Yazı Detayı
12 Ekim 2018 - Cuma 10:13
 
Kamunun Hesabı Ağırdır
Necip Cengil
 
 

Yıllardır gözlemliyoruz; birileri siyaset sahnesine oynuyor, biraz ilerliyor, bir yerler ediniyor, kendisine alan açıyor… Burada durur diyorsunuz durmuyor. Daha başka alanlara göz dikiyor. Toplumsal fayda, insan yetişmesine katkı, fedakâr insanlara alan açma diye bir derdi oluşur diye bekliyorsunuz, beklentiniz boşa çıkıyor. Hala kendisine ait daha başka alanların derdiyle ateşler tutuşturuyor, bu ateşle başkasını yakarak kendisine yol açmanın peşinde koşuyor.

Siyasi alanın dışına çıkıp bürokrasiye bakayım diyorsunuz… Makamlardan makamlara yol bulmak için çırpınan ve bunun için başdöndürücü komplolar geliştirenlere rastlıyorsunuz. “Bir üst makam varsa o da benim olmalı” derdinde… “Benden daha ehil insanlar olabilir; şehre, ülkeye onlar daha faydalı olur” demiyor. “ora da benim olmalı” diyor, başka bir cümle kurmuyor.

Mesela vekil oluyor, şehrin ve ülkenin ölçeğinde üst düzey bürokrat oluyor, kimsenin bilmesini istemediği ama derinden derine konuşulan iktisadi ve bazı karanlık ilişkiler kuruyor… Yetmiyor, mesela “şehrin belediye başkanlığı da benim olmalı veya birlikte yol alabileceğim biri olmalı” diyor. Bunun için gerektiğinde en yakın arkadaşına kumpas kurabiliyor, harcamak için yol arıyor, yollar geliştiriyor.

Her şeye ” o” veya “onlar” layık.

Her alanı “o” veya “onlar” belirlemeli.

Kimse önlerine çıkmamalı.

Önlerine çıkan olursa, bir şekilde devre dışı bırakılmalı ve hatta en yakın görünen arkadaşları bile hesaplarına uymuyorsa, onlar da devreden çıkarılmalıdır.

Oysa birileri bunlara hatırlatmalı!

Siz hesabı uzak, dünya kazanımlarını çekici görüyorsunuz lakin hesap uzak değil… Sadece sizin emelleriniz o hesabı size uzak gösteriyor. Hesap günü çok çetin, unutmayın!”

Hadi birileri aldı bunları karşılarına, konuştu…

“Sen kim oluyorsun da bize akıl veriyorsun? Biz bu kadar yolları kullanabildiğimize göre akıl da bizde, fikir de… Git işine ve yoluma, yolumuza çıkma, ezeriz ve toplayanın da olmaz!” diyerek, buldozer rolü oynuyor, oynayabiliyorlar…

Buna rağmen birileri bunlara hatırlatmalı!

Zira “zalim de olsa mazlum da olsa kardeşine yardım et” ifadesinin anlamı budur!

Uyarı gitmeyince ne oluyor?

Yanlışları yapanlar, o yanlışlara alışıyor, kanıksıyor ve o yanlışlarla birlikte selfi yapmayı bir hüner saymaya başlıyor.

Çevrelerinde bu tür birileri varsa, uyarı yapabilecek yakınlıkta ve yetkinlikte oldukları halde, uyarması gerekirken, uyarmayanlar da suçludur!

En azından şöyle düşünün, uyarılmazsa bunlar, bağdaş kurdukları yolda, umut olabilecek yeni isimlerin geçişine, yetişmesine müsaade etmeyecekler. Umut olabilecek yeni insanlar devreye girmeyince, toplumsal umut giderek yok olacak.

Ve bu bir felakettir!

Birileri bilmeli ki; kamunun hesabı ağırdır, hatta o hesabı vermek mümkün değildir. Bunu bilenler sorumluluk üstlenmelidir. Makamların, sorumlu birimlerin önlerine bağdaş kurup geçişleri engelleyenler de hesap veremez…

 “Yakıtı insanlar ve taşlar olan cehennem ateşinden korkun!” ifadesini bildikleri halde, bunu bir masal cümlesi gibi görenler de dinlemeli:

Bu dünya hayatı geçicidir ve geçici olan bu hayat için ebedi olarak sürecek ateşin koynuna kendinizi hazırlamayın!“Ruhu delirmiş” kişi rolüyle hareket etmeyin! “Beyni ileriye, kalbi geriye doğru çalışan” kişi olmayı kabullenmeyin!

Halit Refiğ’in çektiği “Yorgun Savaşçı” filmin başlangıç cümlesine ithafen söyleyeyim: “Sizin geçmişinizi araştırdığımı sanmayın, hayır ben sizin geleceğinizle ilgili konuşuyorum!

AşıkFeymani’yi konuşturalım isterseniz:

“Her varlığın gaflet zamanı vardır/ Dereyi uykudan sel uyandırır/ Rahmet de, tufan da ondan halk olur/ Gökteki bulutu yel uyandırır.”

Birileri uyanmak istemiyorsa kendileri bilir!

İlimizde böyleleri varsa, bu dostça hatırlatmalar onlar için de önemlidir!

 
Etiketler: Kamunun, Hesabı, Ağırdır,
Yazarın Diğer Yazıları
23 Kasım 2018
Bizden Değilsen Gelme
21 Kasım 2018
Siyaset Nedir
14 Kasım 2018
Öncelikleriniz
16 Ekim 2018
Fayda Üretmek İstiyorsak
21 Eylül 2018
Herkes Aynada Kendisine Baksın
26 Haziran 2018
Seçimlerin Ardından
30 Mayıs 2018
Seninle Söyleştim
18 Nisan 2018
Anlattığınız Tanrı
22 Mart 2018
Sev Dedi Gönlüm
08 Şubat 2018
Adam Ol
23 Ocak 2018
Barış Hayırlıdır
19 Ocak 2018
Yarın Kıyamet Kopacağını Bilseniz
11 Ocak 2018
Tarihi Doğru Okumak
27 Aralık 2017
Siz Kendinize Bakın
20 Aralık 2017
İnsan Günahkâr Doğmaz
14 Aralık 2017
Hesap mı, Diriliş mi?
08 Aralık 2017
Kıyamet Savaşı
24 Ekim 2017
Dibe Vuran İnsanlık
29 Eylül 2017
Hamaset
21 Eylül 2017
Kafalar Karışık
13 Eylül 2017
Geleceği Planlamak
31 Ağustos 2017
Projelerimiz Olmalı
16 Ağustos 2017
Savaş Oyunları
02 Ağustos 2017
Hangi Hiziptensin
27 Temmuz 2017
Ekrandan Atışmalar
21 Haziran 2017
Durun Kalabalıklar
09 Haziran 2017
Oyunun Yeni Perdesi Katar
10 Mayıs 2017
Trafik Terörü
05 Mayıs 2017
Yolcusu Olmayan Yol
20 Nisan 2017
Referandum
17 Nisan 2017
Seçim Sonuçları
22 Mart 2017
Şehrin Huzuru
09 Mart 2017
Park Cezası
25 Şubat 2017
16 NİSAN
18 Ocak 2017
Sistem Tartışmaları
19 Aralık 2016
HALEP Mİ DÜŞTÜ
10 Kasım 2016
Düşünelim
28 Ekim 2016
MUHASEBE
21 Ekim 2016
DİNLE
13 Nisan 2016
Milletin Adamı
21 Mart 2016
Türkiye Nereye
14 Mart 2016
Teröre Lanet
07 Mart 2016
TÜRKİYE GİBİ KAÇ ÜLKE VAR
23 Şubat 2016
Suriye Politikamız
18 Şubat 2016
MÜCADELE TA KIYAMETE
Haber Yazılımı