Yazı Detayı
05 Kasım 2019 - Salı 09:35
 
GİTMEK KAYBETMEKTİR
Şükrü Uyar
gazete
 
 

“Bir gün nasıl olsa ayrılacağız; öyleyse yaşarken ayrılmayalım.”

/Melih ÖZER

Elbet hepimiz bir yolcuyuz bu yaşamda. Kimimiz uzun ince bir yoldan dönülmeze doğru gider, kimimiz de kısa ve geniş bir yoldan… Kimimiz az zamanda çok şey yaşar, kimimiz de uzun bir yaşama sığdıracak bir şey bulamaz dönüp de baktığında geriye… 
Hayatı dolu dolu yaşamak her ne kadar herkesin arzusu da olsa, yaşamın kıyısına vardığımızda göz açıp kapayıncaya kadar kısa süren bu yaşamımızın ne kadar boş geçtiğini görürüz. Sürekli ertelediğimiz hayatın bir gün sonuna varırken,  yarınlara ötelediğimiz koca bir çuval dolusu ertelenmiş hayallerin önümüzde durduğunu görürüz. Sürekli yarınlara sakladığımız o yaşanılması gereken hayatı hiç yaşamadan, gözlerimiz açık çekip gideriz bilinmeze. Kim bilir belki de o koca çuval dolusu hayallerimizi gerçekleştireceğimiz yerdir o bilinmez olan…
Herkesin yolcu olduğu bu yaşamda, kimileri de birbirinden sonsuza dek çekip gider. Hayallerini gerçekleştirmek, arzu ettiği hayatı, hayalindeki sevdayı ve aşkı doyasıya yaşamak için…
Yüz üstü bırakıp gittiğimiz ve ardımızdan bize ahdeden; gidişimizle kendi içinde her gün ölümler yaşayan insanların olduğunu bilmemize rağmen, yine de bizim olmayan yarınlarda hayallerimizi gerçekleştirme ve gerçek aşkı bulma umuduyla arkamıza bakmadan bir trenin kara vagonlarını dolduracak kadar hayallerimizle çekip gideriz…
Hiç düşünmeden ya da yıllarca düşündükten sonra gitmemiz gerektiğine karar verip ardımızda kırık kalpler ve yaşlar bırakıp gönül rahatlığıyla, içimiz hiç titremeden bilinmeze doğru çekip gitmek…
Geride bıraktıklarımızın ardımızdan bize ahdedeceklerini bile bile, onların gözyaşlarını göre göre mutluluğu, belki de hiç tadamayacağımız o aşkı yaşama umuduyla pusulamızı uzaklara çevirmek…
Bindiğimiz geminin mavi sularda bizi diyâr diyâr gezdirip sürekli bindiğimiz o ilk limana rotasını çevirmesi ve oraya demir atma isteği…
Uzakların bizi sürekli oyaladığını geç de olsa anlayıp çıktığımız o yolculuğu bitirmek istediğimizde, o ilk limana yaklaştığımız vakit; martıların artık eskisi gibi uçmadıklarını, simitçi kara çocukların artık yerinde olmadıklarını görürüz. Ardımızdan her şey değişmiştir. Yıllar, biz uzaklardayken onları yok etmek için bütün acımasızlığını göstermiştir. Tıpkı bizi yok etmeye çalıştığı gibi…
Gözlerimize yavaşça akşam dolduğunda, göklerin ateşinin kalbimizi yaktığını htiğimizde, bize edilen bedduaların tuttuğunu düşünerek kendi kirpiklerimizden asarız kendimizi.
Gitmelerin bizi bu kadar sarsacağını, yüreğimizi acıtacağını hiç düşünmemişizdir. Zaman, bunu kaç kez bize gösterdiyse de biz, içine düştüğümüz o karanlığın içinde bize gösterilen o ışığı görememişizdir bir türlü.
Umutla bindiğimiz o geminin yıllar sonra bizi aynı limana getirmesi, aslında geminin bize iyi bir ders verdiğinin göstergesidir.
Gidenlerin kaybettiğini, zaman bize göstermiştir artık. Macera uğruna düştüğümüz o yollardan dönerken, beraberimizde getirdiklerimizin, evvelce geride bıraktıklarımıza oranla kocaman bir hiç olduğunu biliyoruzdur artık.
Gitmeden evvel yaşadığımız hayatın aslında uzaklarda aradığımız hayat olduğunu, yüreğimiz kanamaya başladığında fark etmişizdir artık.
Yüreğimiz, bütün bu olan bitenler karşısında yorgun düşüp acı içinde sonsuzluğa gitmeye başladığı vakit, biz, bir kez daha anlarız ki, aslında sevdiklerimizden gitmek fikri beynimize düştüğü anda, biz kendi kendimizi infaz etmişizdir.

 
Etiketler: GİTMEK, KAYBETMEKTİR,
Yorumlar
Haber Yazılımı