Yazı Detayı
09 Haziran 2017 - Cuma 09:50
 
Oyunun Yeni Perdesi Katar
Necip Cengil
 
 

Çoktandır, ekonomik imparatorluk ve imparatorluğun tek zihniyetin kontrolünde tutulması çalışmaları yapılıyordu. Bunun için Ortadoğu’da sınırların yeniden çizilmesi, karşı çıkabilecek güçlerin zayıflatılması önemliydi. Irak, Suriye ve Mısır operasyonları ve Türkiye’ye yönelik oyunlar buna yönelikti. Bu oyunda, üzerinde uzun zaman çalışılmış terör örgütleri ile vekâlet savaşları verildi. Türkiye 15 Temmuzu yaşadı.

Olanları topladığımızda, ekonomik imparatorluğun arkasındaki gücün büyük başarı kazandığı ortaya çıkıyor.

Oyunda dikkat çeken diğer nokta; Rusya ve Çin gibi ülkelerin de, ekonomik imparatorluğun önündeki engeller olarak görülmesidir. Amerika ve arkasındaki “oyun kurucu güç” Rusya ve Çini de oyunun dışına itmek istiyor.

Peki, bu bilinmeyen bir şey mi? Elbette hayır! Ortada zor bir oyun var: Oyunu kuranlar da zorda, oyunlarla, devre dışı bırakılmak istenenler de…

Mesela Katar; Müslüman Kardeşler ve Hamas’a verdiği destek nedeniyle, terörü desteklemekle suçlanıyor. Neden? Zira ne Hamas ne de Müslüman Kardeşler, oyun kuranların beklentilerinin aksine, teröre, şiddete başvurmadı. Zaten, ne zaman Filistin meselesinde, Müslüman cephe, meseleyi siyasetle çözme iradesini öne çıkarmışsa, bunda belli başarılar kazanmışsa, hemen bir provokasyon yaşanmıştır. Bu defaki provokasyon, Trump’ınSuud gezisiyle hayata geçirilmiştir. Katar gibi coğrafi cirmi küçük, ekonomik cirmi büyük bir ülke kuşatmaya alınmıştır.

Oyun sahipleri, mevcut güçleriyle o denli şımardılar ki, Ortadoğu’nun kadim ve galibi olmayan karmaşasını önemsiz görüyorlar. Ortadoğu’da hiçbir zaman, gücü ellerinde tutanlar, tam ve sürekli bir başarı kazanamamıştır. Bundan sonra da kazanamayacaklar. Belki kısa vadede, çok can yakacaklar ama oyunlar çözüldükçe, ki önemli oranda çözülmüş durumda, karşı dengeler nedeniyle zorlanacaklar. “Ekonomisi ve askeri kapasitesi güçlü olanlar, oyundan galip çıkar” diye mutlak bir sonuç yoktur.

Ekonomik imparatorluk için, oyunu kurgulayanlar elbette tüm risk analizlerini yapmışlardır. Fakat taşıdıkları kibir onların en zayıf noktasıdır. Firavunların, tiranların, asıl terör besleyicilerinin ehemmiyetsiz gördükleri şeyler, kendileri için öldürücü darbeler üretebilir. Bugüne kadar böyle olmuştur. Batılıların kullandığını okuduğum bir söz vardı, aklımda yanlış kalmadıysa şöyle deniyordu: İnsanlar plan yapar, Tanrı yukarda güler!

Bu noktalara rağmen, insan olarak yapmamız gereken şey, birlikte, oyunlara karşı bir duruş sergilemektir. En zayıf güçlerin birlikteliği bile, bükülemez bir bilek oluşturabilir.

Ekonomik imparatorluğu adım adım hayata geçirmek isteyenlerin, Müslüman dünyada hayata geçirdikleri coğrafi parçalanma elbette üzücüdür ancak en ciddi tehlike ve dikkat etmemiz gereken nokta mezhebi parçalanmadır. Katar adımı, böyle bir parçalanmaya direnen “küçük güçlere” yönelik bir adımdır. Bu oyuna karşı, özellikle İran yeni bir dil geliştirerek adım atmalıdır. Meselenin Sünni, Şii meselesi olmadığını görmelidir. Oyunu kuranlar, hem Sünni çizgiyi, hem Şii çizgiyi önce kendi içinde parçalamak, sonra daha büyük kıyımlar oluşturarak, ekonomik imparatorluk yolunda, kendilerine karşı çıkabilecek kim varsa tasfiye etmek istiyorlar.

Topyekûn bir insanlık dayanışması veya belki bir doğu dayanışması gerekiyor.

Gelinen aşama, ekonomik imparatorlukta ortak istemeyenlerin, gözlerini iyice kararttığı bir aşamadır. İşin ihmale, altta kalanın canı çıksın demeye kalır yanı yoktur.

Bir diğer nokta: Ne ekonomik imparatorluğu kurgulayanlar son hamlelerini yapmış durumdalar, ne de bu oyunu görenler!

Ülkemiz açısından da gün daha çok birlik, daha sıkı kardeşlik günüdür!

 
Etiketler: Oyunun, Yeni, Perdesi, Katar,
Yazarın Diğer Yazıları
19 Ocak 2019
“Paradigmaların İflası ve İflas Erteleme”
28 Aralık 2018
Aydınlar/Âlimler Susarsa
23 Kasım 2018
Bizden Değilsen Gelme
21 Kasım 2018
Siyaset Nedir
14 Kasım 2018
Öncelikleriniz
16 Ekim 2018
Fayda Üretmek İstiyorsak
12 Ekim 2018
Kamunun Hesabı Ağırdır
21 Eylül 2018
Herkes Aynada Kendisine Baksın
26 Haziran 2018
Seçimlerin Ardından
30 Mayıs 2018
Seninle Söyleştim
18 Nisan 2018
Anlattığınız Tanrı
22 Mart 2018
Sev Dedi Gönlüm
08 Şubat 2018
Adam Ol
23 Ocak 2018
Barış Hayırlıdır
19 Ocak 2018
Yarın Kıyamet Kopacağını Bilseniz
11 Ocak 2018
Tarihi Doğru Okumak
27 Aralık 2017
Siz Kendinize Bakın
20 Aralık 2017
İnsan Günahkâr Doğmaz
14 Aralık 2017
Hesap mı, Diriliş mi?
08 Aralık 2017
Kıyamet Savaşı
24 Ekim 2017
Dibe Vuran İnsanlık
29 Eylül 2017
Hamaset
21 Eylül 2017
Kafalar Karışık
13 Eylül 2017
Geleceği Planlamak
31 Ağustos 2017
Projelerimiz Olmalı
16 Ağustos 2017
Savaş Oyunları
02 Ağustos 2017
Hangi Hiziptensin
27 Temmuz 2017
Ekrandan Atışmalar
21 Haziran 2017
Durun Kalabalıklar
10 Mayıs 2017
Trafik Terörü
05 Mayıs 2017
Yolcusu Olmayan Yol
20 Nisan 2017
Referandum
17 Nisan 2017
Seçim Sonuçları
22 Mart 2017
Şehrin Huzuru
09 Mart 2017
Park Cezası
25 Şubat 2017
16 NİSAN
18 Ocak 2017
Sistem Tartışmaları
19 Aralık 2016
HALEP Mİ DÜŞTÜ
10 Kasım 2016
Düşünelim
28 Ekim 2016
MUHASEBE
21 Ekim 2016
DİNLE
13 Nisan 2016
Milletin Adamı
21 Mart 2016
Türkiye Nereye
14 Mart 2016
Teröre Lanet
07 Mart 2016
TÜRKİYE GİBİ KAÇ ÜLKE VAR
23 Şubat 2016
Suriye Politikamız
18 Şubat 2016
MÜCADELE TA KIYAMETE
Haber Yazılımı