Yazı Detayı
23 Aralık 2017 - Cumartesi 14:45
 
Kitaplar, Okuma Bilinci ve İnsanımızın Tutumu(2)
Ferman Salmış
 
 

Anne babaların aldıkları kitaplardın neredeyse yarısından fazlası kendi çocukları için. Onlara göre çocuklarına kitap almak değerli bir davranış, elbette öyle. Ancak kendileri kitap okumuyorlar, çocuklarının da yeterli derecede kitap okumadıklarından şikâyet ediyorlar.

Yayıncılar ve yazarlar, son yıllarda çocuk kitaplarının satışındaki payda önemli yükselişlere dikkat çekiyor. Bunun bir nedeni de sanırım, eğitime daha fazla odaklanmış olmak.

Bir başka veriye başvuralım şimdi de. Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü'nün (UNESCO) verilerine göre;

Türkiye, kitap okuma oranında dünyada 86'ncı sırada, yoksul Afrika ülkeleriyle aynı kategoride.

 TÜİK’e göre ise Türkiye'de kitap, ihtiyaç listesinin 235'inci sırasında yer alıyor.

 Dünyada kitap için kişi başına harcanan para ortalama 1,3 dolarken, Türkiye’de çeyrek dolar.

Kitap endüstrisinde bir büyüme söz konusudur. Bir taraftan okur oranı ve niteliği konusundaki rakamla pak de iç açıcı değilken, endüstri alanındaki bu şaşırtıcı büyümenin nedenlerini irdelediğinizde, başka bir hikâye ile karşılaşıyorsunuz.

Türkiye, 2 milyar 100 milyon doları aşan hacmiyle dünya sıralamasında 11'inci en büyük kitap cirosuna sahip ülke konumuna gelmiş durumda.

Türkiye genç nüfusa sahip bir ülke. Devlet, örgün eğitim kapsamındaki öğrencilerin kitaplarını kendisi satın alıyor, öğrencilere bedava dağıtıyor. Bu rakamlar, bu cironun önemli bir kısmını temsil ediyor. Dolayısıyla en çok kitap satın alan kurum devlet, yurttaşların aldığı kitapların oranı ise daha düşük. MEB tarafından "Milli Eğitim İstatistikleri-Örgün Eğitim 2016-2017 1.  dönem" verileri açıklandı. Buna göre, Türkiye'de örgün eğitimden 17 milyon 319  bin 433 öğrenci yararlanıyor. 2016-2017 eğitim öğretim yılı birinci dönemini kapsayan verilere göre,  örgün eğitimdeki öğrencilerden 14 milyon 684 bin 664'ü resmi, 1 milyon 204 bin  963'ü özel ve 1 milyon 429 bin 806 öğrenci ise açık öğretim kurumlarında okuyor.  Resmi okullarda eğitim gören 14 milyon 684 bin 664 öğrencinin 7 milyon  508 bin 60'ı erkek (yüzde 51,1),  7 milyon 176 bin 604'ü ise kız (yüzde 48,9).

Devlet, 14 milyon 684 bin 664 öğrencinin okul kitaplarını ücretsiz kendi dağıtıyor. Ortalama her öğrencinin 6/ 7 ders kitabı bulunduğuna göre, 100 milyondan daha fazla bir kitap sayısına denk düşüyor.

Türkiye Yazarlar Birliği Başkanı Kenan Kocatürk, verdiği bir demeçte yıllık baskı sayısının verilerinin bir dökümünü yapıyor; yıllık baskı sayısının 660 milyonu aştığını belirtiyor. 2016’da 56 bin yeni kitap çıkmış. Bu sayının  yılsonunda 60 bine yaklaşmasını bekliyor.[1]

 

 “Bir şehir efsanesi var, ‘Türkiye'de kitap okunmuyor' deniliyor. Elbette, istenen durumda değil, ideal durumda hiç değil, yapısal pek çok sorun var. Ama okunmasa bu kadar kitap üretimi nasıl olabilir? Üretim artıyor sonuçta” diyor Kocatürk. Sanırım endüstrinin geliştiği doğru; ancak bunun hangi alanı kapsadığını gördüğünüzde, durumun öyle olmadığını, yani kültür, edebiyat, sanat alanlarında iyi bir okur kitlesinin olmadığını anlıyorsunuz.

Yayımcı Meslek Birlikleri Federasyonu, bu durumu açıklığa kavuşturuyor. Bu üretimin aslan payını elinde bulunduran sektör eğitim sektörü.  Endüstrideki bu yüksek rakamların nedeni, devletin okullarda ücretsiz olarak dağıttığı eğitimle ilgili kitaplar. Sınavlara hazırlık kitapları ve yardımcı kitaplar da bu kategoride önemli yer tutuyor. Yayımcı Meslek Birlikleri Federasyonu verilerine göre, bu yıl eylül ayında basılan 45 milyondan fazla kitabın kategorileri hakkındaki veriler, Türkiye’deki okurların hangi kitapları okuduğu hakkında da bilgi veriyor. Bu verilere göre,

Eğitimle ilgili yayınların oranı yüzde 63.

Yetişkin inceleme, araştırma kitaplarının payı yüzde 15.

Bunu, yüzde 8’le çocuk ve gençlik kitapları,

Yüzde 7’yle inanç kitapları takip ediyor.

Yetişkin edebiyat ve sanat kitaplarının oranı ise, yüzde 4.

Demek ki ders kitapları, eğitimle ilgili kaynak kitaplar ve sınavlara dönük hazırlanan kitaplar bu pastanın yüzde 63 ünü oluşturuyor. Bu kitaplar bir çeşit zorunlu kitaplar, alınmaları mecburi. Oysa asıl kültür, edebiyat, sanat kuşağındaki kitapların oranı ise yüzde 4. Bu oran, toplumsal gerçekliğimizi açığa çıkarıyor ve yayın endüstrisinin kalemlerini daha iyi anlamamıza katkı sağlıyor.

Çünkü popüler kitaplar hariç, ülkemizde kitap okuma oranları övünmemizi gerektirecek rakamlardan çok uzak. Örneğin edebiyatın en önemli türlerinin başında gelen şiir kitapları Türkiye’de neredeyse satmıyor. Birkaç şairi dışarda bıraktığımızda, şiir okumayan bir toplum olduğumuz gerçeği açığa çıkar. Elbette şiir okuyan toplumlarda, duygular, şehirler, hayatlar daha estetik olur. Şiir, yürek coğrafyamızın en güzel çiçeğidir ve maalesef bu zarafetin giderek yok olmaya başlaması içimizdeki insani iklim değişikliğe ile yakından ilgilidir!

Ülkemizde kitap pazarının payları bizlere daha iyi bir analiz imkânı verecektir;

2.2 milyar dolarlık kitap pazarında eğitim-okul kitaplarının payı 1.3 milyar dolar.

Akademik kitapların payı 70 milyon,

ithal kitabın payı 110 milyon,

750 milyon doları edebiyat, kültür, sanat ve dini kitaplar paylaşıyor.

Edebiyat, kültür, sanat alanındaki okumalar asıl belirleyici okumalardır. Edebiyatın politikadan daha çok konuşulduğu ülkeler gelişmiş ülkelerdir. İnsanımızın medeniyet algısını güçlendirmesi ve bu konudaki engelleri aşabilmesi, bilim, edebiyat, sanat ve kültür alanlarını güçlendirmesiyle bağlantılıdır.

Kadınların erkeklere göre daha çok kitap okuduğu düşüncesi rakamlarla ve araştırmalarla desteklenmektedir. Eğitim alanında da kızların erkek öğrencilere göre başarı grafikleri giderek daha çok yükselmektedir. 

Türkiye'de kadın alışkanlıklarını inceleyen D&R’ın 28 şehirdeki 153 mağazasının verilerine göre kitapların yüzde 64’ü kadınlar tarafından, yüzde 36 ise erkekler tarafından satın alınıyor[2]Verilere göre kadın okuyucuların ilk sırasında Türk romanları var. İkinci sırada ise çocuk gelişimi kitapları geliyor. En çok satan üçüncü kategori ise sağlık.[3]

Kadınlar en çok fantastik ve macera türünde kitap okuyor. Satılan kitaplar içinde en çok talebi yüzde 65 ile macera türü görüyor.

Müşteri sayısına göre satışlar incelendiğinde en çok Bursa’daki kadınların kitap satın aldığı görülüyor. Bursa’yı İstanbul, Antalya, Muğla ve İzmir takip ediyor.

17-78 yaş arasında yapılan araştırmaya göre kadınların en çok alışveriş yaptığı yaş aralığı ise 38-43.

D&R verilerine göre kadınların yaptığı her üç alışverişten ikisi kitap üzerine oluyor.

Türkiye’nin her yerinde kitaplar eşit ölçüde okunmuyor tabi. İdefix'e göre Türkiye'nin okuma haritası, bu konuda bizlere önemli izlenimler vermektedir. İnternet üzerinden satış yapan kitabevi İdefix, kendi sitesi üzerinden yapılan alışverişler doğrultusunda Türkiye'nin okuma haritasını çıkardı. İller tek tek görünüyor, hangi ili tıklarsanız veriler karışınıza çıkıyor.

İdefix, Türkiye'nin okuma haritasını oluşturdu. Son 6 ayda kendi sitesi üzerinden yapılan alışverişler doğrultusunda yapılan haritaya göre Ankara ilk sırada bulunuyor. Webtekno'dan aktarılan haberde, araştırmanın toplam nüfus şehir nüfusu oranıyla toplam satılan kitap-şehre satılan kitap oranının bileşkesi doğrultusunda hazırlandığı belirtildi. Bu arada listenin son sırasında ise Urfa yer aldı.[4]

En çok kitap satın alan illeri; Ankara, İstanbul, Eskişehir, İzmir, Tunceli ve Muğla.

Son 5 sırayı ise (sondan geriye doğru olarak) Urfa, Yozgat, Adıyaman, Osmaniye ve Kahramanmaraş oluşturuyor.

İlk sırada yer alan Ankara'da tür olarak ise Roman ve Hikâye kitaplarına ilgi gösterilmiş.

Çıkarılan okuma haritasına göre Kıbrıs 82. sırada gözüküyor.

UNESCO'ya göre;Türkiye, birkaç yıl önce çocuklara kitap hediye etme konusunda 180 ülke arasında 140'ıncı sıradaydı. Bu veriler, kitaba gösterilen ilgi ve “alışkanlığın” çok fazla değişiklik göstermediği yönünde.

Verilerden yararlanmaya devam edelim;

 

Uluslararası Yayıncılar Birliği 2016 verilerine göre, Türkiye'de 2016 yılında kişi başına düşen kitap adedi 8,4 oldu. Bu kitapların büyük bir kısmının gönüllü bir okumayı veya kitap alışını gösterdiği yanılgısına düşmemekte yarar var. Çünkü kitap alış verişlerinde “zorunlu kitap”, “ödev”,

“kaynak” gibi kitaplar başı çekiyor. Unutmadan, basılan ve satılan kitapların yüzde 63’ünü,ders kitapları ve diğer zorunlu kitaplar oluşturuyor. Devam Edecek.

 

[1]https://www.cnnturk.com/dunya/dw/unesco-turkiye-kitap-okuma-oraninda-86inci-sirada

[3]http://arsiv.dha.com.tr/turkiyede-en-cok-kadinlar-kitap-satin-aliyor_1471197.html

[4] https://www.ntv.com.tr/galeri/yasam/turkiyenin-en-cok-ve-en-az-okuyan-sehirler-hangileri-okuma-haritasi

 
Etiketler: Kitaplar,, Okuma, Bilinci, ve, İnsanımızın, Tutumu(2),
Haber Yazılımı