Yazı Detayı
08 Ağustos 2019 - Perşembe 12:33
 
Sevmek Ne Kadar Zor Dostum
Necip Cengil
 
 

Sevmek giderek zorlaşıyor dostum.

Küçük dünyalarında öfke, nefret, çekememezlik büyütenler yarışıyor.

“Ben olmalıyım, benim adamım olmalı” diyenler ötekini saf dışı bırakmanın yollarını geliştirirken, “biz” olabilmek kıyasıya güçleşiyor.

Duygusallık diyorlar sevmeye, peki nefret, düşmanlık, kin, çekememezlik nedir dostum; duyguların iflası mı? Duyguları iflas etmiş olmak aklın imparatorluğu mu? Elbette hayır, duygu olmadan akıl ne kadar diri kalabilir? Aklını körleştirenler duygusuzlaşmaz mı dostum? Aklını körleştirenlerin oynadığı oyunlar insanlığı cehenneme sürüklüyor; dünyadayken cehennemi yaşatıyor!

Dün üç-beş kuruşu bulmak için yol üstüne yol arayanlar bugün milyonların, milyarların gölgesinde insanlıklarını, kutsallarını tüketiyor! Tükenen insanlık ve kutsallarıyla birlikte, konuşmalarına malzeme yaptıkları “din diliyle de” gençlerin dine karşı giderek soğumasına sebep oluyorlar. Bunu görmek istemiyorlar. Kendilerince bir “din dili” kullanarak temize çıkacaklarını sananları seyretmek artık taşınmaz bir yük haline geliyor.

Durmadan ötekiler geliştiriliyor. Her grup kendi içinde ötekiler oluşturduğu gibi, ülke toplamında, birbirlerine karşı sevgiden uzaklaşan, nefrete, kine yaklaşan ötekiler çoğalıyor.

Oysa “biz” olmayı anlatıyorduk.

Biz dediğimizde, dili, kavmi, görüşü, dini ne olursa olsun, ortak bir insanlık dili geliştiren, Allah’a vereceği hesabı önemseyen toplamı kast ediyorduk.

Komşusu açken tok yatan bizden değildir diyorduk.

Merhametsiz, zalim, adil olmayan, yalancı, müfteri, kamu malını uhdesine geçiren bizden değildir diyorduk.

İnsanlığa faydalı olmaktan, kimseyi ötekileştirmemekten bahsediyorduk.

Çekememezlik, hased bizden değildir diyorduk. Haset sahipleri etrafta kol gezer oldu. Faydalı olmak isteyen birikimli insanları, oluşturdukları halkalara yanaştırmamak için uğraşır oldular.

“Ben” demekten “biz” demeye sıra bir türlü gelmedi. Ne kadar da iri, doymak bilmez, iştahası milyonların hakkına dadanmayı hüner gören “ben”lerimiz varmış!

Evet, her şeye rağmen sevgiyi yaşatmaya çalışanlarımız var.

Evet, geldiği makam ve yönettiği kamu zenginliğinin ülkeye, milyonlara ait olduğunu unutmadan ve dikkatle, özenerek, adaletle sahip çıkanlarımız var.

İnsan kalmak için azami gayret sarf edenlerimiz var.

Yalan ve iftiralarla yol almak istemeyen, iyilikte direnenlerimiz var.

Bütün iyi örneklere rağmen, iyileri etkisizleştirmek için yol arayanların gölgeleri umutsuzlukları besliyor.

Hesabı düşünmeliler.

Birkaç yıl sonra hiçbirinin esamesinin okunmayacağını unutmamalılar.

Ne makamın, ne paranın, ne “fazla dayı sahibi olmanın” mezarda ayrıcalık getirmeyeceğini bilmeliler.

Hesap gününü uzak görmemeliler. Zira imanın yerleştiği insanlar hesap gününü uzak görmezler. Hesap günü, yapılan iyi ve kötü işlerin bir adım sonrasıdır. Bazı kişilere bu uzak gelir.

Hesap gününü uzak gören kişilerden muteber şahsiyetler çıkmaz.

Sevmeyi bilmeyenlerden muteber şahsiyetler çıkmaz.

Öfkesi, kini, hasedi tüm diğer hasletlerinin önünü kapatan kişilerden muteber şahsiyetler çıkmaz.

Sevgisi olmayanlarda akıl da öne çıkmaz.

Zira nefret, öfke baskın gelirse akıl geri çekilir. Akıl geldiğinde nefret, öfke, kin kaybolur.

Aklı, sevgiyi, kardeşliği, paylaşmayı, toplam faydayı ve insanlığa faydalı olmayı önemsemeyenlerden oluşan topluluklarla değer üretilmez.

Değer üretmek giderek yok oluyorsa, iflas yaklaşıyor demektir.

 

 

 

 
Etiketler: Sevmek, Ne, Kadar, Zor, Dostum,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
31 Ekim 2019
BATI İNSANLIK ADINA NEREDE DURUYOR
11 Ekim 2019
SINIR ÖTESİ HAREKAT
10 Ekim 2019
MUHALEFET VE İKTİDAR DİLİNİN AYRILIĞI
05 Eylül 2019
Evlilik Cinayetleri
24 Ağustos 2019
Acılar Üzerine
16 Ağustos 2019
Haydi Din Anlatalım
02 Ağustos 2019
Edep
26 Temmuz 2019
İşler Nasıl?
19 Haziran 2019
Pusuda Kimler Var
25 Mayıs 2019
Bir ramazan ikliminde, af yolunu tutmak
29 Nisan 2019
“Kutsal Alanda Yolculuğa Çıkalım”
11 Nisan 2019
Sevgi Ve Güç Arasında
04 Nisan 2019
Seçimlerin ardından
26 Mart 2019
Kuşakların Çatışması mı?
20 Mart 2019
Yeni Zelanda Doğu mu Batı mı?
11 Mart 2019
Değer Bilerek Yaşamak
22 Şubat 2019
ELEŞTİRİYİ İHANET OLARAK GÖRMEK
19 Ocak 2019
“Paradigmaların İflası ve İflas Erteleme”
28 Aralık 2018
Aydınlar/Âlimler Susarsa
23 Kasım 2018
Bizden Değilsen Gelme
21 Kasım 2018
Siyaset Nedir
14 Kasım 2018
Öncelikleriniz
16 Ekim 2018
Fayda Üretmek İstiyorsak
12 Ekim 2018
Kamunun Hesabı Ağırdır
21 Eylül 2018
Herkes Aynada Kendisine Baksın
26 Haziran 2018
Seçimlerin Ardından
30 Mayıs 2018
Seninle Söyleştim
18 Nisan 2018
Anlattığınız Tanrı
22 Mart 2018
Sev Dedi Gönlüm
08 Şubat 2018
Adam Ol
23 Ocak 2018
Barış Hayırlıdır
19 Ocak 2018
Yarın Kıyamet Kopacağını Bilseniz
11 Ocak 2018
Tarihi Doğru Okumak
27 Aralık 2017
Siz Kendinize Bakın
20 Aralık 2017
İnsan Günahkâr Doğmaz
14 Aralık 2017
Hesap mı, Diriliş mi?
08 Aralık 2017
Kıyamet Savaşı
24 Ekim 2017
Dibe Vuran İnsanlık
29 Eylül 2017
Hamaset
21 Eylül 2017
Kafalar Karışık
13 Eylül 2017
Geleceği Planlamak
31 Ağustos 2017
Projelerimiz Olmalı
16 Ağustos 2017
Savaş Oyunları
02 Ağustos 2017
Hangi Hiziptensin
27 Temmuz 2017
Ekrandan Atışmalar
21 Haziran 2017
Durun Kalabalıklar
09 Haziran 2017
Oyunun Yeni Perdesi Katar
10 Mayıs 2017
Trafik Terörü
05 Mayıs 2017
Yolcusu Olmayan Yol
20 Nisan 2017
Referandum
17 Nisan 2017
Seçim Sonuçları
22 Mart 2017
Şehrin Huzuru
09 Mart 2017
Park Cezası
25 Şubat 2017
16 NİSAN
18 Ocak 2017
Sistem Tartışmaları
19 Aralık 2016
HALEP Mİ DÜŞTÜ
10 Kasım 2016
Düşünelim
28 Ekim 2016
MUHASEBE
21 Ekim 2016
DİNLE
13 Nisan 2016
Milletin Adamı
21 Mart 2016
Türkiye Nereye
14 Mart 2016
Teröre Lanet
07 Mart 2016
TÜRKİYE GİBİ KAÇ ÜLKE VAR
23 Şubat 2016
Suriye Politikamız
18 Şubat 2016
MÜCADELE TA KIYAMETE
Haber Yazılımı