Yazı Detayı
31 Ekim 2019 - Perşembe 09:47
 
BATI İNSANLIK ADINA NEREDE DURUYOR
Necip Cengil
 
 

Bugünün sorunlarına sadece bugünün sonuçlarıyla bakıldığında gerçeği bütünüyle göremeyiz. Parçalar belirir. O parçalardan hiçbiri gerçeğin bütünü değildir. Bütünden birer parçadır lakin bu halleriyle analiz edildiklerinde yanıltıcı sonuçlara yol açarlar. Sorunları geçmiş birikimleriyle analiz etmeliyiz diye düşünüyorum.

Bugünün Batı dünyasını ve bugünün Doğu dünyasını, sadece bugünde kalarak analiz edersek de doğru sonuçlara ulaşamayız.
Gördüğümüz ve konuşulan şu: Demokrasi batıda ileri seviyede, doğuda neredeyse yok! İnsan hakları batıda ileri seviyede, doğuda neredeyse yok! İlim ve fen batıda ileri seviyede, doğu dünyası batının artıklarıyla yol alıyor! Batı kadına çok değer veriyor, doğuda nerdeyse kadının adı yok! Fikir hürriyeti, farklılıklara tahammül batıda ileri seviyede, doğu yerlerde sürünüyor! Yolsuzluk sorunu batıda en alt seviyelerde, doğu bu konu da sınıfta kalıyor! Kişi başına düşen milli gelir batıda çok üst seviyede, doğu açlık sınırında hatta açlık sınırının altında idare ediyor!
Bütün bunlar bugüne ait sonuçlar, göstergeler olarak dile getiriliyor.
İyi de bütün bunlar hangi geçmişin sonuçları?
Mesela Stefan Zweig “Vicdan Zorbalığa Karşı” isim eserinde, Avrupa’da farklı düşündüler diye yakılarak, suda boğularak, kılıçla kelleleri uçurularak öldürülen binlerce insandan, yüzlerce seçkin bilim adamı ve mütefekkirden, teologdan bahseder. Öyleki mesela Cenevre’de Calvin’in despot protestan dayatmalarıyla farklı bir tez ileri sürdü diye, kazığa bağlanan, altına odun kütlesi yığılarak yavaş yavaş tutuşturulan, yavaş yavaş kızararak küle dönüşen Serveto’dan bahseder,  bu baskıdan sonra “neredeyse ikiyüz yıl boyunca Cenevre’de bir şair, müzisyen, sanatçı yetişmedi” der. Cenevre’nin sonraki iki yüz yılını Calvin’in gaddar protestan anlayışından (Calvinist) bağımsız analiz ederseniz, Cenevre hakkında doğru sonuçlar elde edemezsiniz.
Avrupa bugün pamuk ipliğiyle bağlı bir AB projesi yürütüyor. Aman nasıl da başardılar diyoruz. Oysa daha 1945 yılına kadar bu Avrupa birbirlerini boğazladı, 100 milyondan fazla insan öldürdü. Sömürge hareketlerinde öldürdükleri hariç… 1945 yılından sonra çareler arandı, bugünkü AB fikri tartışıldı ve uygulamaya kondu. Ne kadar süreceği belli olmayan bu süreci bile nereye götürecekleri belli değil… İngiltere yol ayrımı için adımlarını attı. 
Batı, başta İngiltere ve Fransa olmak üzere hala sömürge ülkelerinden beslendiklerini inkâr edemezler.
Sömürge ve yol açtıkları dünya savaşları nedeniyle kendilerinin dışındaki coğrafyada ne kadar bilge insanı, toplumlara yön verebilecek insanı katlettiklerini biliyor muyuz? İngiltere sadece Hindistan’da yol açtığı teknolojiye bağlı katliamın, dokuma tezgâhlarına bağlı olarak öldürülen coğrafyanın insanın hesabını vermeye razı mı? Bunları görmeden bugünün Hindistan’ındaki sefaletin analizini doğru ve tam yapabilir miyiz?
Osmanlıya karşı en gaddar şekilde yüklenen yedi düvel olarak batının, Osmanlı coğrafyasında öldürdükleri bilge ve ehil insan sayısını biliyor muyuz? Şimdi bu coğrafyanın geri kaldığını söylüyoruz. İyi de bir coğrafya kendisini yok etmek için her türlü insanlık dışı silahla yüklenen batıya karşı kendisini savunurken, o insanlık dışı çullanmanın yara izlerini kapatmaya fırsat vermemek için coğrafyanın siyasi sahasından neredeyse elini çekmemiş batının kirli oyunlarına karşı ayakta durmaya çalışırken hangi enerjiyle ne yapabilir? Yine de o kötü şartlara rağmen epey yol kat etmiş ülkeler var.
Batı kendi coğrafyasında geçmişte yol açtığı mezhep savaşlarını epey bir zamandır ve bugünlerde daha bir körükleyerek doğuda yaşatmak için uğraşıyor. Fransa’da bir gecede elli bin Calvinist öldürülür geçmişte, bütün bir Avrupa’da, Hitler’e gelene kadar on binlerce Yahudi öldürülür. Onlarca yıldır bizim coğrafyada Alevi-Sünni katliamları için yol oluşturmaya çalışıyorlar. Şimdilerde Şii-Sünni katliamları için projeleri devrede. Evet Malik b. Nebi bizim coğrafya için “sömürüye yatkın olursanız sömürülürsünüz, bu sorunu çözmek lazım” diye özetleyeceğimiz şeyler söylüyor ama “sömürüye yatkın” olmaları için kim hangi oyunları oynadı analiz edebildik mi? Sadece ülkemizde işlenen siyasi cinayetleri doğru analiz ederek, yalnızca tetikçileri bulmak adına değil, karanlıktaki eli bulmak için ne kadar uğraştık?
Batı yüzlerce yıl uyguladığı engizisyon anlayışıyla yakarak, suda boğarak, kılıçla öldürdüğü seçkin insanlar için, katlettiği milyonlarca insan için insanlıktan özür diledi mi, hatırlamıyorum! Bu konulara değinen, maskeleri düşüren batılı ilim ehli, yazar, düşünür var ama batı “siyaseten yol açtığı hiçbir katliam adına” insanlıktan özür dilemedi. Sömürgelerle, potansiyelini yok ettiği coğrafyalar için özür dilemedi. 
Sömürge ülkelerde ehil olmayan, ayak oyunlarını iyi yapan kişileri yetki sahibi kılarak çekilir gibi yapan, uzaktan sömürmeye devam eden batının kirli oyunları hala devredeyken, doğuda yerleşemeyen demokrasinin, önlenemeyen yolsuzlukların, kirli entrikaların, kavgaların hesabını nasıl yapabilir, nasıl önlem alabiliriz. Doğuda demokrasi gelişmedi, tek suçlu doğu dersek, tek başına bu yargıyla çözüm üretebilir miyiz?
Batı insanlık adına doğru bir sınav veremedi ve bugün kalkıp yol açtığı sorunlar için doğu dünyasını suçlayamaz. Doğu dünyası da boğuştuğu sorunların neredeyse tamamını sömürge yıllarından devr aldı. Bunlar ortadayken, sadece doğuyu suçlayan, batıyı insanlık adına özür dilemeye davet etmeyen yazılarla doğru ve yeterli analizler yapamayız!
Doğu dünyası da kendini aşağılayarak değerlendirme yapmayı bırakmalı ve batıyı insanlıktan özür dilemeye davet etmeli. Barışsa, birlikte yaşamaksa, özgür bir dünyaysa tek taraflı tesis edilemez. Batı ve Doğu bunu birlikte başaracak. 
Batı insanlığın önünde geçmişin kirleriyle duruyor. Bu kirlerden arınmanın açık yürekliliğini gösterebilmeli ve siyaseten, kitle imha silahlarıyla yol açtığı insanlık sorunları nedeniyle insanlıktan özür dilemeli ve birlikte yaşama iradesini böylece ortaya koymalıdır.
Doğu da mevcut sonuçlara dair rolünü/suçlarını iyi analiz etmeli…

 
Etiketler: BATI, İNSANLIK, ADINA, NEREDE, DURUYOR,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
11 Ekim 2019
SINIR ÖTESİ HAREKAT
10 Ekim 2019
MUHALEFET VE İKTİDAR DİLİNİN AYRILIĞI
05 Eylül 2019
Evlilik Cinayetleri
24 Ağustos 2019
Acılar Üzerine
16 Ağustos 2019
Haydi Din Anlatalım
08 Ağustos 2019
Sevmek Ne Kadar Zor Dostum
02 Ağustos 2019
Edep
26 Temmuz 2019
İşler Nasıl?
19 Haziran 2019
Pusuda Kimler Var
25 Mayıs 2019
Bir ramazan ikliminde, af yolunu tutmak
29 Nisan 2019
“Kutsal Alanda Yolculuğa Çıkalım”
11 Nisan 2019
Sevgi Ve Güç Arasında
04 Nisan 2019
Seçimlerin ardından
26 Mart 2019
Kuşakların Çatışması mı?
20 Mart 2019
Yeni Zelanda Doğu mu Batı mı?
11 Mart 2019
Değer Bilerek Yaşamak
22 Şubat 2019
ELEŞTİRİYİ İHANET OLARAK GÖRMEK
19 Ocak 2019
“Paradigmaların İflası ve İflas Erteleme”
28 Aralık 2018
Aydınlar/Âlimler Susarsa
23 Kasım 2018
Bizden Değilsen Gelme
21 Kasım 2018
Siyaset Nedir
14 Kasım 2018
Öncelikleriniz
16 Ekim 2018
Fayda Üretmek İstiyorsak
12 Ekim 2018
Kamunun Hesabı Ağırdır
21 Eylül 2018
Herkes Aynada Kendisine Baksın
26 Haziran 2018
Seçimlerin Ardından
30 Mayıs 2018
Seninle Söyleştim
18 Nisan 2018
Anlattığınız Tanrı
22 Mart 2018
Sev Dedi Gönlüm
08 Şubat 2018
Adam Ol
23 Ocak 2018
Barış Hayırlıdır
19 Ocak 2018
Yarın Kıyamet Kopacağını Bilseniz
11 Ocak 2018
Tarihi Doğru Okumak
27 Aralık 2017
Siz Kendinize Bakın
20 Aralık 2017
İnsan Günahkâr Doğmaz
14 Aralık 2017
Hesap mı, Diriliş mi?
08 Aralık 2017
Kıyamet Savaşı
24 Ekim 2017
Dibe Vuran İnsanlık
29 Eylül 2017
Hamaset
21 Eylül 2017
Kafalar Karışık
13 Eylül 2017
Geleceği Planlamak
31 Ağustos 2017
Projelerimiz Olmalı
16 Ağustos 2017
Savaş Oyunları
02 Ağustos 2017
Hangi Hiziptensin
27 Temmuz 2017
Ekrandan Atışmalar
21 Haziran 2017
Durun Kalabalıklar
09 Haziran 2017
Oyunun Yeni Perdesi Katar
10 Mayıs 2017
Trafik Terörü
05 Mayıs 2017
Yolcusu Olmayan Yol
20 Nisan 2017
Referandum
17 Nisan 2017
Seçim Sonuçları
22 Mart 2017
Şehrin Huzuru
09 Mart 2017
Park Cezası
25 Şubat 2017
16 NİSAN
18 Ocak 2017
Sistem Tartışmaları
19 Aralık 2016
HALEP Mİ DÜŞTÜ
10 Kasım 2016
Düşünelim
28 Ekim 2016
MUHASEBE
21 Ekim 2016
DİNLE
13 Nisan 2016
Milletin Adamı
21 Mart 2016
Türkiye Nereye
14 Mart 2016
Teröre Lanet
07 Mart 2016
TÜRKİYE GİBİ KAÇ ÜLKE VAR
23 Şubat 2016
Suriye Politikamız
18 Şubat 2016
MÜCADELE TA KIYAMETE
Haber Yazılımı