Yazı Detayı
16 Ağustos 2017 - Çarşamba 09:25
 
Savaş Oyunları
Necip Cengil
 
 

Kuzey Kore yıllardır nükleer çizgide, özellikle ABD’ye karşı farklı bir dil kullanıyor. Dikkat çeken nokta; bu tavrın açığa çıktığı dönemlerde ABD’nin veya onun finanse ettiği “savaş oyunlarının” yakıcılığı büyürken, Kuzey Kore nükleer denemeler, kıtalar arası füzelerle boy gösteriyor veya ben öyle okudum.

Kuzey Kore tehdit mi ediyor yoksa hırsıza bak rolünü üstlenerek, ABD’nin denemeyi düşündüğü oyunların hayata geçmesi için, havanın pusunu mu arttırıyor?

Çok komplocu olduk belki ama bana öyle geliyor ki; ikinci seçenek yani havanın pusunu arttırması konusu daha ağır basıyor.

Suriye’de ortam kızışmaya başlarken de Kuzey Kore’den benzer salvolar izlemiştik. Şimdi ABD’de gösteriler var, Irak, Rakka ve İdlib senaryoları ile gündeme gelen bir ABD var. Kuzey Kore yine esip gürlüyor.

Kuzey Kore, Rusya ve Çin’e mi güveniyor?

Kuzey Kore, adım atayım, dayak yiyeyim de ABD’nin yenilmezliğine katkıda mı bulunayım diyor?

ABD Kuzey Kore katkılı savaş oyunlarıyla, kendi geleceğini etkileyecek bir oyun mu sahneliyor?

Bütün bunlar, pencereyi tam açıp, buğulanmayı silip; dışarda neler oluyor sorusunun cevabını görmek açısından önemli! Fazla heyecanlanmadan, dünyanın sonu geliyor duygusallığına kapılmadan ve bize düşeni yapmayı terk etmeden yürümek gerekiyor!

Savaş oyunları ilk defa sahnelenmiyor!

Dünya savaşları senaryosu ilk defa yazılmıyor!

Dünya coğrafyasına egemen olmak hevesi ilk defa birilerinin hayalini süslemiyor!

Yüzyıllar süren, Roma imparatorluğu, Pers İmparatorluğu denemeleri…

İngiliz aklının “iki yüz yıllık” egemenlik senaryoları var, yürütülüyor.

Almanlar Bismark ile birliklerini sağladıktan sonra, Hitler girdabında “Bismark’ın akıl oyunlarını” terk edince tuzaklandılar!

Ruslar sıcak denizler uğruna neler kaybetti!

Bize gelince…

Fetihlerle dünyanın neredeyse yarısından fazlasını, coğrafi olarak aynı dünyanın bakış açısıyla tanıştırdık. Emeviler, Endülüs Emevileri, Selçukiler ve son olarak Osmanlılar ile gidebildiğimiz kadar gittik. Fakat her defasından sonra, yeni savaş oyunlarıyla karşılaştık. Siyasi akıl yönünden en ciddi denemelerinden birini 2.Abdulhamid yaptı. Bismark ile aynı dönemde. 2.Abdulmamid akıl oyunlarıyla bir şeyler yapmaya çalışırken, kendisini savaş oyunlarıyla kuşatanlara, Müslüman kanı akmasın diye direnmedi. Onun bu “insani duruşunu” anlamayanlar, coğrafyanın hallaç pamuğu gibi savrulmasını getiren adımlar attılar… Sonuç; İngilizlerin akıl oyunlarıyla kontrol edilen bir parçalanma getirdi. İngilizler savaş oyunlarını yazarken, kendi kanları fazla akmadan hedefe nasıl ulaşılırı denediler. Sömürerek kendi ana adalarını zengin ettiler. Orada, sömürü zenginliklerini daha çok teknolojiye çevirdiler. Güçlendikçe oyunlarına mesafe aldırdılar. Masaya birkaç yıl için değil yüz yıl hesaplarıyla oturdular.

İngilizlerin bizim için masaya getirdikleri yüz yıllık oyun 2023’te doluyor. 2023 gelmeden önce kendi oyunumuzu kurmak için hesaplarımızı yapıp yapmadığımız, yüzyıllar süren coğrafi tanışıklığımızı canlandırmak için “akıl oyunları” ve “kardeşlik ilkesiyle” adım atıp atmadığımız ayrıca “adalet, eşitlik ve özgürlük” ilkelerini canlı tutmak için çaba harcayıp harcamadığımız önemli!

“Aman, üç günlük dünya” diye bize görev ve sorumluluklarımızı unutturmak için öyle “beslemeler” tuttular ki savaş oyunlarını yazanlar! Onlar bize “üç günlük dünya, ne uğraşıyorsunuz” oyunlarını oynarken, kendileri insanlığın anasını ağlattı.

Malik b.Nebi’nin üzerinde durduğu gibi, Müslümanlar bunca yıkım ve savaş senaryosu arasından sıyrılarak, insanlığa umut olabilecek adımlar atabilir! Bu geçmişleri, bu birikimleri var!

 
Etiketler: Savaş, Oyunları,
Yazarın Diğer Yazıları
19 Ocak 2019
“Paradigmaların İflası ve İflas Erteleme”
28 Aralık 2018
Aydınlar/Âlimler Susarsa
23 Kasım 2018
Bizden Değilsen Gelme
21 Kasım 2018
Siyaset Nedir
14 Kasım 2018
Öncelikleriniz
16 Ekim 2018
Fayda Üretmek İstiyorsak
12 Ekim 2018
Kamunun Hesabı Ağırdır
21 Eylül 2018
Herkes Aynada Kendisine Baksın
26 Haziran 2018
Seçimlerin Ardından
30 Mayıs 2018
Seninle Söyleştim
18 Nisan 2018
Anlattığınız Tanrı
22 Mart 2018
Sev Dedi Gönlüm
08 Şubat 2018
Adam Ol
23 Ocak 2018
Barış Hayırlıdır
19 Ocak 2018
Yarın Kıyamet Kopacağını Bilseniz
11 Ocak 2018
Tarihi Doğru Okumak
27 Aralık 2017
Siz Kendinize Bakın
20 Aralık 2017
İnsan Günahkâr Doğmaz
14 Aralık 2017
Hesap mı, Diriliş mi?
08 Aralık 2017
Kıyamet Savaşı
24 Ekim 2017
Dibe Vuran İnsanlık
29 Eylül 2017
Hamaset
21 Eylül 2017
Kafalar Karışık
13 Eylül 2017
Geleceği Planlamak
31 Ağustos 2017
Projelerimiz Olmalı
02 Ağustos 2017
Hangi Hiziptensin
27 Temmuz 2017
Ekrandan Atışmalar
21 Haziran 2017
Durun Kalabalıklar
09 Haziran 2017
Oyunun Yeni Perdesi Katar
10 Mayıs 2017
Trafik Terörü
05 Mayıs 2017
Yolcusu Olmayan Yol
20 Nisan 2017
Referandum
17 Nisan 2017
Seçim Sonuçları
22 Mart 2017
Şehrin Huzuru
09 Mart 2017
Park Cezası
25 Şubat 2017
16 NİSAN
18 Ocak 2017
Sistem Tartışmaları
19 Aralık 2016
HALEP Mİ DÜŞTÜ
10 Kasım 2016
Düşünelim
28 Ekim 2016
MUHASEBE
21 Ekim 2016
DİNLE
13 Nisan 2016
Milletin Adamı
21 Mart 2016
Türkiye Nereye
14 Mart 2016
Teröre Lanet
07 Mart 2016
TÜRKİYE GİBİ KAÇ ÜLKE VAR
23 Şubat 2016
Suriye Politikamız
18 Şubat 2016
MÜCADELE TA KIYAMETE
Haber Yazılımı