Yazı Detayı
23 Ocak 2017 - Pazartesi 09:58
 
Kimliklerimiz Ve Üstünlük Tartışmaları
Ali Yalçın
 
 

Kimliklerimizi, doğuştan gelen ve sonradan sahiplendiğimiz kimliklerimiz olarak ,temelde,  iki ana kategoride ele alabiliriz. Doğuştan gelen kimliklerimiz, reddi veya kabulüne  dair hiç bir iradi   tercihimiz olmayan/olamayan kimliklerimizdir. Sonradan edindiğimiz veya sahiplendiğimiz kimliklerimiz ise özgür irademizin tercihleridir. 
 

Gelelim üstünlük meselesine...


    İrademizle kabullenmediğimiz hiç bir kimlik tercihi veya genel manada tercihimiz   üstünlük sebebi  ve gerekçesi  olamaz. Kaldı ki üstünlük   konusu şeyler  de başlı başına ve bağımsız  değişkenler değildir. Bir şeyin üstün olup olmadığı konusu ise genel-geçer doğru ve kabullerle barışık haliyle tespit edilir. Örneğin üstünlük kriterleri ;  insanlığın faydasına, toplam evrensel değerlere, insan temel hak ve özgürlüklerine, dünya barışına , dünyanın imarına, adalet ve eşitlik  temelinde insan onurunun korunmasına, sömürü karşıtlığına  vs ... hususlara verdiği katkıyla değerlendirilebilir... Bunları olabildiğince çoğaltmak mümkündür. Dikkat edilirse sonradan edindiğimiz kimliklerimizde tercihlerimiz belirleyicidir. 
      Bu durumda rahatlıkla diyebiliriz ki  ırkımız, soyumuz sopumuz, renklerimiz, doğduğumuz yerler ve mekanlar, cinsiyetimiz vs hiç bir zaman üstünlük sebebi ve gerekçesi değildir, olamaz da... Dediğimiz gibi bunlarda hiç bir iradi dahlimiz yoktur. Gelişiminde veya temelinde çabamız söz konusu değildir. Alternatifini seçme özgürlüğümüz yoktur. ..Fakat neticede doğuştan gelen kimliklerimiz sadece birer kimliklerdir. Üstünlük veya övünme sebebi olmaksızın  sahip olduğumuz kimlikler... Değişiklik yapma konusunda  kimi çabalarımız veya söylemlerimiz  olabilir  lakin  en temeli unutturacak bir hafıza da oluşturamayız... Bir yerlerde sürekli önümüze veya vicdanımıza gelip dururlar...
      Kimliklerimiz  çatırşır mı? Değişik bir ifadeyle kimliklerimiz çelişir mi?
      Tamamen insana bağlı pratikler olmakla beraber normalde hiç bir kimlik çatışma veya çelişme gerekçesi olmamalıyken kendi içimizde taşıdığımız kimlikler bizde ikilemler oluşturmazken aksine istendiğinde  birbirleriyle  uyumlu bile olabileceklerken her türlü kimlik dayatmaları iradeyi sınırladığı ve engellediği için  çatışma potansiyeli durum ve ortamlar oluştururlar. Bir örnekle konuyu açacak olursak, günlük hayatta sahip olduğumuz vatandaşlık /hüvviyet kimlikleri, mesleki kimliklerimiz, pasaport,ehliyet, evlilik cüzdanlarımız, sivil topluma aidiyet ispatı vs  kimliklerimizi taşırız ve yeri/önemi/önceliği durumunda da öne çıkararak  kullanırız. Yurt dışına gideceksek pasaportlarımız, araç sürerken ehliyetlerimiz, ailece gideceğimiz kimi mekanlarda evlilik cüzdanlarımız ... vs önem veya öncelik kazanabilir... Oysa tüm bu kimliklerimiz , taşıdığımız kimliklerimizdir ve çelişen kimlikler değildir. Tam tersi bir şekilde birbirlerini tamamlayan kimliklerdir. Bunlara sahip olmak zaman zaman bir zorunluluk olsa da toplumsal yaşam  ve ortak insani zeminlerdeki varlığımız için  de faydalı kimliklerdir. Dolayısıyla kendisi üzerinden üstünlük iddia edilemezler... Diyelim ki üstünlük iddia ettiniz... Kendinizce gurur duyduğunuz iddialar ileri sürdünüz... Belki ayıplanmazsınız ama bir çatışma /karmaşa sebebi yapmadıkça, gerçek veya realite karşısında  zor durumda da kalmazsınız...
 

Peki sorun nelerden temellenmektedir?
   Doğuştan gelen kimlikler veya sonradan sahiplendiğimiz kimliklerimiz üzerinden dayatma ve üstünlük iddiaları başlı başına çatışma, karmaşa hatta savaş sebebi olmaya başlayınca sorun çıkmaktadır. Hiçbir kimliğin bir diğerine üstünlüğü iddia edilemez... Kimlikleri Allah korkusu  ve sosyal fayda zemininde geliştirmek mümkün olabilir.  Dini veya fikirsel olan yani sonradan benimseyip sahiplendiğimiz kimliklerimizi bir başkasına dayatma ancak bir kirlenmeye yol açabilir.Doğru veya faydalı ile yanlış veya zararlı olanın birbirlerinden ayrıştırılmasına katkı vermeyen bir  kirlenmeden bahsediyoruz. Irk temelli üstünlük iddiası nasıl bir kirlenme ise din temelli bireysel üstünlük iddiası da benzeri  bir kirlenmedir. Doğuştan veya sonradan edindiğimiz  kimliklerin faydalı taşıyıcıları  olmamız halinde ise kimliklerimizin mutlak iyi veya doğruya katkı verdiğini göreceğiz. ..
  Sonuç olarak...
   İnsanın tercihleri üzerinden gösterilecek tüm  yararlı çabaların insanı insan olarak üstün kılacağını,   yeryüzü vatandaşlığı kazandırarak  şerefli ve onurlu kılacağını rahatlıkla söyleyebiliriz. ...Tüm kimliklerin,  örneğin tüm ırk veya kavimlerin, tüm dil-din farklılıklarının insanlığın ve insani medeniyetin  gelişimine birer havza oluşturduğunu da görebileceğiz... Ne mutlu üstün insana!

 
Etiketler: Kimliklerimiz, Ve, Üstünlük, , Tartışmaları,
Haber Yazılımı