Yazı Detayı
04 Ağustos 2017 - Cuma 12:07
 
Fidan Anne’nin Fidanı
Ayşe Benek Kaya
 
 

Adam Gibi Adam!

Güzel Kardeş!

Yiğit İnsan!

Anadolu’nun Mert Delikanlısı!

Türkiye ve Dünyanın Alpereni!

Sivas’ın Yiğidosu! vb. hitaplar senin için söylendi, senin için yazıldı. Her birini hatta daha da güzellerini fazlasıyla hak ediyorsun. Bense anne olduğum için sana bir anne edasıyla “FİDAN ANNE’NİN FİDANI!”diye seslenmek istedim.

Ana yüreğinin sonsuz merhameti, derin güzelliği ve olağanüstü sabrı Fidan Ana’nın duruşunda, dilinde gözyaşlarında hep vardı. Ardı arkası kesilmeyen yalan-yanlış haberlerin bazen de doğru olanlarının yorumu o güzel ananın yüzünde ve dolanıp duran dilinin ucundaydı. Kabul edip etmemek, Acaba mı? demek, yok olmadı şükretmek hepsinin cevabı ondaydı. 87 yaşına rağmen sergilediği vakur hali onun evladını nasıl yetiştirdiğinin, ona neler verdiğinin deliliydi sanki

Sağol Fidan Ana’m çok sağol!... Hem kendine, hem ailene hem de bize yani büyük Türk Milletine yetiştirdiğin bu güzel evlat için bin kere sağol! Ciğerini yakıp köz eden ayrılık acısının çaresi yok, onarımı da imkânsız ama evladına gösterilen sevgi seli ve hakiki gözyaşları, yine ona edilen dualar yüreğini serinletsin. Evladın bizim çirkinleştirdiğimiz bu dünyadan MUHSİN adına yakışan bir güzellikte o çok arzu ettiği asıl dünyasına uçtu gitti. Hikâyesi acı oldu ama o gerçek anlamda Rahmet-i Rahmana kavuştu. Nur içinde yatsın!

MUHSİN KARDEŞ!

Bu dünyada yar ve yardımcın olan Allah!(c.c.) ahret âleminde de yar ve yardımcın olsun!

Seven sevdiğiyle beraberdir. Hadis-i şerif çerçevesinde O ulu sevgiliye kavuştun. (inşallah öyledir.) Sen Rabb’ini dilersin de Rabb’in seni dilemez mi? O da seni Rahman ism-i şerifi ile kucaklamıştır. Zira dağda kaldığınız sürece sizi koruyup kollayarak hem sizi bağışladı hem de bizlerin dua ve rahmet dileklerini üzerinize yağmur gibi yağdırdı. Sizi dağda, bizi bulunduğumuz yerde imtihan etti. Siz orada sessiz sedasız ona teslim oldunuz, biz burada zor bir sabır ve tevekkül sınavından geçtik. Elbette ecelden kaçış yok.(âmenna ve saddakna) Bu yaşananlarla bir kez daha kulun ne kadar aciz ve zayıf olduğunu gördük, Allah’a olan bağımızı, ahdimizi, imanımızı yeniden defalarca gözden geçirdik. Allah’ım; biz zayıfız bize güç ver! Biz aciziz, bizi kuvvetlendir! Tevekkülümüzü, sabrımızı ve imanımızı arttır! Görünür görünmez her türlü aldatıcıların şamatasından ve aldatmasından bizleri muhafaza eyle! Sırf bütün bu duaların dilimize dökülmesine vesile olduğunuz için Rabb’ime devamıyla devamlı hamd, sizlere de rahmet diliyorum. Amin!

Bu gidiş başka bir gidişti, bu uğurlama başka bir uğurlamaydı! Her yerden, her kesimden, her inançtan insanın içini yaktın. Kiminle görüştüysem, kimi dinlediysem herkesin ortak görüşü şuydu: Böyle bir ölüm görmedim. Böyle bir acı yaşamadım. Bu nasıl tuhaf bir şeydi ki en yakınıma bile böyle yanmadım! v.b. Ölüm mutlak bir emir. Asla itirazımız yok. Bizi yakan ölümün acısı değildi. Adını koyamadığımız, nereden ve nasıl olduğunu bilmediğimiz tuhaf bir acıydı. Gözyaşıyla harmanlanan yürek yangınıydı.

Hâlâ ne olduğunu nasıl olduğunu anlayamadık. Hâlâ gözlerimiz yaşlı gönüllerimiz yaralı. Genç-yaşlı, çoluk-çocuk millet olarak bir araya geldik. Yaşarken başaramadığınız Büyük Birliği ölümünüzle başardınız. Hepimizi gerek bedenen gerekse duygularımızla birlikte bir araya topladınız. Allah(c.c.) sizden razı olsun ki; çoktandır unuttuğumuz vefa duygusunu bize tekrar hatırlattınız. Ayrı gayrı olmadan her şeyi bir kenara atıp birkaç saatliğine bile olsa bir araya gelip tek yürek olabileceğimizi gösterdin. Bu güzellikleri ve asil duyguları unutmuştuk yeniden hatırlattın. Çok uzun zamandır şahit olmadığımız daha birçok güzelliğe önderlik ettin. Helâllik istenirken cemaatin oluşturduğu Büyük Birliğin tek yüreği tek dili vardı. Hoca efendinin helâllik istemesi sırasında kimi camii avlusunda kimi televizyon başında toplanan milyonlarca yürek hep bir ağızdan; Helâl olsun!!...diyerek hakkını eda etti.

Ne mutlu sana ve seninle birlikte sonsuzluğun sahibinin yanına uğurladığımız diğer canlara Güzel Allah’ım kulların razı olduğunu ve ona şahitlik ettiğini öyle bir (Amin!)le duydu ki, inşallah hesapsız sualsiz asıl mekâna yerleştin.

Son duraktaki mekânın sana yakışır bir mekân oldu. Oradakiler ne güzel arkadaşlar. O yer ne güzel bir yer. Seni koyunlarında misafir eden canlara da rahmet diliyorum.

Yattığın yerde kıyamete kadar dualarla yat inşallah. Rahat yat, rahat uyu! Bu dünyada göremediğin rahat yüzünü asıl mekânda görürsün inşaalah!

Örnek insan, model insan! İlkeli, dürüst, inandığı yolda hiç yılmadan ilerleyen ve her türlü zorluğa göğüs gerebilen nice MUHSİNler yetiştirebilmemizi bize yeniden hem de çok ciddi biçimde anlatan FİDAN ANA’NIN FİDAN’ına sonsuz rahmet diliyorum.

 
Etiketler: Fidan, Anne’nin, Fidanı,
Haber Yazılımı