Yazı Detayı
02 Ağustos 2018 - Perşembe 10:17
 
Engelliler Giremez!
Ali Haydar Koyun
 
 

Sürekli ev ile bürom arasında gidip gelmekten, kitap okuyup yazı yazmaktan, sosyal medyada zaman öldürmekten bunalınca değişik bir şeyler yapmak istedim.

Sanki yaşantım rutine bağlanmış bir makine gibiydi.

Monotonca bir yaşam ise en sevmediğim yaşam şeklidir aslında.

Sadece bu duyguyu bu düşünceleri yaşayan ve hisseden ben değildim elbette.

1994 yılından itibaren el ele, omuz omuza mücadele ettiğimiz, iyi günde kötü günde birlikte olduğumuz, acılarımızı, sevinçlerimizi, üzüntülerimizi paylaştığımız gibi aşımızı da bölüştüğümüz can dostlarımda aynı benim durumdaydı.

Onlarla birlikte hayatımıza biraz renk katmak ve bu sıkıntılardan bir nebzede olsa uzaklaşmak amacıyla değişik bir şeyler yapmaya karar verdik.

Bir gün sonra erkenden buluşarak ve gün boyu birlikte kahvaltıyı ve öğle yemeğini yedikten sonra sinemaya giderek eğlenmeye ve ardından mağazaları dolaşıp alışveriş yaparak kendimize bir şeyler alarak vakit geçirmeye karar verdik.

Kararımızı verdikten sonra sabah buluştuk. Kahvaltımızı son yılların gözde muhiti olan Fahri Kayahan’daki kafelerden birinde yapmak için otobüs durağına gittik.

Otobüslerin çoğunluğu bizlerin binip inebilmesi için rampalı olduğundan uygundu. Biraz bekledikten sonra bir otobüs geldi. Daha bizim binmemize fırsat kalmadan yolcular aracın içini tıklım tıklım doldurdu. Şoför araç içinin dolduğunu ve bizleri alamayacağını işaretle anlatmaya çalıştı ve hareket ederek gitti.

Giden aracın arkasından öylece bakakaldık. Oysa araç sürücüsü önce bizi bindirmesi ve daha sonra da diğer yolcuları alması gerekirken bunu yapmadı. Sabah sabah moralimizi bozmamaya kararlı olduğumuz için bu olayı sineye çekerek başka bir aracın gelmesini bekledik.

Biraz sonra başka bir araç geldi. Şoföre bizleri de bindirmesini söyledik. Sürücü suratını asarak araçtan inip geldi ve rampayı açtı. Aracı yana doğru yatırmadığı için rampanın eğimi çok dik olduğundan binmede zorluk yaşadık.

Oysa önce aracı yana yatırması ve sonra da rampayı açması gerekiyordu. Aracın yana yatırılmaması nedeniyle akülü sandalyemiz devrilebilir ve yaralanabilirdik.

Sonunda kazasız belasız Fahri Kayahan’a varmış ve araçtan inmiştik. Kahvaltı yapacağımız uygun kafeyi aramaya başladık. Ancak o da ne görelim daha ilk gördüğümüz kafede şok geçirdik. Çünkü kafenin kapısında “Engelliler Giremez” yazısı asılıydı.

Ne yapacağımızı şaşırdık. Şaşkınlıkla bir diğer kafeye, oradan bir başkasına derken üç dört kafenin önüne gidip baktıysak hep aynı yazıyı gördük. Şaşkınlığımız arttıkça arttı. Artık moralimiz bozulmaya başlamıştı. Uygun yer aramaktan dolayı kahvaltı zamanı geçmiş vakit öğle olmuştu. Daha fazla oyalanmadan merkeze dönüş yaptık.

Gerek öğle yemeğimizi manzarası güzel olan bir restoranın üst katında oturup yemeyi ve ardından da Türkiye’nin en büyük Fotoğraf Makinesi Müzesi ile Oyuncak Müzesini ve gündelik yaşam, yöresel el işlemeleri ile halı dokuma, mutfak-kiler, kayısı, yerel basın, ilçe tanıtım, Malatya ses sanatçıları ile rahmetli Kemal Sunal ile Ahmet Kaya’nın balmumu heykellerinin ve kişisel eşyalarının sergilendiği odaların bulunduğu Malatya Kültür Evini gezebilmek amacıyla Şehit İbrahim Tanrıverdi Sanat Sokağı'na gittik. Gittik gitmesine de kafamıza balyoz yemişçesine afallayıp kaldık.

Hayal görüyoruz diye gözlerimizi ovalayıp durduk. Ancak gördüğümüz hayal değildi. İşte orada hem restoranın, hem fotoğraf müzesinin, hem oyuncak müzesinin ve hem de Malatya Kültür Evinin kapısında da yine aynı “Engelliler Giremez” yazısı asılıydı. Kocaman puntolarla yazılmış olan yazı karşımızda bizlere karşı sırıtarak duruyordu sanki.

Neredeyse artık değişik bir şeyler yaşamak için aldığımız karardan pişman olmaya başlamıştık. Karşılaştığımız bu kadar olumsuzluğa ve olaya rağmen dostlarla birbirimizi teselli etmeye çalışarak yaklaşan bayram nedeniyle hediyelik alışverişi yapmak ve birazda stres atmak amacıyla mağazaları dolaşmaya karar verdik. Karar verdik vermesine de bir taraftan da aynı olaylarla karşılaşmamak için içimizden dua etmeye başladık.

Maalesef dualarımız kabul olmamıştı. Gittiğimiz mağazalardan bir kaçında da aynı yazılar asılmıştı. Engellilerin alışveriş hakkı yokmuşçasına, birer tüketici değilmişçesine kapılarına “Engelliler Giremez” yazısı asmışlardı. Mağaza işletmecilerini çağırıp sabahtan beri yaşadığımız olumsuzlukların hıncını almak istedim. Ancak arkadaşlarım beni sakinleştirip teskin ederek vazgeçirdiler.

Sabah kahvaltısı yapamasak da, öğle yemeği yiyemesek de, mağazalarda alışverişimizi yapamayarak ellerimiz bomboş ve heveslerimiz kursağımızda kalmış olsa da, altüst olan psikolojimizi biraz olsa da düzeltmek ve moral bulmak amacıyla doğruca sinemaya gidelim dedik.

Vizyona yeni girmiş filmlerden beğendiğimizi izlemek amacıyla AVM’de bulunan sinemaya gittiğimizde gördüğümüz karşısında az daha küçük dilimizi yutacaktık. Gişenin önünde “Engelliler Giremez” yazısı asılı bir halde yüzlerimize karşı sırıtarak duruyordu. Merkezde bulunan diğer sinemaya da gitmekten vazgeçtik. Orada da aynı yazıyla karşılaşacağımıza nasıl olsa emindik… 

“Bugün yaşadıklarımız bir rüya olmalı, uyanınca geçecektir. Yoksa böyle bir şey olmasına imkân yok” dedik. Gördüklerimiz karşısında şok olmuştuk. Nereye dönsek gözlerimizin önünde hep aynı “Engelliler Giremez” yazısını görür olmuştuk. Ya karabasan gibi bir rüya görüyorduk ya Malatya aynı Malatya değildi ya da bu insanlar engellilere karşı çıldırmış olmalıydı.

Güzel bir gün yaşamak isterken psikolojimiz çökmüş bir halde, yaşadığımız ruhsal acılarımızı, öfkelerimizi ve haykırışlarımızı yüreğimize gömerek engelli oluşumuza değil de engellenmemize lanetler okuyarak gerisin geriye evlerimize döndük.

Sözün özü olarak, gerek kamu gerekse de özel kurum ve kuruluşlar olarak dört dörtlük, şatafatlı, saray gibi mağazalar, restoranlar, müzeler, sinema salonları vb binalar yapmış, ulaşım araçları almış olabilirsiniz, iç dekorlarını altın kaplamalarla döşemiş olabilirsiniz ancak yaptığınız bu yerler ve araçlar engelliler açısından erişilebilir ve ulaşılabilir olarak yapılmamışsa benim gözümde beş para etmeyecektir. Bu yerlerin kapısında “Engelliler Giremez” yazısının asılı olmasına gerek yok, sonuçta ben yine giremedim ve verilen hizmetlerden istifade edemedim. “Engelliler Giremez” yazısı asmak ayrımcılık oluyor da benim giremediğim kullanamadığım hizmetlerde neden olmuyor? Açıkçası bu kamuya açık vatandaşlara verilen ve sizlerin istifade edebildiği ancak engellilerin ise istifade edemediği hizmetlerin tamamı da ayrımcılıktır.

 
Etiketler: Engelliler, Giremez!,
Yazarın Diğer Yazıları
12 Ekim 2018
Biz Bekleriz de Hastalık Bizi Beklemiyor!
28 Eylül 2018
Birlikte Yürüyecek Miyiz? Bekleyip Göreceğiz!
14 Eylül 2018
Temsilde Eşitsizlik
30 Ağustos 2018
Bakkal Amca, Bakkal Amca
16 Ağustos 2018
On İki Vali Değişti O Hep Aynı Yerde
18 Temmuz 2018
İdam İstemekle Asıl Sorun Bitmez
07 Temmuz 2018
7 Temmuz “Erişebilirlik İçin Mücadele Günü”dür
28 Haziran 2018
Engelli Ailelerinin Sonu Böyle mi Olmalı?
13 Haziran 2018
Bir Şehrin “Vefa” Anlayışı
01 Haziran 2018
Sizce Suç İşleyenler Kimler?
10 Mayıs 2018
Empati Yapmayı Sevenler Sizlerinde Engelliler Haftası Kutlu Olsun
19 Nisan 2018
“Yaşamın Olduğu Yerde, Umut Da Vardır”
05 Nisan 2018
Küçücük Bedeninde Koca Bir Evren Taşıyan İnsan
23 Mart 2018
Ben Saldırıyorlar Diyorum, Onlar Kısırlaştırdık Diyor
09 Mart 2018
Güzel Binalara Ulaşılamıyorsa Engelliler İçin Değeri Olmayacaktır
22 Şubat 2018
Ne De Olsa Ötelemeye Alıştık
08 Şubat 2018
Engelsiz Ulaşım Zihinlerde Başlar
25 Ocak 2018
Bu Sorunlar Ne İlk Ne De Sonuncudur
12 Ocak 2018
Alma Mazlumun Ahını, Çıkar Aheste Aheste
29 Aralık 2017
Yaşlısına Saygı Göstermeyen Toplum Olduk
21 Aralık 2017
Korkulur Valla Biz Engellilerden
07 Aralık 2017
Ya Tutarsa?
01 Aralık 2017
Yaşattığınız Bu Sorunların Yasal Dayanağı Var mı? -2-
15 Kasım 2017
Devletin Resmi Birimlerince Yapılan Ayrımcılık
09 Kasım 2017
“Yaşattığınız Bu Sorunların Yasal Dayanağı Var mı?” -1-
26 Ekim 2017
Güldürürken Düşündüren Adam
17 Ekim 2017
Duyarsız Kalan “Kartvizit Dernek Yöneticileri”
06 Ekim 2017
Okul Babanızın Tapulu Malı Mı?
28 Eylül 2017
Bilinçaltında Yatanın Dışavurumudur
20 Eylül 2017
Vakit Kaybı Olmasın
15 Eylül 2017
Özür Dilemek Erdemliktir
07 Eylül 2017
“Balıklar Kavağa Çıkınca”
25 Ağustos 2017
Engellileri İstismar Edenlerin Çoğunluğu Tanıdıklar -3-
17 Ağustos 2017
Engellileri İstismar Edenlerin Çoğunluğu Tanıdıklar -2-
10 Ağustos 2017
Engellileri İstismar Edenlerin Çoğunluğu Tanıdıklar -1-
03 Ağustos 2017
Amaç Ne Üzüm Yemek Ne De Bağcıyı Dövmek
25 Temmuz 2017
“Artık Seni Sev-Mi-Yo-Rum” -3-
18 Temmuz 2017
“Artık Seni Sev-Mi-Yo-Rum” -2-
10 Temmuz 2017
“Artık Seni Sev-Mi-Yo-Rum” (1)
07 Temmuz 2017
Bugün “Erişebilirlik İçin Mücadele Günü”dür
01 Temmuz 2017
Görevini Yerine Getirmenin Adı “Duyarlılık” Olmuş
16 Haziran 2017
Ders Kitaplarında ‘Engelliye’ Yer Yok
08 Haziran 2017
Komşuların Keyfi Davranışlarına Bırakılamaz
01 Haziran 2017
Bir Kitap Fuarının Ardından
25 Mayıs 2017
Çaresizliğin Gölgesinde Ölümü Bekleyen Melekler
20 Mayıs 2017
Şov Gösterisinden Başka Bir Anlam Taşımıyor
28 Nisan 2017
“Engelliler Adına Engelsizler Karar Vermesin”
21 Nisan 2017
Engellilerin Seçim Çilesi
15 Nisan 2017
Okumanın Yaşı Yoktur
07 Nisan 2017
Oy Kullanmaya Engel Çıkartan Çok
31 Mart 2017
Menekşe İmiş, Bilmemişim!
23 Mart 2017
Mercekle Arar Olacağımız İnsanlar
16 Mart 2017
Özü İle Sözü Bir Olmayan İnsanlar
10 Mart 2017
Ceza Kesilmesiyle Noterdeki Erişilebilirlik Sorunu Bitti Mi?
03 Mart 2017
Sözün Özü
23 Şubat 2017
Sözün Özü
18 Şubat 2017
Bir Milletvekili Gerçekleşebilecek Açıklamalar Yapar -2-
10 Şubat 2017
SÖZÜN ÖZÜ
01 Şubat 2017
Sözün Özü
25 Ocak 2017
Sözün Özü
19 Ocak 2017
“Sevgide Serbestlik, Saygıda Mecburiyet Vardır”
11 Ocak 2017
Sözün Özü
06 Ocak 2017
Sözün Özü
25 Aralık 2016
SÖZÜN ÖZÜ
25 Eylül 2016
SÖZÜN ÖZÜ
28 Temmuz 2016
SÖZÜN ÖZÜ
23 Haziran 2016
“Örnek Bir Vali Olacaksınız”
16 Haziran 2016
Hak Verilmez, Hak Alınır
09 Haziran 2016
Engellinin Kanayan Yarası Erişilebilirlik
03 Haziran 2016
Cinselliği Kendine Hak Göreceksin
26 Mayıs 2016
Her İnsan Kendi Kişiliğine Yakışanı Yapar
19 Mayıs 2016
Bir Engelli Olarak Ben Kaçıncı Sınıf Vatandaşım?
12 Mayıs 2016
Suratlarınızı Asacağınıza Görevinizi Yapın
07 Mayıs 2016
FARKINDALIĞINIZA FARK KATACAK KİTAP “SEVGİNİN GÜCܔ
21 Nisan 2016
Kontrolsüz Güç, Güç Değildir
15 Nisan 2016
Erişilebilirlik İzleme Ve Denetleme Komisyonu Çalışmaları İle İlgili Tespit Edilen Sorunlar – 2
07 Nisan 2016
Erişilebilirlik İzleme Ve Denetleme Komisyonu Çalışmaları İle İlgili Tespit Edilen Sorunlar
04 Nisan 2016
İki Dakikalık Zevk Uğruna Kaybedilen Hayatlar
23 Mart 2016
21 Mart’ın Hayatımdaki Yeri
16 Mart 2016
Öyleyse Ne Duruyoruz
07 Mart 2016
Bugün Benim Diğer Yarımın Günü
17 Şubat 2016
Hangi Mantık Kabul Edebilir?
10 Şubat 2016
Zihniyet Bozuk Olmaya Görsün
03 Şubat 2016
“Sizi Seviyoruz”, “Siz Bizim Başımızın Tacısınız” -2-
27 Ocak 2016
“SİZİ SEVİYORUZ”, “SİZ BİZİM BAŞIMIZIN TACISINIZ” -1-
20 Ocak 2016
“Onlarda insan, bizlerde insanız.”
13 Ocak 2016
ÖTELENEN BATAKLIK -2-
Haber Yazılımı