Yazı Detayı
09 Mart 2017 - Perşembe 08:41
 
Adnan Erkuş’un Ardından (1)
Selami Yücel
selamiyucel@hotmail.com
 
 

Malatya Şehit Kemal Özalper Erkek Sanat Enstitüsü Deneme radyosu 1960’lı yılların başlarında kurulmuş ve yayına geçmişti. Ankara İstanbul ve İzmir radyolarını güçlükle dinleyebilen bizler için bu olay çok önemli idi. Türkiye’de yerel radyo yayınları çok azdı. Televizyon yayınları hiç yoktu. Radyonun yayına geçmesi, iyi bir yayın kadrosuna sahip olması, Malatya kültürüne ve müziğine değer vermesi, radyonun yetenekli gençlere kapılarını açması Malatya müziği açısından bir milattı. Bizde nice değerler varmış da haberimiz yokmuş. Bağlama çalan mı dersin, kaval çalan mı dersin, keman çalan mı dersin, darbuka çalan mı dersin, kanun çalan mı dersin, sesi güzel olup avaz avaz mahalli türküleri çığıranlar mı dersin hepsi radyoevine doldular. Özellikle assolistleri Malatya’nın göz bebekleri idi. Bir caka ile Malatya sokaklarını, caddelerini arşınlıyorlardı ki deme gitsin. Radyoda türkü okuyanların birisi de Adnan Erkuş’tu. Ancak o; o kadar mütevazi idi ki caddelerde forta atarken onu fazla göremezdiniz. Zamanla radyo ile birlikte bu durum ve konserler sahnelere de yansıdı. Artık Malatya’nın Türk sanat ve Türk halk müziği ekipleri kurulmuş, hızla çalışmalara başlanmış, halk eğitim merkezinde hummalı çalışmalar yürütülmüştü.  Malatya’nın eski türküleri ile birlikte yeni besteler gündeme geliyordu.Adnan Erkuş da furyaya uymuş Malatya sahnelerinin müdavimlerinden biri olmuştu. Güzel bağlama çaldığı gibi sesi de mükemmel ve yanıktı. Uzun havaları da billur gibi sesi ile okuyarak türkünün hakkını verirdi. Tek kelime ile işin ustasıydı, üstüne üstlük güzel de besteler yapardı. Ses olarak Malatya’da ilk üçün içerisinde idi, çok yakışıklıydı da.

                İkimizin de çocukluğu Malatya merkezde geçmesine rağmen yollarımız pek kesişmedi. Semtimiz ve kulvarlarımız farklıydı. Ben Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini kazanmıştım, Adnan Erkuş’ta Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya fakültesini. Kim idi şimdi hatırlayamıyorum arkadaşlardan biri “haydi Selami Adnan Erkuş’un yanına gidelim” dedi. Ben de tamam dedim. Gittik Site öğrenci yurduna. Orada kalıyormuş. Bizi odasında ağırladı güzel bir çay demledi. Biz çayı yudumlamaya başladık ki sazı da duvarda asılı imiş aldıbize güzel bir konser verdi.

                Seneler seneleri kovaladı. Aradan yaklaşık koca bir elli sene geçmiş.  O yıllardan itibaren de pek sohbetimiz olmadığı gibi ondan da ses çıkmıyordu. Sesine ve müziğine de hasret kalmıştık. Bir kenara çekilmişkendi halinde yaşıyordu.  Arkadaşlardan Zaman zaman soruyordum  “çalışıyor” diyorlardı. Hatta; Malatya’da beraber çalıştığı arkadaşlarına çok iyi bir ses dediğimde “Ednan da mı türkü söylüydü” diyerek beni şaşırtıyorlardı.

                İki sene önce telefon numarasını aldım ve kendisini aradım. Bu durum bir başlangıç oldu zaman zaman haberleşmeye başladık. Mersin’de bulunduğunu, yazlarını orada geçirdiğini, kışın Malatya’ya geldiğini mutlaka görüşmemizi arzu ettiğini belirtti. Mersine yolum hiç düşmedi.  Üç ay kadar önce Malatya’da idim, benim de Malatya’da olduğumu öğrenmiş, görüşelim dedi. Ancak gene kısmet olmadı. Çünkü ben Ankara’ya dönmüştüm.

 
Etiketler: Adnan, Erkuş’un, Ardından, (1),
Haber Yazılımı