Yazı Detayı
25 Ağustos 2017 - Cuma 09:27
 
İnsanın Çelişkisi (2)
Tacettin Elmas
 
 

Yani mide ve beyni ile olan çelişki.

Başka bir deyişle, mide ve beyin arasındaki kavga…

Midenin bu ihtiyacını(açlık) karşılamak için beyin tarafında girişilen her faaliyet birer siyasi faaliyettir beyni bu siyasi faaliyete, girişime iten, itmek zorunda bırakan nedende midenin beyne yönlendirdiği ve bir şekilde onu baskı altına alan ve bu şekilde insan, faaliyet ve ilişkilerine yön veren mide de  gelen açlık sinyalleridir. Her sinyali tatmin etmek için girişilen her faaliyet, siyasetin kendisidir. Bu yerine göre işsiz bir bireyin tek başına kendince bir iş arama faaliyeti. Bazen toplumsal olarak iş arama girişimidir.

Bireysel ve toplumsal tüm ekonomik ve sosyal, siyasal ilişkiler mideden beyne yansıyan baskının sonucunda şekillenir. Yani beyinin mideden gelen bu açlık sinyallerine cevap vermek için girişmiş olduğu her çözüm şekli sonuçta siyasi birer faaliyettir.Bu konuda beyne baskı yapıp onu arayışa iten yani siyaset yapmaya iten neden ise midenin açlık sorunudur.

Toplumu oluşturan en küçük çekirdek aile yapılanmasından tutun bunun en geniş şekli olan toplum, ulus, devlet ilişkilerinin temelinde bu var.

Toplumu oluşturan her birey kendisine şu soruyu sorduğu zaman,ki gün içerisinde,ya da daha güne başlar başlamaz bu soruyu soruyordur.Benim yaşamam için en öncelikli ve her şeyden önemli olan ihtiyacım nedir.Hiç kimse önce iş,aş,ekmek,demeden başka bir şey diyemez.

Günümüzde özel mülkiyet ilişkilerinin egemen olup insan ve toplum ilişkilerine yön veren, insanın bireyselliğinin öne çıktığı, her şeyin Pazar için üretildiği, pazarlandığı kapitalist toplumunda yok benim sorunum midenin ihtiyaçlarına cevap verme sorunu değildir diyemez.

Bütün aile ilişkilerinde meydana gelen miras ilişkilerinin yarattığı olumsuzluk ve paylaşım ilişkileri. Toplumu oluşturan aile ilişkilerinden başlayarak içeriden dışarıya sokağa doğru yayılan bireysel ve toplumsal şiddet olaylarının başlangıç ve çıkış noktası yine insan bedeninde kendisi ile birlikte var ola gelen bu mide ve beyin arasındaki çelişkidir. Kim ve hangi toplum, insanın bu temel çelişkisini insana ve çevresine zarar vermeyecek şekilde çözümler bulup, çareler üretip bunu bütün toplum kesimlerine adil ve eşit bir şekilde uygular ise o kişi, aile ve toplum, çağdaş, modern bir insan ve giderek bir topluma adım atmış olur.

Bugün bireysel ve toplumsal olayların yansımış olduğu hukuksal davaların tamamına bakınız neredeyse tamamının temelinde midenin ihtiyaçlarını karşılamak için insanın kendince yaratmış olduğu mülkiyet ilişkilerinin, yani senin, benim. Ya da bizim, sizin gibi ekonomik öncelikli çıkar ilişkilerini görürüz.

İnsan ve toplum ilişkilerine baktığımız zaman kimin ne ile nasıl geçindiğine, nasıl ne şekilde karnını, midesini doyurduğuna bakarsak, eğer o kişi ve toplum hakkında önceden insana yüklendirilmiş bir ön yargı yoksa daha sağlıklı sonuçlar elde edebiliriz.

Gelişmiş olsun ya da olmasın, hukuk olsun olmasın dünyadaki bütün adli davalara bakınız. Hemen hemen tamamında şöyle bir dava dosyası göremezsiniz. O dindar, bu değil. O Kürt, bu değil. Ya da o Alevi, bu Sünnü. Veya benim kardeşim namaz kıldı, yada kılmadı. Babam oruç tuttu ya da tutmadı…vs.

Bugün ekonomik olarak kendi ülkesinde yaşamış olan toplumlarda toplumu oluşturan bireylerin mide ve beyni arasındaki çelişkiyi çözen ülkelerdeki devletler, çözüm üretmeyen, üretemeyen toplum ve devletler den her bakımdan ileride olan toplum ve devletlerdir.

Bu konuda sorunlu olan ülke ve toplumlardaki insanların her türlü değer yargılarını bir tarafa bırakarak bazen canları pahasına da olsa bu ülke ve toplumlara göç etmeye çalışmalarının altında yatan neden budur.

Günümüzde;

 İnsanları mide ve beyni arasındaki çelişkiyi çözme sorununda uzaklaştırıp, onları her ikisi arasına sıkıştırıp, birinden birini tercih etmeye zorlarsanız bireysel ve toplumsal hiçbir soruna çözüm üretemezsiniz. Ürettiğiniz en adil ve mantıklı çözüm ancak yazılı bir metin yada yasa olarak kalır. Ve var olan sorun büyüyüp toplumun en kılcal damarlarına kadar yayılarak devam eder.

Ve tabi bireysel sorun bir şekilde toplumsal bir sarmal halini alarak tüm toplumu tehlikeli noktalara doğru sürüklemiş olur.

 
Etiketler: İnsanın, Çelişkisi, (2),
Haber Yazılımı