Mevlüt Mergen DİYARBEKİR VE SEVDAMIZ UNTULMASIN İSTİYORUZ! .. (3)
Yazı Detayı
21 Kasım 2020 - Cumartesi 11:12
 
DİYARBEKİR VE SEVDAMIZ UNTULMASIN İSTİYORUZ! .. (3)
Mevlüt Mergen
 
 

 “Ben küçemi özledim” kitabımızı oluştururken, bu söyleşiyi izleyen diğer söyleşilerimiz okunduğunda görülecektir ki bütün konuların  ana "tem"ası "Diyarbekir'in sur içi"dir, çünkü bize göre bu şehrinde her "sengine bir acem mülkü feda" edilebilir.

 Ayasofya kadar, hatta ondan daha eski bir tarihe ve manevi değere sahip "Ulu Camii" sur içindedir, son zamanlarda  Anadolu'da "sahabe harita"sını çıkaranlar gördüler ki hiçbir şehirde "yirmi yedi tane Sahabe-i  Kiram'ın (r.a.)  mübarek makberi bir arada bulunmamaktadır"

Denilir ki; "Mimar Sinan" daha İstanbul'da ün'lenmemişken ilk eserlerini Diyarbekir'de inşa etmiştir ki  bunların başında gelir "Behram Paşa, Ali Paşa, İskender Paşa, Bıyıklı Mehmet Paşa (Kurşunlu Cami)  ve Melek Ahmet Paşa" mabetleri, bu saydıklarımızın tamamı olmasa bile önemli bir kısmında o büyük ustanın "çıraklık" dönemi imzasının olduğu söylenir.

Diyarbekir'in müslümanlar tarafından fethine baktığımızda görürüz ki sur içindeki "kilise"lerin tamamı İslam öncesi zamana aittir, tarih bize,  Evliya Çelebi'nin tam dört bin  adım olarak bildirdiği "İçkale"yi "Kanuni Sultan Süleyman"ın yaptırdığını söylese de çevresi beşbin metreyi bulan ve bazılarının "altın" olarak nitelediği bizim de altından daha değerli kabul ettiğimiz "bazalt taşı" ile örülmüş "kalkan"balığını anımsatan  bilezik şeklindeki surlarının hangi zamanlarda yapıldığını o tarih bize söylemiyor da her birine bir acem mülkünün feda edilebileceği "taş'larına sorunuz" diyor, yani Diyarbekir'in mabetlerinin, surlarının ve diğer tarihi yapıların taşlarının konuşacağını bize haber veriyor.

Peki biz ne yapıyoruz, o taşlara sormaya "cesaret" edebiliyor muyuz, çünkü o taşların gerçekten "dile" geleceğinde bize kızıp azarlayacağını biliyoruz, "envanter"inde olanları "restore" eden Vakıflar idaresi ve diğer "resmi" kurumlar  çok büyük manevi değere sahip olduğu halde "envanteri"inde olmayan türbe ve diğer mabetlerin onarımını üstlenmiyor, bir misal;

Diyarbakır Valiliğince 2011 yılında  Yard. Doç. Dr. İrfan Yıldız'ın "editör"ü olduğu "Medeniyetler Mirası Diyarbakır Mimarisi isimli" kitabın 349. sahifesinde: '"İmam Akil (Ukayl) türbesi" başlığı altında bilgi verilirken:  Merkez Sur ilçesi Çarıklı beldesi Adaklı  (İmam Akil) köyü'ndedir.  Adaklı köyünün merkezden uzaklığı 12 km.dir. 1316/1898 tarihli Diyarbakır Salnamesinde 'Eizze-i Kiram'dan İmam Akil (Ukayl) Diyarbakır'ın garp nahiyesinde İmam Akil köyünde medfun olduğu bilgisis vardır.

İmam Akil (Ukayl b. Ebi Talip türbesini gidip ziyaret etmiş, yorgunluğumu gidermek için de kapısında bir zaman oturmuştum. MM

Bu bilgilerin yanı sıra bu türbe hakkında daha fazla bilgi sunularak türbenin mescidinin harap halde olduğu ve yeniden inşa edildiği" belirtilen belgelerle de sabittir ki  Hz. Ali'nin (k.v.) kardeşi "Ukayl b. Ebi Talib"in kabri Diyarbekir'dedir, halk bu türbede medfun bulunan zat için  "İmam Akil" diyor tıpkı Hazret-i Ali'ye "İmam Ali" dediği gibi.

Diyarbekir halkıın bir zamanlar  iyileşsin diye "akıl"  hastalarını götürdüğü bu türbe öylece "Adaklı" köyündeki kabristanın içinde bilinmezlik ve terk edilmişliğiyle durur, düşününüz lütfen Sevgili Peygambermizin (s.a.v) sevgili kızı Hazret-i Fatıma'nın (r.a.) eşi, aynı zamanda yine sevgili peygamberimizin amcasının oğlu olup hayatta iken cennetle müjdelenmiş on kutlu insandan biri  olan "şanı yüce"  Hz. Ali (k.v.)in  kardeşi "Ukayl b. Ebi Talib"in makberi bir başka şehirde olmuş olsa idi böyle mi olurdu, yoksa bütün ülke bu manevi dinamikten haberdar mı olur, fevç fevç insanlar onun ziyaretine mi gelirdi? Cevabını siz verin lütfen!..

 
Etiketler: DİYARBEKİR, , VE, SEVDAMIZ, UNTULMASIN, İSTİYORUZ!, .., , (3), , , , , , ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
01 Aralık 2020
DİYARBEKİR VE SEVDAMIZ UNUTULMASIN İSTİYORUZ!.. (5)
30 Kasım 2020
DİYARBEKİR VE SEVDAMIZ UNUTULMASIN İSTİYORUZ!.. (4)
27 Kasım 2020
DİYARBEKİR’DEKİ SAHABE MENKIBELERİ!. (*)
20 Kasım 2020
DİYARBEKİR VE SEVDAMIZ UNTULMASIN İSTİYORUZ! .. (2)
19 Kasım 2020
DİYARBEKİR VE SEVDAMIZ UNTULMASIN İSTİYORUZ! .. (1)
18 Kasım 2020
TARİHE ADINI YAZDIRMIŞ “ DİYARBEKİR’Lİ AHMET ÇELEBİ!..” (*)3
17 Kasım 2020
TARİHE ADINI YAZDIRMIŞ “ DİYARBEKİR’Lİ AHMET ÇELEBİ!..” (*)2
16 Kasım 2020
TARİHE ADINI YAZDIRMIŞ “ DİYARBEKİR’Lİ AHMET ÇELEBİ!..” (*)1
09 Kasım 2020
DİYARBEKİR’DEKİ SAHABE MENKIBELERİ!..(*)
02 Kasım 2020
HİLELİ GIDADAN SAKINMALIYIZ !..
31 Ekim 2020
NORMALLEŞİYOR MUYUZ?..
30 Ekim 2020
TİCARET
23 Ekim 2020
ÇOK MU MATERYALİST BİR TOPLUM OLDUK?..
21 Ekim 2020
İDAM VE ADALET BEKLENTİMİZ!..
20 Ekim 2020
YİĞİTLİK NEDİR?!..
19 Ekim 2020
HAZRET-İ ÖMER’İ (R.A.) DÜŞÜNÜYORUM!..
16 Ekim 2020
SAĞLIKÇILAR “CAN” DOSTLARIMIZDIR!..
15 Ekim 2020
ÖKSÜRÜKTEN BİLE KORKAR OLDUK!..
14 Ekim 2020
SİYASET ANLAŞILMAZDIR!..
13 Ekim 2020
M A R A T O N!..
08 Ekim 2020
SOSYAL MAHZUNLAR!..
24 Eylül 2020
YARARLI İLİM HANGİSİ?
23 Eylül 2020
BU CORONA VİRÜS DAHA ÇOK YAZI YAZDIRIR!.
18 Eylül 2020
SOSYAL MAHZUNLAR!..
18 Haziran 2020
DEZENFEKTE ÇOK ÖNEMLİ!..
15 Haziran 2020
CERİDEDEN GAZETEYE!..
13 Haziran 2020
SARI KIZ VE MALATYA SEVDALISI ŞAİR: KEMAL DENİZ!..
11 Haziran 2020
ÜSKÜDAR’DA SABAH OLDU MU”
10 Haziran 2020
KÜRESEL TATİLDEN DÖNÜŞ BAŞLADI?
06 Haziran 2020
MALATYA’YA “İLAHİ” ÖDÜLDÜR KAYSI!..
05 Haziran 2020
KELAM-I KİBAR’DAN ?..
01 Haziran 2020
“MODA” DEĞİŞİR ADI DEĞİŞMEZ
30 Mayıs 2020
27 MAYIS DİYARBEKİR’İN FETİH GÜNÜDÜR!..
29 Mayıs 2020
DİYARBEKİR DÖRT KAPI!..
22 Mayıs 2020
“ALLAH SABREDENLERLE BERABERDİR!..”
21 Mayıs 2020
ŞEHR-İ AMİD’DE ESKİ RAMAZANLAR!..
18 Mayıs 2020
CORONAVİRÜS HEM KÜRESEL, HEM MEVSİMSEL!..
14 Mayıs 2020
BİR DİYARBEKİR YEMEĞİ: MEFTUNE.. NAM-I DİĞERİ=TIRŞİK!.. (!)
11 Mayıs 2020
ORUÇ
09 Mayıs 2020
BİR KÖY - BİR AYYAŞ – BİR ÇOBAN!..
07 Mayıs 2020
DÜNYA BİR YEVM (GÜN) BİZE DÜŞEN SAVM (ORUÇ)!..
01 Mayıs 2020
MALATYA’LI FAHRİ KAYAHAN VE DİYARBEKİR!
01 Mayıs 2020
KEMAL DENİZ YAZISI
Haber Yazılımı