Yazı Detayı
06 Şubat 2017 - Pazartesi 08:48
 
Fikir Özgürlüğü Mü İbadet Özgürlüğü Mü?
Ali Yalçın
 
 

    İnsanın özgürleşme serüveninde en kritik soru,kanaatimce, bu sorudur. Tarih boyunca insanoğlu bu iki özgürlük alanında  kalmış ve hakeza bu iki özgürlük alanlarından özgürleşme devinimleri göstermiştir. Yeri gelmiş bir ibadet özgürlüğü kazanımı onu köleleştirmiş yeri gelmiş bir ibadet onu özgürleştirmiştir. Bu hal fikir özgürlüğü açısından da benzerdir. Özgürleştiren veya köleleştiren fikirler. ..
         Kanaatimizce,  egemen güçler insanların uyanmaması,huzurlu - tatlı- sakin uykularında kalakalsınlar diye en çok ibadet özgürlüğünün önünü açmaktalar ve dine ait kavramlar üzerinden  sömürmeye devam etmektedirler. Bu görüş; Kur'an'da geçtiği haliyle" Şeytan sizi Allah ile aldatmasın" uyarı  ve vurgusu, Karl Marks'ın "dine ait olanın afyon etkisi oluşturması " ve  İranlı Sosyolog  Ali Şeriati'nin "dine karşı dini mücadele "  vurgusundan  çok kopuk değildir. 
          Zira bir zeminde  fikir özgürlüğü, düşünme ve sorgulama özgürlüğü körelmeye başlamışsa bilinmelidir ki orada ibadet özgürlüğü popülerdir...Değişik bir ifadeyle ibadet yoğunluklu  özgürlük alanları insanın düşüncesi/akletmesi dumura uğrasın diye devreye sokulmuştur.
        Kur'an'da, Hz İbrahim'in  mabetteki putları kırıp baltayı da büyük olanın boynuna asmasının akabinde, tanrılarının kırıldığını gören ve Hz.İbrahim'i suçlayanların konu edildiği sahnedeki diyaloglar hatırlanacak  olursa, bu kırma işini büyük putun yapayacağını söyleyen ibadet özgürlüğüne sahip  kalabalık, ilk kez düşünce özgürlüğünü kazanmış ve insan olmuşlardır. Birbirlerini suçlamış ve bu saçma ibadet özgürlüğünden insan olma yani akletme özgürlüğüne geçiş yaşamışlardır... 
      Sömürge ülkelerde de en çok dini ibadetler teşvik edilerek fikir hürriyeti alanları karanlıklara itilmiştir.  İngiliz yöneticilerin meşhur Altın Tapınak' a hürmet seremonilerinin Hindistan’nın özgürleşmesini belki yüz yıl sekteye uğrattığını ifade eden görüş ciddi  haklılık payına sahiptir...
     Halkın uyanmasını geciktiren en güçlü argümanların başında iktidarların kullandığı dini argümanlar olması tarihi önemi olan büyük bir  birikimdir. Sorgulayan, itiraz eden kitle oluşmasın, düşünsel donukluk devam etsin, körü körüne bağlılık devam etsin diye iktidarlar bol bol  ibadet özgürlükleri lutfedetek/vaad ederek   onları bağımlı ve uyuşuk tutmaya özen gösterirler...
        Bol ibadet eden ama beyinleri donuk kitleler oluştukça da bu durum iktidarların hırs ve iştahını kabartmaya devam edecek  onları  yeni yeni  güçlenme fırsatları kollamaya itecektir. 
           Oysa Kur'an'da en önemli amellerin başında fikir üretme, akıllı olma çabası gelmektedir.İnsan aklettiği oranda fikir üretir (tefekkür) , fikir üretebildiği kadar özgürleşir ve özgürlüğünü de en   çok özgür tavırlar eşliğinde koruyabilir...
          Netice olarak diyebiliriz ki insan aklıyla özgürleşir ve akıllı kalarak ibadetlerini emperyalislerin tuzak dolu tarlalarındaki dikenlerden güvenceye alabilir... Aksi taktirde ise bol bol ibadet eden bir kitleye veya kütleye dönüşerek köleliğini tescil etmeye devam eder...
Saygılarımla. ..

 
Etiketler: Fikir, Özgürlüğü, Mü, İbadet, Özgürlüğü, Mü?, ,
Haber Yazılımı