Yazı Detayı
16 Aralık 2016 - Cuma 12:57
 
Ahmet Çakır Başkan ‘yola devam, durmak yok’
Asım Demirkök
 
 

Malatya medyasının bu hali beni üzüyor. Nasıl üzmesin ki! 1960’lı yıllarda görevde bulunduğum Tunceli’de, Tunceli’nin Sesi Gazetesinde başladığım köşe yazarlığımı, diğer ilerde de, o ilin sorunlarına ve ülkemin sorunlarına ilişkin epeyi yazmışlığım olmuştur. 1970’li yıllarda Urfa’da bulunduğum yıllarda, topraksız köylülerimizin toprak sorunlarını ve mesleki sorunlarımızı dile getirmek için Türkiye genelinde kurduğumuz, ‘Toprak Komisyonları Derneği’nin’ genel başkanlığını üstlendiğim gibi, ‘Organ’ isimli çıkardığımız derginin de sahipliğini üstlendim. 1975 yılında yazdığım köşe yazımın başlığı ‘Bu ülke bizim’ idi.  

Evet, hep bu ülke bizim dediğim gibi, bu güzelim Malatya’da bizim. Ne bu ülkenin, ne bu şehrimizin hiçbir zaman sakini olmadım. Hep bu ülkemizin ve şehrimizin sahibi olmaya ve sahiplenmeye çalıştım.  Bugün Malatya medyasında istemezükçü takımının, istemezüklerinin ne anlam ifade ettiğini kendilerinin dahi bilemedikleri bir dille, istemezük de istemezük dep duruyorlar. Bunların yüzde doksanının, felsefe, sosyoloji, mantık, tarih ve mekân disiplinleri ve bunların birbiri ile ilişkilerini kuracak bir dillerinin olmadığını görüyorum. Mantıklı olun diyeceğim demesine ama ne okudukları okullarında, ne hayatlarında mantık diye ‘akıl yürütmeye’ dair bir bilim dalından dahi haberleri olduğunu sanmıyorum. Bırakın bu disiplinler arası ilişkiyi, güncele ilişkin, ne dünyadan, ne Türkiye’den, ne de yerele, Malatya’mıza ilişkin okuduklarını ve şehrimizin mekân ile ilişkisini kuracak kurguya, tarih ve yaşanmışlığına dair bilgileri dahi olmadan, şehrimize ait ahkâm kesmeleri gerçekten beni üzüyor.  

Medyamızın haberlerine bakıyorum, bir gazetecilik terimi olan 5n 1k’nın karşılığını göremiyorum. En azından çoğu kez bunlardan bir kaçının‘Ne, ne zaman?’ ‘ Nerede?’  Nasıl? Neden? Kim? Sorularının cevaplarının olmadığını görüyorum. Son zamanlarda haberlerini yazarken ve sunarken ‘Nerden?’ kaynağına bile rastlamıyorsunuz. Söylenecek o kadar söz, yazılacak yığınla yazı var ki,  şimdilik güncele ilişkin Malatya’mızdan iki örnekle konuyu somutlayalım. 

Birinci kaynağım internet. İkinci kaynağım kendim. İlk önce birinci internet kaynağını görelim. 

1947yılında, Türkiye'nin ilk Troleybüs Şebekesi Ankara'da kurularak hizmete açılmıştır. 1 Haziran 1947’de 10 adet Brill marka, 1948’de yine 10 adet FBW marka troleybüs; Ulus - Bakanlıklar hattında hizmete girmiştir. 1952’de alınan 13 MAN araçla birlikte, Ankara’da çalışan troleybüs adedi; 33’e ulaşmıştır. Bunun haricinde Ankara'da Alfa-Romeo marka troleybüsler de kullanılmış ve bu troleybüsler Dışkapı-Bahçelievler ile Dışkapı-Kavaklıdere hatlarında kullanılmışlardır. 1979-1981 döneminde trafiği aksattıkları ve yavaş gittikleri gerekçesiyle hizmetten kaldırıldılar.’ 

İkinci kaynağım kendim. 1960’lı yıllar.  Gazeteci arkadaşım. Belki çoğunuz o yıllarda doğmamıştınız. Ankara’da okuduğumuz yıllar. Troleybüs’ün birinden inip, diğerine binerek yolculuk yaptığımız yıllar. Bakın bana inanmayacaksın ama kaynağıma internete bak ve beni yalanla. Bak, ben seni troleybüs konusunda da, ‘trambüs’ konusunda da ‘istemezükçülükle’ bi haber olduğunu söylüyorum. 1981 yılından 1947 yılını çıkardığımızda 34 yıl kalır. Demek ki o günkü elektrik enerjisinde zorlandığımız, teknolojinin bu kadar gelişmediği yıllarda dahi biz bu aracı tam 34 yıl kullanmışız. Trafiği aksattığı ve yavaş gittiği için bırakmışız. 

 Bugün bilginin her gün yeniden yeniden yenilendiği ve üretilip teknolojiye aktarıldığı bir dönemi yaşıyor ve bu yeni teknoloji ile donatılmış ‘tarambüsümüze’ biniyoruz. Yaşadığımla anlatırsam belki anlarsın. Bunu da anlamazsan ‘istemezükde’ yoluna devam edebilirsin.  

70 yaşın üzerinde çok yakınım bayan bir hastam, hafta da bir gün, bazen de tahlilleri için de aralarda Turgut Özal Araştırma Hastanesine gitmek zorunda. Çoğu kez ben de birlikte gidiyorum. İnönü Mahallesinde oturuyoruz. Sabah Kredi Kooperatif Bölge Müdürlüğünün karşısında trambüse biniyoruz. Sabah o saatlerde yer bulmakta zorlanıyoruz. Sağ olsunlar, halen yaşayan kültürümüz ve yer veren gençler sayesinde kışın sıcak, yazın serin bir mekânda rahat bir yolculuk ediyoruz. Dönüşte aynı yolculuğu rahat bir şekilde İstasyon Virajında inerek evimize ulaşıyoruz. Başta bizim hastamız olmak üzere, tüm hastaların ve trambüs ile yolculuk edenlerin, yollarını kolaylaştırdığı için Ahmet Çakır Başkan ve bu konuda emeği geçenlere dualarını dillerinden düşürmediklerine yüzlerce kez tanıklık etmişimdir. 10 adet trambüs daha alınacağını söylediğimde, o hastaları ve bu güzergâhta yolculuk yapanların yüzlerindeki derin müteşekkiri gözlerinde gören istemezük anlayışlarında olanların dahi, bu anlayışlarından vaz geçeceklerini sanıyorum. Yerim azaldı. Trambüs konusunda kısaca iki konuya daha değinip yazımı noktalamak istiyorum. Daha önce yazdığım için uzun uzadıya açmak istemiyorum. Kısaca değinip geçeceğim. 

Ahmet Çakır Başkanım; Şehrimizin şehir içi topografyası ‘trambüs’ için uygun mekânları içeriyor. Bu anlamda; Trambüs güzergâhından Maştiden şehre gelişte, yeni açacağınız 50 metre genişliğindeki Tecde’ye, oradan devamla fahri Kayahan ve Güney Kuşak Yolu ile Çöşnük’te Elazığ yolu ile bu tarmbüsle buluşturursanız ve oradan bu kez Kuzey Kuşak yolu ile ve Hanımın Çiftliği’ni kat ederek, Çarmuzu, Mezarlık, Ergonokon yollarının devamındaki Yeşiltepe ile buluşturarak; trambüs yollarını çıkaracağınız ‘Çevre Düzeni Plânına’ işleyerek, şehrimizi kucaklaştırmanız güzel olur diye düşünüyorum. Bunun muştusunu da sizlerden bekliyorum. 

Pembe Trambüs konusuna gelince, ‘Hafıza-ı beşer nisyan ile malüldür.’ Kansında değilim. Hafızamız unutkan olsa dahi kayıtlar çağında yaşıyoruz. Kayıtlar yerindedir ve bu kayıtlar belleğimde duruyor. Bayanlar için otobüs ayrıcalığı sanırım 5 veya 6 sene önce yine gündeme gelmiş, yanılmıyorsam İl Genel Meclisimize bu konuda İnönü Üniversiteli kız öğrencilerimizin bir başvurusu olmuştu. (İl Genel Meclisimizin o günkü kararı kamuoyuna açıklanırsa yararlı olur diye düşünüyorum.) Orada olumlu bir karar alındığını ancak hayata geçirilemediğimi düşünüyorum. Biz erkekler, hemen her konuda olduğu gibi, bu konuda da hemen ‘istemezüklerimizi’ öne çıkarmaya çalışıyoruz. Bu konuda Üniversiteye sürekli yolculuk yapan kızlarımızın, kadınlarımızın görüşleri her şeyin üstündedir. Onların vereceği karar benim de kabulümdür. Bu konuda kanaatim sorulacak olursa, Ahmet Çakır Başkanımızın düşüncelerini paylaşıyor, İnönü Üniversitesi Güzergâhındaki trambüslerimizden yapılacak araştırmalar sonucunda, uygun sayıdaki trambüsülerden kızlarımıza poztif bir ayrıcalık tanınmasından yana olduğumu da ayrıca ifade etmek istiyorum. 

Ahmet Çakır Başkanım istemezükçülere karşı, ‘yola devam, durmak yok’ diyorum. 

 
Etiketler: Ahmet, Çakır, Başkan, ‘yola, devam, durmak, yok’,
Yazarın Diğer Yazıları
04 Nisan 2018
BİLSAM Ne Mi Yapıyor?
12 Şubat 2018
Yoksulluk ve Zenginliğin Kaynağı Üzerine
30 Kasım 2017
Niçin ‘Etkinliklerimizi’, Neden ‘Film Festivallerimizi’ Seviyorum (2)
29 Kasım 2017
Niçin ‘Etkinliklerimizi’, Neden ‘Film Festivallerimizi’ Seviyorum (1)
26 Ekim 2017
‘Malatya Tanıtım Günlerine’ İçeriden Bakış (4)
25 Ekim 2017
‘Malatya Tanıtım Günlerine’ İçeriden Bakış (3)
24 Ekim 2017
‘Malatya Tanıtım Günlerine’ İçeriden Bakış (2)
23 Ekim 2017
Ankara’da Gerçekleştirdiğimiz ‘Malatya Tanıtım Günlerine’ İçeriden Bakış (1)
18 Ağustos 2017
Valimiz Ali Kaban’ın Kayısımız Üzerine Söyledikleri ve Düşündürdükleri
15 Mayıs 2017
Kavramlar Zihnimizin Aynasıdır
02 Mayıs 2017
Kitap Fuarımıza Gün Sayarken
24 Nisan 2017
‘BU ÇAĞRIM'
13 Nisan 2017
Hayat; Yolunu Döşemeye Bağlı
27 Mart 2017
Dünyada Neler Oluyor?
21 Mart 2017
Kavramlar Kafamızdaki Yerini Almayınca (2)
20 Mart 2017
Kavramlar Kafamızda Yerini Almayınca (1)
16 Mart 2017
Düşünce Felsefesi Neden Önemli
14 Mart 2017
Bizdeki Evet-Hayır, Avrupa Irkçılığı Ve İslamafobi, ‘Üretim Sürecinin’ İçinde
14 Şubat 2017
Kıymetli ve Değerli Torunlarım…
07 Şubat 2017
Suyumuzun yol hikâyesi devam edecek ancak (9)
06 Şubat 2017
Suyumuzun Yol Hikâyesi (8)
01 Şubat 2017
Suyumuzun Yol Hikâyesi (7)
30 Ocak 2017
Suyumuzun Yol Hikâyesi (6)
29 Ocak 2017
Suyumuzun Yol Hikâyesi (5)
25 Ocak 2017
Suyumuzun Yol Hikâyesi (4)
24 Ocak 2017
Suyumuzun Yol Hikâyesi (3)
23 Ocak 2017
Suyumuzun Yol Hikayesi…(2)
23 Ocak 2017
Suyumuzun Yol Hikâyesi…(1)
03 Ocak 2017
İyi ve Kötü
27 Aralık 2016
Bu dillere son bir sözüm olacak
25 Aralık 2016
Kim sol - Ya da sol nedir?
20 Aralık 2016
‘Ne diyeyim!’
18 Aralık 2016
Bu nasıl zihniyet yoksunluğu?
14 Kasım 2016
Maski Genel Müdürümüz Dr. Özgür Özdemir
27 Ekim 2016
Büyükşehir Belediyemiz, Milli Eğitim Müdürlüğümüz, Üniversitemiz Bu Sorunumuz Birlikte Ele Alıp Çözerler mi? (3)
25 Ekim 2016
Büyükşehir Belediyemiz, Milli Eğitim Müdürlüğümüz, Üniversitemiz Bu sorunumuzu Birlikte Ele Alıp Çözerler mi? (2)
24 Ekim 2016
Büyükşehir Belediyemiz, Mili Eğitim Müdürlüğümüz, Üniversitemiz, Bu Sorunumuzu Birlikte Ele Alıp Çözerler mi? (1)
07 Ekim 2016
Film Festivalimiz neden ertelendi?
04 Ekim 2016
YEŞİLYURT KENT KİMLİĞİ ÇALIŞTAYI (8)
03 Ekim 2016
'Yeşilyurt Kent Kimliği Çalıştayı' (7)
30 Eylül 2016
Yeşilyurt Kent Kimliği Çalıştayı (6)
29 Eylül 2016
YEŞİLYURT KENT KİMLİĞİ ÇALIŞTAYI (5)
28 Eylül 2016
Yeşilyurt Kent Kimliği Çalıştayı (4)
27 Eylül 2016
YEŞİLYURT KENT KİMLİĞİ ÇALIŞTAYI (3)
26 Eylül 2016
Yeşilyurt Kent Kimliği Çalıştayı (2)
25 Eylül 2016
Yeşilyurt Kent Kimliği Çalıştayı (2)
24 Eylül 2016
YEŞİLYURT KENT KİMLİĞİ ÇALIŞTAYI (1)
30 Ağustos 2016
15 Temmuz Destanı
25 Ağustos 2016
15 Temmuz Kalkışması Neyin, nesi imiş? (5)
23 Ağustos 2016
15 Temmuz Kalkışması Neyin, nesi imiş? (4)
22 Ağustos 2016
15 Temmuz Kalkışması Neyin, nesi imiş? (3)
18 Ağustos 2016
15 Temmuz Kalkışması Neyin, nesi imiş? (2)
18 Ağustos 2016
15 Temmuz 2016 Kalkışması Neyin nesi! (1)
14 Temmuz 2016
İnönü Üniversitesi Rektörlük seçimi üzerine
30 Haziran 2016
Facebook ve bilimle ilişkimiz (3)
28 Haziran 2016
Facebook- Medya-Bilim nereye? (2)
24 Haziran 2016
Facebook'u Doğru Okuyabiliyor Muyuz? (1)
16 Mayıs 2016
‘’Toplum Aslantepeyi Sahipleniyor’’
25 Nisan 2016
Şu mesele var ya! Şu mesele!
21 Nisan 2016
Büyükşehir Belediyemiz yetkililerinin bu konularda Yetkilerini kullanmalarını bekliyorum (3)
20 Nisan 2016
Büyükşehir Belediyemiz yetkilerinin bu konularda Yetkilerini kullanmalarını bekliyorum (2)
19 Nisan 2016
Büyükşehir Belediyemiz yetkililerinin bu konuda Yetkilerini kullanmalarını bekliyorum (1)
13 Nisan 2016
Tarım Fuarımız ve düşündürdükleri
23 Mart 2016
Herkes konuşuyor, Üniversitemiz yine susuyor?
04 Şubat 2016
Rektörümüz Cemil Çelik’e açık mektup
03 Şubat 2016
Rektörümüz Cemil Çelik’e açık mektup (9)
02 Şubat 2016
Rektörümüz Cemil Çelik’e açık mektup (8)
01 Şubat 2016
Rektörümüz Cemil Çelik’e açık mektup (7)
31 Ocak 2016
Rektörümüz Cemil Çelik’e açık Mektup (6)
28 Ocak 2016
Üniversitemiz Rektörü Cemil Çelik’e açık mektup (5)
27 Ocak 2016
Rektörümüz Cemil Çelik’e açık mektup (4)
26 Ocak 2016
Rektörümüz Cemil Çelik’e açık mektup (3)
25 Ocak 2016
Rektörümüz Sayın Cemil Çelik’e açık mektup (2)
24 Ocak 2016
Rektörümüz Cemil Çelik’e açık mektup (1)
12 Ocak 2016
Aydınlarımıza ne oldu böyle!
Haber Yazılımı