Mevlüt Mergen ÇOK MU MATERYALİST BİR TOPLUM OLDUK?..
Yazı Detayı
23 Ekim 2020 - Cuma 09:47
 
ÇOK MU MATERYALİST BİR TOPLUM OLDUK?..
Mevlüt Mergen
 
 

ÇOK MU MATERYALİST BİR TOPLUM  OLDUK?..

Ne kadar çok “para” konuşur olduk, onu sevmeyenler tarafından “el kiri” dense de o kir ceplerden kalplere sindi, çünkü “madde” gündeme gelince “mana” yani “maneviyat” unutulur gibi oldu, para  “ölçü” aleti olarak da kullanılmaya başlandı, kişilerin sosyal hayat içindeki konumları mal varlıklarına, zenginliklerine göre belirlenmeye başlandı. 
Merhum hocamızın “ye kürküm ye” fıkrasını hatırlarsak bu durumun geçmişten günümüze daha güçlenerek geldiğini söyleyebiliriz, paranın dünden bugüne yol hikayesine bakacak olursak;  eskilerin her sözü güzeldir, tıpkı “herkes iki dirhem gümüşün üstünde oturamaz” sözü gibi, daha önceleri parası olanlar ya altın alır yastık altında saklardı, ya da “taşınmaz” alırdı, günümüze gelindiğinde “paraya para” getirecek yollar ve imkanlar çoğaldı.
Önce “borsa” kuruldu, hisse senetleri giderek el değiştirmeye başladı, yabancı paralar durmadan “değer” kazandığı için “yatırım” aracı oldu, “emlak” daha çok zengin olmak isteyenler için de  “cazibe” kazandı, “altın” ayarı ile oynansa da “değer” kazanmaya devam etti, daha önceleri “kilo” ile alınan bu sarı maden şimdi “gramla” alınıp satılmaya başlandı.
Geçen haftaya kadar yatırımcıların iştahını kabartan “emlak” Merkez Bankasının faizleri yükseltmesiyle sanki “ucuzlamaya” başladı,  af edersiniz “alkollü” maddeler için şöyle derler: “şişede durduğu gibi durmuyor” bu sözü bundan böyle “kasada durduğu gibi durmuyor” şeklinde söylemek gerekiyor, çünkü para bir kararda durmuyor, elinde bulunduran her gün onun “yönünü” değiştirebiliyor.
Faizler düştüğünde otomobil ve emlak fiyatları yükseldi, hem de taliplisi artarak, ikinci el otomobiller bile değer kazanarak  “sıfır” arabaları geçtiler, inşaat sektörü canlandı “toprakta” iken konutlar alıcı bulur oldu, faizler yükseltilmeden “kredi” musluklarını sonuna kadar açan bankalar şimdi “faiz” yoluyla para kazanmaya başladılar.
Para sahipleri için televizyonların tamamı her gün “ekonomi” başlığı altında rapor ve haberler yayınlıyorlar, borsanın düşüşünü ya da yükselişini rakamlarla anlatıyorlar, önceleri “anlamsız” bulurdum bu “ekonomi” haberlerini, sonradan anladım ki ilgileneni, izleyicisi var ki ekranlarda dakikalarca yer buluyor bu haberler, raporlar.
 Tek kelime ile söylemek gerekirse “yatırımın” amacı, kazanmak, daha çok kazanmaktır, günümüzde kazanmak, moda deyimle “köşeyi dönmek”  için fiziki bir güç harcanmıyor, sadece parayı bir kanaldan başka bir kanala aktarmak gerekiyor, bunun gerekçesi ise “durgun su kokar” denmesidir.
Yüce dinimiz İslam “durgun su” kokmasın için “zekat” müessesesini kurmuş, çünkü zekat en çok kazandıran yoldur, bire on, bire yedi, hatta bire yedi yüz arttırır, insanımızın bir kısmı bu gerçeği göz ardı ettiği için parasını borsaya, taşınmazlara, yabancı paralara ve altına bağlıyor.
Bilinen yatırım araçları içinde en güvenli liman” altın gösteriliyor, bu geçmiş zamanlarda da böyle idi, bugün de öyle, yalnız bugün “yastık altı” uygulaması yok, sarı maden kısa vadede kazandırmıyorsa da uzun “vade” için yatırım aracı oluyor, geçen gün Cumhuriyet altını 3200 lirayı gördü, inişli çıkışlı durumuyla kalbini ona bağlamış olanların sanırım “ruh” sağlıkları pekiyi değil.
 Dolar düşerse altın da düşüyor, böylece bir zamanların “kara gözlü” insanı şimdi “paragözlü” olmuş oluyor, gerçi geçmişte dolar yoktu da “dinar” vardı ve dinarı çok sevenler için “diniküm dinariküm” söylenirdi bu sözü bu gün bazıları için “diniküm dolariküm” olarak değiştirmek gerekiyor.
Çünkü toplum olarak çok sever olduk, parayı, altını, bir gün topladıklarımızı bırakıp gideceğimiz aklımıza gelmiyor, düşünmüyoruz “helalden” kazandığımızın “hesabı” varken haramdan topladığımızın “azabı” vardır, dense ki “parsız da olmuyor” doğrudur deriz, yalnız şunu hatırlatmak gerekir ki “paranın yeri” kalbimiz değil, kasamızdır. 
Diyarbekir’de adı bir hamama verilmiş olan “Vali Cemşid Paşa” bir gün tebdil-i kıyafet ederek halkı teftişe çıkmış, önce bir berbere uğramış, berber gelen kişinin kılık kıyafetini beğenmemiş olacak ki onu tıraş etmekten kaçınmış, her geleni oturtmuş koltuğuna, fakat bir türlü Cemşid paşa’ya “buyur gel” dememiş.
 Paşa bu durumda dayanamamış ve: “Parasız Cemşid olanın kimse bakmaz yüzüne/menfaat mangıra dönmüş sim-ü zer zamanıdır” sözlerini yüksek sesle söyleyince berber anlamış bu gelenin Cemşid paşa olduğunu.
Öylesine “materyalist” olduk ki türkülerimizde bile bunu dile getirmekten çekinmedik: “Şimdi rağbet güzel ile zengine” derken, toprağın üstündeki görüntü böyle ya toprağın altında durum nasıl?
Elhamdulillah emekli maaşımızdan başka bir gelirimiz yok ki yatırımımız olsun, o maaşta zaten elimize geçmeden eriyor, para, günün en aktüel konusu olduğu için dokunalım istedik..

UNUTMA – MASKE – MESAFE VE DUA
Selam ve dua ile. 

 
Etiketler: ÇOK, MU, MATERYALİST, BİR, TOPLUM, , OLDUK?..,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
01 Aralık 2020
DİYARBEKİR VE SEVDAMIZ UNUTULMASIN İSTİYORUZ!.. (5)
30 Kasım 2020
DİYARBEKİR VE SEVDAMIZ UNUTULMASIN İSTİYORUZ!.. (4)
27 Kasım 2020
DİYARBEKİR’DEKİ SAHABE MENKIBELERİ!. (*)
21 Kasım 2020
DİYARBEKİR VE SEVDAMIZ UNTULMASIN İSTİYORUZ! .. (3)
20 Kasım 2020
DİYARBEKİR VE SEVDAMIZ UNTULMASIN İSTİYORUZ! .. (2)
19 Kasım 2020
DİYARBEKİR VE SEVDAMIZ UNTULMASIN İSTİYORUZ! .. (1)
18 Kasım 2020
TARİHE ADINI YAZDIRMIŞ “ DİYARBEKİR’Lİ AHMET ÇELEBİ!..” (*)3
17 Kasım 2020
TARİHE ADINI YAZDIRMIŞ “ DİYARBEKİR’Lİ AHMET ÇELEBİ!..” (*)2
16 Kasım 2020
TARİHE ADINI YAZDIRMIŞ “ DİYARBEKİR’Lİ AHMET ÇELEBİ!..” (*)1
09 Kasım 2020
DİYARBEKİR’DEKİ SAHABE MENKIBELERİ!..(*)
02 Kasım 2020
HİLELİ GIDADAN SAKINMALIYIZ !..
31 Ekim 2020
NORMALLEŞİYOR MUYUZ?..
30 Ekim 2020
TİCARET
21 Ekim 2020
İDAM VE ADALET BEKLENTİMİZ!..
20 Ekim 2020
YİĞİTLİK NEDİR?!..
19 Ekim 2020
HAZRET-İ ÖMER’İ (R.A.) DÜŞÜNÜYORUM!..
16 Ekim 2020
SAĞLIKÇILAR “CAN” DOSTLARIMIZDIR!..
15 Ekim 2020
ÖKSÜRÜKTEN BİLE KORKAR OLDUK!..
14 Ekim 2020
SİYASET ANLAŞILMAZDIR!..
13 Ekim 2020
M A R A T O N!..
08 Ekim 2020
SOSYAL MAHZUNLAR!..
24 Eylül 2020
YARARLI İLİM HANGİSİ?
23 Eylül 2020
BU CORONA VİRÜS DAHA ÇOK YAZI YAZDIRIR!.
18 Eylül 2020
SOSYAL MAHZUNLAR!..
18 Haziran 2020
DEZENFEKTE ÇOK ÖNEMLİ!..
15 Haziran 2020
CERİDEDEN GAZETEYE!..
13 Haziran 2020
SARI KIZ VE MALATYA SEVDALISI ŞAİR: KEMAL DENİZ!..
11 Haziran 2020
ÜSKÜDAR’DA SABAH OLDU MU”
10 Haziran 2020
KÜRESEL TATİLDEN DÖNÜŞ BAŞLADI?
06 Haziran 2020
MALATYA’YA “İLAHİ” ÖDÜLDÜR KAYSI!..
05 Haziran 2020
KELAM-I KİBAR’DAN ?..
01 Haziran 2020
“MODA” DEĞİŞİR ADI DEĞİŞMEZ
30 Mayıs 2020
27 MAYIS DİYARBEKİR’İN FETİH GÜNÜDÜR!..
29 Mayıs 2020
DİYARBEKİR DÖRT KAPI!..
22 Mayıs 2020
“ALLAH SABREDENLERLE BERABERDİR!..”
21 Mayıs 2020
ŞEHR-İ AMİD’DE ESKİ RAMAZANLAR!..
18 Mayıs 2020
CORONAVİRÜS HEM KÜRESEL, HEM MEVSİMSEL!..
14 Mayıs 2020
BİR DİYARBEKİR YEMEĞİ: MEFTUNE.. NAM-I DİĞERİ=TIRŞİK!.. (!)
11 Mayıs 2020
ORUÇ
09 Mayıs 2020
BİR KÖY - BİR AYYAŞ – BİR ÇOBAN!..
07 Mayıs 2020
DÜNYA BİR YEVM (GÜN) BİZE DÜŞEN SAVM (ORUÇ)!..
01 Mayıs 2020
MALATYA’LI FAHRİ KAYAHAN VE DİYARBEKİR!
01 Mayıs 2020
KEMAL DENİZ YAZISI
Haber Yazılımı