Haber Detayı
08 Mart 2017 - Çarşamba 18:17
 
“Mesele Rejimi Yıkmak İstemeleri”
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Malatya Kadın Kolları tarafından 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeni ile bir etkinlik düzenlendi. Düzenlenen etkinliğe, ekonomiden sorumlu CHP Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke konuşmacı olarak katıldı.
Siyaset Haberi
“Mesele Rejimi Yıkmak İstemeleri”

Malatya Kongre ve Kültür Merkezinde gerçekleştirilen etkinliğe,  CHP Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek  Böke, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, CHP Malatya il başkanı Enver Kiraz, CHP Hekimhan, Arguvan, belediye ve ilçe başkanları, kandın kolları, gençlik kollarının yanı sıra kalabalık bir kitle katıldı. Salona sığmayan vatandaş konuşmaları koridorda dinledi.

 ‘KADINA YÖNELİK ŞİDDET ARTTI’

8 Mart Dünya emekçi kadınlar günü için programı organize eden CHP Kadın Kolları adına açıklama yapan CHP il Kadın Kolları Başkanı Güllü Tunçer, neden hayır dedikleri konusunda bilgiler aktararak, kadına yönelik olan şiddetin arttığını belirtti.

 “HERKESE ANLATMALIYIZ”

Daha sonra kürsüye Gelen CHP il başkanı Enver Kiraz ise, örgüt olarak, gece gündüz demeden çalıştıklarını ifade ederek, kol kola girip neden hayır dediklerini anlatmaları gerektiğini vurgulayarak, tüm kadınların kadınlar gününü kutladı.

 “EVET İLE İLGİLİ ANLATILACAK BİR ŞEY YOK”

Etkinlikte konuşan CHP Genel Başkanı Veli Ağbaba, birçok yer gezdiğini ve birçok insanın, anayasada değişecek maddelerin ne olduğunu bilmediğini söyleyerek, parti içi eleştiri yaptı anayasa değişikliğinin vatandaşa iyi anlatılmadığını belirtti.  Ağbaba “İlçe örgütlerimizle birlikte geziyoruz, hiç oy alamadığımız kahvehanelerde propaganda yapıyoruz, hiç oy alamadığımız yerlerde gördüklerimizi anlatıyoruz ve vaziyet kötü. Maalesef anayasa paketinin içeriğini bilen kimse yok, üzülerek söylemek isterim ki, biz tabanımıza da bunu çok iyi anlatamamışız. Onun için, burası bir gün bir eğitim çalışması gibi, bir referandum çalışması gibi konuşmamı yapmak istiyorum. Gittiğim her yerde diyorum ki, ben bir CHP milletvekili olarak konuşmuyorum, içinizden yetişmiş bir dostunuz bir arkadaşınız olarak konuşuyorum. 16 Nisan’da ‘evet’i savunanlar var, ‘hayır’ı savunanlar var. Evet’i savunanlar ne diyor, neden evet istiyorlar, diyorlar ki buna hayır diyenler FETÖ, PKK, DEAŞ VE CHP diyorlar onun için evet diyeceğiz diyorlar. Kahvede bana bunu söylüyorlar, onlar diyorum, arkadaşlar bakın burada hayır diyenler var mı var, peki burada terörist var mı hayır. Ömründe her zaman teröre karşı çıkmış, bir partinin mensuplarıyız. Bu kampanyayı neden yapıyorlar çünkü evetle ilgili anlatacak bir şey yok” diyen Ağbaba, salonda bulunan misafirlere anayasa değişikliğini içeren maddeleri okudu. Ağbaba, daha sonra bütün kadınların kadınlar gününü kutladı ve kürsüden ayrıldı.

“MALATYA’DA, İZMİR’DE, DİYARBAKIR’DA”

Ağbaba’nın ardından kürsüye gelerek kalabalığa seslenen CHP Ekonomiden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke, “Biliyordum ki bu salonda böyle bir kalabalık ve coşku beni karşılayacak. Sadece bu kalabalık için değildi buraya gelirken duyduğum heyecan. Malatya’ya gelmeyi çok istedim çünkü ben bu toprakların insanlarıyım. Ben tam da bu tarihi birlikteliğin, çok kültürlülüğün olduğunu bildiğim Malatya’ya gelmek için heyecan duydum. İnşa etmek istediğimiz Türkiye yeniden Anadolu’nun o çok kültürlü renklerini yaşatan, yeniden farklılıkları düşmanlaştırmak için değil, farklılıklardan gözünüzün içine bakarak bir ortak gelecek yazma ihtiyacımız olduğundan gelmek istedim. Biz bunu Malatya’da yaparsak, biz bunu Hatay’da, Diyarbakır’da yaparsak, biz bunu İzmir’de yaparsak biliyorum ki tüm Türkiye ayağa kalkacak ve biz o ‘hayırlı’ yarınları bugünden o demokrasiyi yaşatacağız. Elimizden almaya çalıştıkları tam da bu beraberlik tam da bu kardeşlik” ifadelerini kullandı.

 “MESELE REJİMİ YIKMAK İSTEMELERİ MESELESİ”

Böke referandum günü 16 Nisan’ı işaret ederek konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bize 16 Nisan’da o sandıkta hangi sorunun sorulduğunu unutmamak gerekiyor. Biraz önce sevgili yol arkadaşım Veli Ağbaba bütün detaylarını sizinle paylaştı bu anayasa değişikliğinin. Bunları bilmek çok önemli ama unutmayın mesele tek tek maddelerde ne yazdığı meselesi değil, mesele memleket meselesi. Mesele o 18 madde bir araya geldiğinde rejimimizi yıkmak istemeleri meselesi. Mesele bize sandıkta şu soruyu soruyor olmaları meselesi: bugün 80 milyonu yok sayan tek bir kişinin ihtirası için siyasetle ülkeye gölge düşüren bu düzenin devam etmesini istiyor musunuz? Unutmayın o gün sadığa giderken size sorulan sorular şunlar: Bu kadını yok sayan düzenin devam etmesini istiyor musunuz, bir gecede kararnamelerle emekçinin elinden kıdem tazminatının alınabileceği bir Türkiye’ye uyanmak istiyor musunuz, asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığı bu Türkiye düzeninin devam etmesini istiyor musunuz, soruların bunlar olduğunu unutmayın. Unutmayın size sandıkta şunu soruyorlar: kız çocuğunu yok sayan, kadın ve erkeği eşit görmediği için kadını sürekli yok sayan ve bunun sonucunda her gün bir kadını cinayete kurban verdiğimiz bu şiddetin devam etmesini istiyor musunuz, size şu soruyu soruyorlar: siz her gün bu şiddetten bu istikrarsızlıktan dolayı hep birlikte fakirleştiğimiz bir Türkiye’nin karanlığında yaşamaya devam etmek istiyor musunuz?”

“FİİLİ BAŞKANLIK KADININ KAHKAHASINDAN RAHATSIZ”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke, iki yıldır fiili başkanlık yaşandığını ve AK Parti’nin bunu bizzat kendilerine itiraf ettiklerini öne sürerek, konuşmasını şu ifadelerle sürdürdü: “Esasında soru çok açık, bize bu teklifi getirmiş olanlar dediler ki; fiili bir başkanlık durumu yaşanıyor. Bugün yaşıyor olduğumuz duruma uygun bir hukuk yazacağız dediler. Yani esasında kendileri itiraf ettiler. Biz bu sandıkta millete şunu soracağız dediler; bugün 2 buçuk yıldır yaşanan fiili başkanlığın devam etmesini istiyor musunuz diye soracağız dediler. Yanıtı dene ‘hayır’ biliyor musunuz, esasında ekonomide biz bunu yaşıyoruz zaten. 2014 yılı bu fiili başkanlığın başladığı yıldır. 2014’te ortalama hepimizin kazandığı para 12 bin 112 dolardı Türkiye’de. Bir yıl geçmedi fiilen başkanlık sebebi ile 11 bin 14 dolara düştü. Bir yıl daha geçmedi ki 10 bin doların da altına düştü. Sadece iki senede fiilen başkanlık yaşandığı için her birimiz 8 bin lira daha fakirleştik. O zaman soruyorum size 18 Nisan sabahı kalktığınızda fakirleşmeye devam eden bir Türkiye’ye var mısınız? Yine Ağustos 2014, fiili başkanlığın başladığı tarih, o günden bugüne 770 bin aile işsizlik ile boğuşuyor. Zaten 3 milyon kişi işsizdi, 3 milyon kişi umudu bile kaybetmiş iş aramıyordu ama 2 buçuk yılda fiili başkanlık sebebi ile 770 bin kişi işsiz kaldı. Bize sordukları soru bu, 770 bin kişiyi işsiz bırakan bize bu düzeni dayatanlara ne diyeceğiz? Hayır. 770 bin işsizin yaklaşık 450 bini kadın. Fiili başkanlık insana insan gözüyle bakmıyor, insanlardaki farklıları görüyor, kadını erkekle eşit görmüyor, kadının kahkahasından rahatsız, kadının sokaktaki yürümesinden rahatsız, kadın anne değilse yarım görüyor ve kadına kaç çocuk yapacağını söylüyor. Kadını yok saydığı için de en çok kadınlar işsiz kalıyor. Yine bu süre içerisinde genç kadınlarda işsizlik yüzde 29’a ulaştı çünkü fiili başkanlık kadını da genci de istemiyor. Çünkü kadının mücadeleci gücünden, gencin özgürlükçü gücünden korkuyor, korktuğu için yok sayıp tehdit ediyor. 450 bin kadın ile beraber 117 bin genç bu süreçte işsiz kaldı. Gençler arasında işsizlik en büyük artışı gösterdi.  O zaman soruyorum size insanından korkan bu düzene ne diyeceğiz? Hayır.”

“KADIN ERKEK EŞİTLİĞİNDE TÜRKİYE 130’UNCU SIRADA”

Türkiye’de kadın olmanın çok zor olduğunu da konuşmasına ekleyen Böke, “Bugün bizi bir araya getirmiş olan emekçi kadınların, emeklerinin karşılığını almalarını sağlayan bir mücadele günü kutlaması.  Gönül isterdi ki kutlayacağımız bir şey olsun. Maalesef kadınlar için Türkiye’de yaşam çok zor, evdeki kadın için de emekçi kadın için de siyasetteki kadın için de hayata ortak olmak için mücadele etmek isteyen tüm kadınlar için Türkiye’de hayat çok zor. Bakın 144 ülke arasında kadınla erkeğin eşitliğini ölçmüşler, Türkiye 130’uncu sırada. Tam 129 ülkede kadın ve erkek Türkiye’de olduğundan daha eşit. O zaman biz bugün emekçi kadınlar gününde birbirimize şu sözü vermeliyiz: ‘biz bu düzene itiraz ediyoruz’, biz bu düzene hayır diyoruz, biz kadınla erkeği eşit görmeyen bu siyasete dur diyeceğiz ve bu mücadeleyi bugün başlatacağız.  Bugün emekçi kadınlar için bir kutlama günü değil, bugün emekçi kadınlar için mücadele etme günüdür. Bugün özgürlüğümüzü almak için hayır deme günüdür.

“İSTERSEM BAŞÖRTÜSÜ TAKARIM İSTERSEM ŞORT GİYERİM”

Siyasetin yalnızca mecliste yapılmadığını söyleyen Böke, salondaki kadınlara seslenerek, “Siyaset meclis kapılarının arkasında yapılmaz. Siyaset sizsiniz. İstersem başörtüsü takarım, istersem şort giyerim diyen kadınlar siyaseti yapanlardır. İstersem çocuk yapmam istersem 5 tane yaparım diyen özgür kadınlardır siyaset yapan. Bugün kız çocuklarına ve onlarla birlikte yaşayacak erkek çocuklarına ortak bir gelecek inşa etmek için kızlarını okullara gönderme mücadelesi veren annelerdir asıl siyaseti yapan. Şimdi ‘hayır’diyerek siyasette yeniden kadının sesinin olduğunu, kadının Türkiye’de eşit olduğunu ve bir yarını inşa edeceksek yarımızı dışlayarak değil beraber yapabileceğini hatırlatmanın tam da zamanı diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

“BUGÜN BİR KOMŞUNUZUN KAPISINI ÇALIN”

Böke şöyle devam etti: “Bizi bunca kutuplaştırmış olanlara, bizi bunca ayrıştırmış olanlara, komşularımızla konuşmaz hale getirmiş olanlara, aile içerisinde siyasi tercihler yüzünden kavga çıkarttırmış olanlara inat şimdi biz barışıyoruz deme zamanı. Bugün uzun zamandır kapısını çalmadığınız bir komşunuzun kapısını çalın, sizinle aynı siyasi görüşe sahip olmayabilir, sizinle aynı inanca sahip olmayabilir, sizinle aynı etnik kimliğe sahip olmayabilir ama sizinle ortak olduğu bir Türkiye Cumhuriyeti var. Biz eğer, Atatürk’ün bize miras bıraktığı demokratik Türkiye Cumhuriyeti’ni yeniden ayağa kaldıracaksak, o gün nasıl kağnılarla mermi taşıdıysak, o gün nasıl Kurtuluş Savaşı mücadelesine ortak olduysak, bugün de yeniden ortak olacağız ve o aydınlık gelecekleri beraber kuracağız.  O kapıyı çalın ve komşunuza şu soruyu sorun: Sevgili komşum senin de çocuğun işsiz mi, senin de acaba sofraya kırmızı et koyabilecek miyim diye bir endişen var mı, senin de çocukların için yarınlara dair korkun var mı, senin de kadın olarak yok sayılmaktan dolayı üzüntün var mı?  Ben biliyorum ki bu dertlerde siyasi görüşüamüz  ne olursa olsun, kimliğimiz ne olursa olsun biz ortağız. O kapıyı çalın ve el uzatın, sohbet edin yeniden Türkiye’yi  Türkiye yapan o çok kültürlülüğü sandığı beklemeden bugün hep beraber yaşatalım. Sonra sandığa gidelim. Sandığa sadece siz gitmeyin, kapısını çaldığınız komşunuzu da ikna edin, beraber gidin sandığa siz ve kendisi vicdanı ile oy versin. Siyasi partizanlıkla gitmeyin sandığa, takım tutar gibi değil bir kişinin geleceği için değil Türkiye’nin geleceği için oy vereceğini hatırlatın komşunuza ve bekleyin o sandıktan ayrılmayın. Demokrasi sadece oy kullanmak değildir. Demokrasi kullandığın oyu garanti altına almak için o sandık başında beklemektir.  Demokrasi sadece sandığın başında sandığı beklemek de  değil seni temsil edenlere taleplerini iletmektir. Eğer sen de bu taleplerini iletebileceğin düzen devam etsin istiyorsan o zaman bu meclis için hayır demen gerekiyor!”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke, konuşmasını şu ifadelerle noktaladı ve ardından Nazım Hikmet’in bir şiirini okudu: “Şimdi soruyorum size bugün Türkiye’yi toplumun yarısını terörist diye sınıflandıran bu karanlıkla başbaşa bırakacak mısınız? Özgürlüklerimiz KHK’larla elimizden alan, çocuklarımızı, bilim insanlarımızı, öğretmenleri ihraç eden kararnamelerle ülkeyi yöneten bu OHAL düzeninin devamına izin verecek misiniz?” 

Kaynak: () - Haber Merkezi Editör: Onay Ozan
Etiketler: “Mesele, Rejimi, Yıkmak, İstemeleri”,
Yorumlar
Haber Yazılımı