Yazı Detayı
21 Eylül 2017 - Perşembe 13:28
 
Kafalar Karışık
Necip Cengil
 
 

Irak ve Suriye gibi konularda kafalar giderek karışıyor… Dün söylenenler, bugün belirsizliğe itiliyor, hatta ters bir söylemle dile getiriliyor.

Elbette bu konuların iki boyutu var: Birey olarak bakış, devlet olarak bakış… Bir de “nerede durduğu belli olmasın” diye uğraşanların bakışı var, bu bakışı da, diğer bakışlara eklemlemek gerekir.

Uluslararası boyutu olan, denek olarak bölge halkının kullanıldığı konular bunlar… Olan bölge halkına oluyor ve para babaları; gerek enerji alanı, gerek silah üzerinden alacağını alıyor, coğrafya buna göre parçalanıyor, acılar bu paylaşıma kurban ediliyor.

Dışardan meseleye bakanlar sadece yorumluyor ve yorumları tutarsa, ben demiştim, diye gerdan kırıyor. Haliyle şunu söyleyebiliriz; bu iş “devletlerin aklı” ile yürüyor. Hatta ülkeleri yönetenler bile, meselenin özünü gündeme getiremiyorlar. Yani bu meselelerin, bir söylem boyutu, bir de gizemli eylem boyutu var. Bize düşen, olayları okumak, söylenenleri analiz etmek ve kesin hükümlerden kaçınmaktır.

Bize düşen, dünyanın ve ülkemizin yarınları için, doğru, hayatı ilgilendiren her konuda liyakat ehli insanlar yetiştirmektir.

Ülkemiz, birbirleri hakkında, meselenin özüne vakıf olamadan, kesin hükümler vererek taraf olan, birbirlerine acılar yaşatan nice olaylar yaşadı. Siyasi taraf patronları, taraftar koruma hamlelerini, gerçeğin sahiplenmesi veya savunması gibi göstererek, insanımızı kamplaştırdı. Çok acılar yaşadık. Bırakalım bunları da, okuyalım, araştıralım, olayları analiz etmeyi öğrenelim ve bilelim ki; gördüğümüzü ve çözdüğümüzü sandığımız fotoğrafın içinde nice gizemler var, fotoğraf içinde fotoğraf, oyun içinde oyun var. Üstelik fotoğrafı çekip önümüze koyanlar, bizden analiz etmemizi değil hüküm vermemizi istiyor. Verilen hükümlerle kamplaşmamızı arzuluyorlar. Biz, birbirimizi yaktığımız kamp ateşlerinin içine doğru sürüklerken, o fotoğrafları önümüze atanlar kendi geleceklerini inşa ediyorlar. Oysa bize düşen, kamp ateşlerine sürüklemek değil, farklılıklar içinde bir arada yaşamayı öğrenmek ve farklılıklarımızda birlik olmaktır.

Suriye ve Irak gibi konular karşısında çözüm gücüne ulaşabilmekte aslında yetişen ve olayları analiz edebilen, dirayetli karar vericilere bağlı. Eğer sadece sloganlarla insan yetiştirmişsek veya yetiştiriyorsak, vay halimize!

Şu anda birileri taraftar kimliğiyle, karşılıklı yorumlar yapıyor ve hükümler veriyor… Dinleyici kitle, bunlar arasında, taraftar olarak bölünüyor. Karışık kafalar birbirini suçluyor. Oysa mesela hem Barzani hem ona karşı söylem ortaya koyanlar, taktik adımlar atıyor, satranç oynuyor. Bu taktik adımlar bir yere varacak. Irak topraklarının parçalanma şekli belirlenecek. Kürtlerin, Türkmenlerin ve Arapların yeni ortaklıkları ortaya çıkacak. Devletler yeni oluşuma göre ilişki geliştirecek, yeni siyasi adımlar atılacak. Biz dışarda birbirimize kızdığımız, birbirimizi kırdığımızla kalacağız.Çokbilmiş köşelerde ahkâm kesenler, hiçbir şey olmamış gibi, yeni hikâyeler yazacaklar.

Kendimize dönelim:

Bu sabah, önümde seyreden servisin bay sürücüsü, camı açıp, burnunu sildiği kâğıt mendili; biraz sonra bir bayan sürücü, içtiği sigarayı yola attı. Her ikisi de, hiçbir şey yapmamış gibi, gayet rahat yollarına devam ettiler. Biraz sonra kırmızı ışıkta durduk. Cep telefonuyla kavga eden sürücü, yeşil yandığı halde, aracını geciktirdi ve gerideki araçlar, hepimiz yeniden kırmızı ışığa takıldık. Bu gecikmeye sebep olan sürücü, onlarca aracın fazla yakıt sarfiyatına sebep olurken, muhtemelen ne kamu hakkını, ne de kul hakkını çiğnediğini düşünmedi. Ve bir müddet sonra, bu üç sürücü de, muhtemelen, ne olacak ülkenin, dünyanın hali diye bir konuşma balonunun içine girecekler.

Halimiz bu!

 
Etiketler: Kafalar, Karışık,
Yazarın Diğer Yazıları
19 Ocak 2019
“Paradigmaların İflası ve İflas Erteleme”
28 Aralık 2018
Aydınlar/Âlimler Susarsa
23 Kasım 2018
Bizden Değilsen Gelme
21 Kasım 2018
Siyaset Nedir
14 Kasım 2018
Öncelikleriniz
16 Ekim 2018
Fayda Üretmek İstiyorsak
12 Ekim 2018
Kamunun Hesabı Ağırdır
21 Eylül 2018
Herkes Aynada Kendisine Baksın
26 Haziran 2018
Seçimlerin Ardından
30 Mayıs 2018
Seninle Söyleştim
18 Nisan 2018
Anlattığınız Tanrı
22 Mart 2018
Sev Dedi Gönlüm
08 Şubat 2018
Adam Ol
23 Ocak 2018
Barış Hayırlıdır
19 Ocak 2018
Yarın Kıyamet Kopacağını Bilseniz
11 Ocak 2018
Tarihi Doğru Okumak
27 Aralık 2017
Siz Kendinize Bakın
20 Aralık 2017
İnsan Günahkâr Doğmaz
14 Aralık 2017
Hesap mı, Diriliş mi?
08 Aralık 2017
Kıyamet Savaşı
24 Ekim 2017
Dibe Vuran İnsanlık
29 Eylül 2017
Hamaset
13 Eylül 2017
Geleceği Planlamak
31 Ağustos 2017
Projelerimiz Olmalı
16 Ağustos 2017
Savaş Oyunları
02 Ağustos 2017
Hangi Hiziptensin
27 Temmuz 2017
Ekrandan Atışmalar
21 Haziran 2017
Durun Kalabalıklar
09 Haziran 2017
Oyunun Yeni Perdesi Katar
10 Mayıs 2017
Trafik Terörü
05 Mayıs 2017
Yolcusu Olmayan Yol
20 Nisan 2017
Referandum
17 Nisan 2017
Seçim Sonuçları
22 Mart 2017
Şehrin Huzuru
09 Mart 2017
Park Cezası
25 Şubat 2017
16 NİSAN
18 Ocak 2017
Sistem Tartışmaları
19 Aralık 2016
HALEP Mİ DÜŞTÜ
10 Kasım 2016
Düşünelim
28 Ekim 2016
MUHASEBE
21 Ekim 2016
DİNLE
13 Nisan 2016
Milletin Adamı
21 Mart 2016
Türkiye Nereye
14 Mart 2016
Teröre Lanet
07 Mart 2016
TÜRKİYE GİBİ KAÇ ÜLKE VAR
23 Şubat 2016
Suriye Politikamız
18 Şubat 2016
MÜCADELE TA KIYAMETE
Haber Yazılımı