Yazı Detayı
21 Haziran 2017 - Çarşamba 09:58
 
Durun Kalabalıklar
Necip Cengil
 
 

Merhum Üstad  “Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak” derken, bilinç yürüyüşünde, kendisine düşen “uyarılardan” birini yapıyordu. Bu toprakların insanı; Necip Fazıl, Nurettin Topçu, Cemil Meriç ve diğer üstatların uyarı ve tecrübelerinden ne kadar istifade etti, bilemeyiz. Bildiğim, bu sözün asla güncelliğini kaybetmediğidir. Bu nedenle, ondan müsaade alarak, haykırışını günümüz için de hatırlatmış olalım.

Bu topraklar, farklılıkların ayrılıklara dönüştürülmesinden çok çekti ve hala çekiyor. Oysa istişare farklılıklardan beslenir. Farklılıkları birer zenginlik olarak, hayatın hizmetine sunmamız, bunu başarmamız gerekir.

Ne yazık ki; faklılıkları kavga sebebi, ötekileştirme, yalnızlaştırma yolunda kullananlarımız az değil.

Bir ayeti yorumlarken bile, bu ayet böyle de anlaşılabilir, diyeni tekfir etmek hastalığı devam ediyor.

Peygamberi doğru anlamak gerek, diyeni, dışlamak için bahane üretmek alışkanlık haline getiriliyor.

Toplumun en çok sevdiği siyasetçi de hata yapabilir, hatasız insan olmaz, bizim vazifemiz, fitne çıkarmak için değil; hatanın devam etmemesi için, kardeşlerimize yardımcı olmaktır… Bunu başaramazsak hatalar zinciri, tahmin edilenden daha çok hasara yol açabilir.

Aynı gemideyiz, farklılıklar içinde, bir arada yaşamayı başaramazsak, gemi batacak ve hepimiz kaybedeceğiz,  seslenişi, istenen etkiyi yapmasın diye uğraşanların oyunları bitmiyor.

Toplumsal yapı içinde, birbirini deşifre edip, etkisizleştirmek için uğraşanların, medyaya yansıyan atışmaları bitmek bilmiyor. Bu uğraşı verenler, ötekini bertaraf etmenin peşinde. Sanki mesela içinde yer aldıkları parti, bir tek kendilerinin etki alanında durunca; bütün meseleler, İslam dünyası olarak belimizi büken sorunlar çözülecekmiş gibi davranılıyor. Oysa sorunun tespiti bile istişare ile isabet bulur. Çözüm zaten istişaresiz olmaz. İstişare de farklı düşünebilenlerin, paylaşımı ve ortak akıl üretmesidir.

Farklı düşünebilenler arasında “yalan taşımacılığı” yapanlar ise istedikleri parçalanmayı gerçekleştirmenin derdinde. Birliktelik parçalanmış, ülke güç kaybedecekmiş, siyaset sahası mide bulandırıcı hale getirilecekmiş, onları ilgilendirmiyor.

Diğer taraftan; genel anlamda bir akıl tutulması yaşanıyor.

Doğru insanı yetiştirme çabaları giderek seviye düşürüyor. Kitabın istediği, peygamberin ısrarla vurguladığı insan üzerinde daha az kafa yoruluyor. Kalabalıklara, slogan cümlelerle yönlendirme daha bir öne çıkıyor. Böyle olunca da, farklılıklardan birlik çıkarmak, iblisi toplumsal yapıdan kovmak zorlaşıyor.

Temiz insan, iyi insan, insanlığa fayda üreten insan, merhametli insan, adil insan, nefret kusmayan insan, kin büyütmeyen insan, yaşatmayı önemseyen insan üzerinde durmak gerekirken, bunları söylediğinizde bıyık altında gülenleri gözlemleyebiliyorsunuz. “Zavallı” diyorlar, “bunlarla savaş kazanılmaz” diyenleri görüyorsunuz. Merak ediyorum “kendi toplumumuzla, dostlarımızla, kardeşlerimizle savaş içinde olursak” bize saldıranların, bizi içine çektikleri hangi savaşı kazanabiliriz?

Son olarak, geçmiş notlarımdan birini hatırlatarak bitireyim:

"ey tarih dile gel!
bize "yerli yerinde yapılan bir iş ile, yenilmez sandığınız güçler yenilir, boyun eğmez sandığınız devletler boyun eğer" diyen bilgelerden haber ver.
"oyun içinde oyun var oğul, sefere çıkarken sadece meydan gücüne güvenme "oyun içindeki oyunu gör" seferini yönet" diyen feraset ehlinden haber ver.
"istişare iki türlüdür oğul: yürekten konuşan akil insanlar, dudaktan konuşan cahil insanlar, sen yürekten konuşan akil insanları tut çevrende" diyen hal ehlinden haber ver
."

Tarih söyleyeceğini söylüyor zaten… Bize düşen dinlemek ve düşülen yanlışları izah edip, üstadın dediğini hatırlatmak:

Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak!

 
Etiketler: Durun, Kalabalıklar,
Yazarın Diğer Yazıları
19 Ocak 2019
“Paradigmaların İflası ve İflas Erteleme”
28 Aralık 2018
Aydınlar/Âlimler Susarsa
23 Kasım 2018
Bizden Değilsen Gelme
21 Kasım 2018
Siyaset Nedir
14 Kasım 2018
Öncelikleriniz
16 Ekim 2018
Fayda Üretmek İstiyorsak
12 Ekim 2018
Kamunun Hesabı Ağırdır
21 Eylül 2018
Herkes Aynada Kendisine Baksın
26 Haziran 2018
Seçimlerin Ardından
30 Mayıs 2018
Seninle Söyleştim
18 Nisan 2018
Anlattığınız Tanrı
22 Mart 2018
Sev Dedi Gönlüm
08 Şubat 2018
Adam Ol
23 Ocak 2018
Barış Hayırlıdır
19 Ocak 2018
Yarın Kıyamet Kopacağını Bilseniz
11 Ocak 2018
Tarihi Doğru Okumak
27 Aralık 2017
Siz Kendinize Bakın
20 Aralık 2017
İnsan Günahkâr Doğmaz
14 Aralık 2017
Hesap mı, Diriliş mi?
08 Aralık 2017
Kıyamet Savaşı
24 Ekim 2017
Dibe Vuran İnsanlık
29 Eylül 2017
Hamaset
21 Eylül 2017
Kafalar Karışık
13 Eylül 2017
Geleceği Planlamak
31 Ağustos 2017
Projelerimiz Olmalı
16 Ağustos 2017
Savaş Oyunları
02 Ağustos 2017
Hangi Hiziptensin
27 Temmuz 2017
Ekrandan Atışmalar
09 Haziran 2017
Oyunun Yeni Perdesi Katar
10 Mayıs 2017
Trafik Terörü
05 Mayıs 2017
Yolcusu Olmayan Yol
20 Nisan 2017
Referandum
17 Nisan 2017
Seçim Sonuçları
22 Mart 2017
Şehrin Huzuru
09 Mart 2017
Park Cezası
25 Şubat 2017
16 NİSAN
18 Ocak 2017
Sistem Tartışmaları
19 Aralık 2016
HALEP Mİ DÜŞTÜ
10 Kasım 2016
Düşünelim
28 Ekim 2016
MUHASEBE
21 Ekim 2016
DİNLE
13 Nisan 2016
Milletin Adamı
21 Mart 2016
Türkiye Nereye
14 Mart 2016
Teröre Lanet
07 Mart 2016
TÜRKİYE GİBİ KAÇ ÜLKE VAR
23 Şubat 2016
Suriye Politikamız
18 Şubat 2016
MÜCADELE TA KIYAMETE
Haber Yazılımı