Haber Detayı
12 Mart 2018 - Pazartesi 16:38
 
Mehmet Akif Ersoy Malatya’da Anıldı
Malatya’da, İstiklal Marşı’nın Kabulü’nün 97. yıl dönümü ve Milli Şair Mehmet Akif Ersoy’u anma töreni düzenlendi.
Video Haber Haberi
Mehmet Akif Ersoy Malatya’da Anıldı

Battalgazi Halk Eğitim Merkezi Salonunda Yeşilyurt Tecde Anadolu Lisesi tarafından organize edilen programa Tümgeneral Asım Kocaoğlu, İl Jandarma Komutanı J. Alb. Şerafettin Yılmaz, İl Emniyet Müdürü Dr. Ömer Urhal, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Ercan Turan, Battalgazi Belediye Başkan Yardımcısı Zafer Kırçuval, İl Milli Eğitim Müdürü Ali Tatlı, İl Müftüsü Ümit Çimen, Sivil Toplum Kuruluşlarının temsilcileri, resmi daire müdürleri ve öğrenciler katıldı. 

“İNANLARIN SESİ OLMAYI TERCİH ETMİŞTİ”

Yapılan anma programında ilk olarak değerlendirmelerde bulunan İl Milli Eğitim Müdürü Ali Tatlı, ‘Mehmet Akif Ersoy’un derdinin, İslam Ümmetinin yetim olma kaygısı olduğunu’ dile getirerek şu ifadelere yer verdi;  “İstiklal Marşı 724 şiir arasında birinci seçilerek 12 Mart 1921' de TBMM tarafından milli Marş olarak kabul edilmiştir. Akif İstiklal Marşını "Bu Marş benim değil, milletimize aittir. Allah bir daha hu millete İstiklal Marşı yazdırmasın!" demiştir. Derdi dünya olanın dünya kadar derdi olur felsefesinde uzaktı elbette. Onun derdi; İslam Ümmetinin yetim olma kaygısıydı. Kuranı rehber edinmişti ve inanların sesi, mazlumların nefesi olmayı tercih etmişti; onun hayatı bu düstura adanmıştı. Akif, topluma yön veren, fikirleriyle zihinleri aydınlatan, toplumsal bir eğitimci olan özelliğini de gösteren müstesna bir şahsiyettir. "Hayır! Hayal ile yoktur alışverişim; her ne demişsem görüp de söylemişim." sözleriyle haksızlık karşısında, dimdik durarak, sözlerini de dimdik söylemiştir. Milletin bağımsızlığa olan özlemini ve inancını İstiklal Marşıyla milletin duygularının tercümanı olmuştur. İstiklal Marşı, Milli mücadele döneminde ordunun kahramanlık ve yiğitliğini anlatarak moral ve motivesini yüksek tutmuştur. Milletin inanç ve azmini bir kat daha da artırmıştı. Ömrünün her mevsiminde çileli ızraplı ve sürgün hayatını yaşamış bir yüce gönlün ve dava adamının duyguları da düşünceleri de yücedir. En zor ve kritik zamanlarda duruşunu ortaya koymuş. Bir direniş hikâyesi olarak abideleşmiş, hürriyetin ne denli vazgeçilmez olduğunu en kadim metinlerden esinlenerek destansı bir anlatımla dile getirmiştir” dedi.

“1800’LÜ YILLARDAN SONRA İHTİYACA DÖNÜŞTÜ”

Tecde Anadolu lisesinin başarılı bir lise olduğunu kaydeden Malatya Valisi Ali Kaban ise, istiklal marşının neden yazıldığı konuda tarihsel bilgiler aktararak, şu açıklamalara yer verdi; “Tecde Anadolu lisesi gerçekten ciddi anlamda çok başarılı bir lise. Bu tabi müdüründen, öğretmenine, öğrencisinden, velisine komple bir çalışma. Bu çalışmalar, inşallah bundan sonrada artarak devam eder. İstiklal Marşımızın kabulünün 97. Yılı vesilesi ile bir araya geldik. Asır kavramanın 100 yıl olduğunu düşündüğümüzde hemen hemen bir yıl olmuş, klasik bilgi de ise asır 60 senedir. 60 sene ile hesap edecek olursak, 1,5 asırlık bir istiklal marşımız var. Geçmişte İstiklal Marşları yazılmazdı, bunu da ihtiyaç yoktu. Çünkü özellikle kavimlerin henüz devletleşme aşamasına geçemediği aşamalarda zaten devlet kavramı oluşmazdı. Devletlerin artık İmparatorluklar düzeyine geçtiğinde de kavramsallaştırma itibari ile de gene İstiklal Marşlarına gerek yoktu. Ama modernliğin ortaya çıkışı ile birlikte modernlik sonrasında, dünyadaki küreselleşmenin şiddetlendiği zamanlarda özellikle 1800’lerden sonra bir İstiklal Marşı ihtiyacı otomatikman doğmuş olduk. Türklere baktığımızda 5 bin yıllık Türk devleti, bu aslında çokluktan kinayedir. Yani kökümüzün çok eskiye dayandığını ifade eder. Kara kuvvetlerinin tarihi de çok eskiye dayanır, M.Ö 2200’e dayanır. Bu anlamda kökenimiz çok eskiye dayanıyor. İşte bu devlet kavramının aşama aşama modern itenin devlet kavramına kadar taşıyan Türk Milleti henüz o geçtiğimiz asırda çok büyük bir krize düşmüştü. Osmanlı’nın uzun süren bir barışın Paks Ottomana denilen çok uzun bir barışı da doğmuştu. 700 yıl içerisinde gerek Anadolu toprağında, gerek Ortadoğu’da ve gerekse bütün bağlantılı diyarlarda bir barış ortamı ortaya çıkmıştı, buna da Paks Ottomana denildi. Ama her Paks gibi bunun da bir sonu vardı. İşte Mehmet Akif, bunun en şiddetli döneminin başında geliyor. Mehmet Akif gibilerin ortak amacı memleket sevdalısı olmalarıdır. Bunlar Türk devletlerine yürekten bağlı insanlardır. Akif’in şahsında bütün memleket sevdalılarına rahmet olsun. Hasta adam olarak ilan edilmiş Osmanlı, artık Türkleri de Orta Asya’ya sürme planının bir parçası olarak ölmek üzeredir. Yeni bir nefese yeni bir var oluşa ihtiyaç vardır. İşte o yeni varoluşu ve yeni nefesi getirecek olan ekibin önemli insanlarından biridir Akif. Aslında biz hep İstiklal Marşına odaklanıyoruz, yani sonuca, çünkü istiklal Marşı bir sonuçtur. O sonuç aslında Türkiye Cumhuriyeti devletini de doğurmuştur. 1800’lerin başında Sırp isyanlarıyla başlayan, 1900’ların başında sözde Ermeni isyanları ile devam eden ve sonrasında yok edilmesi gereken bir topraktır burası. Hesaplara göre böyle bir devletin olmaması gerekiyordu. Ama işte bu İstiklal Marşını ortaya çıkaran bu ruhtur ki, bugün Türkiye Cumhuriyeti devletini 1920’lerin başında ortaya çıkarmış ve yaşaması için çok büyük bir gayret sarf edilmiştir” ifadelerini kullandı.

“ALLAH BİR DAHA İSTİKLAL MARŞI YAZDIRMASIN”

Vali Kaban, konuşmasının devamında Akif’in sözü ile konuşmasını tamamlayarak, “Allah bu millete yeniden bir İstiklal Marşı yazdırmasın” diyerek şu sözlerle cümlelerini tamamladı;  “Burada 12 Eylül öncesine hatırlayanların sayısı azdır, benim yaşımda olanlar ama 15 Temmuz’u gördük her değerli şeyin sahiplenilme isteği olur. Asker bu topraklarda sahiplenilmek istenilen değerli bir varlıktır. Onu sahiplenmek için tarihinde değişik zamanlarda değişik uç noktalar onu ele geçirmek için her zaman uğraşmışlardır. Ama güçlü bir bünyedir ki, içine giren mikrobun her zaman atmayı başarmıştır kahraman ordu. Bu kere yalnız biraz kanser büyümüştü. Biraz ciddi bir ameliyat oldu ama hep söylüyorum daha kırkı çıkmadan bu ameliyatın asker tekrar harp meydanındaydı. Bu işte bu topraklara oluşmuş olan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin şahsında ki Türklere has bir kabiliyet. Bugün henüz bir buçuk sene 2 sene tamamlanmadan, bu kanseri atma Operasyonunu yapıyor asker ve başarıyla da ilerliyor bütün sıkıntılara engellemelere rağmen. Buradaki varlık mücadelesi bundan 100 yıl önceki bundan bir buçuk Asır önceki Anadolu'dan Osmanlı'nın hasta adamı muamelesi ile Türklerin atılma çabasının tekrar bir senaryolaştırılmış halini yaşadık. Onu yaşadığınız için İstiklal harbinin ve sonrasındaki İstiklal Marşı'nın ortamını siz hayal edin. Şükürler olsun ki, Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir hasta adam değildi ordusu bir hasta Ordu değildi ayakta kaldık. İşte o günün şartlarını siz tahayyül edin gençler bunu Tahayyül edebilirsiniz bir analoji ile o günler ne kadar zor günlermiş. İşte o Zor günlerde Akif'in İstiklal Marşı'nı o ruhla bugün hala heyecanla her seferinde heyecanla seslendiriyor hep birlikte işte O heyecanla seslendirdiğimiz ruhu siz Tahayyül edin. Onun gene bir sözüyle sözlerime son vermek istiyorum ne demişti Allah bu millete yeniden bir İstiklal Marşı yazdırmasın. Amin diyoruz bu dileye ve bugün yeniden bir İstiklal Marşı yazılmaması için canlarını veren yiğitlere rahmet olsun diyoruz, yaralılarımıza şifalar diliyoruz, gazilik ve yaralanmadan gelip aramızda bulunacak kahramanları da uzun ömürler temenni ediyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.

Kaynak: () - Haber Merkezi Editör: Onay Ozan
Etiketler: Mehmet, Akif, Ersoy, Malatya’da, Anıldı,
Diğer Fotoğraflar
Diğer fotoğrafları büyük görüntülemek için üzerini tıklayın.
Mehmet Akif Ersoy Malatya’da Anıldı
Yorumlar
Haber Yazılımı