Yazı Detayı
29 Eylül 2017 - Cuma 09:20
 
Hamaset
Necip Cengil
 
 

Çocukluğumdan beri, içinde büyüdüğüm ülkemde ve şehrimde, şahit olduğum olaylar, bana “hamasetle” değil “ferasetle” bakmayı tembihledi.

12 Eylül öncesini yaşarken, ilk ve ortaokul yıllarımdı. Liseye başladığımda “askeri darbe” çalmıştı kapıları… 12 Eylül öncesinde, çocukken şahit olduklarım, bana o günün şartlarında “çocukça korkular” yaşatmıştı lakin sonradan tam bir tecrübe yılları olarak ömrüme yazılmış oldu. Alevi-Sünni, Sağcı-Solcu gibi kamplaşmalar içinde, ortaokula kadar inen kavgalarla tedirgin oldum, korktum, ürktüm… Fakat okumayı terk etmedim, ne bulursam okudum; solcu yazarlar, sağcı yazarlar, islami bilince katkısı olan yazarlar, tarihi meselelere el atan yazarlar, dünya klasikleri… Hangi komşuda, arkadaşta ne bulduysam okumaya çalıştım. Her defasında, elimde farklı kitaplar gören “ideolojik bakışlar” hep garipsedi…

Ötekini anlamak, olayları analiz edebilmek ancak okumak veya tecrübe sahiplerinin tecrübelerinden istifadeyle mümkündü… Rahmetli babam da, her defasında elimde başka kitaplar görüyordu ama bir gün olsun, okuduklarıma müdahale etmedi. Beni MTTB’ye götürdü ve tanıştırdı. Orada tanıştığım hocalarım oldu. Onlar da okumayı öğütledi. Orada “hamasetle” bakmamayı pekiştirdim. Asabiyetin (ırkçılık, kavmiyetçilik, grupçuluk) yanlış olduğunu öğrendim.

Üniversiteye başladığım ilk günlerde, benimle tanışan, üst sınıftan bir öğrenci, koluma girip Konya caddelerinde, sorularla tur attırdı. Dine dair, hayata dair sorular sordu. Cevaplarımdan sonra “sen yolunu bulmuşsun” diyerek bana sorular sormayı bıraktı ama hep arkadaş kaldık.

Kişiliğimde yer eden bakış sebebiyle olsa gerek, karşılaştığım olaylara, ilk refleks olarak “hüküm” cümleleriyle bakmamayı öğrendim. Önce sustum ve dinledim sonra analiz etmeyi, neden ve niçin sorularını sormayı, acaba diye düşünmeyi ve ardından konuşmayı…

Son dönemde gündeme gelen Kuzey Kore, ardından Irak Kürdistan bölgesindeki gelişmelere yönelik tepkileri değerlendirirken de sorular soruyorum: Bu açıklamalar, karşılıklı tehditler, hamaset cümleleri aslında ne anlama geliyor? Bu arada başka adımlar atılıyor ama atılan bu adımlar, bu açıklamalar ve gelişmelerle örtülüyor ama ne?

Oysa “bu olaylar bize şunu anlatmaktadır” diye başlayan cümleler kurabilir ve hamasete hamaset ekleyebilirdim. Sanki olayı çözmüş gibi davranıp, hüküm cümleleri kurabilirdim fakat yapmadım, yapmam… Bilirim ki; hiçbir şey görünenden ibaret değil ve hiçbir olay kardeşliğimizi bozmamalı, hiçbir gelişme aklıselime mani olmamalı, kin ve düşmanlığı tetiklememeli… Yani “biz bazı olaylar görüyoruz, tartışıyoruz ama aslında başka şeyler oluyor, asıl olay gizleniyor” bu nedenle sakin olunmalı, sabırla meseleler ele alınmalı… Hele vatandaş olarak bizler daha sakin olmalıyız. Devletlerin aklıyla ortaya konan olayları, çözdüğümüz zehabına kapılarak, yanlış adımlar atmamalıyız.

Gündemde Irak Kürdistan bölgesi var, ona dair konuşuluyor ama asıl mesajlar nereye veriliyor, bunu kestiremiyorum. “Biz meseleyi çözdük” diye ekranlara çıkıp, frensiz konuşanlara bakıp hayretler içinde kalıyorum.

Bildiğim şu; analitik düşünmeliyiz, sabırla davranıp, ferasetle bakmayı öğrenmeliyiz. Hamaset söylemiyle dolmuşa binmemeli, yarınlarımızı tehlikeye düşürecek adımlar atmamalıyız. Olaylara yönelik yaptığımız ciddi bir analiz varsa ve analizimize güveniyorsak, bu analizlerimizi arkadaşlarımızla, yetkili ellerle paylaşmalıyız. Ekranlara çıkıp, vatandaşı tahrik edecek, birbirine düşmanca baktıracak söylemlerden kaçınmalıyız.

 
Etiketler: Hamaset,
Yazarın Diğer Yazıları
19 Ocak 2019
“Paradigmaların İflası ve İflas Erteleme”
28 Aralık 2018
Aydınlar/Âlimler Susarsa
23 Kasım 2018
Bizden Değilsen Gelme
21 Kasım 2018
Siyaset Nedir
14 Kasım 2018
Öncelikleriniz
16 Ekim 2018
Fayda Üretmek İstiyorsak
12 Ekim 2018
Kamunun Hesabı Ağırdır
21 Eylül 2018
Herkes Aynada Kendisine Baksın
26 Haziran 2018
Seçimlerin Ardından
30 Mayıs 2018
Seninle Söyleştim
18 Nisan 2018
Anlattığınız Tanrı
22 Mart 2018
Sev Dedi Gönlüm
08 Şubat 2018
Adam Ol
23 Ocak 2018
Barış Hayırlıdır
19 Ocak 2018
Yarın Kıyamet Kopacağını Bilseniz
11 Ocak 2018
Tarihi Doğru Okumak
27 Aralık 2017
Siz Kendinize Bakın
20 Aralık 2017
İnsan Günahkâr Doğmaz
14 Aralık 2017
Hesap mı, Diriliş mi?
08 Aralık 2017
Kıyamet Savaşı
24 Ekim 2017
Dibe Vuran İnsanlık
21 Eylül 2017
Kafalar Karışık
13 Eylül 2017
Geleceği Planlamak
31 Ağustos 2017
Projelerimiz Olmalı
16 Ağustos 2017
Savaş Oyunları
02 Ağustos 2017
Hangi Hiziptensin
27 Temmuz 2017
Ekrandan Atışmalar
21 Haziran 2017
Durun Kalabalıklar
09 Haziran 2017
Oyunun Yeni Perdesi Katar
10 Mayıs 2017
Trafik Terörü
05 Mayıs 2017
Yolcusu Olmayan Yol
20 Nisan 2017
Referandum
17 Nisan 2017
Seçim Sonuçları
22 Mart 2017
Şehrin Huzuru
09 Mart 2017
Park Cezası
25 Şubat 2017
16 NİSAN
18 Ocak 2017
Sistem Tartışmaları
19 Aralık 2016
HALEP Mİ DÜŞTÜ
10 Kasım 2016
Düşünelim
28 Ekim 2016
MUHASEBE
21 Ekim 2016
DİNLE
13 Nisan 2016
Milletin Adamı
21 Mart 2016
Türkiye Nereye
14 Mart 2016
Teröre Lanet
07 Mart 2016
TÜRKİYE GİBİ KAÇ ÜLKE VAR
23 Şubat 2016
Suriye Politikamız
18 Şubat 2016
MÜCADELE TA KIYAMETE
Haber Yazılımı