimcileri kurduk, Üniversitede hocalarla bir araya getirmeye çalışıyoruz. Toplantı kültürü ile sanayileşmenin önünde neler var ona bakıyoruz. Staj için protokoller imzaladık. İşin içine girerek, tozunu toprağını yutarak o işi öğrenecek.  Teori kısmını bilebilir, pratik kısmında da sanayi ile iç içe olmamız lazım.

TEŞVİK YETERLİ

ÖZKAN: Malatya Teşvik ve yatırımlar konusunda yeteri kadar yararlanabiliyor mu? Sizce şuan teşvikler yeterli mi?

SADIKOĞLU:Malatya'nın gelişmişliğini göz önüne alırsanız bana göre yeterli. Tabi ki sanayici olarak gönlümüz verilen her desteğin arkasında daha fazla verilmesi. Özellikle enerji desteği ve ona benzer destekler ama şuandaki teşvikler ile Malatya'da ki yatırım fırsatları düzgün adamlar ile buluşturulursa bana göre yeterli. Şu anda 6. Bölge teşviklerinden, organize sanayi bölgesi içerisinden istifade ediyoruz. Baktığınız zaman sınır bölgelerinde, daha gelişmemiş iller ile karşılaştırıldığında burada haksızlık yapmamak gerekir. Onun için bizim burada nitelikli insanları buraya getirip bundan istifade etmelerini ve burada bu teşviki anlatmamız lazım. Kısa sürelik görev süremizde 5 bin 300 tane istihdam yarattık. Buradaki en büyük başarı, dışarıdaki yatırımcılara anlatıyoruz, izah ediyoruz, buraya getiriyoruz. Adamlar geldiği içinde gerçekten orada bir fırsat olduğunu görüyorlar. Bir yılda yaptığımız bu iş bence ciddi bir başarı örneği.

YORUMU YAPMAK DOĞRU OLMAZ

ÖZKAN: Malatya'daki siyasiler Malatya için yeterli çalışıyor mu, onların çalışmasını yeterli buluyor musunuz?

SADIKOĞLU:Benim o yorumu yapmak doğru olmaz. Çünkü biz siyasette münezzeh yürümeye çalışıyoruz. Malatya için gerçekten çalışan kim olursa olsun, ben burada her türlü başarısını, gayretini takdir etmeye çalışıyorum. Şu vekilimizin mücadelesi, gayreti ile oldu diyorum. Geldiğimizden beri şehir adına samimiyetle, sıkıntı yaşamadan birliktelik kültürünü oluşturma imkanımız var. Benim için önemli olan Malatya ticaretinin gelişmesi. Onu artık oy veren insanların, halkın, sizlerin değerlendirmesi lazım. Siyasiler için yorum yaptığım zaman buradaki kurumun adına da doğru bir şey yaptığıma inanmam.

22 TRİLYON LİRA FKA'YA PROJE YAZDIK

ÖZKAN: Bizim sormadığımız, sizin söylemek istediğiniz, önümüzdeki süreç de gerçekleştireceğiniz projeleriniz var mı?

SADIKOĞLU:Bizim burada amacımız projeler yapmak. 22 trilyon lira FKA'ya proje yazdık. Bunların içerisinde 12 trilyonu meslek edindirme ile ilgili, 6 Trilyonu artırma problemi vardı onun çözümü ile ilgili, yine 4 trilyonu nitelikli ARGE'si olan kayısı ile ilgili çalışma yapıyoruz. Kayısıyı biz kozmetikte, ilaç sanayide, çocuk maması konusunda nitelikli hale getirip bunların patentlerini üreticilere vererek kaysıyı daha katma değerli satma derdimiz var. Burada kayısı birlik oluşturulması ile ilgili bir çaba gösteriyoruz. Üye kartı ile ilgili bir çalışmamız var. Üyelerimize bunu takdim ettiğimizde otel, restoran, akaryakıt istasyonları yada elektrik firmaları gibi yerlerde bütün indirim alabilecekleri sağlama amacındayız. Benim içim önemli olan dijital dönüşümü yapmak istiyorum görev sürem içerisinde. Şuanda onun adımını attık. Nasıl bir vize ofisi bir müjdeyse, dışarıdan vize almak yerine bizde burada vize ofisi oluşturmaya çalıştık ve bunların hepsi buraya gelebilecek nitelikte. Dijital dönüşümde 70-80 liraya mal olan, yurt içi ve dışı satışı olan internet sitelerini üyelerimize ücretsiz sunduracağız. Bu çok büyük bir anlaşmaydı. Burada da internetten nasıl satışlar olabilir? Onların eğitimlerini vererek üyelerimizi de bu işte bilinçli hale getirmeye çalışıyoruz. Oturduğumuzda yol alma şansımız yok. İnternet öyle bir hale gelmiş ki, köyde olsanız dünyaya mal satabilir konumdasınız. Bizim Malatya'nın bundan istifade etmesi lazım. Eğitimlerle ilgili yine gayretlerimiz devam edecek. Üyelerimiz ile ilgili katma değeri olabilecek ne varsa bir taraftan sanayinin önünü açarken, bir taraftan üyelerimizin nitelikli hale gele bilmesi için gayret gösterirken, diğer taraftan da kayısımıza sahip çıkmaya çalışıyoruz. Hemen hemen her koldan memleketin faydasına yarayacak her şeyi kaçırmadan projelerin peşinde koşuyoruz. Kendimizi bazen ifade edemiyoruz, belki de basında bu noktada reklamımızı becerip yapamıyoruz. Buda bizim eksikliğimiz sayalım. Ama bizim için önemli olan güneş balçıkla sıvanmaz. Biz gayret gösterdikten sonra muhakkak birileri takdir edecek. Kimse takdir etmese bile sevabı var. Buradan maaş almıyoruz, bütün her şeyi ile fahri görev yapıyoruz.

Kaynak: Editör: Onay Ozan
Etiketler: Başarısız, Olmamız, İçin, Uğraşan, İnsanlar, Var..!,
Yorumlar
Haber Yazılımı