Yazı Detayı
09 Temmuz 2019 - Salı 00:31
 
Sığırın yavrusu sıpa olsa kaç yazar
A.Erol KURHAN
erolkurhan@hotmail,com
 
 

Sosyal paylaşım ağları sayesinde yeni nesil dünyadan çok uzakta, hayallerinde oluşturduğu küçük bir kutuda yaşayıp, gidiyor.

Yanlarına yaklaşsan bilim adamı edasında, bilgisi olmadığı konularda bolca fikirleri mevcut.

Hiç utanma arlanma dahi yok. Kardeşinin adı ne diye sorsalar, seçeneklerini bekliyor.

Bu yalnız sosyal medyanın mı suçu. Elbette hayır.

İnsanların hayalleri ile oynayan. Akıllarını yok sayan idarecilere, yetkililere ne demeli. Düşünün şimdi siz okuyorsunuz. Devlet KYK kanalıyla ayda 500 TL veriyor. Siz büyük umutlarla mezun oluyor ve ilgili kurumların kapısını çalıp iş istiyorsunuz. Karşınıza çıkan zat. Size 480 TL aylık öneriyor. İşte o an yıkılmaz, umutlarınızı çöp kutusuna atmaz mısınız? Güveniniz hasara uğramaz mı? Okuduğunuza bin pişman olmaz mısınız? Çocuğunuzu okutup, okutmama arasında gidip gelmez misiniz?

Peki, bunu bir eğitimci yaparsa ne demeli.

Bu eğitimcinin amacı vatan mıdır, millet midir, para mıdır”?

Bu gün öğrenciler birkaç bin lira ile özel okullara kayıt yaptırabiliyor. Yüzlerce öğrencileri var. Okul idaresi ise 480 TL ile öğretmen alıyor. Yanlış okumadınız bu 480’in önünde veya arkasında başka rakam bulunmuyor. Bu rakam hiçbir iş yapmadan yaşamış 65 yaş üzeri emeklinin aldığı paradan da az.

Merak ediyorum. Acaba bu yetkili, meslektaşına 480 TL maaşı önerirken yüzü kızarmış, utanmış mıdır? Eğer utanmamış ise, yüzü kızarmamış ise durum sandığımızdan da vahimdir.

Demek ki bunların yaptıkları işe dahi saygıları yok. Göstermelik dersler, göstermelik öğretmenler ile 7 göbeklerine yetecek parayı bulmak istiyorlar.

Bir kez daha düşünün. Okulun temizlikçisi, çaycısı en az asgari ücret alırken, öğretmenleri 480 TL alıyor. O okulda okuyan öğrenciler bu gerçeği bilse, gelecekte hangi mesleği seçerler, acaba.

Ne yazık ki, denetleyiciler bu konularla ilgilenmeyip, çay partilerinde kahkahalarla veya kahvelerini yudumlayarak günlerini geçiriyorlar. Denetlemiyorlar. Aksayan yönleri tespit edip iyileştirmiyorlar. Yani yapmıyorlar, etmiyorlar, dans edip, çiftetelli oynuyorlar.

Burada her kişinin kendini düşünmesi, okuyanı değil, okumayanı makbul kılıyor.

Bu yazıyı kaleme alırken türlü duygular yaşadım. Özel okul idarecisinden utandım. O ücretin kaleme uydurulmasını sağlayan yasalara kahrettim. Bu ülke hepimizin. Neden mutlu bir ülke yapmıyoruz. Neden yüzü gülen insanlar çoğunlukta olmasın. Neden iyilik yapmayı düşünmüyoruz. Sanki iyilik yapıyormuş gibi davranıp neden insanları kandırıyoruz.

Özel okullara kim ruhsat verir? Koşulları nelerdir? Mutlaka bir yasası vardır ama olup bitenlerden bu yasaların yetersiz olduğunu görmek mümkün. Bahçesiz okul olur mu? Elbette olmaz. Buna rağmen bakıyoruz çevremize, Malatya’nın en işlek caddesinde 3. 4. Katlarda bir lise görüyoruz. Öğrencileri teneffüste caddeye çıkıp, sigara içiyorlar.

Ayrıca, öğretmene çocuk bahşişi gibi maaş teklif edilir mi? Hangi okul bir dersle ilgili olarak varmış gibi gösterip, aslında okula sokmaz.

Konuyla ilgili olanlar mutlak surette bu olumsuzlukları düzeltmelidir. Çünkü eğitim kurumlarının olayları kalemine uydurmak gibi bir yolu seçmesi düşünülmemelidir dahi.

40 yıl köle olacağımız öğretmenlerimiz bir hiç sayılıyorsa, sığırın yavrusu sıpa olsa kaç yazar, kuzu olsa kaç yazar, buzağı olsa kaç yazar.

 
Etiketler: Sığırın, yavrusu, sıpa, olsa, kaç, yazar,
Haber Yazılımı