Asım Demirkök DÜNYADA NELER OLUYOR?
Yazı Detayı
15 Ekim 2020 - Perşembe 09:47
 
DÜNYADA NELER OLUYOR?
Asım Demirkök
 
 

21.Yüzyılın şafağında ortalık durulmuyor. Bir gün Bosna’da, diğer gün Afganistan, Tunus, Libya, Irak, Suriye Kuzey Afrika, Azerbaycan derken bir anda Orta Doğu ülkeleri, Balkanlar, Kafkasya ve halkları, birbirlerine girdiler. Bu nasıl bir şey Allah’ım halklar birbirlerine kırdırılıyorlar. Yerlerinden yurtlarından ediliyorlar. 

Günümüzde herhangi bir savaş ya da gerilim, yalnızca taraf olan ülkelerin meselesi olarak kalmıyor. Süper devletler, komşu ülkeler, hatta tüm dünya, denklemin parçası olarak ortaya dökülüyorlar.
Bunlar devletlerarası tezgâhlanırken, biryandan terör belası dünya insanlarının korkulu rüyası haline geliyor. Gelişmiş gelişmemiş başkentler diye de dinlemiyor terör. Bir gün Paris, diğer bir gün Londra, Ankara,  Bağdat hattı.
Oysa ulus devletler 18.Yüzyılın başlarında kurulup, krallıklar imparatorluklar çöküp giderken, ne enkazlar geride bıraktılar, ne enkazlar. Yine mi insanlık âlemi aynısını yaşamak zorunda kalacak? Az mı canlar yandı bu süreçte.
Birinci Paylaşım ( 1914-1918) savaşında, 15 Milyonun üzerinde insan. İkinci Paylaşım (1938- 1945) savaşında, 50 milyonun üzerinde insan yaşamını yitirdi. Sakat kalanlar sayılmadı bile.
Daha yeni bir yüzyılın çeyreğindeyiz. Aklımızı başımıza almazsak, yenidünya düzeni kurulurken, daha ne acılar, ne acılar yaşanacak. İnsan evladı, ne acılar yaşayacak yeryüzünde?  Niye böyle oluyor?  Önce dünyanın bugünkü haline bir bakalım. 
Bugünkü dünya nasıl bir dünya?
1- Bu Dünya artık iki kutuplu değil.
2- Bu Dünya artık tek kutuplu da değil.
3-Bu Dünyanın artık bir merkezi yok.
4-Bu Dünyada her an, her zaman diliminde, merkez bir yere kayıyor ve dünya oraya yöneliyor.        
5-Hiçbir ülke, dünyada artık savaşa ve barışa tek başına karar veremiyor.
6- Terörü bile ortaklaşa durduramıyorlar. 
7-Her ülkenin terörü besleyen bir yanı var.
8-Dünün iki kutuplu, ya da tek kutuplu kurumları çatırdıyor.
9-Dünyanın ekonomik kararlarını veren güç merkezlerinin yerleri her an değişiyor. 
10-İMF şaşırmış, ekonomik güç merkezi olmaktan hızla uzaklaşıyor.
11-Birleşmiş milletler sorgulanmaya başlanmış. 
12-Dünyanın beşten büyük olduğu sarkmış gün yüzüne. Görünür olmuş
11-Yakın bir gelecekte dünya sorunlarının çözümünde, Birleşmiş Milletler ve orada rol alan baş aktörler de değişmek zorunda kalacaklar.
12-Giderek karmaşıklaşan dünya sorunlarının çözümünde, yeni aktörler öne çıkarak, kendi kurumlarını da yaratacaklar.
13-Orta Doğuda yaşananlar; Çevremizde olup bitenler, zamanın en yakın, en çarpıcı, en somut tanığı değil mi?
Her gün, her şey, yeni bir şeylere gebe ve yeni şeyler oluyor. Kovid-19 adıyla bir virüs çinin bir eyaletinde ortaya dökülüyor. Bütün dünyada zengin yoksul,  başkan başbakan, küçük büyük, sağlıklı sağlıksız demeden kolundan tuttuğu gibi alıp götürüyor. En yakınları bile ne hastanede ne evde, ne de götürüldüğü yere yaklaştırılıyor. Yarın ne çıkacağı, ne olacağı bilinmiyor. Dünya iki kavram arasına sıkışmış durumda. ‘’Olasılık ve Belirsizlik.’’
Bunları bırakın bizlerin çözmesi; dünyanın entelektüelleri ve her türlü bilgi ve bilgilere sahip olan ülkelerin, devletleri ve istihbarat örgütleri dahi şaşırmış. Bir gün aldıkları kararlarını, ertesi gün değiştirmek zorunda kalıyorlar.
Dünyada olup bitenlere damgasını vuran ne? Dönüp dünyamızın geçmiş zamanından bugüne geçirdiği evrime baktığımız da ne görüyoruz? İnsanlık tarihi öyle bir aşamaya geldi ki; Doğa üzerindeki kontrolünü her gün, her an, artırdıkça artırıyor. Her an her şey, bilginin değişim hızının karesine orantılı olarak değişiyor. Yer değiştiriyor. Değişmek zorunda kalıyor ve bu oluşumu dünyaya dağıtıyor.
Peki, bu yeni dönem, bu yeniçağ neyi ifade ediyor?
Bu çağda insanlık ve bilim; silahla sorunlar çözülsün istemiyor. Ayan beyan her şey açık olmalı. 
Dünya üzerinde silahla para kazananlarla, bilgiyle para kazananlar, dünyayı paylaşamıyor, birbirleri üzerinden insanlığı cayır cayır yakıyorlar.  Kanım o ki, tekil insanda mevcut insana ait olan ‘’bilgi’’, bilgiyle para kazanan ülkeler ve baronlar kazanacak. Neden mi?
Bilginin kendisi açık, açık olmak zorunda. Bilimin gerçekliğinin var olma koşulu bunu zorunlu kılıyor. Bu nedenle bilginin yarattığı ortam saf, açık temiz olmalı. Yoksa bilginin somut gerçekliği, varlığını ortaya çıkaramaz. Bu nedenle bilginin küresel dünyası, dünyaya yayıldıkça, yayıldığı alanlarda kirliliği, kirli ilişkileri yerinde bırakmıyor. Farş edip, ortaya döküyor da, döküyor. Kendisinin girebilmesi için bu bir zorunluluk halini alıyor. Girdiği yeri de, bu nedenle olduğu gibi bırakmıyor, çözüyor, ayrıştırıp çatıştırıp yeryüzünde görünmesini sağlayarak, aydınlığa çıkarıyor.
Açıkçası, açıkçası; ‘ Üretim İlişkileri’ dediğimiz insani ilişkiler, dünyanın kaynakları yeniden değişmek, vicdani-ahlaki-adil olarak paylaşılmak zorunda. 
Geçmişin üst yapı kurumları olan ‘’devlet, partiler, meslek odaları, sivil toplum kuruluşları, bizler, paradigmalarımızla (değerler dizimizle ) birlikte’’ değişmek zorundayız. Bir gün değişeceğiz. Geçmişte tarih nasıl her şeyi yerli yerine oturttuysa, ‘’Geçmişte olan olduysa, Bu gün olacak olan oluyorsa,’’ bugün bizler onları görüp çekilen acılara hayıflanıyor, güzelliklerine sahip çıkıyorsak, yarın da ‘’Olacak olan olacaksa,’’ bugüne bakanlarda tarihin bizleri oturttuğu yerleri, yerli yerine oturttuğunu göreceklerdir. Ne yazık ki, ben erken doğdum için bu yaşananların tanığı olamayacağım. Benim yerime tanıklık edeceklere yazılarımı bırakıyorum.

 
Etiketler: DÜNYADA, NELER, OLUYOR?,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
12 Ekim 2020
Şehrimizin Şehrül- Emiri Sayın Selahattin Gürkan Başkanımız
09 Ekim 2020
Yetkililerden (ÇDP) Açıklaması (E)
07 Ekim 2020
ŞEHRİMİZİ BU HALE KİMLER GETİRDİ (D)
06 Ekim 2020
ŞEHRİMİZİ BU HALE KİMLER GETİRDİ (C)
02 Ekim 2020
ŞEHRİMİZİ BU HALE KİM GETİRDİ (B)
30 Eylül 2020
ŞEHRİMİZİ BU HALE KİMLER GETİRDİ (A)
28 Eylül 2020
PEŞİNE DÜŞTÜNÜZ MÜ, İZ SÜRDÜNÜZ MÜ, FİKİR TAKİP ETTİNİZ Mİ? (2)
25 Eylül 2020
SÖZ SÖYLEMEK ÜZERE YERİNİ, YAZI YAZILMAK ÜZERE YERİNİ ALIR,,, (1)
09 Eylül 2020
BU KÜLTÜRÜMÜZ BİZİ BİR YERE TAŞIR MI
22 Temmuz 2020
SPORUMUZUN VİZYONU VAR MI?
24 Haziran 2020
EPEYİ BİRİKTİRDİKLERİM VAR
01 Mayıs 2020
BİR GRAMIN ETTİKLERİ, YA 5G-6G İLERİSİ GELİRSE?
30 Ocak 2020
SÖYLERSEM BANA YAZIK SÖYLEMEZSEM YİNE BANA YAZIK
06 Ocak 2020
ACIYI GÜN YÜZÜNE ÇIKARMAK
23 Nisan 2019
Belediye Başkanlırımıza
11 Şubat 2019
Gürültüden Olup Biteni Görüyor muyuz?
21 Ocak 2019
Malatya 2023 Eğitim Vizyonu Çalıştayı Ne Getirecek?
29 Kasım 2018
Bir Çağrım Var
24 Eylül 2018
Bugün İnönü Üniversitesine Yol Alırken…
04 Nisan 2018
BİLSAM Ne Mi Yapıyor?
12 Şubat 2018
Yoksulluk ve Zenginliğin Kaynağı Üzerine
30 Kasım 2017
Niçin ‘Etkinliklerimizi’, Neden ‘Film Festivallerimizi’ Seviyorum (2)
29 Kasım 2017
Niçin ‘Etkinliklerimizi’, Neden ‘Film Festivallerimizi’ Seviyorum (1)
26 Ekim 2017
‘Malatya Tanıtım Günlerine’ İçeriden Bakış (4)
25 Ekim 2017
‘Malatya Tanıtım Günlerine’ İçeriden Bakış (3)
24 Ekim 2017
‘Malatya Tanıtım Günlerine’ İçeriden Bakış (2)
23 Ekim 2017
Ankara’da Gerçekleştirdiğimiz ‘Malatya Tanıtım Günlerine’ İçeriden Bakış (1)
18 Ağustos 2017
Valimiz Ali Kaban’ın Kayısımız Üzerine Söyledikleri ve Düşündürdükleri
15 Mayıs 2017
Kavramlar Zihnimizin Aynasıdır
02 Mayıs 2017
Kitap Fuarımıza Gün Sayarken
24 Nisan 2017
‘BU ÇAĞRIM'
13 Nisan 2017
Hayat; Yolunu Döşemeye Bağlı
27 Mart 2017
Dünyada Neler Oluyor?
21 Mart 2017
Kavramlar Kafamızdaki Yerini Almayınca (2)
20 Mart 2017
Kavramlar Kafamızda Yerini Almayınca (1)
16 Mart 2017
Düşünce Felsefesi Neden Önemli
14 Mart 2017
Bizdeki Evet-Hayır, Avrupa Irkçılığı Ve İslamafobi, ‘Üretim Sürecinin’ İçinde
14 Şubat 2017
Kıymetli ve Değerli Torunlarım…
07 Şubat 2017
Suyumuzun yol hikâyesi devam edecek ancak (9)
06 Şubat 2017
Suyumuzun Yol Hikâyesi (8)
01 Şubat 2017
Suyumuzun Yol Hikâyesi (7)
30 Ocak 2017
Suyumuzun Yol Hikâyesi (6)
29 Ocak 2017
Suyumuzun Yol Hikâyesi (5)
25 Ocak 2017
Suyumuzun Yol Hikâyesi (4)
24 Ocak 2017
Suyumuzun Yol Hikâyesi (3)
23 Ocak 2017
Suyumuzun Yol Hikayesi…(2)
23 Ocak 2017
Suyumuzun Yol Hikâyesi…(1)
03 Ocak 2017
İyi ve Kötü
27 Aralık 2016
Bu dillere son bir sözüm olacak
25 Aralık 2016
Kim sol - Ya da sol nedir?
20 Aralık 2016
‘Ne diyeyim!’
18 Aralık 2016
Bu nasıl zihniyet yoksunluğu?
16 Aralık 2016
Ahmet Çakır Başkan ‘yola devam, durmak yok’
14 Kasım 2016
Maski Genel Müdürümüz Dr. Özgür Özdemir
27 Ekim 2016
Büyükşehir Belediyemiz, Milli Eğitim Müdürlüğümüz, Üniversitemiz Bu Sorunumuz Birlikte Ele Alıp Çözerler mi? (3)
25 Ekim 2016
Büyükşehir Belediyemiz, Milli Eğitim Müdürlüğümüz, Üniversitemiz Bu sorunumuzu Birlikte Ele Alıp Çözerler mi? (2)
24 Ekim 2016
Büyükşehir Belediyemiz, Mili Eğitim Müdürlüğümüz, Üniversitemiz, Bu Sorunumuzu Birlikte Ele Alıp Çözerler mi? (1)
07 Ekim 2016
Film Festivalimiz neden ertelendi?
04 Ekim 2016
YEŞİLYURT KENT KİMLİĞİ ÇALIŞTAYI (8)
03 Ekim 2016
'Yeşilyurt Kent Kimliği Çalıştayı' (7)
30 Eylül 2016
Yeşilyurt Kent Kimliği Çalıştayı (6)
29 Eylül 2016
YEŞİLYURT KENT KİMLİĞİ ÇALIŞTAYI (5)
28 Eylül 2016
Yeşilyurt Kent Kimliği Çalıştayı (4)
27 Eylül 2016
YEŞİLYURT KENT KİMLİĞİ ÇALIŞTAYI (3)
26 Eylül 2016
Yeşilyurt Kent Kimliği Çalıştayı (2)
25 Eylül 2016
Yeşilyurt Kent Kimliği Çalıştayı (2)
24 Eylül 2016
YEŞİLYURT KENT KİMLİĞİ ÇALIŞTAYI (1)
30 Ağustos 2016
15 Temmuz Destanı
25 Ağustos 2016
15 Temmuz Kalkışması Neyin, nesi imiş? (5)
23 Ağustos 2016
15 Temmuz Kalkışması Neyin, nesi imiş? (4)
22 Ağustos 2016
15 Temmuz Kalkışması Neyin, nesi imiş? (3)
18 Ağustos 2016
15 Temmuz Kalkışması Neyin, nesi imiş? (2)
18 Ağustos 2016
15 Temmuz 2016 Kalkışması Neyin nesi! (1)
14 Temmuz 2016
İnönü Üniversitesi Rektörlük seçimi üzerine
30 Haziran 2016
Facebook ve bilimle ilişkimiz (3)
28 Haziran 2016
Facebook- Medya-Bilim nereye? (2)
24 Haziran 2016
Facebook'u Doğru Okuyabiliyor Muyuz? (1)
16 Mayıs 2016
‘’Toplum Aslantepeyi Sahipleniyor’’
25 Nisan 2016
Şu mesele var ya! Şu mesele!
21 Nisan 2016
Büyükşehir Belediyemiz yetkililerinin bu konularda Yetkilerini kullanmalarını bekliyorum (3)
20 Nisan 2016
Büyükşehir Belediyemiz yetkilerinin bu konularda Yetkilerini kullanmalarını bekliyorum (2)
19 Nisan 2016
Büyükşehir Belediyemiz yetkililerinin bu konuda Yetkilerini kullanmalarını bekliyorum (1)
13 Nisan 2016
Tarım Fuarımız ve düşündürdükleri
23 Mart 2016
Herkes konuşuyor, Üniversitemiz yine susuyor?
04 Şubat 2016
Rektörümüz Cemil Çelik’e açık mektup
03 Şubat 2016
Rektörümüz Cemil Çelik’e açık mektup (9)
02 Şubat 2016
Rektörümüz Cemil Çelik’e açık mektup (8)
01 Şubat 2016
Rektörümüz Cemil Çelik’e açık mektup (7)
31 Ocak 2016
Rektörümüz Cemil Çelik’e açık Mektup (6)
28 Ocak 2016
Üniversitemiz Rektörü Cemil Çelik’e açık mektup (5)
27 Ocak 2016
Rektörümüz Cemil Çelik’e açık mektup (4)
26 Ocak 2016
Rektörümüz Cemil Çelik’e açık mektup (3)
25 Ocak 2016
Rektörümüz Sayın Cemil Çelik’e açık mektup (2)
24 Ocak 2016
Rektörümüz Cemil Çelik’e açık mektup (1)
12 Ocak 2016
Aydınlarımıza ne oldu böyle!
Haber Yazılımı