Yazı Detayı
08 Mart 2018 - Perşembe 08:53
 
Kilimanjaro’ya Tırmanmak
Recep Örek
 
 

    Sorunlara dikkat çekmek için bazen ilginç yöntemlere başvurulur. Amaç, kamuoyu oluşturmak ve mağduriyetleri gündeme taşımaktır. Öyle sorunlar vardır ki, insanlık tarihiyle eşdeğer bir geçmişe sahiptir. Bunların başında kadın hakları gelir. Dünya nüfusunun yarısını teşkil eden kadınların sorunları halen çözülememiştir. 21.yüzyılda kadınlar şiddette uğruyorsa, birçok temel hak ve özgürlükten mahrum bırakılıyorsa, sorunun çözümü yolunda daha çok çaba harcamamız gerekiyor. Yoksa onların mağduriyetlerine tanık olmaya devam edeceğiz.

   İşte yaklaştığımız ‘8 Mart Dünya Kadınları Günü’nde kızların eğitimi başta olmak üzere kadınların sorunlarına dikkat çekmek amacıyla BM ve ortaklarının desteklediği, Asya ve Afrikalı kadınlardan oluşan bir ekip Tanzanya’daki Kilimanjar odağına tırmanacak. WFP (Dünya Gıda Programı) Tanzanya temsilcisi, kızların çocuk yaşta evlendirilmeleri, ev işleri, maddi imkânsızlıklar ve eğitim için erkek çocukların tercih edilmesi gibi engeller bulunduğunu belirterek; “Tırmanma ekibindeki bütün kadınlar kendi kişisel dağlarına tırmanarak eğitimlerinin önündeki engelleri geçmeyi başaracaklar. Bu kadınların genç nesillere örnek olmasını diliyoruz” ifadesini kullandı. Ekibin zirveye ulaşması ve 8 Mart Dünya Kadınlar Günü için bir video mesajı çekmesi planlanıyor.

   Bu eylemi gerçekleştirecek Asya ve Afrika’da yaşayan kadınların olması bir tesadüf değildir. Çünkü dünyada en çok kadın hakları ihlalleri bu iki kıtadadır. Söz konusu bu kıta ülkelerin, insan hakları sicillerinin de iyi olduğu söylenemez. Bu coğrafyalarda kadının toplumdaki yerini kısıtlayan, sosyal ve ekonomik hayata katılımını zorlaştıran birçok engel vardır. Engellerin bir kısmı ülkelerin yasalarından kaynaklanırken, bir kısmı da toplumun kadına bakış açısıyla ilintilidir. Bu bakış açısı sadece erkeklere özgü de değildir. Yetiştiği geleneksel kültürün kodlarını barındıran ” kadının durması gereken yer” diye tabir edilen, doğruluğunu ya da yanlışlığını sorgulamayan kadınların payı da vardır. Ayrıca, bu coğrafyalarda ataerkil aile yapısının erkek çocuklarda oluşturduğu kadın algısı ve bu algının oluşturduğu psikolojik bariyerleri aşmak da kolay olmuyor.

   Türkiye özelinde ise kadının toplumdaki yeri, sosyal statüsü ve ekonomik hayata katılımı her geçen gün artmaktadır. Özellikle kent merkezinde yaşayan orta-üst gelir grubuna mensup ailelerdeki kadınlarda durum daha iyidir. Kırsal kesimde ve şehirlerin varoşlarında yaşayan kadınların durumu halen bir kısırdöngü içerisindedir. Mağduriyete en çok uğrayan da bu gruptur. Birçoğu eğitimlerini yarıda bırakmakta ya da “Çocuk Gelin” diye tabir edilen erken yaşta evlendirilmektedir.

   Son yıllarda ülkemizde kadın haklarına ilişkin birçok yasal düzenleme ve sosyal projeler üretildi. Fakat kadınlara yönelik erkek şiddetin azalmadığı görülüyor. Hatta basında konuyla ilgili son yıllarda daha çok haber çıkıyor. Bunun iki sebebi olabilir. Birincisi, sosyal medya başta olmak üzere, internet, gazete ve TV’lerin konuya fazla yer vermesi yani basının duyarlılığı. İkincisi, kadının erkeklerle eşit haklara sahip olmasının geçiş süreci sıkıntıları…

   Peki, çözüm nerede? Bir defa temel hak ve özgürlüklerde insanları cinsiyete göre kategorize etmemek gerekir. Sorumluluk ve rollerimiz farklı olabilir. Sonuçta hepimiz insanız. Biz erkeklerin, kendimiz için isteyip istemediklerimiz kadınlar içinde geçerli olmalı. Mesnetsiz saiklerle birçok sorunu kadına yükleme yanlışına düşmeden, Empatik yaklaşımlarla sorunun çözülebileceğine inanıyorum. Özgüveni yüksek, etkin ve eğitimli kadınlar arttıkça hayat daha da normalleşecektir.

   Sonuç olarak seslerini duyurmak ve sorunlarını gündeme getirmek için 5 bin 895 metre yükseklikteki Kilimanjaro dağına tırmanmaya mecbur ettiğimiz kadınlar,  artık anlamalıyız. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’yle ilgili söylenecek birkaç güzel sözden ziyade, birlikte mutlu olacağımız yarınları inşa etmemiz gerekiyor. Tüm Kadınların 8 Mart dünya kadınlar gününü kutlarım.

*Bu yazı 2015 yılında çıkan “Yırtık sayfalar” adlı kitabımda yayımlanmıştır.

 
Etiketler: Kilimanjaro’ya, Tırmanmak,
Haber Yazılımı