Haber Detayı
29 Eylül 2018 - Cumartesi 17:37
 
Teknoloji Bağımlılığına Dikkat
12-20 yaş arası gençlerde son dönemde teknoloji bağımlılığı artmış durumda. Bu durum dikkat eksikliğinden obeziteye pek çok sağlık sorununa neden oluyor. Teknoloji Bağımlılığı hakkında Gazetemiz ile özel bir Röportaj gerçekleştiren Psikiyatrist Doç.Dr. Hakan Balıbey, ailelere bazı uyarılarda bulundu.
Sağlık Haberi
Teknoloji Bağımlılığına Dikkat

Teknoloji hayatı kolaylaştıran önemli bir etken. Ancak son yıllarda hayatı kolaylaştırdığı kadar zorlaştırıyor da. Aşırı kullanım aile ilişkilerini de sosyal ilişkileri de bozuyor. Akademik başarıyı düşürüyor, günlük hayatı ihmal etmeye neden oluyor. Üstelik sağlığa da olumsuz etkileri var. Beden ağrısı gibi fiziksel sorunlara hatta obeziteye yol açıyor. Bilgisayarda fazla oyun oynayan ergenlerde dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu, depresyon ve sosyal kaygı bozukluğu gibi psikiyatrik sorunlar yaşanıyor. Konu hakkında görüşlerine başvurduğumuz Psikiyatrist Doç.Dr. Hakan Balıbey, gazetemize önemli açıklamalarda bulundu.

YELER: “Teknoloji hayatımızın ne kadarını kapsıyor ve olumlu olarak ne kadar kapsaması gerekiyor?”

BALIBEY: “Teknoloji hayatımızda önemli bir yer arz ediyor. Teknolojisiz bir hayat mümkün değil. Ama tabi bunu ölçülü ve dikkatli kullanmamız gerekiyor. Bunun için kriterimiz şu; bize gerektiği kadar, gerektiği süre, hayatımızı, ilişkilerimizi, çalışma hayatımızı, sosyal hayatımızı etkilemeyecek kadar sınırlı sürelerde ve ölçülerde kullanmak gerekir.”

YELER: “Peki bu süreyi nasıl daha etkili ayarlayacağız? Ortalama bir oran vermek mümkün mü?”

BALIBEY: “Bunun ortalamasını vermek doğru mu bilmiyorum ama şöyle söyleyebilirim. Bizim günlük sorumluluklarımızı idare edecek kadar. Oran verenler var. Örneğin haftalık 18 saat diyenler var. Ancak birçok etken olduğu için tam bir rakam vermek mümkün değil. Kriterse şu günlük hayatımızı, sorumluluklarımızı etkilemicek ölçüde, çalışmamızı, iş hayatımızı, sosyal ilişkilerimizi etkilemicek boyutlarda kullanmamız gerekiyor ya da ruhsal durumumuzu, bilgisayar fonksiyonlarımızı etkilemicek seviyede.”

YELER: “Teknoloji her şey gibi psikolojik durumumuzu da etkiliyordur? Peki bu etkilerin olumlu tarafları ya da olumsuz tarafları nelerdir?”

BALIBEY: “Teknolojinin birçok olumlu yönleri olmakla birlikte olumsuz yönleri de oldu. Örneğin telefon ya da bilgisayarın daha çok kullanımı depresyona sebep olduğu saptanmış ve daha değişik araştırmalar var. Oyun bağımlılığı, ekran bağımlılığı, internet bağımlılığı değişik değişik isimlendirmeleri var. DSM5 dediğimiz kriterler var. Oraya yan tanım olarak girmiş durumda. Tam tanım değil ama tartışılıyor. Bu konu katalım mı diye yani buradaki bağımlılıktaki kriterimiz şu, giderek artan dozlarda alınması ya da kullanılması, olmadığı zaman onu düşünmek, kullanmadığı zaman öfkelenmek, huzursuz olma, sorumlulukları ihmal etme, yalan söyleme (daha az kullandığı hakkında ) tanımlayabiliriz. Teknoloji adeta bir uyuşturucu, alkol gibi beynimizin ödül merkezi olan depomin merkezini uyarıyor. Dolayısıyla bir nevi bağımlılık yapıyor. Fazlası bazı insanlarda bu daha fazla oluyor. Şöyle söyleyeyim insanların yüzde 10’u bağımlılığa eğilimli. Yüzde 10’unda hem irade hem yetiştirilme tarzı hem bazı hastalıklarla, eşik eden psikiyatrik rahatsızlıklarla, dikkat eksikliği gibi durumlarla ilgili olabilir. Yüzde 10 hiçte küçük bir rakam değil.”

YELER: “Teknolojiden uzak durmak tamamen koparmak değil de biraz kullanımını azaltmakla ilgili birkaç yöntem ya da öneriniz var mı?”

BALIBEY: “Uzak durmak için yöntemimiz şu olabilir. Belli süreli, sınırlı kullanmak gerekir ya a belli ortamlarda belli kişilerle kullanmak mesela bilgisayarı salonda kullanmak gibi yani tek başına teknolojiyle tek başına kalmamak. Başka faaliyetlere zaman ayırmak gibi spor yapmak veya teknoloji tatilleri koymak. Örneğin bugün telefonu hiç açmayacağım, televizyonu hiç izlemeyeceğim daha çok iradeyi zorlayarak. Ya arkadaş çevresini değiştirebilir, kitap okuma alışkanlığı kazanılabilir, kişi başka iletişim becerilerini geliştirebilir.”

YELER: “Teknolojiden uzak kalmak bizi muhtemelen olumlu etkileyecektir. Peki nasıl bir yönden olumlu etkiler yani psikolojik olarak ya da irademizi daha güçlü kılar mı?”

BALIBEY: “Bu soru biraz zor bir soru ama şöyle cevaplıyayım. Şimdi kişisel gelişimde ya da olgunlaşmada bir irade ortaya koymak önemlidir. Ödül mekanizması dediğimiz yani ödüllendirilen bir şey tekrarlanır. Dolayısıyla onu tekrar eder. Teknolojik aletlerde oyunlarda, telefonda ya da televizyonlarda o ödülü hemen alırız. Anında bir depomin salgılamamıza yardımcı olur. Onun için bir erteleme durumu gelişmez yani bu konuda başarılı bir sonucu olur. Bu konuda yapılan araştırma da çocuğa şeker veriyorlar bunu hemen yerse biteceğini ama yemez ise bir on dakika sonra yerse bir tane daha şeker kazanabileceğini söylüyorlar. Bunları tespit ediyorlar. Yıllar sonra tekrar bakıyorlar orda erteleyip yemeyen çocuklar, daha başarılı yani iradeleri daha güçlü bir şekilde olduklarını gözlemliyorlar.”

YELER: ”Şuan teknolojiyi 7’den 70’e herkes kullanıyor. Yani bir yaş sınırlandırması olmuyor. Peki yeni nesille eski nesil arasında teknoloji kullanımı alanında ne gibi farklar var?”

BALIBEY: “Tabi ki fark var. Herkes kendi çağının çocuğudur derler. Kullanmayan anne babalar bile çocuğunun internet kullanmasını teknolojiye uyum sağlamasını ister. Bu konu hakkında yapılan araştırmalar ise teknoloji kullanmayan nesil ile çocukları arasındaki IQ’ya bakıyorlar. Aralarında ise 12-13 oranında bir fark buluyorlar. Anne babaları daha yüksek çıkıyor. “

YELER: “Çocukların erken yaşta teknolojiyle tanışması ne kadar doğru?”

BALIBEY: “Bu doğru bir şey değil. Kesinlikle 0-3 yaşına kadar tavsiye etmiyoruz. 3 yaşından 6 yaşına kadar da sınırlı 20 dakika ya da yarım saat, 6-12 yaşlarında ise yine sınırlı 1 saati geçmeyecek şekilde dieye bahsedebiliriz tabi bu mümkün mü şuan için mümkün değil.”

YELER: “Ailelere bu konuda ne tavsiyeler verebilirsiniz?”

BALIBEY: “Ailelere şu tavsiyelerde bulunabilirim. Çocuk film izleyecekse beraber izlesinler hem onu kontrol etmek açısından hem de süreyi tespit etmek açısından. Ne izliyor onu bilelim. Büyük çocuklarımıza ise akılsız telefon alsınlar eğer merak ediyorlarsa. Mesela Fransa’da bugün 9. Sınıftan aşağı yasaklanmak üzereymiş. Bizim kontrolümüzde olabilir, yani teknolojiyle tek kalmamalı çocuk. Şöyle bir şey duymuştum çok ilginç annesi şifreler koyuyor telefona diyor ki;  şunları şunları yaparsanız şifreler yaptıklarınızın içerisinde. Mesele bir kitap okumasını istiyor. İpuçlarını çözerek şifreyi bulmasını istiyor.” Diyerek sözlerini tamamladı.

Kaynak: Editör: Mehmet Yeler
Etiketler: Teknoloji, Bağımlılığına, Dikkat,
Yorumlar
Haber Yazılımı