Yazı Detayı
25 Ağustos 2016 - Perşembe 12:37
 
15 Temmuz Kalkışması Neyin, nesi imiş? (5)
Asım Demirkök
 
 

Yazılarımda sürekli olarak vurguladığım bir şey var. Eğer bizler tarihi süreç içerisinde yaşanmışlığımız içerisindeki ‘olay ve olguları’ anlamak ve bu olay ve olgular üzerinden bugünkü yaşanmışlığımıza çözüm üretmek istiyorsak; öncelikle ‘disiplinler’ arası ilişkiler arasın da yer alan, ‘felsefe:’ aklın sorgulanması, ‘mantık:’ akıl yürütme, ‘sosyoloji:’ toplumların ilerleyişi, ‘coğrafya:’ mekânla ilişki ve ‘tarih’ dediğimiz geçmişten günümüze yaşanmışlığımızı bize anlatan, bu disiplinler arası ilişkiler ağını yerleştiremezsek, olay ve olgulara gerçekliği içerisinde bakamayız.

15 Temmuz Kalkışması Neyin, nesi-imiş yazılarımda en önemli tespitim; bu kalkışmanın niçin, neden yapıldığına cevap aramak oldu. Aradığım cevap bugün için kesin belgelere dayalı bilgiler kanıtlar ışığında olmayabilir.  Ancak; yüz yıl önce batı ‘emperyal’ güçlerin, ‘Ortadoğu’da’ harita değişikliğine ve bu alanda yeniden oluşturdukları ‘devletlerin’ oluşumuna tarihi bilgiler ve belgeler ışığında şahit olduk ve içinde yaşadık.   

Yüz yıl önce Osmanlı İmparatorluğu devletinin, yani bizim devletimizin parçalanarak, sahibi olduğumuz topraklar üzerinde, bizi hesaba katmadan, haritalarını ve yeni kurdukları devletçikleri bize zorla ve hile ile nasıl kabul ettirdilerse, bugün yeniden düzenledikleri Büyük Ortadoğu ‘BOP,‘ Projesi kapsamında, bizleri bu projelerine yüz yıl önce olduğu gibi dahil etmeden, uygulamaya koymak istiyorlar.

Biz itiraz edip; bu topraklarda yaşayanlarla bin yıllık ortak bir tarihimiz, kadim birliğimiz ve akrabalığımız var deyip, bizsiz bu toprakları yeniden şekillendiremeseniz dedikçe; kurdukları, kurdurdukları ve kurulan bütün terör örgütlerini kullanarak, birliğimiz dirliğimizi ve Ortadoğu’daki devletleri ve devletimizi çökertmek için, çoluk çocuk demeden, hem ülkemizi; hem de Ortadoğu’yu her gün dünyanın gözü önünde kan gölüne çeviriyorlar.  Onlarca, yüzlerce, binlerce, yüz binlerce, insanları katlederek, milyonlarca insanları yerinden yurdundan ederek, nasıl da zenginliklerine zenginlik katmak için, bugün için enerji yataklarına, yollarına, güzergâhlarına el koymak istiyorlar.

Bu olan biteni anlamak için bizim mekândan bu coğrafyadan, kısa ve özetin özeti olarak, geçen yazılarımda her ne kadar ‘devlet’ dediğimiz yapıyı anlatmaya çalıştıysam da, ilk şehir devlet oluşumuna tanıklık eden Malatya’mdan, İslam’a ilk hizmet eden ‘Medine Şehir Devletinden’ söz etmeye çalışacağım. Yanlışım olursa hem tarihçilerimizden, hem de İslam Âlimlerinden peşinen özür dileyerek, yanlışımı düzeltirlerse mutlu olacağımı ve kendimi yenileyeceğimi belirtmek istiyorum.

Malatya’mızın bugünkü yerleşkesine nereden nasıl geldik? Kısaca özetin özeti olarak bakıyorum.

Şehrimin tarihçilerinden Tarihçi Yazar Orhan Tuğrulca ‘’Malatya Tarihi Okulu’ 2013 yazılarından bir alıntı.

‘’Kentler güçlerini kimliklerinden, kimliklerini ise tarihlerinden alırlar.’’ Diyor. Aynen alıyor ve katılıyorum. Yalnız başına kentler yerine, ‘Şehirler’ demenin daha uygun düşeceğini söylemek istiyorum.

Orhan Tuğrulca hocamızın o yazısından devam etmek istiyorum.

‘’Cafer Höyük: (MÖ: 7.000 yılları. (Radyoaktif yaş: (8.450-7.180’’ Bu yerleşke Neolitik döneme tekabül etmektedir. Köyden kente geçişin ilk aşamasını temsil etmektedir. Malatya’nın Kuzey Doğusunda, Fırat Nehri kenarında. Cafer Köyü’nün yanında. 1986 yılında Karakaya Barajı’nın suları altında kaldı. 4.200 M2 alan üzerinden bir hesaplama yapıldığında yaklaşık 900 nüfus yaşamaktadır.  Cafer Höyükte sur, kale ya da hisar diyebileceğimiz her hangi bir savunma unsuruna rastlanmamıştır. Bunun yerine evler bitişik nizam, birbirlerine bağlanmış geçitler şeklinde olup, evlere girişler zeminden kapı girişi şeklinde değil, damdan, üsten giriş şeklindedir. Yerleşkede tapınak benzeri unsurlara rastlanmamıştır. Sadece birkaç tane kadın ve erkek figürüne rastlanmıştır.’’

Buraya kadar olanı Tarihçi yazar Orhan Tuğrulca hocamızdan öğreniyoruz. Cafer Höyüğe ilişkin daha detaylı bilgiye Orhan hocamızın yazdığı tarih kitaplarına ve diğer kaynaklara bakarak öğrenebilirsiniz.

Kısaca benim yorumuma gelince. Yazıhan ilçemize bağlı yeni adı Buzluk eski adı Ansur mahallesinin içinde mağaralar var. Şehir merkezimizin merkezinde doğusunda, Beydağ’ının eteklerinde İnderesi mevkiinde mağaralar var. İnsanlar burada günlük yaşam ihtiyaçlarını ‘avcılık ve toplayıcılıkla’ sürdürürken, yolları Fırat Nehri kenarındaki suların bol olduğu mümbit arazilere düşüyor. İlk tarmla burada tanışıyorlar. Hayvanları evcilleştirmeyi, tarımdan yiyeceklerini sağlamayı öğreniyorlar. Artı ürünleri yok. Tarlayı sürecek, fazladan ürün üretecek ürünleri olmadığından, yani araç gereçleri gelişmediğinden birbirinin mallarına mülklerine el koyacak ilişkileri de yok. Bu nedenle ‘devlet’ dene aygıt ortaya çıkmamış. Ne dışarıdan saldıracak bir devlet var ortada, ne kendi devletleri var. Bu nedenle ne dışarıya karşı silahlı bir güç beslemeye, ne de savunmaya yarayacak silahlara, surlara, hendeklere hem ihtiyaçları yok, hem de araç gereçleri yok. Erki, egemenliği elinde bulunduracak güç ‘devlet’ olmayınca, onlara devletin dayatacağı ne bir din ne de bir dil oluşmuş.

Lafın, sözün özü, özeti olarak; ortada el konulacak ne ürün, ne mal ve hizmet var. Ortada el konulacak bir hazine olmayınca, hazineyi ele geçirmek olan iktidar savaşları da henüz ortada görünmüyor.

Bu hep böyle mi sürmüş. Tarihin izini sürmeye devam edeceğim. Gelecek yazılarımda.

 
Etiketler: 15, Temmuz, Kalkışması, Neyin, nesi, imiş, (5)
Yazarın Diğer Yazıları
04 Nisan 2018
BİLSAM Ne Mi Yapıyor?
12 Şubat 2018
Yoksulluk ve Zenginliğin Kaynağı Üzerine
30 Kasım 2017
Niçin ‘Etkinliklerimizi’, Neden ‘Film Festivallerimizi’ Seviyorum (2)
29 Kasım 2017
Niçin ‘Etkinliklerimizi’, Neden ‘Film Festivallerimizi’ Seviyorum (1)
26 Ekim 2017
‘Malatya Tanıtım Günlerine’ İçeriden Bakış (4)
25 Ekim 2017
‘Malatya Tanıtım Günlerine’ İçeriden Bakış (3)
24 Ekim 2017
‘Malatya Tanıtım Günlerine’ İçeriden Bakış (2)
23 Ekim 2017
Ankara’da Gerçekleştirdiğimiz ‘Malatya Tanıtım Günlerine’ İçeriden Bakış (1)
18 Ağustos 2017
Valimiz Ali Kaban’ın Kayısımız Üzerine Söyledikleri ve Düşündürdükleri
15 Mayıs 2017
Kavramlar Zihnimizin Aynasıdır
02 Mayıs 2017
Kitap Fuarımıza Gün Sayarken
24 Nisan 2017
‘BU ÇAĞRIM'
13 Nisan 2017
Hayat; Yolunu Döşemeye Bağlı
27 Mart 2017
Dünyada Neler Oluyor?
21 Mart 2017
Kavramlar Kafamızdaki Yerini Almayınca (2)
20 Mart 2017
Kavramlar Kafamızda Yerini Almayınca (1)
16 Mart 2017
Düşünce Felsefesi Neden Önemli
14 Mart 2017
Bizdeki Evet-Hayır, Avrupa Irkçılığı Ve İslamafobi, ‘Üretim Sürecinin’ İçinde
14 Şubat 2017
Kıymetli ve Değerli Torunlarım…
07 Şubat 2017
Suyumuzun yol hikâyesi devam edecek ancak (9)
06 Şubat 2017
Suyumuzun Yol Hikâyesi (8)
01 Şubat 2017
Suyumuzun Yol Hikâyesi (7)
30 Ocak 2017
Suyumuzun Yol Hikâyesi (6)
29 Ocak 2017
Suyumuzun Yol Hikâyesi (5)
25 Ocak 2017
Suyumuzun Yol Hikâyesi (4)
24 Ocak 2017
Suyumuzun Yol Hikâyesi (3)
23 Ocak 2017
Suyumuzun Yol Hikayesi…(2)
23 Ocak 2017
Suyumuzun Yol Hikâyesi…(1)
03 Ocak 2017
İyi ve Kötü
27 Aralık 2016
Bu dillere son bir sözüm olacak
25 Aralık 2016
Kim sol - Ya da sol nedir?
20 Aralık 2016
‘Ne diyeyim!’
18 Aralık 2016
Bu nasıl zihniyet yoksunluğu?
16 Aralık 2016
Ahmet Çakır Başkan ‘yola devam, durmak yok’
14 Kasım 2016
Maski Genel Müdürümüz Dr. Özgür Özdemir
27 Ekim 2016
Büyükşehir Belediyemiz, Milli Eğitim Müdürlüğümüz, Üniversitemiz Bu Sorunumuz Birlikte Ele Alıp Çözerler mi? (3)
25 Ekim 2016
Büyükşehir Belediyemiz, Milli Eğitim Müdürlüğümüz, Üniversitemiz Bu sorunumuzu Birlikte Ele Alıp Çözerler mi? (2)
24 Ekim 2016
Büyükşehir Belediyemiz, Mili Eğitim Müdürlüğümüz, Üniversitemiz, Bu Sorunumuzu Birlikte Ele Alıp Çözerler mi? (1)
07 Ekim 2016
Film Festivalimiz neden ertelendi?
04 Ekim 2016
YEŞİLYURT KENT KİMLİĞİ ÇALIŞTAYI (8)
03 Ekim 2016
'Yeşilyurt Kent Kimliği Çalıştayı' (7)
30 Eylül 2016
Yeşilyurt Kent Kimliği Çalıştayı (6)
29 Eylül 2016
YEŞİLYURT KENT KİMLİĞİ ÇALIŞTAYI (5)
28 Eylül 2016
Yeşilyurt Kent Kimliği Çalıştayı (4)
27 Eylül 2016
YEŞİLYURT KENT KİMLİĞİ ÇALIŞTAYI (3)
26 Eylül 2016
Yeşilyurt Kent Kimliği Çalıştayı (2)
25 Eylül 2016
Yeşilyurt Kent Kimliği Çalıştayı (2)
24 Eylül 2016
YEŞİLYURT KENT KİMLİĞİ ÇALIŞTAYI (1)
30 Ağustos 2016
15 Temmuz Destanı
23 Ağustos 2016
15 Temmuz Kalkışması Neyin, nesi imiş? (4)
22 Ağustos 2016
15 Temmuz Kalkışması Neyin, nesi imiş? (3)
18 Ağustos 2016
15 Temmuz Kalkışması Neyin, nesi imiş? (2)
18 Ağustos 2016
15 Temmuz 2016 Kalkışması Neyin nesi! (1)
14 Temmuz 2016
İnönü Üniversitesi Rektörlük seçimi üzerine
30 Haziran 2016
Facebook ve bilimle ilişkimiz (3)
28 Haziran 2016
Facebook- Medya-Bilim nereye? (2)
24 Haziran 2016
Facebook'u Doğru Okuyabiliyor Muyuz? (1)
16 Mayıs 2016
‘’Toplum Aslantepeyi Sahipleniyor’’
25 Nisan 2016
Şu mesele var ya! Şu mesele!
21 Nisan 2016
Büyükşehir Belediyemiz yetkililerinin bu konularda Yetkilerini kullanmalarını bekliyorum (3)
20 Nisan 2016
Büyükşehir Belediyemiz yetkilerinin bu konularda Yetkilerini kullanmalarını bekliyorum (2)
19 Nisan 2016
Büyükşehir Belediyemiz yetkililerinin bu konuda Yetkilerini kullanmalarını bekliyorum (1)
13 Nisan 2016
Tarım Fuarımız ve düşündürdükleri
23 Mart 2016
Herkes konuşuyor, Üniversitemiz yine susuyor?
04 Şubat 2016
Rektörümüz Cemil Çelik’e açık mektup
03 Şubat 2016
Rektörümüz Cemil Çelik’e açık mektup (9)
02 Şubat 2016
Rektörümüz Cemil Çelik’e açık mektup (8)
01 Şubat 2016
Rektörümüz Cemil Çelik’e açık mektup (7)
31 Ocak 2016
Rektörümüz Cemil Çelik’e açık Mektup (6)
28 Ocak 2016
Üniversitemiz Rektörü Cemil Çelik’e açık mektup (5)
27 Ocak 2016
Rektörümüz Cemil Çelik’e açık mektup (4)
26 Ocak 2016
Rektörümüz Cemil Çelik’e açık mektup (3)
25 Ocak 2016
Rektörümüz Sayın Cemil Çelik’e açık mektup (2)
24 Ocak 2016
Rektörümüz Cemil Çelik’e açık mektup (1)
12 Ocak 2016
Aydınlarımıza ne oldu böyle!
Haber Yazılımı