Yazı Detayı
31 Ağustos 2017 - Perşembe 09:33
 
Projelerimiz Olmalı
Necip Cengil
 
 

Bu yazımı 02.10.2008 tarihinde yazmış olmama rağmen, güncel nitelik taşıdığı için bir kez daha paylaşıyorum.

 

 

Birileri bireysel ve toplumsal hassasiyetler üzerinden siyaset yapmayı kendisine yol olarak edinir. 

Ortaya koyduğu bir proje, ayakları yere basan öneriler, aklıselimle izah edilecek bir duruşları olmaz. Ve başka birileri de buradan malzeme çıkarıp, bekleyişe geçer. Günü gelince kullanacağı veriler toplamıştır.

Bu izah, tavır belirleme heyecanı çeken insanlara yönelik bir ürkütme girişimi değildir. Bu, aklıselim siyasete ve aklıselim duygusallığa çağrıdır. 
Kullanılamayacak, aldatılması kolay olmayacak duyguları besleme, geliştirme, yem olmama çağrısıdır.

Bizim aklıselim olarak ortaya koyacağımız bir cümlemiz var ki; zannımca oldukça önemlidir. “Satın alınacak rüyalarla büyüme” ifadesidir bu…

Maalesef kimi insanlar, aklıselimden uzak bir duygusallık çağırısıyla, satın alınabilecek rüyalara, kurgulara zemin hazırladıklarının farkına dahi varmıyorlar. Bu nedenle üzerinde durmak gerekiyor; duygusallık olacaksa da, aklıselim duygusallık olmalı.

Bu reel bir bakış açısı olacaktır. Kolay aldatılamayan insanların yetişmesine vesile olacaktır. Rüyaları satın alınamayacak gençlerin yetişmesine zemin hazırlayacaktır.

Siyasi duruşta, sosyal duruşta, kitle psikolojisinin olumsuzluklarını giderebilmek için, bence “satın alınacak rüyalarla büyüme” ifadesinin içi doldurulmalıdır.

Aklıselim duygusallık önemli bir reflekstir. Bu refleks geliştirilirse birileri çıkıp iki cümleyle kimseyi aldatamaz. Birileri çıkıp mesela siyasi arenada, milletimizin saf duygusallığını kullanarak hesap yapamaz. Veya birileri dini kullanarak bir yerlere varmak istiyorsa, en azından buna nail olmakta zorlanır.

Toplum olarak aklıselim duygusallığı, hayatımızda bir yerlere oturtabilirsek, bunun akabinde ikince adım rahatlıkla gelir. İkinci adım kullanılmaktan kurtulup, toplumsal iyileşmeye dair söz söyleyebilme adımıdır.

“Seni aldatmaya gelen sende dirilsin” veya “seni aldatmaya gelen, bunun zor olduğunu görsün” diyebiliriz buna…

Gerek her birimizin yaşadığı şehirlerde, gerek ülke genelinde ve gerekse bütün dünyada duygularımızı alt üst eden olaylar yaşanırken… Her bir cümlesini sanki bir alev topundan kurmuş gibi konuşurken birileri… Ve acımızı, hayallerimizi, duygularımızı kendince bir projeye tebdil etmek isteyenlerin varlığı ortadayken… Bütün bunlar varken, toplumsal duruşumuzdaki duygu atmosferi, başkalarının değil bizim kontrol edeceğimiz bir duygu atmosferi olmalıdır.

Gençlerin enerjisi oldukça dinamiktir, yalnızca enerjileri değil, duyguları da dinamiktir. Cümleleri vurucu olabilmektedir. Tecrübe ve bilgi ile beslenmeyen cümleler kurabilmektedirler. Tabi bu manzarayı takip eden birileri, bu enerjiyi kendi kafasındaki projeyi beslemek için fırsat kollayacaktır. Bir tehlike daha, sürekli duyguları kullanılmış gençler, tepkisiz, sinmiş bir hal ile hayattan kopacaktır.

Bu nedenle yani gençlerin enerjisini kendi projelerine kaynak yapmak isteyecek, art niyetli projeciler yüzünden ve aynı zamanda yarınlarımızın daha emin ellere teslimi açısından, gençlerin aklıselim duygusallığa doğru meylinin oluşturulması gerekir.

Hani her birimizin, ileriye dönük, açık bir ufku oluşmalıdır. Belki bir Martin LutferKing gibi konuşabilmeliyiz; “Bir rüyam var” diye başlayacağımız, duygu dolu ama aklıselim ile örülü cümlelerle dolu…

Her bir insan “bütün insanlığın mutluluğunu hesap eden” cümlelerle doldurulmuş, “benim bir rüyam var” makalesi yazabilmeli.
Özelde İslâm dünyası ve genelde bütün dünya için, özellikle Müslüman dinamizmi oluşturmak, bu dinamizmi vahiy, bilgi ekseninde ve aklıselim duygusallıkla enerjik kılmak, her birimizin mesuliyeti olmalı…

Bizim projelerimiz olmalı… Belki “benim bir rüyam var” duygu atmosferi içinde söylenecek cümlelerle anlatılacak projeler… Lakin hiçbir projemizi “satın alınabilecek rüyaların” tehlikesi altına almamalıyız.

Bizim projelerimiz olmalı… Kısa vadeli, zafer ve yenilgi basitliğindeki, kazanmak ve kaybetmek sonuçlarıyla ele alınmayan projeler olmalı bunlar. Uzun vadeli, adımları sağlam…

Bizim projelerimiz olmalı… Ve sokakta yürürken, evlerimizdeki sohbetlerde, işyerlerimizdeki hayallerde, okullarda bu projelere yer ayrılmalı… 

Önce boş sözleri bir kenara atarak işe başlamalıyız. 

Boş işleri kendimizden uzaklaştırarak işe başlamalıyız. Ve yaratıcımızın bizden istediği Müslüman duyarlılığını ortaya koyarak işe başlamalıyız. 

Projelerimizi hayal ederken, bizden başkalarının da bu topraklarda, bu ülkede, şu dünyada yaşadığını unutmadan geliştirmeliyiz. Yani projelerimizde, bütün insanlara yer olmalı. Ama projelerimizde güdülebilecek duygular olmamalı veya güdülebilecek duygular hiçbir projemizde belirleyici veya muharrik güç olmamalı…

 
Etiketler: Projelerimiz, Olmalı,
Yazarın Diğer Yazıları
19 Ocak 2019
“Paradigmaların İflası ve İflas Erteleme”
28 Aralık 2018
Aydınlar/Âlimler Susarsa
23 Kasım 2018
Bizden Değilsen Gelme
21 Kasım 2018
Siyaset Nedir
14 Kasım 2018
Öncelikleriniz
16 Ekim 2018
Fayda Üretmek İstiyorsak
12 Ekim 2018
Kamunun Hesabı Ağırdır
21 Eylül 2018
Herkes Aynada Kendisine Baksın
26 Haziran 2018
Seçimlerin Ardından
30 Mayıs 2018
Seninle Söyleştim
18 Nisan 2018
Anlattığınız Tanrı
22 Mart 2018
Sev Dedi Gönlüm
08 Şubat 2018
Adam Ol
23 Ocak 2018
Barış Hayırlıdır
19 Ocak 2018
Yarın Kıyamet Kopacağını Bilseniz
11 Ocak 2018
Tarihi Doğru Okumak
27 Aralık 2017
Siz Kendinize Bakın
20 Aralık 2017
İnsan Günahkâr Doğmaz
14 Aralık 2017
Hesap mı, Diriliş mi?
08 Aralık 2017
Kıyamet Savaşı
24 Ekim 2017
Dibe Vuran İnsanlık
29 Eylül 2017
Hamaset
21 Eylül 2017
Kafalar Karışık
13 Eylül 2017
Geleceği Planlamak
16 Ağustos 2017
Savaş Oyunları
02 Ağustos 2017
Hangi Hiziptensin
27 Temmuz 2017
Ekrandan Atışmalar
21 Haziran 2017
Durun Kalabalıklar
09 Haziran 2017
Oyunun Yeni Perdesi Katar
10 Mayıs 2017
Trafik Terörü
05 Mayıs 2017
Yolcusu Olmayan Yol
20 Nisan 2017
Referandum
17 Nisan 2017
Seçim Sonuçları
22 Mart 2017
Şehrin Huzuru
09 Mart 2017
Park Cezası
25 Şubat 2017
16 NİSAN
18 Ocak 2017
Sistem Tartışmaları
19 Aralık 2016
HALEP Mİ DÜŞTÜ
10 Kasım 2016
Düşünelim
28 Ekim 2016
MUHASEBE
21 Ekim 2016
DİNLE
13 Nisan 2016
Milletin Adamı
21 Mart 2016
Türkiye Nereye
14 Mart 2016
Teröre Lanet
07 Mart 2016
TÜRKİYE GİBİ KAÇ ÜLKE VAR
23 Şubat 2016
Suriye Politikamız
18 Şubat 2016
MÜCADELE TA KIYAMETE
Haber Yazılımı