Haber Detayı
08 Eylül 2019 - Pazar 12:47
 
CHP’ye Eleştiriler İl Başkanı Çerçevesinde Oluyor
Kongre sürecine giren CHP’yi, CHP il yöneticisi Veli Doğan ile konuştuk. Doğan partiyi eleştirenler için; “Basında ve sosyal medyada eleştiri yapanların toplamda 2 elin parmağını geçmeyecek kadar bir insan yapıyor.”dedi.
Video Haber Haberi
CHP’ye Eleştiriler İl Başkanı Çerçevesinde Oluyor

CHP İstanbul yerel seçimlerinden kazançlı çıkınca, parti içinde gözle görülür bir hareketlenme başladı. Bu hareketlenmenin Malatya’da bir karşılık bulacağı ve yansımalarının olacağı elbette beklenen bir durumdu. Öylede oldu. Kongre sürecine giren partinin önümüzdeki günlerde daha da hareketleneceği parti içinde aktif siyaset yapanlarca dillendirilmeye başlandı. Kulislerde edindiğimiz bilgilere göre; birden fazla parti içi muhalif gruplar, önümüzdeki aylarda gerçekleşecek il başkanlığı adaylığı için şimdiden girişimlerden bulunduğu, çeşitli ittifak arayışları ile önümüzdeki süreçte yeni bir CHP yönetimi oluşturma çabası içine girdikleri yüksek sesle dillendirilmekte. Öyle görülüyor ki CHP Malatya il başkanlığı seçimi geçmiş yıllara göre çekişmeli geçecek. Biz yaşanan/yaşanacak bu süreci,parti içerisinden biri ile konuşmak onun değerlendirmelerini almak istedik. Bu nedenle CHP Malatya il örgütü yöneticilerinden Veli Doğan ile CHP’yi konuştu.

M.Duran Özkan

 

 

BİZ BU SÜRECE BİR GÜNDE, BİR AYDA GELMEDİK

Özkan: Sizinle Türkiye'deki ve Malatya'da ki CHP'yi konuşalım istedik. CHP, İstanbul seçimi ile birlikte farklı bir konuma geldi. Artık çok konuşulan ve önümüzdeki dönemde iktidar olabilme oranı yüksek görüle bilen bir parti konumuna geldi. Siz, Malatya'dan baktığınızda CHP'deki değişikliği nasıl görüyorsunuz?

Doğan:Öncellikle sizlere teşekkür ediyorum. Konuşmamın başında, basın camiasının kaybı Haydar Karaduman ağabeyimize Allah'tan Rahmet diliyorum, mekânı Cennet olsun diyorum. CHP ile ilgili hem olumlu, hem de olumsuz değerlendirmeler yaşanıyor, konuşuluyor. Biz bu sürece bir günde, bir ayda gelmedik. Bu süreç aslında geçmiş yıllarda yapılan Başkanlık sistemine geçiş, anayasa değişiklikleriyle başlayan ve Türkiye'yi rejimin değişikliğine getiren bir süreçti. Bu sürecin başında, öncellikle Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun ve genel merkezin izlediği politikalar önemli oldu. CHP, Türkiye'nin kurucu bir partisiydi.

İstanbul ve öncesinde 31 Mart yerel seçimleri, toplumun artık tek bir kişinin yönetimi ile yürütülemeyeceğini, parlamentonun etkisiz hale getirilmesinin sürekli olamayacağına inanan insanlar tarafından doğru şekilde algılandı ve değişim sinyalleri verildi. Bunu Ankara, İstanbul, Antalya, Adana, Mersin gibi birçok şehirlerde bu sinyalleri doğru olarak algılayan bir parti yönetimi ona uygun seçimler yaptı. Partizanlık gözetmeden halkın taleplerini ve toplumun taleplerine cevap verecek şekilde organize etti.

Özkan: CHP'deki bu hareketliliğe baktığımız daha önce CHP, iktidar alternatifi olarak gözükmüyor muydu?

Doğan: CHP geçmişte koyu bir muhalefet partisi gibi algılatıldı. Geçmişte, Türkiye'yi kurumsallaştıran bir partiydi. Bugünde geleceği Türkiye'ye taşıyacak alternatifsiz bir parti. Toplumun taleplerini dikkate alarak onları yaşatacak şekilde idrak edip bunu başaracaktır. CHP'nin iktidar olma inancı kendi karalığında zaten mevcuttur. Şuanda halkın büyük çoğunluğu da artık iktidarın değişmesi ve CHP ve ittifak kadrolarının iktidara gelmesini isteyen bir yapı ile karşı karşıyayız. Bu tutum ilk seçimlerde CHP'nin iktidar olmasını sağlayacağına kesinlikle inanıyorum.

İMAMOĞLU CHP’NİN CUMHURBAŞKANI ADAYI MI?

Özkan: Çok konuşulan bir konu var sizde Malatya'da konuşuyor musunuz bilmem ama? İmamoğlu CHP'nin Cumhurbaşkanı adayımıdır ya da adayı olacak mı? 2023'de Tayyip beyin karşısında İmamoğlu mu var? Siz böyle düşünüyor musunuz?

Doğan: İmamoğlu, İstanbul seçmeninin yarısından fazlasının oyunu alan, Türk toplumun her köşesinde coşku ile karşılanan geçen hafta örneğini yaşadık Diyarbakır'da, Karadeniz'de sevgi ile karşılanan, sempati duyulan bir lider. Aslında Türkiye'de ihtiyaç duyulan lider boşluğunu tamamlayacak bir isim olarak görülüyor. Ancak bu konular için CHP'nin tavrı, önceden bir isim belirleyip üzerinden tartışmak değildir. CHP bir kadro hareketidir. Mutlaka İmamoğlu'da bütün görevleri yapabilecek nitelikte. Genç, dinamik, birikimli, bir siyasetçi. Ancak isim konusunda ille İmamoğlu olmalı, yada olmamalı diye bir tartışma yapmak için şuanda çok erken.

SEÇİMLE BAŞKAN SEÇİLMİŞSE SAYGI DUYMAKTAN BAŞKA BİR GÖREVİMİZ OLAMAZ

Özkan: Cümleniz arasında geçti Diyarbakır, Batman bölgesi ile ilgili yerlerine kayyım atanan belediye eski başkanlarına ziyaret gerçekleştirdi. Siz ve Malatya il örgütünüz bu ziyareti nasıl değerlendiriyor?

 Doğan: Parti il örgütü olarak ta açıklamamızı yaptık. Demokrasiye inanıyorsak eğer, çifte standartlarımız olamamalı.Demokrasi seçim ise, halkın oyları ile seçilen bir rejim ise, buna müdahale edilmemesi gerekiyor. Seçimle başkan seçilmişse saygı duymaktan başka bir görevimiz olamaz. Suçu varsa, elbette kanuni çerçevede değerlendirilir, suçluysa cezası verilmelidir. Ancak bu şekilde demokrasiden uzaklaşarak, iki kişinin dudakları arasında bir bakanın, bir başkanın dudakları arasında halkın iradesi yok sayılamaz. Bu hareketi, demokrasi karşıtlığı olarak yorumluyoruz.

Özkan: CHP'nin Malatya'daki çalışmalarını başarılı buluyor musunuz? Sanırım bir dönemdir CHP yönetimindesiniz siz, çalışmaları başarılı buluyor musunuz? Yeterli mi, eksik ve hatalarınız var mı?

Doğan: Malatya'da AK Parti Türkiye'de en güçlü olduğu illerden. Burada siyaset yapmak çokta kolay değil. Türkiye'nin genelinde batıdaki siyasi alışkanlıklarından çok farklı bir tablo var. Malatya'da siyaset olması gibi yapılmıyor. Körü körüne bir bağlılık ile yürütülen bir siyasetten bahsediyoruz. Güçsüz bir muhalefet ve karşısında çok güçlü bir iktidar partisi ve yanında destekçisi koalisyon ortağı diyebileceğimiz bir başka partinin de alarak giden bir parti var. CHP yöneticisi olmak onurlu bir iş. Yönetim olarak olumlu çalışmalarımız var. Bu dönemde çok ciddi katkılar sağlandı. Bizim yönetimi 2014 yılında yapılan seçimlerle oluşturuldu. Yönetim oluşturulduktan kısa bir süre sonra referandum çalışmaları, ardından seçim çalışmaları, ardından milletvekilliği, yerel yönetim seçimleri yapıldı. Bu seçimleri biran anda yönetim olarak kucaklamak zorunda kaldık. Dolayısıyla örgütlenme ve diğer aktivitelerde bulunmak için zamanımız kalmadı. Uzun çalışmalar yapıldı. Özellikle bu son seçimlerde alanda çalışmalar yaptık. İnsanların taleplerini toplamayı başardık. Onlara ciddi yaklaşımlar göstererek bütün örgütlülüğü canlı tutmayı sağlamak istedik. Tabi zorluklar yaşadık, yaşanıyor da. Ancak CHP yönetimi, yapılması gerekenleri yapan, haksızlıklar karşısında eleştirilerini sakınmayan, yapıcı bir muhalefet yönetim anlayışı çizdik. Kimseye hakaret etmedik, kimseye iftira atmadık.

PARTİ DİSİPLİNİNE AYKIRI HAREKET EDENLER, PARTİDEN İHRAÇ EDİLEBİLİRLER

Özkan: Parti içi muhalefete baktığımız zaman parti içi muhalefet pek sizin gibi düşünmüyor. Sosyal medyada paylaşımlara bakıyoruz, daha çok mevcut il yönetimini biraz başarısız buluyorlar ve eleştiriler bu noktada. İlçe divan kurullarına da bu yansıdı gibime geliyor. Parti içi muhalefetin tepkisi nasıl bu konuda ne düşünüyorsunuz.

Doğan: Parti içi muhalefeti de çok olumlu buluyorum. Bizim sorunumuz, muhalefet yaparken de doğru yapmakla ile ilgili. Yönetirken de doğru yönetmeliyiz, muhalefet ederken de doğru muhalefet etmeliyiz. Karalama, çamur atma, dedikodu, kaba kuvvet ile muhalefet yapılıyorsa, ben buna parti içi muhalefet demiyorum. Parti dışında gelişen kötü niyetli düşünceler olarak algılıyorum. Çünkü parti içerisindeki muhalefet gelir, eleştirisini yapar, aday olur, kazanır. CHP diğer partilerden biraz farklı, farklı olmak zorunda. Hiç bir kimse örneğin sosyal medyadan hakaret ederek, iftira atarak, küfür ederek ' Ben muhalefet ediyorum, beni partimden attılar' deme hakkına sahip değil. Parti disiplinine aykırı hareket edenler, partiden ihraç edilebilirler, gerekte edildiler de. Bu konuyu parti içi muhalefet olarak değerlendirmemeli. Benimde kişisel olarak beklentim şudur, yaklaşan bir kurultay süreci var. Bu kurultayda herkes temsil edilmeli. Mümkünse çok sayıda liste ya da çok renkli isimler, güçlü bir yönetim kurulu, güçlü bir başkanlık oluşturarak girmeyi düşünüyoruz.

 

PARTİYİ ELEŞTİRENLER İKİ ELİN  PARMAĞINI GEÇMEZ..!

Özkan: İmamoğlu ile başlayan bir değişim Malatya'ya yansımasını bekliyor musunuz? Ya da buna uygun yeni bir yönetim, yeni bir anlayış bekliyor musunuz?

Doğan:Kişisel bir düşünceden çok yine parti kurullarının ve genel kurulun vereceği karar ile yönetim kurulu, kurultay seçimimiz üyelerimizin sağduyusu ile yeteri kadar cevap verecek şekilde değişiklik mutlaka yapacaktır. Başkası 5 çalışıyor, diğeri 3 çalışıyor gibi yorum yapmak doğru değildir. Yönetim kurulu birlikte çalışan ve organize olan bir yapı. Herkes elinden geldiğince, elini taşın altına koyuyor. Alanlarda çalışıyoruz, parti programına uygun çalışmaları yapıyoruz. Demokrasiden korkmamalıyız, demokrasi bizi güçlendirir. Demokrasiyi biz yaşatmalı, ver etmeliyiz. Parti içi demokrasi olmadan, demokratikleşmeden bahsedemeyiz. Basında ve sosyal medyada eleştiri yapanların toplamda 2 elin parmağını geçmeyecek kadar bir insan yapıyor. Sayıca az, ama gürültüsü çok olan insan grubundan bahsediyorum. Partimizin dışında bize oy veren insanlarda bu tür davranışları onaylamıyorlar. Burada il Başkanımız sonuçta genel başkanımızın temsilcisidir. 'Ben partiliyim' diyen herkesin, oy versin vermesin desteklemesi gereken bir yapı noktasındadır. Bizim kişisel hesaplaşmalarımı ile parti il yöneticisine ve yönetimine hakaret etme lüksümüz yoktur.

 Özkan: Parti içi muhalefet derken, parti içi değişim, dönüşüm isteyenleri sormak istiyorum.

Doğan: Dönüşüm isteyenlere kapımız sonuna kadar açık. Parti bir yere gidiyor ve dönüşüyor. Zaten Türkiye dönüşüyor. CHP'yi anlayan insanları isek eğer, bahsettiğimiz bu tür insanlar partililik kimliğiyle ortak noktada buluştuğumuz kişilerdir. Eğer partinin üyesi iseler, katılım sağlamak zorundadırlar. Eleştiride bir katkıdır. Eleştiriler yönetimi güçlendirir. Ancak örneğin,  il başkanın görev süresi çok fazla olduğunu söylemleri var. Eğer liyakat ile yapıyor ise, parti genel başkanımızın açıklaması da bu yönde liyakata biz önem veririz.Eğer layıkıyla yöneticilik görevini yapıyorsa bir dönem, üç dönem daha yapmasını tartışılması gereksiz.

 GENELDE ELEŞTİRİLER İL BAŞKANI ÇERÇEVESİNDE OLUYOR

Özkan: Siz nasıl değerlendiriyorsunuz, il başkanını başarılı buluyor musunuz?

Doğan: CHP, Malatya'da yüzde 25'in üzerinde bir oy alan ve gelecekte ciddi rakamlara ulaşacak ve konuşulacak bir siyasi parti ortamında olacak. Biz bunu zorlamak zorunda olan bir partiyiz. Başkanımızda bunu yapmak zorunda. Genelde eleştiriler il başkanı çerçevesinde oluyor. Oysa il başkanı il yönetim kurulunun başkanıdır. İl yönetim kurulu çalışmalarını arttırdığında, il başkanının da çalışması artmış olacaktır. Birlikte çalışmaya ve üretmeye ihtiyacımız var. Ancak biraz önce bahsettiğimiz ve birbirini takip eden 3 tane seçim bizim ister istemez enerjimizi o yöne harcamamıza sebep oldu. Diğer yapmak istediğimiz ve planladıklarımızı yapamadık ancak ben bu konuda daha olumlu bakıyorum. Burada il başkanının başarısız olduğunu düşünmüyorum. Eleştiriler yapılırken, genelde kişisel olarak yapılıyor. Yapılan eleştirilerin tamamı il yönetim kurulu olarak üstlenilmesi gerektiğini düşünüyorum. Tek adam partisinden değil, kurulları olan bir partiden bahsediyoruz.

YÖNETİM KURULUNA TEŞEKKÜR EDİYORUM, ANCAK BUNDAN SONRAKİ DÖNEMDE YENİLEMELER SÖZ KONUSU OLACAKTIR..!

Özkan: Aynı yönetim kurulu listesini çıkartıp devam edecek misiniz?

Doğan: Şuan erken seçim takvimi henüz belirli olmadı. Yönetim kurulunun zenginleşmesi, gelişmesi, toplumun her kesiminden, her meslek grubundan insanların katkı sağlamasını istiyorum. Şuan çalışan yönetim kuruluna ben tekrar teşekkür ediyorum. Ancak bundan sonraki dönemde yenilemeler söz konusu olacaktır. İstisnalar üzerinde tartışmıyoruz. Liyakat esaslı, partimizi Malatya'da yönetecek 100 bin kişiden elbette ki yüzlerce, binlercesi yönetici adayı olarak çıkabilecektir. Yönetim kuruluna girmek istemeye çekinceleri olan insanların özellikle başvurmalarını istiyorum. Hiç bir kısıtlama olmayacağı konusunda taahhütte bulunabilirim.

 Özkan: Delege Seçimleri için mahallelere sandık kurulacak mı, bununla ilgili bir çalışmanız olacak mı?

Doğan: Henüz kesinleşmemekle beraber, ben şahıs olarak kurulmasından yana tavır koyuyorum. Ancak süreci incelemek lazım. Bazı zorluklarla karşılaşacağımız belli. Demokratik kitle örgütü, demokratik yapıyı karşılayan bir partinin sandıklardan korkmadığını biliyoruz.

TÜZÜĞE AYKIRI HAREKET YAPMAMALIYIZ

Özkan: Basına pek yansımadı ama sizinden istifanız var, sizi kızdıran neydi? Sonarsında istifanızı geri çektiniz. 

Doğan: Buda parti içi demokrasinin bir güzelliği. O dönemde tüzüğün uygulanması ile ilgili tavrımı ortaya koymuştum. Sonradan tepkim kabul gördü, tüzükte eksik gördüğüm konular, tüzük yaşatılarak kabul gördü. O anlık bir olaydı, parti yönetmelikleri ile ve tüzüğü ile yönetilen bir kurumdur. Tüzüğe aykırı hareket yapmamalıyız. Benimde mesleki olarak hassasiyetim vardır. Orada yönetim kurulunun tüzüğe uygun davranması ile ilgili bir tartışma üzerine gerçekleşen bir olaydı. Sonrasında tüzüğe uyması sonucunda mutabakat sağladık.

Özkan:Yani parti içerisinde, Malatya Ölçeğinde her şeyin düzgün gittiğini söyleyen bir profil çiziyorsunuz. İlçe divan toplantılarında özellikle iki ilçe bunlardan biri Akçadağ ilçesi çok konuşuldu. Toplantıda silah sıkıldı. Ama Hekimhan'da basına yansımasa bile sandalyelerin havada uçuştuğu, hakaretlerin bir toplantı olmuş. Bilmiyorum siz o toplantıda var mıydınız? Yeni seçimden çıkmış, seçimi kazanmış bir ilçeden böyle bir problemin çıkması hakkında ne düşünüyorsunuz?                 Önümüzdeki divan toplantısında doğal olarak bu konuda bir tavrınız olacak mı?

 Doğan: 25 Ağustos'ta Akçadağ'da başlayan bir sürecimiz vardı, Hekim ilçesinde devam ettirdik. Akçadağ'da olmam gerekiyordu, divanda görevliydim. Ancak taziyemiz nedeniyle katılamadım. Bu haftaki toplantılara iştirak edemedim. Aslında o bağımsız olarak bir kişinin yaptığı olayı, parti içi gibi bir olay gibi algılatmak çokta doğru değildir. Kişisel husumete dayalı bir olaydı. Genelde değerlendirdiğimizde Hekimhan'da dâhil, diğer ilçelerde dâhil olarak değerlendirdiğimizde mevcut iktidar partisinin bu tür toplantılarında hiç bir itiraz, ses, öneri verilmez. İnsanlar gider başkanı dinler çıkar. CHP'nin yapısı, tabanının demokrasiye düşkünlüğü her konunun tartışılmasını doğal görüyor. İnanılmaz derecede katkı sağlayan, her oy veren insan kendisini sorumlu hissediyor, önerilerini sunuyor. Bu çok olumlu bir şey. Bunlar zaten olması gerekenlerdi. Olması gerekenleri biz yaşadık. Bunlar olumsuzluk olarak algılanmamalı, partiyi güçlendirecek tartışmalardır.

DANIŞIKLI DÖVÜŞ OLARAK ALGILIYORUM, ÇOK SONUCU DEĞİŞTİRMİYOR

Özkan: AK Parti içerisinde belediye başkanı, daha önceki belediye başkanları, şuanda milletvekili ile biraz kavgalı bir görüntü izliyorlar. Siz izliyor musunuz ve bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Doğan: Danışıklı dövüş olarak algılıyorum, çok sonucu değiştirmiyor. Bakın bir açıklama yaptık, belediyenin yaptığı faaliyet raporlarını sadece okuduk. Dedik ki, bu kadar para harcanmış, kim için şehre gelen AK Partili Bakan ve bürokratlar için. Bunu bize açıklayın dedik, bir sürü başka tartışmalara sebep oldu. Selahattin Gürkan'ın belediyeyi ne kadar borç ile devir aldığını bilemediğimiz bir yönetim. Ahmet Çakır açıklama yapıyor, 'Ben şu kadar borçla devrettim' diyor. İyide bu borç kimin borcu? Somut bir gerçek var, yüzde 46 faiz ile borçlanan bir belediyeden bahsediyoruz. Bu borcu kim yaptı? Sorumuz çok basit. AK Parti il yöneticilerinin belediye üzerinde etkisinin çok fazla olduğunu düşünüyorum. Ak Parti belediye başkanı kendisi belediyeyi yönetmiyor, Şehri il başkanının talimatlarıyla yönetiyor bence. Arada yapılan eleştiriler iyi polis, kötü polis tablosundan başka bir şey göstermeyecek. Sağlıklı değil, dürüst değil, samimi değil.

GÜRKAN KESİNLİKLE SAMİMİ DEĞİL,

Özkan: CHP Seçmeni de mevcut belediye başkanına olumlu bakıyor. Bunu neye bağlıyorsunuz?

Doğan:Selahattin Gürkan, diğer AK Partili adaylar içerisinde daha çağdaş düşünen, daha liberal bir kalıpta gözüküyor. Söylemleri de bu yönde. Geçmiş dönemde İŞKUR müdürlüğü, bağımsız belediye başkanlığı, AK Parti belediye başkanlığı sonra büyükşehre kadar gelen çalışmalarını izledik. Kötünün iyisi diyebileceğimiz tabire uygun bir yönetim sergiliyor. Ancak yapılanlara baktığımızda bugün Malatya'yı bir dolaşın, mahallelerini bir görün, hangi mahalle hizmet alıyor, hangileri almıyor? Bu sorunun cevabını bulduğunuz zaman Gürkan'ın ne kadar samimi olduğunu anlayacağız. Kesinlikle samimi değil, çünkü söylemleri destekleyen bir eyleme tanık olamadık.

Özkan: Son olarak, söylemek istediğiniz ama söyleyemediğiniz bir şey varsa onu da alabilir miyiz?

Doğan: Malatya basının iyileşmesi, gelişmesi konusunda destekler olması gerekirken, bu desteklerin kısıtlandığını, artık Malatya basının yaşayamaz hale geldiğine tanık oluyoruz. Bu konuda da tabi ki, yerel yönetimlerin önemli bir payı var. Bunu bir güç olarak kullanıyorlar. Basın üzerinde bir etki yaratma kaygısı vardır. Umarım sadece ekonomik gerekçelerle bu tür baskılar azalmıştır. Başka siyasi bir baskıya da' benden yana haberi yayınla, bana karşı haberi yayınlama' gibi oto sansür gibi bir çalışmayla basının karşılaşmamasını temenni ediyorum. 

 

 

Kaynak: Editör: Onay Ozan
Etiketler: CHP’ye, Eleştiriler, İl, Başkanı, Çerçevesinde, Oluyor,
Yorumlar
Haber Yazılımı