Yazı Detayı
27 Temmuz 2017 - Perşembe 09:39
 
Ekrandan Atışmalar
Necip Cengil
 
 

Son olarak “bir hadis” üzerinden, tedirgin edici bir dil ve üslupla ekrana bocalanan tartışma (atışma) beni ziyadesiyle tedirgin etti.

Öteden beri, birileri tarafından, hadislere yönelik sokak ağzıyla dile getirdiği sataşmalara, iki ilim adamından; beklenmeyen bir üslupla katkı sağlanması, çoğu insan gibi beni de üzdü.

Tartışma denildi; üslup ilmi değildi ve karşılıklı sataşmaya dönüştü. Tartışma, programı veren Tv kanalının reyting hedeflerine hizmet ederken, hakikat ne diye bekleyen seyircilerin önemli bir kısmını hayal kırıklığına uğrattı, bir kısmını da taraftar savunmasına yöneltti.

Zaten bir konu, ekranlara taşınarak tartışılıyorsa, beklenen; çözüm değil reytingdir. Bu hep böyle olmuştur. Ekrandan ilmi üslup yerine; şov, sataşma, vatandaşı üzen ve onların “bize yeten din bilgimizi de harap ettiler” söylemiyle arzı zeban eylemiştir.

Yaşananlardan sonra, ilmi bir konuyu şov ve sataşmaya, hakaret çizgisine çeken kişilerin, bundan sonra gelebilecek ekran tekliflerini kabul etmemeleri gerekir. Veya kendilerine söz geçirebilecek akil insanların, onlara bunu anlatması, milletin hissiyatıyla daha fazla oynamamaları gerektiğini izah etmesi lazım diye düşünüyorum.

28 Şubat ve sonrasında, ekran gediklisi isimler tarafından, konunun ilmi uzmanlarıymış gibi din üzerinden reyting üreten isimlerin yol açtığı tahribat ortadayken, aynı tuzağa tekrar düşmek akıl işi değil.

Ne yani, ilmi mülahazalar ekrandan hiç verilmesin mi?

Verilsin lakin ilmi üslub korunsun.

Konu gündeme geliyor ve taraflar oluşuyor. Her bir taraf kendi haklılığını bağırıyor.

Ortada ilmi üslup filan kalmıyor.

Din bu kadar ucuz bir malzeme mi ki; ekranlara reyting aracı haline getiriliyor?

Bir iş cedele (tartışma, atışma, sataşma ve üstünlüğünü ispatlama meselesine) dönüşmüşse, bitirmek gerekir. Hadis tartışılıyor ama cedel konusunda ümmeti uyaran hadis devre dışı bırakılıyor.

Kamera efsunlu bir silaha dönüşebiliyor. Bunu göremeyenler, kameradan sıkılan ve efsunlayan mermiler, her bir damarlarına girdikçe tartışan isimler kendini unutuyor, coşuyor, tüm ilmi kuralları ihlal ettiklerinin farkına varmıyorlar. O sataşmalar, atışmalar nice zihni öldürüyor ama kamera silahıyla efsunlananlar, bunu göremiyorlar.

Biz ekranlardan birbirimize sataşırken, elin oğlu coğrafyamızla istediği gibi oynuyor. Güya ilim yolundayız ama Allah’ın “Kullarıma söyle güzel konuşsunlar, şeytan onları birbirine düşürmek ister” mealindeki ayetini çiğnediğimizin bile farkına varmıyoruz. Futbol maçı gibi; topu sürerken, rakip futbolcunun neresini tekme attığımızın bile önemi yok. Tabi ortada hakem de yok. Tartışanlar için hiçbir kural yok. Bu gülünç hal üzerindeyken, seyircilerin ikimizden birine taraf olmasını istiyoruz.

Bir konu ancak bu kadar ilmi tartışılabilir(!)

Kuralsız. İnsafsız. Saldırgan bir tarzla…

Hani Allah Resulü “kim, ötekini alt etmek için ilim tahsil ederse, ateşteki yerini hazırlar” mealinde bizi uyarmıştı!

Hani Allah Resulü “sizin hayırlınız, insanlığa faydalı olandır” mealinde bize yol göstermişti.

Akla ve insanlığa zarar üslupla, tam gaz giderken ve üstelik hadisi tartışırken, bu uyarıların hepsi bizden gizleniyor.

Dilerim aklımızı başımıza alırız!

 
Etiketler: Ekrandan, Atışmalar,
Haber Yazılımı