Hadi Önal ELAZIĞ DEPREMİ VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Yazı Detayı
06 Şubat 2020 - Perşembe 10:05
 
ELAZIĞ DEPREMİ VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Hadi Önal
 
 

Ben, bu aralar depremle birlikte adı sık sık anılan ve deprem üssü olarak tanımlanan Sivrice ilçesinde dünyaya geldim. Çocukluğum, gençliğim bu güzel şirin ilçede geçti. Sivriceli olarak mayamın yoğrulduğu bu topraklarla olan bağımı hiçbir zaman koparmadım. Çocukluğumdan itibaren deprem gerçeği ile hep iç içe yaşadım. Ancak 24 Ocak 2020’de meydana gelen deprem gibi büyük bir depremi ne gördüm ne de yaşadım. Aman Allah’ım! Tek kelime ile korkunçtu. Allah Sivrice’mizi, Elazığ’ımızı ve Malatya’mızı korudu. 

Deprem ve neden Sivrice? Çünkü Sivrice ilçesi, köyleri ile birlikte Doğu Anadolu Fay hattı üzerindedir. Üstelik Sivrice merkezi bu fay hattı üzerinde tortul kütleden meydana gelen küçük bir tepe üzerine kurulmuştur. Yani öncelikle Sivrice ilçesinin zemini buranın yerleşim yeri olmasına müsait değildir. Bu yetmezmiş gibi Sivrice ve köylerindeki mevcut binalar, depreme dayanıklı olarak inşa edilmemiştir. Çoğunlukla yığma olan bu binaların depreme mukavemet gücü yoktur. Sivrice köylerinden Çevrimtaş, Ilıncak, Doğanbağı, Kılıçkaya, Kalaba, Akseki, Çatakkaya, Doğansu başta olmak üzere diğer bütün köylerinin depremde yerle bir olmasının temelinde bu gerçek yatmaktadır. 
Şimdi soru şu: daha nasıl bir felaket olmalı ki Sivrice ilçesi ve köyleri başta olmak üzere Elazığ ili Afete Maruz Bölge olarak ilan edilsin?  Elbette bu isteğimiz, Sivrice ve Elazığ için. 
Ülkemize gelince: Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluşundan bu yana küçük çaplı depremleri bir yana bırakacak olursak 20 büyük deprem meydana gelmiştir.  Yaşanan bu depremler sonucu yaralanan yüz binler, sakat kalarak hayatını idame ettirmeye çalışan on binlerin bir yana 78.576 vatandaşımız göçük altında kalarak hayata veda etmiştir. 
Bütün bu doğal felaketlerin sonucunda akıllanıp geleceğe yönelik herhangi bir tedbir alınmış mı? Hayır.  Dedik yine diyoruz; ülkemiz insanı depremle birlikte yaşamaya mahkûm ve mecburdur. Depremin hangi zamanda hangi şiddette olacağı bu gün itibari ile biliniyor mu? Hayır.  Her an yeni bir deprem olabilir.  Peki, geriye ne kalıyor; TEDBİR.  
Şükürler olsun ki yüce gönüllü, birlik ve beraberlik şuuru üst düzeyde bir milletiz. Felaket anında maddi ve manevi varlığımızla felakete uğrayanın, mağdurun imdadına koşuyor, onun yaralarını sarmaya çalışıyor, acılarını paylaşıyoruz. Sonra… Yeni bir deprem meydana gelinceye kadar ne yapıyoruz? Vatandaş olarak özellikle de devlet olarak… 
 İnsanlarımız depremde yaşadığı binanın çökmesi sonucu meydana gelen enkazın altında kaldığı için ölüyor. O halde öncelikle içerisinde yaşadığımız binaların mezarlarımız olmasını önlemeliyiz.  Zemin etüdü yapılmış yerlerde evlerimizi depreme dayanıklı olarak inşa etmeliyiz. Sonra ilkokuldan başlayarak çocuklarımıza depremle yaşamayı öğretmeliyiz. 
Devlet, vatandaşlarını mutlu, huzurlu, sağlıklı yaşatmak için vardır ve olmalıdır. Biz, “insanı yaşat ki devlet yaşasın”, inancının temsilcileriyiz. Bu noktada devletimizi yönetenler ve yerel yönetimler, yıllardır deprem öncesi gerekli tedbirleri almadığı için kusurludurlar, suçludurlar. Zemin etüdü yapılmadan sırf birileri zengin olsun diye kısaca rant için imara açılan araziler, imar afları, deprem gerçeği ile yaşamak zorunda olan çocuklarını eğitmemek, bir felaket anında nasıl hareket edileceğini vatandaşına öğretmemek, 20 yıldır toplanan deprem vergisi gelirlerini olası bir depreme hazırlık için kullanmamak… Liste uzar gider. 
Elazığ’da meydana gelen deprem gösterdi ki biz millet olarak, devlet olarak maalesef 17 Ağustos 1999’da yaşadığımız Gölcük merkezli Marmara Depreminden gerekli dersleri çıkarmamışız. 
Depremi “kader” diye geçiştiremeyiz. Yer etüdü yapmadan kurduğumuz yerleşim alanları ile malzemesinden; demirinden, çimentosundan çaldığımız binalarımızla deprem için gerekli bilgilerle donatmadığımız insanlarımızla suçlu olan başta yöneticilerimiz, üniversitelerimiz ile bizleriz. İnsani kusurlarımızı kadere bağlayarak “ne yapalım Allah’tan geldi” demek ve hâşâ Allah’ı kusurlarımıza ortak etmekle deprem ve benzeri felaketlerden kurtulamayız. Tedbirimizi alacak, takdiri elbette ki Allah’a bırakacağız.  
Japonya’da 8,9 şiddetine meydana gelen depremde can kaybı olmuyor, maddi hasar meydana gelmiyorsa bu; Allah’ın, Japonları Müslüman Türklerden daha çok sevdiği anlamına gelmez.

 
Etiketler: ELAZIĞ, DEPREMİ, VE, DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
22 Eylül 2020
KÜÇELERDE KALDI SEVDAMIZ!..
16 Eylül 2020
DİN TİCARETİ TARİKAT VE CEMAATLER
11 Eylül 2020
ELAZIĞ BÜTÜN BUNLARI HAK ETMEDİ!
03 Eylül 2020
VATANDAŞ OLARAK BİLMEK HAKKIMIZDIR!
01 Eylül 2020
TEKMELENENLER TÜRKÜ SÖYLEMEZ
19 Ağustos 2020
YARIN ÇOK GEÇ OLABİLİR!
10 Ağustos 2020
SEVGİLİYE MEKTUP
05 Ağustos 2020
YKS AYT GENÇLİĞİM VAH GELECEĞİM EYVAH!
04 Ağustos 2020
ŞİRAZE ŞAFT ZIVANA DEVLET MİLLET
21 Temmuz 2020
YANLIŞLAR VE VATANDAŞIN SON İKAZI
14 Temmuz 2020
EDEP YA HU EDEP BİRAZ!
08 Temmuz 2020
DEPREM KORONA SAHİPSİZLİK
01 Temmuz 2020
20 YIL ÖNCE…
25 Haziran 2020
SORUMLULUK
24 Haziran 2020
YARDIMSEVERLİĞİMİZE KİMSE GÖLGE DÜŞÜREMEZ(!)
22 Haziran 2020
GÜLELİM Kİ GÜZELLEŞSİN DÜNYAMIZ
20 Haziran 2020
DENSİZLER!
16 Haziran 2020
RANT HASTALIĞI VE SALDA
10 Haziran 2020
HÂLİ PÜR-MELÂL
02 Haziran 2020
MEYDANI BOŞ BULAN MECZUPLAR
28 Mayıs 2020
FIRILDAK VE FIRILDAKÇILIK
20 Mayıs 2020
DELİCENİN YAPRAKLARI KÖMÜRDEN
19 Mayıs 2020
KADİR GECESİ
16 Mayıs 2020
ANASININ DÜĞÜNÜNDE GÖBEK ATAN OĞUL! OĞUL:
08 Mayıs 2020
DİKENLERE SU VERMEK YERİNE AĞAÇLARI SULAMAK
04 Mayıs 2020
MAYMUN GÖZÜNÜ AÇTI
01 Mayıs 2020
DEPREMDEN KORONAYA
27 Nisan 2020
DÜRÜST OL, SEV, YAŞAT, OKU!
15 Nisan 2020
YAŞA TAKANLAR İLE YAŞA TAKILANLAR
07 Nisan 2020
KORONAVİRÜS
06 Nisan 2020
KEMAL DENİZ VE ŞİİR DÜNYASI
31 Mart 2020
MEKKE (3)
24 Mart 2020
DÜNDEN BUGÜNE MEKKE
17 Mart 2020
MEKKE(1) KELEPÇELENEN KÂBE VE UYUYAN İSLAM DÜNYASI
11 Mart 2020
MEDİNE (2)
02 Mart 2020
MEDİNE
19 Şubat 2020
ŞAİR VE ŞİİR
17 Şubat 2020
ELAZIĞ AĞLIYOR
29 Ocak 2020
DEPREMLE YAŞAMAK…
21 Ocak 2020
5 YIL ÖNCE
20 Ocak 2020
YAĞLI KARA PÜSKÜLLÜ BELA
07 Ocak 2020
SAHİ NE ALÂKA!
04 Ocak 2020
HEY GİDİ ZİYA PAŞA!
03 Ocak 2020
BÜYÜK ŞEYTAN AMERİKA
31 Aralık 2019
BAŞ DENDİNİZ Mİ DURACAKSINIZ ORADA!
30 Aralık 2019
ABD, STRATEJİK ORTAK HE(!)
26 Aralık 2019
BÜYÜK ŞEYTANIN YEŞİL ANAHTARLARI
25 Aralık 2019
DİYARBAKIRLI BİR YÜREK ADAM
21 Aralık 2019
AKLÜPMANİ (4)
20 Aralık 2019
AKLÜPMANİ (3)
19 Aralık 2019
AKLÜPMANİ(2)
18 Aralık 2019
AKLÜPMANİ (1)
16 Aralık 2019
YİNE KAN DAMLIYOR KARANFİLLERİN ÜZERLERİNE
22 Aralık 2016
Hamle Oyuncu Sıkıntısı
Haber Yazılımı