Yazı Detayı
16 Haziran 2020 - Salı 10:35
 
BÜYÜME
Tacettin Elmas
 
 

Ekonomideki büyümenin analizini yapmak için,ekonomist olmaya gerek varmı? 

Bilmiyorum ama ben gerekli olduğuna inanmıyorum.
Devletin,dolayısı ile halkın mali politikalarını belirleyip uygulayan iktidar yetkilileri,Türkiyenin son yıllarda yüzde dört oranın da büyüdüğünü ileri sürüyorlar.
Tabi bunu tabanda hane halkını baz alarak sövlüyorlar.
Başka bir deyişle, diyorlarki,bizim uyguladığımız bu ekonomik politikalardan dolayı herkes bir önceki yıla göre yüzde dört oranında zenginleşti!
Yani herkes bizim sayede biraz daha büyüdü!
Dolayısı ile bu bir başarı örneğidir.
Ve bu konuda yapılan olumsuz eleştiriler kasıtlı.
Özellikle bu pandemi dönemine atıfta bulunarak bunun büyük bir başarı olduğunu iddia ediyorlar.
Siyasi sövlem ve politika bu.
Aslında kendi açılarında haksız da sayılmazlar.
Hatta bence bu konuda biraz mütevazi de davranıyorlar.
Neden mi?
Çünkü;
Evet gerçekten bir büyüme var.
Hatta bu büyüme açıklanan ekonomik verilerden çok daha ileri bir düzeyde!
Aslında herkes kendi yaşam koşullarını bir önceki yıllara göre kıyaslama yaparak bu konuda gerçekçi bir sonuç elde edebilir.
Bundan yola çıkarak.
Ekonomideki yüzde dört denen büyüme rakamının arkasına herkes kendi gelir durumuna bakarak bir rakam ekliyebilir yine
Yani aylık eline geçen paraya.
Yani.
Bir önceki yıllarda bu güne kadar ki harcamalarını kıyaslıyarak kendince ne oranda büyüdüğüne veya tersi bir şekilde ne kadar küçüldüğüne, yani yoksullaştığına karar verebilir.
Büyüme deyince sadece artı yönde büyüme olmaz.
Hükümetin anlatmak istediği, kulağa hoş gelen  ve istediği bu.
Doğru bu alanda ciddi bir dikey büyüme var.
Toplumdaki küçük ve dar bir gurubun büyümesinde bir sıkıntı yok.
Ama bu eşitsiz büyüme tersi oranda kendisi ile birlikte başka bir şeyi daha büyütüyor.
Bu nedir?derseniz.
O da toplumdaki yoksullaşmanın daha geniş bir tabana yayılarak büyümesidir.
Onun için ben kendimce büyüme rakamının arkasına bir sıfır koymayı uygun buluyorum.
Yani yüzde dört zenginleşen(büyüyen) aslında yüzde kırk.
Yüzde dört küçülen.
Yani yoksullaşan da yüzde kırk oranında yoksullaşarak büyüdü.
Gerek emeklilik,gerek çiftçilikten gelen büyümeye bakarak bu sonuca varıyorum.
Dedimya herkes yaptığı işe,eline geçen paraya göre bir sonuç elde edebilir.
Bunun için,iktisatçı,ekonomist olmaya gerek yok.
Şimdi bunu söyleyince aklınıza hemen hükümetin açıklaması geliyor.
Yani Tüik'in açıkladığı açlık ve yoksulluk rakamları.
Tüik geçtiğimiz Mayıs ayını baz alarak diyorki.
Türkiyede dört kişilik bir ailenin asgari geçim(Yoksululuk sınırı) için 6379 tl para lazım.
Yine dört kişilik bir ailenin açlık sınırı da 2438 tl dir.
Bunun için,bazı işçi sendikaları ve sivil toplum kuruluşlarının verdikleri rakamları es geçelim.
Hani onlar,muhalif ve taraf olabilirler!
Tüik bir devlet yani kamu kuruluşu.
Türkiyede çalışan kesimlerin,asgari ücretlerini,maaş oranlarını,emeklilerin maaş oranlarını,bütün serbest piyasa koşullarını düzenleyip sevk ve organize edende yine devlet adına yetki kullanan iktidardaki hükümettir.
Dolayısı ile bir devlet kurumu olarak Tüik'açıkladığı açlık ve yoksulluk rakamları ile yine devleti sevk ve idare eden iktidarın kendi insanına geçinebilmek için verdiği maaşlar arasındaki fark ortada.
Zenginleşme ve yoksullaşmada bir büyüme varsa ki, bu var.
Ve iktidar nasılki bunu açıkladığı rakamlarla hem ispat ediyorsa.
Hem insanlarda günlük sosyal yaşamlarında bunu iliklerine kadar hissederek zaten yaşıyor ve görüyorlarsa.
Herkes kendince hangi yönde büyüdüğüne bakarak bir fikre varabilir.
Sonuç olarak ekonomideki büyüme olumlu yönde küçük dar bir imtiyazlı kapitalist sınıf lehine yüzde dört değil yüzde kırk,elli, hata bazı kalemlerde daha fazla bir sonuç getirdiği gibi.
Toplumun geri kalan tüm kesimlerinde o oranda bir küçülmeye(yoksullaşmada büyüme)neden olmaktadır.
Ters yönlü iki büyüme türü hiç bir toplum ve ekonomi için iyi sonuçlar vermez.
Bu tarz bir zıt yönlü etkileşim önlem alınmadığı takdirde sonuçları yıkıcı olur.
Tarihteki bütün büyük toplumsal dönüşümlerin temelinde bu zıt kutuplu büyümelerin derinliği var.
Ekonomideki bu zıt büyüme şekli, yani kutuplaşma,
Siyasilerin toplumu farklı sosyal dokular üzerinde kutuplaştırarak bir takım siyasi menfaatler elde etmesine benzemez.
Bunun sonuçları daha yıkıcı ve onarılması güç olur.
Telafuzu kolay ve kulağa hoş geliyorda!!!

 
Etiketler: BÜYÜME,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
09 Temmuz 2020
ÇÖZÜLME
05 Haziran 2020
MALATYA BÜYÜK ŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI
27 Mayıs 2020
TIKANMA
11 Nisan 2020
VİRÜS GERÇEĞİ
26 Mart 2020
KAPİTALİZM, SOSYAL DEVLET VE CORONA
10 Mart 2020
OKUMANIN LOGARİTMASI
03 Mart 2020
İNSAN VE SAVAŞ
24 Şubat 2020
TC mi? BC mi?
12 Şubat 2020
UMUT VAR. MI?
28 Ocak 2020
DEPREM
17 Ocak 2020
CHP DEKİ YANILGI
10 Ocak 2020
IRAK.İRAN, AMERİKA.
01 Ocak 2020
Yeni Yıl 2020
27 Aralık 2019
HALÜSİNASYON
17 Aralık 2019
ARAYIŞ
09 Aralık 2019
CHP de YENİ BİR ŞEY YOK
05 Aralık 2019
ASGARİ ÜCRET
25 Kasım 2019
KAPİTALİZM VE DİN
18 Kasım 2019
EŞİT VATANDAŞLIK
11 Kasım 2019
ESNAF
05 Kasım 2019
TÜM ÜRETİCİ KÖYLÜ SENDİKASI
31 Ekim 2019
KUŞATMA
21 Ekim 2019
MEMLEKETİN HALLERİ
04 Ekim 2019
SİYASETTE BAŞARI
19 Eylül 2019
SİYASAL TIKANMA
29 Ağustos 2019
İSTİŞARE TOPLANTISI
26 Ağustos 2019
NEDEN!
06 Ağustos 2019
YENİ PARTİ
12 Temmuz 2019
Arz ve Talep
27 Haziran 2019
Neden zorunlu seçim.
27 Mayıs 2019
Tarımda Tarsim,Tarsimde çiftçi bilmecesi
04 Mayıs 2019
Normalleşme
24 Nisan 2019
Linç
17 Nisan 2019
Dayatma Seçim
04 Nisan 2019
Pişkinlik
26 Mart 2019
Sürpriz Seçim!
18 Mart 2019
Halk Siyasal Hayattan Dışlanmamalıdır
14 Mart 2019
Yerel Seçimlere Az Bir Zaman Kaldı.
06 Mart 2019
Yerel Seçimlere Az Bir Zaman Kaldı
27 Şubat 2019
Resim
19 Şubat 2019
İflas
12 Şubat 2019
Ziraat Odaları
05 Şubat 2019
Gidişat
30 Ocak 2019
Gündem Güven
22 Ocak 2019
Kerhen Demokrasi
15 Ocak 2019
Ruh Sağlığı
08 Ocak 2019
Şiddet.
31 Aralık 2018
Sorgulama.
24 Aralık 2018
Sorunlu Sorumluluk.
18 Aralık 2018
Şükür
10 Aralık 2018
Kutuplaşma 2
04 Aralık 2018
Kutuplaşma
26 Kasım 2018
Profil
16 Kasım 2018
Celep
06 Kasım 2018
Politika
29 Ekim 2018
KULAKLARI ÇINLASIN.
18 Ekim 2018
Seçim
09 Ekim 2018
Sağ, Sol.Yada Sol, Sağ.
28 Eylül 2018
Vatandaş Bülent
18 Eylül 2018
CHP Ne, Nasıl.
10 Eylül 2018
Dış Güçler
03 Eylül 2018
Yerelden Sorunlar
04 Temmuz 2018
Çiftçi ve Tarsim Bilmecesi
12 Haziran 2018
Stratejik İrade,Stratejik Oy
07 Haziran 2018
Miting
01 Haziran 2018
Liyakat
24 Mayıs 2018
Dayatma Seçim, Dayatma Demokrasi
14 Mayıs 2018
Yol Ayrımı
08 Mayıs 2018
Cepheleşme
03 Mayıs 2018
112 Acil Seçim, Acil Demokrasi
23 Nisan 2018
Erken Seçim ve Demokrasi
13 Nisan 2018
Değerler Savaşı
03 Nisan 2018
2019 Seçimlerine Doğru Malatya’da CHP
15 Mart 2018
Ulusal ve Milliyetçilik Üzerine
06 Mart 2018
Ulusal ve Milliyetçilik Üzerine 2
19 Şubat 2018
Ulusalcılık, Milliyetçilik Üzerine…
10 Şubat 2018
Chp’de Sorun...
30 Kasım 2017
CHP’de Tek Adam Demokrasisi
25 Ağustos 2017
İnsanın Çelişkisi (2)
24 Ağustos 2017
İnsanın Çelişkisi (1)
09 Ağustos 2017
Tütün, Kayısı ve Tarım Politikalarımız
03 Ağustos 2017
Tarsim Fizyolojisi
17 Temmuz 2017
Tarsim Ve Kaysıda Fizyolojik Dökülme
Haber Yazılımı