Yazı Detayı
09 Haziran 2020 - Salı 10:08
 
DOĞAYA SAYGI İNSANIN KENDİNE ÖZ SAYGISIDIR
Ferman Salmış
 
 

Kuşların cıvıltısı, bu yaz şarkısı,

Kendini alıp giden bir rüzgâr gibi şimdi sesim.

Günümüzde insanın kendine giderek yabancılaşıyor olması, onu;  içinde yaşadığı dünyaya da yabancılaştırıyor. Özünü terk eden bir varlık hâline geliyor. “Hız” ve “haz” ikilisinin yönettiği bu çağ böyle flu bir paradigma ile daha anlaşılmaz ve anlamlandırılmaz hâle geliyor. Doğayı salt bir “çevre” kavramına indirgeyip kendimizi merkeze koymayı sürdürüyoruz.  Kendimi merkeze koyarken, bunu içinde yaşadığı dünyadan soyutlayarak yapıyor olmamız bir vurdumduymazlık da oluşturuyor ve yabancılaşmayı besliyor.
Dünya Çevre Günü dolayısıyla önüne gelen ahkâm kesiyor, tespitlerde bulunuyor. Ancak kendine sorumluluk yükleyenlerin sayısı hayli az. Örneğin insan, gezegeni en çok sabote eden, tahrip eden bir numaralı fail durumunda. Örneğin doğa ile ilişkimize bakıldığında, hâlâ yeterli dersi almışa benzemiyoruz. ABD başta olmak üzere birçok ülke, sanayi üretimini doğaya daha dost teknolojilerle yapma niyetinde değil. Daha önce yapılmış antlaşmalardan ve imzalanan sözleşmelerden de çekilmekte bir mahsur görmüyorlar. Üstelik dünyaya bunu duyururken, büyük bir çarpıtmayla manipülasyona devam ediyorlar. Gezegende sıcaklığın artması, plastik atıkların gezegenin en bakir alanlarına kadar yayılmış olması, içme sularının kirletiliyor olması, ormanlık alanların azalması, insanın duyarsızlaştığını anlatıyor.
Doğanın kendini yenileme ve onarma yeterliliği var. Pandemi döneminde bunları gördük; sanayi attıkları ve atmosfere salınan gazlar azalınca, masmavi bir gök, daha yeşil bir çevre, daha berrak bir deniz ile karşılaştık. Bu çağda gezegeni dinlendirebilecek tedbirler almalıyız. Öyle ki doğaya verdiğimiz her türlü zarar hayatımızı zorlaştıracaktır. Göz göre göre yeterli duyarlılığı geliştiremememiz, giderek geri dönülmesi zor bir sürece de sürüklüyor bizleri.
Okullarda doğanın korunmasına yönelik olarak daha iyi çalışmalar yapılmaktadır. Yeni kuşağın bu konuda duyarlılığı artmakla birlikte, makro planda çalışmalar yapılmalıdır. Doğayı zehirleyen gazlar, plastik gibi karbon atıklar konusunda daha bilinçli hareket edilmelidir. Doğanın korunması üzerimizdeki en büyük sorumluluktur. İçme sularının kirletilmemesi, nehirlerin, akarsuların doğal yapılarının korunması elzemdir. Özellikle ormanlar, doğal bitki örtüleri ve ağaç çeşitliliğinin dikkate alınması gerekir. Şehir yaşamımız mutlaka değişmelidir. Hayat tarzımız doğayla uyumlu hâle getirilmelidir.
Doğal hayatın korunması, hepimizin görevidir. İçinde yaşadığımız dünya basit bir “çevre” kavramı ile geçiştirilemez. Hayat, gezegenin korunmasını ve varlığını sürdürmesine bağlıdır. Çünkü bir “çevre felaketi” insanlığın ve doğal hayatın da felaketi olacaktır. Şehirlerimizi, okullarımızı, bir bütün olarak habitatlarımızı zaman kaybeden yeniden düzenlemeliyiz. Beton yığınlarına göz diken insan, giderek daha çok körelecektir. Bu nedenle soluk alan şehirler, yatay mimari, çoğaltılmış yeşil alanlar ve bu konuda bilinçlenmiş insan bu kötü gidişi değiştirebilir. 
Yaprak yeşili, gök ve deniz mavisi ve çocukların gözleri… bunları birbirinden ayıramazsınız!
Gelecek, yeni bir inivasyon,  doğaya uyumlu ve barışık bir teknoloji ile daha iyi olabilir. “Açgözlülük” üzerine kurulu tüketim kültürünün ne denli bir tehlike oluşturduğunun da altını çizmiş olalım.

 
Etiketler: DOĞAYA, SAYGI, İNSANIN, KENDİNE, ÖZ, SAYGISIDIR,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
09 Nisan 2020
YENİ TİP KORONAVİRÜS (COVİD-19)
17 Şubat 2020
KAR YAĞINCA, İNSAN BEYAZ DÜŞÜNÜR
10 Şubat 2020
YAZMANIN FELSEFESİ
11 Ocak 2020
ŞİİR YOLCULUĞU
06 Aralık 2019
DİL BECERİLERİ ÇALIŞTAYI İZLENİMLERİ (2)
05 Aralık 2019
DİL BECERİLERİ ÇALIŞTAYI İZLENİMLERİ (1)
11 Eylül 2019
Usta
15 Ağustos 2019
ÖDÜNÇ SESLERLE KONUŞMAK
06 Ağustos 2019
İNSAN VE GELECEK/2
24 Temmuz 2019
İnsan ve Gelecek Üzerine/1
05 Temmuz 2019
Güzeli Savunmak
21 Haziran 2019
21. YÜZYILIN EĞİTİM HİKÂYESİ ve BEKLENTİLER (3)
20 Haziran 2019
21. YÜZYILIN EĞİTİM HİKÂYESİ ve BEKLENTİLER -2-
19 Haziran 2019
21. YÜZYILIN EĞİTİM HİKÂYESİ ve BEKLENTİLER (1)
15 Haziran 2019
Edebi Kanon
11 Haziran 2019
Kapılar Üzerine / 2
07 Haziran 2019
Kapılar Üzerine / 1
29 Mayıs 2019
Kendi Olmak Meselesi
22 Mayıs 2019
Anlamaya Çalışmak
14 Mayıs 2019
Işkın, Kenger Ve Gecikmiş Bir Bahar
08 Nisan 2019
Güzel Bir İnsanın Arkasından Sözler
01 Nisan 2019
Yazma Düşü
20 Ocak 2018
Yarım Uyak, Eksiltili Cümle
15 Ocak 2018
Mevsimler, Hüzün Durakları
05 Ocak 2018
Unutma Üzerine/2
03 Ocak 2018
Unutmak Üzerine
26 Aralık 2017
Kitaplar, Okuma Bilinci ve İnsanımızın Tutumu (4)
25 Aralık 2017
Kitaplar, Okuma Bilinci ve İnsanımızın Tutumu (3)
23 Aralık 2017
Kitaplar, Okuma Bilinci ve İnsanımızın Tutumu(2)
22 Aralık 2017
Kitaplar, Okuma Bilinci ve İnsanımızın Tutumu
20 Aralık 2017
Sözcüklerin Körleşmesi
16 Aralık 2017
Kavramların İktidarı
11 Aralık 2017
Kavramların Katılımcılığı
02 Aralık 2017
Kavram Yorgunluğu
29 Kasım 2017
Kavramların Suskunluluğu
22 Kasım 2017
Hayatı Okumak Üzerine
18 Kasım 2017
Sese Sarılmak
14 Kasım 2017
Çocuk Kimdir?
29 Ağustos 2017
Eski Bir Masaldan Sarkmıştır Hayat
26 Ağustos 2017
MAVİ VE ÖTEKİ KELİMELER
22 Ağustos 2017
Hayat Bir Tuval
11 Ağustos 2017
Ses ve Yalnızlık
26 Temmuz 2017
Hayat; Kendi Penceremizden Uzak Yollara Bir Bakıştır
22 Temmuz 2017
Sözden Önce, Gölgeden Sonra
14 Temmuz 2017
Akarken Nehirler ve Şehirler
29 Mayıs 2017
6. Malatya Anadolu Kitap Fuarına Dair İzlenimler
21 Mart 2017
Avrupa Nereye?
11 Şubat 2017
Hayatın Anlamı/ Anlamsızlığı Üzerine
28 Haziran 2016
GELMELER GİTMELER
11 Haziran 2016
YAĞMUR DÜŞLERİ
08 Haziran 2016
ZAMANA YENİLMEK
09 Şubat 2016
Masumiyetin Ölümü
Haber Yazılımı