Haber Detayı
09 Ağustos 2019 - Cuma 13:25
 
Çıkış Yolu Devlet Desteği
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Ören Şubesi Tarafından, ' Tarımda üretim, pazarlama ve Örgütlenme sorunu' konulu panel düzenlendi. Düzenlenen panelde üreticilere önemli bilgiler verildi. Panelde sendikalaşma ve kooperatifleşmeye dikkat çekilirken, kooperatifleşme sürecinde devletin mutlaka desteklemesi gerektiği ifade edildi.
Video Haber Haberi
Çıkış Yolu Devlet Desteği

PSAKD Ören şubesi tarafından tarımda yaşanan sıkıntılar masaya yatırıldı. Akçadağ İlçesine Bağlı Örne mahallesinde bulunan Ören Cem Evinde düzenlenen panelin moderatörlüğünü PSAKD Ören Şube Başkanı Mazlum Köse yaparken, panele panelist olarak MTÖÜ Öğretim Üyesi Prof Dr. Bayram Murat Asma, Ziraat Mühendisi Hasan Avcı ve TÜM KÖY- SEN örgütlenme uzmanı Sedat Başkavak katıldı. Panele çok sayıda üreticinin yanı sıra, MTB Başkanı Ramazan Özcan, CHP Akçadağ Belediye Meclis üyeleri Fehmi Küten ve Cengiz Öcal, Ören Mahalle muhtarı Birol Çirkin, çevre mahalle muhtarları ve kadın üreticiler katıldı.

Her üç konuşmacı da, üreticilerin çıkış yolu olarak devlet destekli kooperatif üzerinde örgütlenme olduğuna dikkat çektiler.  

İlk olarak bir değerlendirme yapan MTÖÜ Öğretim Üyesi Prof Dr. Bayram Murat Asma, iklim koşullarının değiştiğine dikkat çekti. Asma; "2 bin ppm üzerinde kuru kayısının satılması Avrupa'da yasak. Hatta 2 bin ppm'e biz düşük derken, adamlar bin ppm'e düşürecekler. Yani gelecekte Malatya Sarı Kayısı üretimi bitme noktasına gelebilir. Çünkü Pazar diyor ki, 'Ben sarı kayısı istemiyorum, istiyorsam da bin ppm'in altında olacak diyor. Bir başka sorunumuz sulama sorunu. Küresel iklim değişikliği sorunu da kapıda. Geçen sene Malatya'da kayısı hasadı, Malatya merkezde Örende belki 10 gün gecikti ama Kuluncak'ta, Levent Vadisinde 20 gün erkene geldi. Küresel iklim değişikliği mutlaka bu ürün gelişimini etkileyecek, bunu için mutlaka tedbirler alınmalı" dedi.

" TANITIM VE PAZARLAMA ŞART

Asma tanıtım ve pazarlamanın önemine vurgu yaparak;"Kayısıda tanıtım ve pazarlama, kayısının ciddi bir sorunu. Dünyanın en kaliteli kayısını üretiyoruz. Elin Fransız üreticisi 1 kg yaş kayısı 4 Euro'ya satıyor, biz 4 kilo yaş kayısıyı kurutuyor 2,5 Dolar'a satıyoruz. O zaman biz tanıtım ve pazarlama çalışmalarına önem vereceğiz. Çok şükür 5 yıldır yapılmayan kayısı festivali bu sene yapıldı. Tanıtım açısından bu önemliydi ama daha bilimsel toplantıların Malatya'da yapılması gerekiyor. Üretimde kalite ve temizlik eskisinden daha önemli. Ülkeler temiz ve kaliteye dikkat ediyorlar. Bu anlamda mutlaka kaliteli ve temizliğe, özellikle kimyasal kalıntılara daha fazla dikkat etmeliyiz" dedi.

"BİZİM İÇİN TARIM ÖNEMLİ"

Gelişmekte olan ülkeler için tarımın önemli olduğunu ifade eden Ziraat mühendisi Hasan Avcı; "Tarım bir ülkede stratejik bir sektördür. Bunun nedeni ise, beslenmeye, üretime yönelik bir sektördür ve olmazsa olmazdır. Bu anlamda yeryüzünde bulunan tüm devletler, tarım sektörünü tarihler boyunca her zaman desteklemişlerdir. Bunun temel sebebi ise, üreticinin üretim alanında kopmamasına yönelik endişelerindendir. Ülkemizde ne yazık ki, tarım politikalarıyla ilgili çok yanlış uygulamalar yapılıyor. Yanlış tarım politikalarından dolayı ülkemiz, Cumhuriyet tarihinin kuruluşundan bu yana, özelliklede 1970'lerden bu güne krizlerle boğuştu. Mesela bugün biz, çok kötü bir kriz sürecinden geçiyoruz. Bir ülke tarımın üretim, pazarlama ve örgütlenme sorunu, o ülkede uygulanan tarım politikalarıyla doğrudan ilintilidir. Dünyada 1970'lerin sonuna kadar gelişmiş ülkeler tarıma yeteri kadar önem vermediler. Ama bizim gibi gelişmekte olan ülkeler için tarım biricik bir sektördür ve önem verilmesi kaçınılmazdır. Bu anlamda biz ne yaptık?" şeklinde konuştu.

 "SENDİKALAŞMAK GEREK"

Ziraat odalarının işlevlerinin sınırlandığını söyleyen TÜM KÖY- SEN örgütlenme uzmanı Sedat Başkavak; "Örgütlenmek için tarım politikalarını oluşturacak bir müdahil güç oluşturmamız lazım. Bu bir örgütlenmedir. Köylünün bugünkü örgütlenmesinin karşılığı da sendikadır. Bakın, Ziraat odasının 2,5 milyon üyesi vardır. AK Parti ziraat odası kanunun yetkilerinde bir kanun değişikliği yaptı, ziraat odası ondan sonra sadece 'Üretici satış, market satış fiyatı şu' diyecek duruma geldi. Çünkü ziraat odasının oda olmaktan kaynaklı 'gelir kaynaklarını kaldıracağım' deyince ziraat odası susmak zorunda kaldı. Çünkü odaların aynı zamanda kamu kurum niteliği var. Hal böyle olunca ziraat odası üretici köylüye bir mücadele örgütü olamaz. Eskisi gibi ziraat odası miting yapacak, tarım politikaları üzerine söz söyleyecek bir kurum olmaz özelliğini yakalama şansı yok. O zaman bizim sendikalaşmamız ihtiyaç" dedi.  

 "YEREL YÖNETİMLER DESTEK OLMALI"

Kooperatifi üretici ile yerel yönetimler birlikte kurmalı diyen Başkavak; "İkincisi biz kooperatif kuralım ama kuracağımız kooperatifler, yerel kooperatifler olsun. Yerel yönetimleri zorlamamız lazım. Şöyle bir şey var biz bir kooperatif kuracağız, kuracağımız kooperatife de şu kadar makine, teçhizatı da biz alacağız diyoruz. Köylünü bu kadar parası olsa, ürettiği ürünleri işleyecek, paketleyecek gücü olsa zaten köylü bugün bunları tartışmaz. Onun için yerel yönetimleri kooperatifleşme sürecine müdahil olması gerek" dedi.

 

Kaynak: Editör: Onay Ozan
Etiketler: Çıkış, Yolu, Devlet, Desteği,
Yorumlar
Haber Yazılımı