Yazı Detayı
28 Aralık 2018 - Cuma 10:38
 
Aydınlar/Âlimler Susarsa
Necip Cengil
 
 

İnsanın mesuliyetinin ağırlığı imkânına göredir. Zenginden infak etmesi, fakiri gözetmesi, biriktirip yığmaması istenir.İlim sahiplerinin, gerçeğin farkına varanların, bilgiyi biriktirip yığarak onunla övünmesi değil, öğretmesi, hakikati izah etmesi istenir. Mesuliyet ifa etmede üzerlerine düşenleri yapmayanlara şahit oldukça üzülürüm. Bilginin en doğru üslupla, anlaşılır şekilde hayata sunulması gerektiğini düşünürüm. Hayata faydalı olacak bir bilgiyi gizlemenin hayata yapılmış büyük bir kötülük olduğunu kabul ederim. Bu nedenle okumalarımda vakıf olduğum ve faydalı olacağına kanaat getirdiğim bilgiyi, gerek yazılarımda, gerekse sosyal medyada paylaşırım. Düşündürmeyen, suçlayan ifadelere yer vermemeye çalışırım.

Kitabın şu ayetleri uyarıcıdır:

“Allah’tan korkun da yalan ve batıl olanı söylemekten sakının”

“Zandan kaçının, zannın bir kısmı günahtır.”

“İndirdiğimiz apaçık delilleri ve hidayetin kendisi olan ayetleri insanlar için biz kitapta açıkladıktan sonra gizleyenler var ya mutlaka onlara Allah lanet eder. Lanet edebilecek olanlar da lanet ederler.”

“Hakk'ı batıla karıştırıp da, bile bile hakkı gizlemeyin. (Gerçeği yalanla karıştırıp, bile bile gerçeği gizlemeyin)”

“ İnsanlara iyiliği emreder de kendinizi unutur musunuz?”

“De ki: Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?”

Hayata bu gözle bakınca…

İlmin namusunu düşünürüm.

Anlarım ki; aydınların, âlimlerin susmaması gerekir. Hangi ve nasıl bir dönemden geçerlerse geçsinler uygun bir üslupla hakikati dile getirmeleri gerekir. İlmin namusunu korumaları gerekenler susarsa, sloganların ateşli dili uzar, öfke zehrini kusar ve hep birlikte yanarız.İlmin namusunu korumaları gerekenler susarsa, çıkar imparatorlukları tek söz sahibi olur. Aydınlar, âlimler kimi gerçekleri izah etmeye çalıştıklarında, onlara galebe çalmak, susturmak, ötekileştirip harcamak isteyenler çıkabilir. Nitekim bu tür durumlarla da karşılaşıyoruz. Bir anda tecrit, linç ve taşlamalarla karşılaşan aydın ve ilim ehli yalnız kalabiliyor. Tecrit ve taşlama ekipleri her alanda boy gösterebiliyor. Meseleye sadece siyasi gözle bakanlar oluyor. Başarımızı engellemek istiyorlar diyenler oluyor. Kalem sahipleri susunca her şey daha güzel olacak sanıp, buna göre tavır belirleyenler oluyor. Elbette memlekette hakikat anlaşılsın, işlere katkısı olsun diye yazan ve konuşanları kast ediyorum. Biz kalpleri bilemeyiz, konuşanların, yazanların bir kısmının amacı başka da olabilir. Temiz bir niyetle, hayata, şehre ve ülkeye katkısı olsun diye uğraşan kalem sahipleridir muhatabımız. Aydınların, ilim ehlinin konuşması, yazması, yanlışları dile getirip yol göstermesi önemlidir ve ihmal edilirse, sorunlar giderek içinden çıkılmaz bir hal alır. Bazıları sanıyorlar ki, aydınlar ve ilim ehlinin derdi hakikatin anlaşılması değil de, birilerinin işlerine taş koymak. Bu gözle bakanlar oluyor ve aydınlar, ilim ehli sorumluluklarını yerine getiremiyor.

Sanıyorlar ki, aydınlar ve ilim ehli susunca her şey düzelecek.

Peygamberden gelen rivayetlerle bitirelim:

“Her kime öğrendiği ilimden sorulursa o da çeşitli sebeplerden dolayı o bilgisini gizlerse kıyamet günü o kimseye ateşten bir gem vurulacaktır.”

“Allah Teâlâ ilmi insanların hafızalarından silip unutturmak suretiyle değil, fakat âlimlerinölmesi (ilim ehlinin ortadan kalkması) suretiyle alır. Neticede ortada hiçbir âlim kalmaz. İnsanlar bir kısım cahilleri kendilerine öncü edinirler. Onlara birtakım meseleler sorulur; onlar da bilmedikleri halde konuşur ve yönlendirirler. Neticede hem kendileri sapar, hem de insanları saptırırlar.”

 
Etiketler: Aydınlar/Âlimler, Susarsa,
Yazarın Diğer Yazıları
20 Mart 2019
Yeni Zelanda Doğu mu Batı mı?
11 Mart 2019
Değer Bilerek Yaşamak
22 Şubat 2019
ELEŞTİRİYİ İHANET OLARAK GÖRMEK
19 Ocak 2019
“Paradigmaların İflası ve İflas Erteleme”
23 Kasım 2018
Bizden Değilsen Gelme
21 Kasım 2018
Siyaset Nedir
14 Kasım 2018
Öncelikleriniz
16 Ekim 2018
Fayda Üretmek İstiyorsak
12 Ekim 2018
Kamunun Hesabı Ağırdır
21 Eylül 2018
Herkes Aynada Kendisine Baksın
26 Haziran 2018
Seçimlerin Ardından
30 Mayıs 2018
Seninle Söyleştim
18 Nisan 2018
Anlattığınız Tanrı
22 Mart 2018
Sev Dedi Gönlüm
08 Şubat 2018
Adam Ol
23 Ocak 2018
Barış Hayırlıdır
19 Ocak 2018
Yarın Kıyamet Kopacağını Bilseniz
11 Ocak 2018
Tarihi Doğru Okumak
27 Aralık 2017
Siz Kendinize Bakın
20 Aralık 2017
İnsan Günahkâr Doğmaz
14 Aralık 2017
Hesap mı, Diriliş mi?
08 Aralık 2017
Kıyamet Savaşı
24 Ekim 2017
Dibe Vuran İnsanlık
29 Eylül 2017
Hamaset
21 Eylül 2017
Kafalar Karışık
13 Eylül 2017
Geleceği Planlamak
31 Ağustos 2017
Projelerimiz Olmalı
16 Ağustos 2017
Savaş Oyunları
02 Ağustos 2017
Hangi Hiziptensin
27 Temmuz 2017
Ekrandan Atışmalar
21 Haziran 2017
Durun Kalabalıklar
09 Haziran 2017
Oyunun Yeni Perdesi Katar
10 Mayıs 2017
Trafik Terörü
05 Mayıs 2017
Yolcusu Olmayan Yol
20 Nisan 2017
Referandum
17 Nisan 2017
Seçim Sonuçları
22 Mart 2017
Şehrin Huzuru
09 Mart 2017
Park Cezası
25 Şubat 2017
16 NİSAN
18 Ocak 2017
Sistem Tartışmaları
19 Aralık 2016
HALEP Mİ DÜŞTÜ
10 Kasım 2016
Düşünelim
28 Ekim 2016
MUHASEBE
21 Ekim 2016
DİNLE
13 Nisan 2016
Milletin Adamı
21 Mart 2016
Türkiye Nereye
14 Mart 2016
Teröre Lanet
07 Mart 2016
TÜRKİYE GİBİ KAÇ ÜLKE VAR
23 Şubat 2016
Suriye Politikamız
18 Şubat 2016
MÜCADELE TA KIYAMETE
Haber Yazılımı