Yazı Detayı
02 Şubat 2016 - Salı 12:04
 
Rektörümüz Cemil Çelik’e açık mektup (8)
Asım Demirkök
 
 

Sayın Hocam; Belki de yazımın kendi adıma söyleyeyim, en zor olan bölümüne geldim. Bir analiz ve bir tespit yapmak durumuyla karşı karşıyayım. ‘Zihniyet Sorunun’ yalnız bir kısım insanlarımıza ait bir sorun olmadığını, bütünümüze ait bir sorun olduğunu vurguladıktan sonra, bu yükün altından kalkmak ve bu söylediğimi somut verilere dayandırmak durumundayım. 1950’li yıların ortalarında lisede okurken ‘ulu orta’ konuşan arkadaşlarımıza; Kesin yargıda bulunma, fazla ahkâm kesme derdik.

İşte ben de fazla ahkâm kesmek yerine ve konumuz Malatya olduğuna göre, şehrimin gelişimine ve bununla birlikte fazla ahkâm kesmeden zihniyet sorununa özetin özeti ile bir yaklaşım getirmeye çalışacağım.

Önce kendimden, çocukluğumun gençliğe evirildiği dönemden bakmak istiyorum. Hafızanın kayıt altına aldığı en berrak dönemler diye düşünüyorum.

Doğduğum ev İsmetiye Mahallesinde. Yeni (teze) Camiye 800 metre mesafesinde. Caminin karşısında bulunan bugünkü Belediye Çarşısının kapladığı alan, olduğu gibi Fırat İlkokulu idi. Ben bu okula, 1945 yılında ilk adımımı attığım yılda, Malatya’mızın toplam nüfusu 428 bin 660. Şehir Merkezimizde ise 49 bin 77 hemşerimiz yaşamını sürdürmekteydi. Şehir nüfusumuzun toplam nüfus içindeki oranı ise %9.68 idi.

Evimiz Batıda Tekel Tütün Fabrikasına 900 metre,  Sümer Bez Fabrikasına ise 1700 metre uzaklıktaydı. Evimiz banliyö istasyonuna 100 metre mesafedeydi. (biz Malatyalılar o yıllarda oraya ‘Küçük İstasyon’ derdik.)  Demiryolu hattına ise 75 metre mesafedeydi evimiz. Demiryolu hattının kuzeye dönük öteki yüzü, Ermeni Mahallesi idi. Bu banliyö demir yolu hattı, İstasyon Garı’ndan Malatya Merkeze, hem yolcu taşır, hem de demiryolunda çalışan işçi ve memurları getirir, götürürdü.

Evimiz iki katlı idi. Babamı küçük yaşta kaybettiğimden, evin üst kattaki iki odasında rahmetli anamla birlik oturur, alt ve üst kattaki diğer odaları dışarıdan gelen ve lojmanda oturmayan, özelikle de Devlet Demir Yolları memurlara kiraya vererek yaşamımız sürdürürdük.

Bu kısa yaşamımın bir kesitine şunun için değindim, Sayın Hocam; Malatya’mızı daha o yıllardan beri kucakladığımı, anlamaya ve anlamlandırmaya çalıştığımı, gözlem, tespit ve analizlerimi yaşanmışlık gerçekliğimiz üzerine oturtmamı sağlamak içindir.

Sayın Hocam, işte Malatya’mın geçmişinden, günümüze ilerleyen yolculuğuna bu yaşanmışlığımın içerisinden bakarak, ‘zihniyet’ algımızın, algı olarak nasıl zihnimize yerleştiğine bakmaya çalışacağım.

1930 yılların Malatya’sına baktığımızda, Malatya’mız genelinde, 307 bin, şehir merkezimizde 22 bin hemşerimizin yaşadığını nüfus sayımlarında görüyoruz. Şehirde yaşayan hemşerilerimizin Malatya genelinde yaşayan hemşerilerimizin oranı sadece %7’yi zor bulmaktadır.

O yıllarda Malatya’mız;  ürettikleri ve bu ürettikleri ile yaşam tarzı, tam da binlerce yılı bağrında taşıyan bir ‘tarım- köylü’ toplumu olduğunu tespit edebiliyorum.

O yılların Malatya’mızın şehir içinin yaşamına baktığımızda; ağırlıkla un değirmenleri, tuğla-kiremit imalathaneleri, Yeşilyurt Beldemizdeki evlerin altında şahıslara ait onlarca dokuma tezgâhları. Yine o yılların (bakır, altın, saat, toprak işletmeciliği, terzilik, marangozluk) gibi sayabileceğimiz el zanaatına dayalı becerileri ile dolu olan bir şehir yaşamı. Elbette ki bu el becerilerinin (zanaatın) o günkü Ermeni hemşerilerimizin payının büyük olduğunu atlamadan söylemek istiyorum.

Bu arada şehrimizin elektriğinin Tecde Mahallemizde bulunan, Tecde Gölündeki Santraldan 1928’ yılından, 1945 yılında, Beydağı eteklerinde geçen Derme Kanalının açılması sonucu, Derme suyunun büyük oranda (%80’nin) oraya akıtılması sonucu, bu santral devre dışı kalmıştır.

Bu arada şehirdeki hazır ayakkabı ve elbise ticaretinin ve genellikle ticaretimizin ağırlığının ‘Orta Doğuya’ açılan kapısı Gazi Antep ile olduğunun ve oradan Halep’e, amcamın elbise, babamın da ayakkabı ticareti için gidip geldiklerinin rahmetli anamın ve komşularımızın buna ait onlarca hikâyelerin anlatılmasından hafızamda kalanlardan biliyorum.

Yarın nu konuya kaldığımız yerden devam edeceğim.

 
Etiketler: Rektörümüz, Cemil, Çelik’e, açık, mektup, (8)
Yazarın Diğer Yazıları
24 Eylül 2018
Bugün İnönü Üniversitesine Yol Alırken…
04 Nisan 2018
BİLSAM Ne Mi Yapıyor?
12 Şubat 2018
Yoksulluk ve Zenginliğin Kaynağı Üzerine
30 Kasım 2017
Niçin ‘Etkinliklerimizi’, Neden ‘Film Festivallerimizi’ Seviyorum (2)
29 Kasım 2017
Niçin ‘Etkinliklerimizi’, Neden ‘Film Festivallerimizi’ Seviyorum (1)
26 Ekim 2017
‘Malatya Tanıtım Günlerine’ İçeriden Bakış (4)
25 Ekim 2017
‘Malatya Tanıtım Günlerine’ İçeriden Bakış (3)
24 Ekim 2017
‘Malatya Tanıtım Günlerine’ İçeriden Bakış (2)
23 Ekim 2017
Ankara’da Gerçekleştirdiğimiz ‘Malatya Tanıtım Günlerine’ İçeriden Bakış (1)
18 Ağustos 2017
Valimiz Ali Kaban’ın Kayısımız Üzerine Söyledikleri ve Düşündürdükleri
15 Mayıs 2017
Kavramlar Zihnimizin Aynasıdır
02 Mayıs 2017
Kitap Fuarımıza Gün Sayarken
24 Nisan 2017
‘BU ÇAĞRIM'
13 Nisan 2017
Hayat; Yolunu Döşemeye Bağlı
27 Mart 2017
Dünyada Neler Oluyor?
21 Mart 2017
Kavramlar Kafamızdaki Yerini Almayınca (2)
20 Mart 2017
Kavramlar Kafamızda Yerini Almayınca (1)
16 Mart 2017
Düşünce Felsefesi Neden Önemli
14 Mart 2017
Bizdeki Evet-Hayır, Avrupa Irkçılığı Ve İslamafobi, ‘Üretim Sürecinin’ İçinde
14 Şubat 2017
Kıymetli ve Değerli Torunlarım…
07 Şubat 2017
Suyumuzun yol hikâyesi devam edecek ancak (9)
06 Şubat 2017
Suyumuzun Yol Hikâyesi (8)
01 Şubat 2017
Suyumuzun Yol Hikâyesi (7)
30 Ocak 2017
Suyumuzun Yol Hikâyesi (6)
29 Ocak 2017
Suyumuzun Yol Hikâyesi (5)
25 Ocak 2017
Suyumuzun Yol Hikâyesi (4)
24 Ocak 2017
Suyumuzun Yol Hikâyesi (3)
23 Ocak 2017
Suyumuzun Yol Hikayesi…(2)
23 Ocak 2017
Suyumuzun Yol Hikâyesi…(1)
03 Ocak 2017
İyi ve Kötü
27 Aralık 2016
Bu dillere son bir sözüm olacak
25 Aralık 2016
Kim sol - Ya da sol nedir?
20 Aralık 2016
‘Ne diyeyim!’
18 Aralık 2016
Bu nasıl zihniyet yoksunluğu?
16 Aralık 2016
Ahmet Çakır Başkan ‘yola devam, durmak yok’
14 Kasım 2016
Maski Genel Müdürümüz Dr. Özgür Özdemir
27 Ekim 2016
Büyükşehir Belediyemiz, Milli Eğitim Müdürlüğümüz, Üniversitemiz Bu Sorunumuz Birlikte Ele Alıp Çözerler mi? (3)
25 Ekim 2016
Büyükşehir Belediyemiz, Milli Eğitim Müdürlüğümüz, Üniversitemiz Bu sorunumuzu Birlikte Ele Alıp Çözerler mi? (2)
24 Ekim 2016
Büyükşehir Belediyemiz, Mili Eğitim Müdürlüğümüz, Üniversitemiz, Bu Sorunumuzu Birlikte Ele Alıp Çözerler mi? (1)
07 Ekim 2016
Film Festivalimiz neden ertelendi?
04 Ekim 2016
YEŞİLYURT KENT KİMLİĞİ ÇALIŞTAYI (8)
03 Ekim 2016
'Yeşilyurt Kent Kimliği Çalıştayı' (7)
30 Eylül 2016
Yeşilyurt Kent Kimliği Çalıştayı (6)
29 Eylül 2016
YEŞİLYURT KENT KİMLİĞİ ÇALIŞTAYI (5)
28 Eylül 2016
Yeşilyurt Kent Kimliği Çalıştayı (4)
27 Eylül 2016
YEŞİLYURT KENT KİMLİĞİ ÇALIŞTAYI (3)
26 Eylül 2016
Yeşilyurt Kent Kimliği Çalıştayı (2)
25 Eylül 2016
Yeşilyurt Kent Kimliği Çalıştayı (2)
24 Eylül 2016
YEŞİLYURT KENT KİMLİĞİ ÇALIŞTAYI (1)
30 Ağustos 2016
15 Temmuz Destanı
25 Ağustos 2016
15 Temmuz Kalkışması Neyin, nesi imiş? (5)
23 Ağustos 2016
15 Temmuz Kalkışması Neyin, nesi imiş? (4)
22 Ağustos 2016
15 Temmuz Kalkışması Neyin, nesi imiş? (3)
18 Ağustos 2016
15 Temmuz Kalkışması Neyin, nesi imiş? (2)
18 Ağustos 2016
15 Temmuz 2016 Kalkışması Neyin nesi! (1)
14 Temmuz 2016
İnönü Üniversitesi Rektörlük seçimi üzerine
30 Haziran 2016
Facebook ve bilimle ilişkimiz (3)
28 Haziran 2016
Facebook- Medya-Bilim nereye? (2)
24 Haziran 2016
Facebook'u Doğru Okuyabiliyor Muyuz? (1)
16 Mayıs 2016
‘’Toplum Aslantepeyi Sahipleniyor’’
25 Nisan 2016
Şu mesele var ya! Şu mesele!
21 Nisan 2016
Büyükşehir Belediyemiz yetkililerinin bu konularda Yetkilerini kullanmalarını bekliyorum (3)
20 Nisan 2016
Büyükşehir Belediyemiz yetkilerinin bu konularda Yetkilerini kullanmalarını bekliyorum (2)
19 Nisan 2016
Büyükşehir Belediyemiz yetkililerinin bu konuda Yetkilerini kullanmalarını bekliyorum (1)
13 Nisan 2016
Tarım Fuarımız ve düşündürdükleri
23 Mart 2016
Herkes konuşuyor, Üniversitemiz yine susuyor?
04 Şubat 2016
Rektörümüz Cemil Çelik’e açık mektup
03 Şubat 2016
Rektörümüz Cemil Çelik’e açık mektup (9)
01 Şubat 2016
Rektörümüz Cemil Çelik’e açık mektup (7)
31 Ocak 2016
Rektörümüz Cemil Çelik’e açık Mektup (6)
28 Ocak 2016
Üniversitemiz Rektörü Cemil Çelik’e açık mektup (5)
27 Ocak 2016
Rektörümüz Cemil Çelik’e açık mektup (4)
26 Ocak 2016
Rektörümüz Cemil Çelik’e açık mektup (3)
25 Ocak 2016
Rektörümüz Sayın Cemil Çelik’e açık mektup (2)
24 Ocak 2016
Rektörümüz Cemil Çelik’e açık mektup (1)
12 Ocak 2016
Aydınlarımıza ne oldu böyle!
Haber Yazılımı