Yazı Detayı
22 Ağustos 2016 - Pazartesi 10:56
 
15 Temmuz Kalkışması Neyin, nesi imiş? (3)
Asım Demirkök
 
 

Halkımızın çok yalın, çok sade ‘Allah devletimize, milletimize zeval vermesin’ özdeyişi ile bizlere çok, çok önemli, tarihten damıtılarak, yaşanmışlığından gelmiş özlü bir sözlü anlatımıyla, yapmamız gerekeni bir cümle içinde özetliyor.

Bir ol. Beraber ol. Birlikte ‘Devletine Sahip ol.’ Demiş. Daha ne desin?

Devletlerin olmadığı, devletlerinin dağıldığı yerde, ne mülkün, ne adaletin, ne namusun kalmadığını, devletlerin ve devletlerinin tarih sahnesinden nasıl yok olduğunu, tarihten getirdiği derslerle, bunu zihniyetine nakış gibi işlemiş. Irak, Suriye dibinin, dibinde. Gözünün önünde. Gördüğü ve içinde yaşadığı olayların tanığı.  ‘Allah devletimize milletimize zeval vermesin’ demiş. Daha ne desin.

15 Temmuz 2016 Fetullah Terör Örgütünün ‘Emperyal Devlet Kalkışmasına’ tankların önüne atılarak, göğsünü hain kurşunlara siper ederek bu anlayışını, bu duruşunu sergilemiştir.

Halkımız  ‘Allah milletimize zeval vermesin’ demekle; insanların topluluklar içerisinde toplandığını, her topluluğun bir coğrafya mekânının olduğunu, ayrı ayrı mekânlarda oturan toplulukların ayrı mekânlarının olduğu gibi, her birinin ayrı bir ‘milletler kümesi, birliği’ oluşturduklarını, bu milletlerin de ayrı ayrı bir devletlerinin olduğunu biliyor. Halkımız şunu da biliyor. Aynı mekânı paylaştığı milletinin ayrı ayrı   (inançlardan, kimliklerden)  unsurlardan binlerce yılı delerek birbirlerini var ettiklerini. Birbirlerinin inançlarını, dillerini yok saydıklarında, ya da yaşamalarına izin vermediklerinde, milletlerinin dağıldığını. Milletlerinin dağılması sonucu, devletlerinin de sonunun geldiğini, yok olan onlarca devletlerinin simgelerini, bir bayrağın üzerine 16 yıldızı işleyerek, ben bu acıları tarihimin derinliklerinde yaşayarak bu günlere geldim diyor. Bu acıyı bir daha milletimizle birlikte yaşamak istemiyorum. Kimseler bizleri inançlarımızdan, kimliklerimizden dolayı ayrı bir yere düşüremez diyorlar. Ve onun için ‘’BİR OLALIM; DİRİ OLALIM, HEP BİRLİKTE TÜRKİYE’  olalım diye, salonlarda binlerle, alanlarda milyonlarca, halkımız bu sesi hep birlikte haykırdı, hala haykırıyor. Bu haykırıştır ki, Feto terör örgütünün tanklarına, kurşunlarına, uçaklarına, halkımız tek bir ses, tek bir yürek olara ‘Allah devletimize, milletimize zeval’ vermesin diyerek, bu terör örgütlerine geçit vermedi, vermeyecek.

Sıradan yurdum insanları, bir hastanede hastasının sağlığına kavuşması, vergi dairesinde bir işinin görülmesi, çocuğunun sınıfını geçip derslerinde başarı göstermesi, maaşına ve ücretine zam yapılması, açıkçası; kamu hizmetlerinin kendisine çok cüzi miktarda olsa dahi, olumlu bir şekilde yansımasından mutlu oluyor, hemen ‘Allah devletimize zeval vermesin’ diyor. Bazıları önemsemez ama bu yurdumun insanlarının önemli bir hasleti. Bizler devletin kamu hizmetlerinin görülmesinde yasama, yürütme, yargının bütünlüğünün ‘devlet’ anlamına geldiğini yazar, çizer, söyleriz. Halkımız bunu günlük yaşamının içerisinde yaşayarak görür, hisseder. Yaşamındaki bir aksaklığın devletin zafiyetinden kaynaklandığının farkına varır.

Halkımız devletin zafiyetinin ilk farkına vardığı yıllar 1950 seçimleri ile olmuştur. İlk seçimlerde Cumhuriyet Halk Partisinin devleti yönetme biçiminden, kendisine getirdiği hizmetlerden, memnun olmamış, 1950 yılındaki ilk girdiği demokratik seçimde CHP’yi yönetimden uzaklaştırmış, yerine Demokrat Partiyi getirmiştir.

1950 yılındaki ilk demokratik seçimler ile birlikte halkımız, oyunun gücünün de ayrıca farkına varmış, kendine hizmet getirenlere, devletini iyi yönetenlerinin yanında olmuş, hele hele ihtilalları, darbeleri cuntaları, muhtıraları yapanlara karşı durmuş, ihtilalı, darbeleri yapanların yanında yer alanları da, oyu ile cezalandırmıştır.

Bu 15 Temmuz 2106 kalkışmasının bugüne kadar yapılan darbeler, ihtilal, cuntalar ve muhtıralardan farklı bir şey olduğunu görmüş. Allah devlete millete zeval vermesin deyip geri çekilmemiş. Bunun diğer darbelerden, cuntalardan farklı bir şeyler olduğunu sezinlemiş,  devletinin ülkesinin elden gitmesi ile birlikte, milletinin zeval göreceğinin farkına vararak ayağa, hep birlikte ayağa kalkmışlardır. Zaten yurdum insanlarının bu hasleti, tarihten gelen köklü devlet geleneğinden gelen bir haslettir.

Ne zaman;  hele hele devletinin yok oluşuna, milletinin dağılmasına kaynaklık edecek içteki ve dıştaki düşmanlarının karşısına, Çanakkale de olsun, Kurtuluş Savaşında olsun, malıyla canıyla karşı nasıl karşı durmuşsa bu kez de o duruşu sergilemiş, devletinin milletinin zeval görmesini kabullenememiş, bunları dişiyle tırnağıyla, vatanına milletine göz dikenleri sonu kazınıncaya kadar nöbetini tutmaya, kendini adamaya hazır olduğunun beyan etmiştir.

Bu konuda yazmaya devam edeceğim.

 

 

 
Etiketler: 15, Temmuz, Kalkışması,
Yazarın Diğer Yazıları
04 Nisan 2018
BİLSAM Ne Mi Yapıyor?
12 Şubat 2018
Yoksulluk ve Zenginliğin Kaynağı Üzerine
30 Kasım 2017
Niçin ‘Etkinliklerimizi’, Neden ‘Film Festivallerimizi’ Seviyorum (2)
29 Kasım 2017
Niçin ‘Etkinliklerimizi’, Neden ‘Film Festivallerimizi’ Seviyorum (1)
26 Ekim 2017
‘Malatya Tanıtım Günlerine’ İçeriden Bakış (4)
25 Ekim 2017
‘Malatya Tanıtım Günlerine’ İçeriden Bakış (3)
24 Ekim 2017
‘Malatya Tanıtım Günlerine’ İçeriden Bakış (2)
23 Ekim 2017
Ankara’da Gerçekleştirdiğimiz ‘Malatya Tanıtım Günlerine’ İçeriden Bakış (1)
18 Ağustos 2017
Valimiz Ali Kaban’ın Kayısımız Üzerine Söyledikleri ve Düşündürdükleri
15 Mayıs 2017
Kavramlar Zihnimizin Aynasıdır
02 Mayıs 2017
Kitap Fuarımıza Gün Sayarken
24 Nisan 2017
‘BU ÇAĞRIM'
13 Nisan 2017
Hayat; Yolunu Döşemeye Bağlı
27 Mart 2017
Dünyada Neler Oluyor?
21 Mart 2017
Kavramlar Kafamızdaki Yerini Almayınca (2)
20 Mart 2017
Kavramlar Kafamızda Yerini Almayınca (1)
16 Mart 2017
Düşünce Felsefesi Neden Önemli
14 Mart 2017
Bizdeki Evet-Hayır, Avrupa Irkçılığı Ve İslamafobi, ‘Üretim Sürecinin’ İçinde
14 Şubat 2017
Kıymetli ve Değerli Torunlarım…
07 Şubat 2017
Suyumuzun yol hikâyesi devam edecek ancak (9)
06 Şubat 2017
Suyumuzun Yol Hikâyesi (8)
01 Şubat 2017
Suyumuzun Yol Hikâyesi (7)
30 Ocak 2017
Suyumuzun Yol Hikâyesi (6)
29 Ocak 2017
Suyumuzun Yol Hikâyesi (5)
25 Ocak 2017
Suyumuzun Yol Hikâyesi (4)
24 Ocak 2017
Suyumuzun Yol Hikâyesi (3)
23 Ocak 2017
Suyumuzun Yol Hikayesi…(2)
23 Ocak 2017
Suyumuzun Yol Hikâyesi…(1)
03 Ocak 2017
İyi ve Kötü
27 Aralık 2016
Bu dillere son bir sözüm olacak
25 Aralık 2016
Kim sol - Ya da sol nedir?
20 Aralık 2016
‘Ne diyeyim!’
18 Aralık 2016
Bu nasıl zihniyet yoksunluğu?
16 Aralık 2016
Ahmet Çakır Başkan ‘yola devam, durmak yok’
14 Kasım 2016
Maski Genel Müdürümüz Dr. Özgür Özdemir
27 Ekim 2016
Büyükşehir Belediyemiz, Milli Eğitim Müdürlüğümüz, Üniversitemiz Bu Sorunumuz Birlikte Ele Alıp Çözerler mi? (3)
25 Ekim 2016
Büyükşehir Belediyemiz, Milli Eğitim Müdürlüğümüz, Üniversitemiz Bu sorunumuzu Birlikte Ele Alıp Çözerler mi? (2)
24 Ekim 2016
Büyükşehir Belediyemiz, Mili Eğitim Müdürlüğümüz, Üniversitemiz, Bu Sorunumuzu Birlikte Ele Alıp Çözerler mi? (1)
07 Ekim 2016
Film Festivalimiz neden ertelendi?
04 Ekim 2016
YEŞİLYURT KENT KİMLİĞİ ÇALIŞTAYI (8)
03 Ekim 2016
'Yeşilyurt Kent Kimliği Çalıştayı' (7)
30 Eylül 2016
Yeşilyurt Kent Kimliği Çalıştayı (6)
29 Eylül 2016
YEŞİLYURT KENT KİMLİĞİ ÇALIŞTAYI (5)
28 Eylül 2016
Yeşilyurt Kent Kimliği Çalıştayı (4)
27 Eylül 2016
YEŞİLYURT KENT KİMLİĞİ ÇALIŞTAYI (3)
26 Eylül 2016
Yeşilyurt Kent Kimliği Çalıştayı (2)
25 Eylül 2016
Yeşilyurt Kent Kimliği Çalıştayı (2)
24 Eylül 2016
YEŞİLYURT KENT KİMLİĞİ ÇALIŞTAYI (1)
30 Ağustos 2016
15 Temmuz Destanı
25 Ağustos 2016
15 Temmuz Kalkışması Neyin, nesi imiş? (5)
23 Ağustos 2016
15 Temmuz Kalkışması Neyin, nesi imiş? (4)
18 Ağustos 2016
15 Temmuz Kalkışması Neyin, nesi imiş? (2)
18 Ağustos 2016
15 Temmuz 2016 Kalkışması Neyin nesi! (1)
14 Temmuz 2016
İnönü Üniversitesi Rektörlük seçimi üzerine
30 Haziran 2016
Facebook ve bilimle ilişkimiz (3)
28 Haziran 2016
Facebook- Medya-Bilim nereye? (2)
24 Haziran 2016
Facebook'u Doğru Okuyabiliyor Muyuz? (1)
16 Mayıs 2016
‘’Toplum Aslantepeyi Sahipleniyor’’
25 Nisan 2016
Şu mesele var ya! Şu mesele!
21 Nisan 2016
Büyükşehir Belediyemiz yetkililerinin bu konularda Yetkilerini kullanmalarını bekliyorum (3)
20 Nisan 2016
Büyükşehir Belediyemiz yetkilerinin bu konularda Yetkilerini kullanmalarını bekliyorum (2)
19 Nisan 2016
Büyükşehir Belediyemiz yetkililerinin bu konuda Yetkilerini kullanmalarını bekliyorum (1)
13 Nisan 2016
Tarım Fuarımız ve düşündürdükleri
23 Mart 2016
Herkes konuşuyor, Üniversitemiz yine susuyor?
04 Şubat 2016
Rektörümüz Cemil Çelik’e açık mektup
03 Şubat 2016
Rektörümüz Cemil Çelik’e açık mektup (9)
02 Şubat 2016
Rektörümüz Cemil Çelik’e açık mektup (8)
01 Şubat 2016
Rektörümüz Cemil Çelik’e açık mektup (7)
31 Ocak 2016
Rektörümüz Cemil Çelik’e açık Mektup (6)
28 Ocak 2016
Üniversitemiz Rektörü Cemil Çelik’e açık mektup (5)
27 Ocak 2016
Rektörümüz Cemil Çelik’e açık mektup (4)
26 Ocak 2016
Rektörümüz Cemil Çelik’e açık mektup (3)
25 Ocak 2016
Rektörümüz Sayın Cemil Çelik’e açık mektup (2)
24 Ocak 2016
Rektörümüz Cemil Çelik’e açık mektup (1)
12 Ocak 2016
Aydınlarımıza ne oldu böyle!
Haber Yazılımı