Yazı Detayı
27 Aralık 2017 - Çarşamba 07:03
 
Siz Kendinize Bakın
Necip Cengil
 
 

Yakınmak gibi bir acizliğimiz var.

Yakınır ve suçlarız. Suçlar ve öfkelenir veya çaresiz bakışlarla etrafa negatif bir enerji yayarız.

Aslında yaydığımız enerjiyle, birbirimizi körelttiğimizi, olumsuz yönlendirdiğimizi veya olumlu yönde bilinçlendirdiğimizi biliriz ama uygulamada, işin pratiğinde kolay olanı yani yakınma ve sadece suçlama acizliğini tercih ederiz.

Zayıfız ve bu zayıflığımızla hayatı acizlik sahası haline getiririz.

Zayıf, bazen nankör ve bazen vefasız tarafımızın saldırısı altında yol alırız.

Oysa bizden istenen, sözün güzelini konuşmaktır. Düşünmeden konuşmamaktır. Tefekkür etmektir. Kendimizi yenilemektir yani kendimizi yeterli görmemektir. Ancak bu şekilde terakki gerçekleşir. Ancak bu şekilde ittihadın yolu oluşur. Ancak bu şekilde kardeşlik yolu beslenebilir.

Bizden istenen, emin olmamızdır. Hem güvenilen olmak, hem duyduğunu araştıran, emin olduktan yani bilgi güvenilen bilgi olduktan sonra paylaşmaktır. Yoksa her duyduğumuzu söylememiz yalancı olmamız için yeterli bir sebeptir ve yalancılar bizden değildir. Bizden olmayanlarla yol yürümek demek yola baştan mağlup başlamamız demektir.

Bizden istenen, başkasını suçlayarak, kendimizi haklı çıkarmak değil, kendimizden, edindiğimiz bilgiden, ulaştığımız sonuçlardan emin olmamızdır.

Bu böyle olmasaydı, bizi yaratan ve peygamberleriyle destekleyen Allah, bizzat peygamberinin örnekliğinde “siz kendinize bakın, siz üzerinize düşeni yaparsanız, nankörler, vefasızlar, gerçeği görmezden gelenler size zarar veremez” demezdi. O bizi tanıyor, fabrika ayarlarımızı nasıl işlevsiz hale getirebileceğimizi biliyor.

Hep başkasını suçlamak, özeleştiri yapmamak, tefekkürü terk etmek fabrika ayarlarımızı bozar. Öyle ki, kendimize güvenimizi yitiririz. Kendisinden emin olmayan bir kişi olur, çıkarız. Kendisinden emin olmayan, başkasından da emin olamaz, şüpheci bir ruh haline bürünür. Şüphe, yerine göre bilgiyi çoğaltır, zira daha fazla araştırma yaptırır ama yerine göre insanı giderek işlevsizleştirir, ruh halini bozar, denge sorununa yol açar.

O halde öncelikle, kendimize bakmak, varlığımızı anlamlandırmak, üzerimize düşeni yapmak, emin kişilikle yürümek, düşünen ve eylemini düşünerek, tefekkürle ve istişareyle besleyen, istişarenin de karşılıklı bilgiye bağlı olduğunu bilen, bilmeyenin istişare edemeyeceğini ve sadece dolduruşa gelip yönlendirileceğini, kurşun asker olarak iradesini devre dışı bıraktığı bilenlerden olmak gerekiyor.

Siz kendinize bakın; başkasının günahlarını araştırıp onlara don biçmeye çalışacağınıza, kendi yaşam haritanızdaki günahları temizlemeye, araştırmayı insanlığın faydasına işlere yönlendirmeye, yaşadığınız yeri daha yaşanabilir hale getirecek projeler geliştirmeye bakın. Allah’la aranızı bozacak işlerden kaçının. Varlığınızı, zamanı ve imkânları israf etmeyin, verimli kullanın. Namazınızı ve diğer şekli ibadetlerinizi aksatmayın, bunlarla birlikte ibadetin, hayatın her anını ve alanını Allah’ın razı olacağı şekilde değerlendirmek ve yaşamak olduğunu unutmayın. Fizik, kimya, biyoloji, tıp, mühendislik, coğrafya, astronomi, sanat, müzik, sinema, tarım, kültür, teknoloji, bilişim yani her alanda bir ibadet duyarlılığıyla gayret edin. Mağaranıza çekilip, orada, inzivada “Allah’ım yardım et” diyerek, zikri; dilin boş uğraşı haline getirmeyin. Zikir sahada olur. İlimle olur. İlmin ibadet duyarlılığıyla ele alınışı şeklinde olur. Camileriniz uyuklama, tembellik teri atma yeri olmasın. Oraları canlı ve diri kütüphaneler misali değerlendirin. Namazınızı eda ettikten sonra, ilimle meşgul olmanın da namazın devamı olduğunu unutmayın.

Siz kendinize bakın. Siz kendinize bakar, üzerinize düşeni yaparsanız, başkasının size zarar verebilecek yolları ve ihtimalleri bertaraf edersiniz.

 
Etiketler: Siz, Kendinize, Bakın,
Yazarın Diğer Yazıları
19 Ocak 2019
“Paradigmaların İflası ve İflas Erteleme”
28 Aralık 2018
Aydınlar/Âlimler Susarsa
23 Kasım 2018
Bizden Değilsen Gelme
21 Kasım 2018
Siyaset Nedir
14 Kasım 2018
Öncelikleriniz
16 Ekim 2018
Fayda Üretmek İstiyorsak
12 Ekim 2018
Kamunun Hesabı Ağırdır
21 Eylül 2018
Herkes Aynada Kendisine Baksın
26 Haziran 2018
Seçimlerin Ardından
30 Mayıs 2018
Seninle Söyleştim
18 Nisan 2018
Anlattığınız Tanrı
22 Mart 2018
Sev Dedi Gönlüm
08 Şubat 2018
Adam Ol
23 Ocak 2018
Barış Hayırlıdır
19 Ocak 2018
Yarın Kıyamet Kopacağını Bilseniz
11 Ocak 2018
Tarihi Doğru Okumak
20 Aralık 2017
İnsan Günahkâr Doğmaz
14 Aralık 2017
Hesap mı, Diriliş mi?
08 Aralık 2017
Kıyamet Savaşı
24 Ekim 2017
Dibe Vuran İnsanlık
29 Eylül 2017
Hamaset
21 Eylül 2017
Kafalar Karışık
13 Eylül 2017
Geleceği Planlamak
31 Ağustos 2017
Projelerimiz Olmalı
16 Ağustos 2017
Savaş Oyunları
02 Ağustos 2017
Hangi Hiziptensin
27 Temmuz 2017
Ekrandan Atışmalar
21 Haziran 2017
Durun Kalabalıklar
09 Haziran 2017
Oyunun Yeni Perdesi Katar
10 Mayıs 2017
Trafik Terörü
05 Mayıs 2017
Yolcusu Olmayan Yol
20 Nisan 2017
Referandum
17 Nisan 2017
Seçim Sonuçları
22 Mart 2017
Şehrin Huzuru
09 Mart 2017
Park Cezası
25 Şubat 2017
16 NİSAN
18 Ocak 2017
Sistem Tartışmaları
19 Aralık 2016
HALEP Mİ DÜŞTÜ
10 Kasım 2016
Düşünelim
28 Ekim 2016
MUHASEBE
21 Ekim 2016
DİNLE
13 Nisan 2016
Milletin Adamı
21 Mart 2016
Türkiye Nereye
14 Mart 2016
Teröre Lanet
07 Mart 2016
TÜRKİYE GİBİ KAÇ ÜLKE VAR
23 Şubat 2016
Suriye Politikamız
18 Şubat 2016
MÜCADELE TA KIYAMETE
Haber Yazılımı