Haber Detayı
15 Mayıs 2019 - Çarşamba 13:31
 
Elimiz Hep Havada Kaldı
Malatya Usta Öğreticiler Derneği Başkanı Halise Can, Usta öğreticiler olarak özlük haklarının iyileştirilmesi ve belirli şartlara ulaşmış Usta Öğreticilere kadro verilmesi için birçok defa girişimde bulunduklarını ama her defasında bu girişimlerden bir sonuç alamadıklarını ifade etti.
Gündem Haberi
Elimiz Hep Havada Kaldı

Dernek binasında , Usta öğreticilerin sıkıntı ve sorunlarını gündeme taşıyan Malatya Usta Öğreticiler Derneği Başkanı Halise Can, önemli işlerde faaliyet veren usta öğreticilerin sürekli olarak geri plana atıldığını ifade etti. 

"ALAN TARAMASI GÖREVİ MAĞDURİYET YARATTI"

'Yıllardır özlük haklarımıza kavuşamadık.  Şimdiye kadar yaptığımız bütün girişimler sonuçsuz kalmış olup, ülkemizin önemli bir açığını kapatan ve özveriyle çalışan usta öğreticiler, dikkate alınmamıştır' diyerek konuşmasına başlayan Can, aran tarama sisteminin mağduriyet yarattığını ifade ederek şunları söyledi; "Verilen sözler vardır. Bunların yerine getirilmesi lazımdır. İktidardaki siyasi irade olarak, Malatya'daki vekillerimizde brifing dosyamızı verdik.  Ama bizlere herhangi bir dönüş yapılmadı. Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Milli eğitim bakanımıza , usta öğreticilerimizin sorunlarını şöyle sıralayabiliriz. 11 Nisan 2018 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan Hayat Boyu Öğrenme Kurumları Yönetmeliğiyle birlikte Ücretli Usta Öğretici Başvuruları değerlendirmeleri artık EK-2 Formunda yer alan ölçüt ve puanlara göre yapılacağı kararlaştırılmıştı. Bahse konu ilgili yönetmeliğin 27. Maddesinin 4. Fıkrasında da belirtilen “Ücretli Usta Öğreticilere Alan Taraması Görevi Verilemez” hükmü ülkemizin tamamında ikili ilişkiler ve yıllar içindeki deneyimlerle öğrencilerin şahsi başvurusu ile kurs açan usta öğreticileri mağdur etmiştir. Puanlama sistemi ile meslektaşlarımızın önüne gelen engel sebebiyle birçok arkadaşımız öğrencisi olduğu halde açıkta kalmış kursunu açamamaktadır. Puanı yüksek olan bazı arkadaşlar keyfi davranıp kurslarını açmamaları sebebiyle diğer arkadaşların kurs açmasına engel olmaktadır. 8 ay bekleyen usta öğreticilerimiz bulunmaktadır. Kursunu açmak isteyen arkadaşlarımızın dilekçeleri bağlı bulundukları İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerine ve Halk Eğitim Müdürlüklerine ulaştırılmıştır.  Bağlı bulunduğumuz ilgi yönetmelikteki yapılan puanlama sistemi ile ilgili maddenin değiştirilerek en azından sırası gelen usta öğreticiye belli bir gün belirlenmesi bu süre dahilinde kurs açamayanların sırasının alttaki bekleyen usta öğreticilere geçmesinin sağlanması diğer hak kayıplarına engel olacağı görüşündeyiz. Bu mağduriyetlerin giderilmesine ilişkin Milli Eğitim Bakanlığımız nezdinde Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğümüzün bir düzenleme yapacağına olan inancımızla, yüce makamınıza meramımızı arz ederiz"

 "HİÇ BİR HAKTAN YARARLANAMIYORUZ"

Bir çok konuda haklarının olmadığına vurgu yapan Can; "Usta öğreticilerin haftalık ders saatleri  Halk Eğitim Merkezlerinin imkanları çerçevesinde belirlenmekte olduğundan elde edilen ücretler asgari geçim standartlarının hatta açlık sınırının altında kalmaktadır. Usta öğreticilerin SGK primleri düşük olduğundan; gün sayıları primlerinin 67,65’e bölünmesi ile elde edilen rakam olmaktadır. Haftalık 30 saat ders okutabilen bir usta öğreticinin  aylık SGK prim günü 20 veya 21 gün  olmaktadır. Halk Eğitim Merkezlerinin de çalışan kadrosuz usta öğreticilerin sigorta primlerinden işsizlik sigortası kesilmediği için kursları bittiğinde işsizlik maaşından yararlanamamaktadırlar. Yaygın Eğitim Kurumları Yönetmeliğine Kurs süremiz genelde 5 ile 7 ay arasında olması sebebiyle kalan aylar itibari ile işsiz bir şekilde maaş ve sigorta gibi  bir çok maddi ve manevi hakları kaybetmekteyiz ve ayrıca kurs açamadığımız süre boyunca SSK girişimiz bulunmadığından sağlık haklarının birçoğundan faydalanmamaktayız. 12 ay devamlı çalışamadığımız için de  kıdem tazminatı hakkından da yaralanamamaktayız. Ustalık veya Usta Öğreticilik belgesine sahip olup en az 5 yıl çalışan ve hala çalışan Usta Öğreticilerimizin; Milli Eğitim Bakanlığımızca Belirlenecek diğer şartları da taşımak kaydı şartı ile sözleşmeli usta öğreticilik kadrolarına alınarak yıl boyunca asgari ücret almaları sağlanmalı ve okuttukları fazla ders saatlerinin de ek ders olarak maaşlarına eklenmesini talep etmekteyiz. Kadrolu Öğretmen ve Kadrolu Usta Öğreticilerde olduğu gibi sigorta primlerimiz 30 tam gün ve 12 ay olarak yatırılması ve böylece işsizlik sigortası ve kıdem tazminatından yaralanmamız sağlanmalıdır. Doğum hastalık ve yakınının ölümlerinde izin hakkımız bulunmamakta ücretlerimiz kesilmekte kar tatili ve resmi tatillerde ücretlerimiz kesilmektedir. Kadrosuz usta öğreticiler olarak uzun yıllar çalışmamıza rağmen kıdem tazminatı alamamaktayız"  dedi.

"GÖRÜNEN AMA GÖSTERİLMEYEN GÖNÜL ELÇİLERİYİZ"

Eğitim anlamında güzel işler imza attıklarını ama bunların görünmediğini de söyleyen Can; "Eğitim için tutulan kurs yerlerinin kirası, elektrik, su, eğitim materyalleri kendi cebimizden karşılanmaktadır. Son yapılan düzenlemede çalışabilmek için ustalık belgesi olma şartı getirilmiştir. Oysa bu alanda çalışanların çoğu kalfalık belgesine sahiptir. Belli bir süre  bir fiil çalışmadan ustalık belgesi alınamamaktadır. Kalfalık belgesine sahip arkadaşlarımızın çalışmaları için büyük bir engel teşkil etmektedir. Geçici personel olarak istihdam edilen, bu nedenle de iş güvencesinden yoksun olarak çalıştırılan, her yıl görev alıp, alamama konusunda endişe yaşayan, hiçbir özlük hakkına sahip olmayan, ücretleri resmi tatiller, bayramlar, v.b günlerde kesintiye uğrayan, aldıkları ücret asgari ücretin bile altında olan, sosyal güvenceleri olmayan kadrosuz usta öğreticilerin dramı yürekleri yakmaktadır. İş güvencemiz, her dönem başı amirlerimizin iki dudağının arasındadır. Keyfi işten çıkartmalar ve adam kayırmalarda cabası. Usta öğreticilerin amirlerin keyfiyetinden kurtarılarak, adil ve insanca çalışma koşullarına kavuşturulması gerekmektedir. Yetkililer kadro talebiyle ilgili yazılan dilekçelere; ülke ekonomisinin bugünkü şartlarda kadro vermeye elverişli olmadığını ancak 2023 yılında bir ihtimal kadro verileceğini söylemektedir. Bizler, devletin görünen ama gösterilmeyen gönül elçileriyiz. Bugünkü muameleyi hak etmiyoruz. Halk eğitimi ayakta tutan bel kemiği olan bizlerin, yok sayılmamasını talep ediyoruz" şeklinde konuştu.

 

Kaynak: Editör: Onay Ozan
Etiketler: Elimiz, Hep, Havada, Kaldı,
Yorumlar
Haber Yazılımı