Yazı Detayı
18 Şubat 2016 - Perşembe 11:15
 
MÜCADELE TA KIYAMETE
Necip Cengil
 
 

 

 

Doğmakla başlar hayat, ölmekle bitmez.

Ölüm bir yok oluş değil, bekleyiş. Doğanlara yer açıp bekliyor ölenler ve hep birlik kıyamete yürüyorlar.

Hayatı bütün yönleriyle sarsacak, mücadeleyi bitirecek sarsıntı geldiğinde, insanın mücadelesi de bitecek.

Mücadele dediğin kıyamete dek sürer.

Bu anlamda baktığınızda, karanlığı bitmeyecek gece, aydınlığı bitmeyecek gündüz yoktur.

Her gün aynıdır aslında; gün mücadeleyle başlar.

Mücadeleye mecali kalmayan için gün bitmiştir; söyleyeceği söz, anlayacağı ve alacağı öğüt kalmamıştır.

Bunları neden söyledim?

Çatışmaların hiç kesilmediği ve belki de kesilmeyeceği bir coğrafyada yaşıyoruz...

Bu coğrafyada yaşayan Müslümanlar olarak, ne galip geldiğimizde çok güçlüydük, ne de yenildiğimizde çok güçsüz...

Bize düşen hayata değer katmaya devam etmektir, insan kalma mücadelesidir, eline silahı alıp, coğrafyamızı kana bulayanların oluşturmak istediği korku tünelinin korkusuyla, var olma mücadelesinden vazgeçmemektir...

Etrafımızda zalimler var, insanlık düşmanları var. İlahlaşmak ve insanlığı kendisine köle kılmak isteyenler var. Yalancılar, müfteriler, çıkarcılar, kötülük taşıyıcılar var.

Dün de vardı.

Bugüne has değil…

Çevremizde zevk panayırları kurup, insanı bu panayırlara malzeme yapanlar var.

Dün de vardı.

Bugüne has değil.

Savaşlar dünde vardı.

Bugüne has değil.

Birileri “dünya savaşı çıkar” diye tehdit eder, ilk kez böyle bir tehdit ile karşı karşıya gelmiyoruz. Dünya savaşı çıktığında, bilmeliler ki; bir tek diğerleri değil, o tehdidi savuranlar da aynı dünyada yaşıyor. Kötü son yalnız beni değil onu da bekliyor.

Keşke savaşlar olmasa, barış içinde yaşasak ve herkes kendi inancında özgür, ötekine dayatmadan birlikte yaşayabilse…

Olmadı, olmuyor.

Tanrılaşmak birilerinin iç dünyasında hep var oldu.

Onlara karşı “bir tek ilah var; Allah!” mücadelesi de bitmedi.

Tek aileden, milyarlarca aileye evrilen ve kendi içinde kabilelere bölünen insanlar arasında “benim kabilem, benim kliğim” asabiyeti de oluştu ve sürgit devam ediyor.

Bu yönelime karşı “kavim asabiyetini” kabullenmeyenler, bunun yanlışlığını dile getirenlerde var ve var olmaya devam edecek.

Ne yani, yanıp giden bir ormanın yerine, yeniden ağaçlandırma işinden vaz mı geçelim?

Birileri güçlü, tehditkâr diye insanlığı onların eline ve inisiyatifine mi bırakalım?

Birilerinin nükleer silah gücü var diye, dirilişten, yeniden var oluştan, iyilik yürüyüşünden, kardeşlik ilkelerinden, insanlığa karşı vazifelerimizden, cenneti yaşamak amacımızdan, insanlığa cehennemi yaşatmak isteyenlere direnmekten, bir ve beraber olma istidadından ricat mı edelim?

Kaçış yok. İstemeseniz de şartlar sizi çevreliyor. Birileri istese de hep onların dediği olmayacak.

Zilleti tercih etmeyeceğiz.

İnsanlık izzetini “güçlü çakalların” sömürüsüne bırakmamak gibi bir sorumluluğumuz var.

Ortada çözümsüz gibi duran hadiseler zincirine bakarken, herhangi bir sorumluluk anında, kimseyi beklemeden “ben varım, bu sorumluluğu alacak Müslümanların ilkiyim, kimse olmasa da ben varım” demek durumundayız. Yeryüzünü insanlık düşmanlarının inisiyatifine bırakamayız.

Dikkat etmemiz gereken bir nokta daha var; mücadelemizin çalınmasına müsaade etmemek!

Bunun için de, safları oynamamak, araziyi; zalimlerin, yalancıların, müfterilerin, kardeş olamayanların, kardeşlerine karşı kardeşçe davranmayanların, kibir abidelerinin emellerine terk etmemek gerekiyor.

Geçecek bu günler; kendilerini çok güçlü gören düvel de, hakikate kulaklarını tıkayanlar da bir gün aynada kendi sonlarını görecek!

Ve hep birlikte çok şey kaybedeceğiz!

Belki de kimi kaybetmeler aslında kazanmanın yollarını besleyecek!

Vazgeçmek yok!

Mücadele ta ki kıyamet kapıyı çalana dek!

 
Etiketler: MÜCADELE, TA, KIYAMETE
Yazarın Diğer Yazıları
19 Ocak 2019
“Paradigmaların İflası ve İflas Erteleme”
28 Aralık 2018
Aydınlar/Âlimler Susarsa
23 Kasım 2018
Bizden Değilsen Gelme
21 Kasım 2018
Siyaset Nedir
14 Kasım 2018
Öncelikleriniz
16 Ekim 2018
Fayda Üretmek İstiyorsak
12 Ekim 2018
Kamunun Hesabı Ağırdır
21 Eylül 2018
Herkes Aynada Kendisine Baksın
26 Haziran 2018
Seçimlerin Ardından
30 Mayıs 2018
Seninle Söyleştim
18 Nisan 2018
Anlattığınız Tanrı
22 Mart 2018
Sev Dedi Gönlüm
08 Şubat 2018
Adam Ol
23 Ocak 2018
Barış Hayırlıdır
19 Ocak 2018
Yarın Kıyamet Kopacağını Bilseniz
11 Ocak 2018
Tarihi Doğru Okumak
27 Aralık 2017
Siz Kendinize Bakın
20 Aralık 2017
İnsan Günahkâr Doğmaz
14 Aralık 2017
Hesap mı, Diriliş mi?
08 Aralık 2017
Kıyamet Savaşı
24 Ekim 2017
Dibe Vuran İnsanlık
29 Eylül 2017
Hamaset
21 Eylül 2017
Kafalar Karışık
13 Eylül 2017
Geleceği Planlamak
31 Ağustos 2017
Projelerimiz Olmalı
16 Ağustos 2017
Savaş Oyunları
02 Ağustos 2017
Hangi Hiziptensin
27 Temmuz 2017
Ekrandan Atışmalar
21 Haziran 2017
Durun Kalabalıklar
09 Haziran 2017
Oyunun Yeni Perdesi Katar
10 Mayıs 2017
Trafik Terörü
05 Mayıs 2017
Yolcusu Olmayan Yol
20 Nisan 2017
Referandum
17 Nisan 2017
Seçim Sonuçları
22 Mart 2017
Şehrin Huzuru
09 Mart 2017
Park Cezası
25 Şubat 2017
16 NİSAN
18 Ocak 2017
Sistem Tartışmaları
19 Aralık 2016
HALEP Mİ DÜŞTÜ
10 Kasım 2016
Düşünelim
28 Ekim 2016
MUHASEBE
21 Ekim 2016
DİNLE
13 Nisan 2016
Milletin Adamı
21 Mart 2016
Türkiye Nereye
14 Mart 2016
Teröre Lanet
07 Mart 2016
TÜRKİYE GİBİ KAÇ ÜLKE VAR
23 Şubat 2016
Suriye Politikamız
Haber Yazılımı