Yazı Detayı
24 Ağustos 2017 - Perşembe 09:27
 
İnsanın Çelişkisi (1)
Tacettin Elmas
 
 

Yani mide ve beyni ile olan çelişki.

Başka bir deyişle, mide ve beyin arasındaki kavga.

Bütün insanlık tarihini, insanın kendi içinde taşımış olduğu bu çelişki ve kavgalar yaratmış. İnsan, bütün tarihsel dönüşümleri, reform ve savaşları hep bu çelişkiyi belli bir adil düzene, dengeye yerleştirmek için gerçekleştirmiş ve vermiş olduğu bu irade dışı zorunlu mücadele sonucunda günümüz çağdaş modern toplum sistemine kadar gelmiştir.

Peki, bu bir son mudur? Elbette ki değildir.

Yaratmış olduğu her çözüm karşısına başka bir çözümsüzlük getirince yeni çözüm yolları arayışı içerisinde yoluna devam edecektir. Zira insanlık tarihinin akışı bu yöndedir. Hep ileri ve daha iyiyi bulmak…

Tıpkı, özellikle toplumsallaşmaya başladığı ilk günden itibaren içinde geçmiş olduğu ilkel, ana er kil, ata er kil, köleci, feodal ve içinde bulunduğumuz kapitalist toplum şekillerinde olduğu gibi.

Bu süreç, kendisinin bir toplumsal varlık olarak, içinde her bakımdan daha rahat edebileceği toplum şekilleri yaratmaya üretmeye çalışarak devam edecektir.

Öyle yazılara kolay bir şekilde yazılıp dökülen bir yaşam mücadelesi değil bu. Her adımı, her aşaması geçmişten günümüze kadar kendisine çok ağır bedeller ödenmesine neden olan tarihsel bir yaşam çelişkisi ve onun yaratığı bir mücadele.

İNSAN;

Bu noktada geçmişte yaşamış olduklarını bir kenara bırakıp bu gün yaşadıkları ile nasıl bir çözüm üretmeye çalışıyor? Midesi ile beyni arasındaki bu amansız ve vazgeçilmez olan mücadeleyi nasıl kendisine en az zarar verecek şekilde belli bir dengede tutarak hayatına devam etmek istiyor.

Ta ilk günden itibaren, kendisi ile birlikte var olan bu mide ve beyin arasındaki mücadeleyi vermeye çalışırken, bir yandan üzerinde doğup büyümeye çalışarak varlığını devam ettirdiği doğa koşulları ile diğer yandan doğa koşullarından daha acımasız ve tehlikeli olan kendi hemcinsi olan insan ile bir mücadele yürütmek zorunda kalmış.

Kendisi ile birlikte doğan bu mide ve beyin arasındaki çelişkiyi çözmeye çalışırken insanoğlu temel iki derin mücadele ile karşı karşıya kalmıştır.

Bunlar biri, üzerinde doğup büyüyüp yaşayıp ve sonuçta öldüğü doğa ve onun yarattığı koşullar. Bir diğeri ve en önemli ve en acımasız ve tehlikeli olan kendi hemcinsi olan insan ile olan mücadeledir.

Geçirmiş olduğu zor yaşam koşullarının vermiş olduğu mücadele sonucunda tarihinin belli dönemlerinde kendi yaşamını tehdit eden zor doğa koşullarını, olaylarını kendi kontrolüne alarak bu doğa olaylarını en azından direk bir tehdit olmaktan çıkarmış, ya da bu koşulları kendi kontrolüne alarak kendisine yararlı bir şekle kavuşturarak bunu büyük bir yaşamsal tehdit olmaktan çıkarmıştır.

 

İnsan ve toplumların tarihine baktığımızda, insanoğlu kendi doğal yaşamsal sorununu bir şekilde çözmeye çalışırken karşısında bazen doğrudan, bazen dolaylı olarak yine bir başka insan ya da insan gurubunu görmüş ve kendisini onunla aynı ama farklı bir mücadele seyri içerisinde bulmuştur.

En küçüğünden tutun en büyük insan ilişkilerine bakınız hepsinin temelinde bu mide ile beyin arasındaki çelişkinin yansımalarını bulursunuz. Bu mücadelede de en belirgin ve temel yönlendirici tayin edici çelişki ve çatışmaya yol açanı mide de yoğunlaşıp insanın temel davranışlarına yön veren mide deki çelişkidir. Yani başka bir ifade ile insanın açlık sorunudur.

                                                                                                                                         Devam edecek…

 
Etiketler: İnsanın, Çelişkisi, (1), ,
Haber Yazılımı