Yazı Detayı
16 Mart 2020 - Pazartesi 10:18
 
NEDEN BU SESİZLİK ORTA DOĞU KAN KUSUYOR
Molla Demirel
 
 

“Zincire vurmak istiyor

Bu kara belalı bulut
Bu yırtıcı kuduz canavar
Bu zalim
Zincire vurmak istiyor mazlum halkları
Bugün Libya’da kan içiyor
Zarın Iran, Suriye
Belki de bir gün Anadolu diye homurdanacak
İşte zincir sesleri duyuyor musun
İnlemeler, çığlıklar, acılar
Yenik yaşamların sessizliğine haykırıyor
Kovboy’un pençesinde

Ey Anadolu halkı el uzat kardeşine
Ey Akdeniz nasıl kan kustun bize
Nasıl aldın koynuna düşmanını …”

Bu dizeler Baba Bush’un Kaddafi’nin evini bombaladığı ve Kaddafi’nin dört yaşındaki kızını öldürdüğü günün hemen ardında yazılan uyun bir şiir. Yazar Yayıncı Remzi İnanç çok beğenmiş ve  “BİR UZAK YERDEN GELDİM” adlı şiir kitabıma alarak yayınladı.
O günden bu yanı Akdeniz halkları huzur bulmadı. Libya, Irak, Suriye, Tunus, Yemen, Mısır, Türkiye başta olmak üzere özellikle Arap Halkların ağırlıkta olan coğrafya ‘da darbeler düzenlenmiş, çağdığı güçler iktidara getirilmiş halklar arasında, din ve mezhep kavgası yaratarak bir birlerini öldürmelerinin içine sürüklediler.
İsterseniz Emperyalist ülkeler deyin, isterseniz uluslararası büyük silah tekelleri deyin bunlar dünyada yer altı kaynaklarının bulunduğu ülkelerin iç işlerini karıştırarak, bu ülkelerde çeşitli yöntemlerle kendilerine açık veya dolaylı bağlı iktidarlar iktidara getiriyorlar. Böylece gelecek 200 yıllarda da bu alanlardaki sömürülerini daha da yoğunlaştırıyorlar.
Elbette öncesi var Ama  bir makalede Birinci ve İkinci Dünya Savaşı’ndan bugüne uzanan zaman diliminden Emperyalist ülkelerin nasıl sürekli dünya haritasını değiştirme çabasından özellikle Ortadoğu alanında Ortadoğu halklarını  birini öbürüyle savaş haline getirerek  sürdürdükleri  plan ve çabalarına göz atma olanağımız yok. Gene’de şunu hatırlatmamızdan yarar var Libya Kaddafi Döneminde bir ulusal bağımsızlık göstererek özgürleşiyordu. Ayni şekilde Irak Saddam döneminde bir Arap ulusal devleti haline gelerek tüm Arap ülkelerin o çatı altında birleştirme isteklerinin yaygınlaşmasından Başta Amerika Birleşik devletleri olmak üzere tüm Emperyalist devletler çok rahatsız oldular. Bugün ki Batı Medeniyetinin temel taşı ve Arapların Kadim Devleti olan Mısır’daki Hüsnü Mübarek Hükümeti‘nin Amerika ve diğer Emperyalist güçlerin sömürüsü ve Ortadoğu üstündeki plan ve sömürülerinde rahatsızlığını özellikle Hüsnü Mübarek’in oğulları dile getirmeye başlayınca mısırın başına gelenleri hatırlatmaktan büyük yarar var.  Afrika kıtasının köprü modern Devleti olan Tunus’ta Zeynel Abidin Bin Ali Fransız Emperyalizminin el koyduğu yer altı madenlerinde onların payını azaltmaya kalkışınca başına gelenleri hepimiz biliyoruz.
Gene Ortadoğu’da özellikle Amerika Birleşik Devletlerinin Askeri vurucu gücü olarak oluşturulan Siyonist İsrail’e karşı tek taviz vermeyen ve sürekli gelişen bir Demokratik Arap ulusal birliğini savunan Modern komşumuz Suriye’de 2011 yılından beri yaşananları hepimiz günü gününe izliyoruz. Elbette Cezayir ve özellikle Yemen’de yaşanan insanlık dramı üzerinde çok az duruluyor.
Ama Emperyalist güçler birinci ve ikinci dünya Savaşlarında Türkiye Cumhuriyetini kendileri ile Sovyetler arasında bir Tempon devlet olmasından yarar görüyorlardı. Türkiye’yi NATO içine Çekerek Ortadoğu’daki çıkarlarını Türkiye üzerinde sürdürmeyi, gerçekleştirmeyi planlamışlardı.
Ancak Sovyetler Birliği Dağılınca bu kargaşadan yararlanarak Türkiye’yi de içine alan tüm Ortadoğu ülkelerin haritasını değiştirerek burada ve bura üzerinde Afrika ülkelerinde gelecek 200 yıllık çıkarlarını garanti altına almak istediler. Bunun için ARAP Baharı adı altında iç ayaklanmaları yarattılar bu ayaklanmada Türkiye’yi önce güç olarak kullanmayı ve en son olarak da parçalamayı hedeflediler.  Türkiye’deki 1980 Askeri Faşist Darbe, 2002 den sonra kurulan hükümetler ABD ve diğer batılı Emperyalist güçlerin Büyük Ortadoğu Projesi’nin hazırladıkları Planın birer parçaları olduğunu birçok belge ve gelişmeler kanıtlıyor.
Bu Emperyalist güçlerin Büyük Ortadoğu Projesi’nin karşısında tek taviz vermeden İran Hükümeti oldu.
Elbette İran Hükümeti çağdaş bir demokrat ülke değildir. Ama özellikle son 25 yılda Batılı Emperyalist güçlere karşı tavizsiz tutumu bir antiemperyalist güç olduğunu kanıtlamaktadır.
Bugün Amerika’nın İran’a saldırısı ve İran’ın ikinci sıradaki devlet Adamı olan General Kasım Süleymani’yi öldürmesinin karşısında sesiz kaldılar. Anca öbür yanda bu katliama karşı İran Ordusu’nun yanıt anlamında yumuşak bir karşı saldırı yapmasında İran’ı kınamaları İran’ın ikinci sıradaki devlet Adamı olan Kasım Süleymani’yi terörist olduğunu söylemeleri Batılı emperyalist ülkelerin iki yüzlülüğünü ve bir anti emperyalist güçten ne kadar rahatsız olduklarını kanıtlamaktadır.
Türkiye’nin hem Kaddafi’ hükümetinin devrilmesi, hem, Suriye, topraklarına girişi, iç işlerine karışması hem de şimdi gene Libya’ya Asker göndererek iç işlerine karışması ve İstanbul Kanalı hepsi Büyük Ortadoğu Projesi” içinde planlanan şeylerdir.
Burada Sosyalistlere, demokratlara, yurtseverlere düşen görev Türkiye halkına bu gelişmelerin birer Büyük Ortadoğu Projesinin unsurları olduğunu ve Türkiye’yi  bir iç Savaşa sürmenin parçalamayı hedeflediğini anlaşılır bir dille anlatmak gerekiyor. 
Türkiye bir an önce başta Adana İncirlik, Malatya Kürecik üsleri olmak üzere NATO’ya, Amerika’ya hizmet edecek üs ve güç varsa kapatmalarını istemeliyiz. İran Hükümeti’nin elbet gerici anti demokratik yapısını unutmamak şartıyla onun bugün anti Emperyalist tavrını da desteklemeliyiz.
Sonuç olarak bir kedi için sokağa dökülenler, Doğu kentlerimizde yaşananlara, Ortadoğu’da akan insan kanına, savaş güçlerin yok ettiği doğa ve canlıları için gözlerini, kulaklarını kapatmışlar ses çıkarmıyorlar.
Bugün İran halkı bize şöyle bağırıyor:

Ey Anadolu halkı el uzat kardeşine
Ey Akdeniz nasıl kan kustun bize
Nasıl aldın koynuna düşmanını …

 
Etiketler: NEDEN, BU, SESİZLİK, ORTA, , DOĞU, KAN, KUSUYOR,
Yorumlar
Haber Yazılımı