Yazı Detayı
19 Ocak 2019 - Cumartesi 11:42
 
“Paradigmaların İflası ve İflas Erteleme”
Necip Cengil
 
 

Paradigmayı bir anlayış çatısı, yönlendirici ve belirleyici hâkim görüş veya düşünce sistemi olarak özetleyebiliriz. Araştırmalar, yönetim anlayışı paradigmaya göre şekillenecektir. Veya yönetim felsefeniz, size yön veren değerleriniz paradigmanızdır.

Said Halim Paşa batıya gönderilen aydınların, batının vardığı neticeleri fotoğrafladığını ve kopyaladığını, aynı kopyayla ülkemiz sorunlarını ele aldıklarını ve kendilerinin ülke için sorun olduğunu söyler. “Aydınlarımız, Batı’da şaşaalı, hoşa giden zevklerle dolu, parıltılar saçan bir medeniyet gördüler. Bu parlak medeniyetin güzelliği ile gözleri kamaştı. Gördükleri güzel eserleri, o medeniyeti meydana getiren sebepler zannettiler. Batının yaşayışını, memleketlerine tatbik etmenin, dertlerine çare olduğuna inandılar.”

Ve ekler; "…en zararlı cehalet ilme benzeyen cehalettir!"

Paradigma cehalet olunca sonuç da ona göre gelişmiştir.

Türkiye’de devlet geleneğini inceleyen Metin Heper, tek partili hayattan çok partili hayata geçişi, yaşanan sorunları ele aldığı eserinde “paradigmaların iflası” üzerinden durur ve şunları söyler: "Paradigmalar iflas ettiğinde ve (iflası çöküşe dönüştürmeyi engelleyecek) yenileri bulunmadığında, absürtlük olgusu ile karşılaşması tehlikesi vardır. Aktörler çırpınıp dururlar..."

Bu netice tüm sistem denemeleri için geçerlidir. Bir düşünce, ilim, tefekkür çatısı, felsefesi ve hedefi oluşturulamadan çıkılan yol iflas getirir. Veya aslında güçlü bir paradigması olan sistemler dahi ona üşüşen karasinekler çoğalıp, merkezi ele geçirince, çevreyi ablukaya alınca işlemez hale gelir, iflas kaçınılmaz olur.

Bazen şöyle söylenmiştir ve hala söyleyenler vardır: “Neyi nasıl yapacağımızı sorup durmayın, hele bir özgürlüklerimize kavuşalım, gerisi gelir!”

Neticede o çok arzulanan “özgürlükler” göreceli olarak gelir fakat kafalar karıştıkça karışır. Bir şeyden kurtulma, bir yanlışı yıkma amaç haline gelmiştir ve asıl amaç unutulmuştur. Mesela “en hayırlınız, insanlığa faydalı olanınızdır” “merhamet etmeyene merhamet edilmez” “zalimin dini olmaz” “adalet mülkün temelidir” “yalancılarla yola çıkılmaz” “günah araştırıcılarla yola gidilmez” “emaneti, işi ehline verin” gibi ana ilkeler çiğnenir fakat paradigması iflas edenler türedi gerekçelerle bir batıl savunma dili geliştirirler.

İflası sadece maddi kayıplarla açıklayanlar, gidilen yolu ve asıl iflası göremez.

Gelen rivayetlerden aklımda kaldığı kadarıyla özetlersem; asıl müflis, yapageldiği ibadetlerine sığınıp, başkalarına iftira eden, hakaret eden, hak yiyen, zulmeden, kan döken,  varsa kimi iyilikleri ve ibadetlerinden hanesine yazılanlar, hepsinin tükendiği, günahlarıyla omuzları çöken ama kendisini gözden geçirmeyen ve cehennem yoluna girendir.

Cehennem bir iflasın neticesidir.

Aklıma geldi, bu dünyada iflas erteleme diye bir şey var acaba her iflas için iflas erteleme mümkün mü veya bu başvuruyu nereye yapmak lazım?

İflas ertelemeye konkordato deniyor ve şöyle tarif ediliyor: Mali durumu bozulmuş, borçlarını ödeyemez hale gelen borçlunun, borçlarını belli bir oran ve zamanda ödemek için alacaklılarıyla yaptığı ve mahkemece onaylanan anlaşmadır.

Peki çeşitli iddialarla yola çıkıp, bir paradigma ortaya koyduğunu söyleyen ancak paradigması iflas edenlerin iflas ertelemesi mümkün mü veya fikrin iflasına rağmen, paradigmaları iflas edenler kiminle iflas ertelemeye girebilir ya da bugüne kadar böyle bir iflas erteleme istedikleri vaki mi?

İnsanın mali durumu, kendi yaptıklarından veya başkalarının yapıp kendisini sürüklediği hallerden dolayı bozulabilir. Borcunu ödemede sadık ise erteleme ister, başı dik bir şekilde zamana yayarak borçlarını öder. Buna diyecek yok! İyi de peşine taktığı ve meçhullere doğru sürüklediği fikir mağdurlarına karşı hangi babayiğit çıkıp da “yanlış yaptım, sizi isteyerek değil ama istemeyerek meçhullere sürükledim, helalleşelim” der veya demiştir. Bu helalleşmeye “iflas erteleme” dersek eğer bunun kaç örneği var veya hiç örneği var mı?

Paradigma iflasının, iflas erteleme girişiminde muhatap veya hakem kimdir?

İflas eden,paradigmanın kendisi olabilir, paradigmaya kaldıramayacağı kadar yük yükleyen haleflerin davranışları olabilir. Neticede bir iflas vardır ortada ve bununla ilgili iflas erteleme için nereye başvurulacaktır?

Bana göre burada iflas erteleme için, öncelikle paradigmayı bir kişinin kucağında büyüyen ve sihirli etkisi olan bir şey haline getirmemek ve sürekli onarılabilen, yenilenen, üzerinde çalışılabilen ayrıca değişmez kalıplara hapsedilmeyen bir araştırma ürünü olarak görmek gerekir. Çok iddialı vurgularla yola çıkmamak gerekir. “Varsa doğru o da bizim görüşümüz, diğerleri çöplük malı” dememek gerekir. Gerektiğinde özür dileyebilmek, bu özrü de toplumdan dilemek gerekir. İflas erteleme yolun sonu değil yeni bir başlangıç için samimi bir çırpınıştır, bilmek gerekir.

Günümüzde, paradigma dayatan ve paradigması iflas eden kişilerin önündeki tek yol gerçekle yüzleşerek iflas erteleme istemektir.

Bunu yapmıyor ya da yapamıyoruz. Yapsak, yapabilsek herkes kazanacak ve toplumsal yeni çıkışların da önü açılacaktır.

İflas erteleme yerine, biz yanlış yapmadık, bizi yanlış anlıyorlar, bu bizi istemeyenlerin işi, birileri bizi yanlışa sürükledi diye çevreye karşı söylenip duruyoruz.

Netice: Gençliğimiz, neslimiz, şehrimiz, ülkemiz ve insanlık için eyvah!

 
Etiketler: , “Paradigmaların, İflası, ve, İflas, Erteleme”,
Yazarın Diğer Yazıları
11 Nisan 2019
Sevgi Ve Güç Arasında
04 Nisan 2019
Seçimlerin ardından
26 Mart 2019
Kuşakların Çatışması mı?
20 Mart 2019
Yeni Zelanda Doğu mu Batı mı?
11 Mart 2019
Değer Bilerek Yaşamak
22 Şubat 2019
ELEŞTİRİYİ İHANET OLARAK GÖRMEK
28 Aralık 2018
Aydınlar/Âlimler Susarsa
23 Kasım 2018
Bizden Değilsen Gelme
21 Kasım 2018
Siyaset Nedir
14 Kasım 2018
Öncelikleriniz
16 Ekim 2018
Fayda Üretmek İstiyorsak
12 Ekim 2018
Kamunun Hesabı Ağırdır
21 Eylül 2018
Herkes Aynada Kendisine Baksın
26 Haziran 2018
Seçimlerin Ardından
30 Mayıs 2018
Seninle Söyleştim
18 Nisan 2018
Anlattığınız Tanrı
22 Mart 2018
Sev Dedi Gönlüm
08 Şubat 2018
Adam Ol
23 Ocak 2018
Barış Hayırlıdır
19 Ocak 2018
Yarın Kıyamet Kopacağını Bilseniz
11 Ocak 2018
Tarihi Doğru Okumak
27 Aralık 2017
Siz Kendinize Bakın
20 Aralık 2017
İnsan Günahkâr Doğmaz
14 Aralık 2017
Hesap mı, Diriliş mi?
08 Aralık 2017
Kıyamet Savaşı
24 Ekim 2017
Dibe Vuran İnsanlık
29 Eylül 2017
Hamaset
21 Eylül 2017
Kafalar Karışık
13 Eylül 2017
Geleceği Planlamak
31 Ağustos 2017
Projelerimiz Olmalı
16 Ağustos 2017
Savaş Oyunları
02 Ağustos 2017
Hangi Hiziptensin
27 Temmuz 2017
Ekrandan Atışmalar
21 Haziran 2017
Durun Kalabalıklar
09 Haziran 2017
Oyunun Yeni Perdesi Katar
10 Mayıs 2017
Trafik Terörü
05 Mayıs 2017
Yolcusu Olmayan Yol
20 Nisan 2017
Referandum
17 Nisan 2017
Seçim Sonuçları
22 Mart 2017
Şehrin Huzuru
09 Mart 2017
Park Cezası
25 Şubat 2017
16 NİSAN
18 Ocak 2017
Sistem Tartışmaları
19 Aralık 2016
HALEP Mİ DÜŞTÜ
10 Kasım 2016
Düşünelim
28 Ekim 2016
MUHASEBE
21 Ekim 2016
DİNLE
13 Nisan 2016
Milletin Adamı
21 Mart 2016
Türkiye Nereye
14 Mart 2016
Teröre Lanet
07 Mart 2016
TÜRKİYE GİBİ KAÇ ÜLKE VAR
23 Şubat 2016
Suriye Politikamız
18 Şubat 2016
MÜCADELE TA KIYAMETE
Haber Yazılımı