Yazı Detayı
17 Şubat 2017 - Cuma 08:13
 
Süleyman Özerol'un "Televizyonu Nasıl Buldum" Kitabındaki Bazı Öykülerin Çözümlemeleri
Süleyman Özerol
 
 

Ali TURA

 

İşte Süleyman öğretmenin de geçmiş köy ve ilkokul dönemlerindeki yaşamı devinim ve düşüncelerinden esinleyerek-soluyarak özel bir yeti kazanmıştır. Köylülerin sıradan günlük konuşma dili ve sanatın şiirsel diliyle 1999 yılında Gayret Matbaasının dizgi ve baskısını üstlendiği Televizyonu Nasıl Buldum şiirsel anı-öykü kitabında; "Düğünde Bir An", "Ne de Olsa Hayvan", "Yirmi Beş Kuruş", "Döl Bereketi ve Zola", "Babamdan Gelen Para" ve "Televizyonu Nasıl Buldum" başlıklarıyla, her okuyanı mutlak çocukluk yıllarına götüreceğine ve kısa da olsa hafif bir tebessüm, biraz da acı duygulu anlar yaşatacağına eminim.

 

Düğünde Bir An

 

“Yıl 1966 Eylül’ün ilk günleri... 

Akşam oluyordu, güneşin etkisi yavaş yavaş kırılıyordu. Köyün karşısındaki mezarlığın biraz ilerisinde bulunan bahçelerdeki bağ damlarının birinde sünnet düğünü tutulmuştu"  işte esinlenmenin soluğu ve sanatın dili-derinliği! Öykü devam eder.

- Tebrik ederim Arga'yı kazanmışsın. En azından 'teşekkür ederim' ya da 'sağ ol' demeliydim. Hiç bir şey diyemedim öylece kalakaldım.

Süleyman öğretmen, kendisini tebrik eden gence karşı kendini borçlu hmesini bir sorumluluk duygusu içinde soluklandığı ve Akçadağ ilçesinin yatılı öğretmen okulunu kazandın yerine 'Arga'yı kazanmışsın' diyerek öykünün söylemini kısaltmıştır.

Akçadağ Öğretmen okulunu kazanmamış olsaydı ne olurdu? Kendi soluğuyla şöyle ifade ediyor; " Birçok gencin yaptığı gibi gurbeti yol edecektim belki de…”

Yaşadığı köyünde gurbeti yol etmek iş için-ekmek için uzak illere gitmeyi kast edilir.

 

Hana Doğru

 

Akşamdan sabaha kadar uyumayan ve gecenin tek dirilişi olan, havanın ağarmasının ışığın karla olan ilişkisinde esinlenen sözcükler, aynı bölümde Hekimhan ilçesine gitmeye çalışan bir köylüyü bakın nasıl konuşturmuş...

 

- Gııııııııııız eşeğin yemini az goymuşsun, bunuğnan Han'a geç sahatta varacağım? Haydı torbasını başından çıhar.

- Ula sende heybeyi getir gaz tenekesini içine goy...

Han'a gidilen yol boyu konuşturduğu köylüyü değişik sahnelere çıkarır.

- Böğün ıradyoda gene Gırbız'dan laf ettiler soyhanın derdi bitmeyi...

Ve devam eder.

- Benim yaşım yetti yeteli buralardan yayan gelip giderik. Sen eşeği sayma, zaten canı ne ki? Gar bol yağar da ayaz ederse eşek seni geğil sen eşeği götürürsün…”

Yukarıdaki söylemleriyle öyküyü zinde taşır. Öykünün son sahnelerine girerken Süleyman öğretmenin yine şiirsel bir bakış açısıyla;

- Uzayan Aybasan Düzü'nün bitiminde keskin balıksırtı kıvrımlı yola saptılar Taşhan'a ilerlediler hayvanlarını hanlara bıraktıktan sonra çarşıya dağıldılar kuşluk vakti geçmişti…

Süleyman öğretmenin; İnsanları, hayvanları ve doğayı sevme eğilimi, iyiliğe olan hayranlığı kendi doğasında vardır. Onları küçük yaşta solumuştur. Sezgileri keskindir, dokunmaya görsün dokundurma anlatacağı anı, öykü ve şiir olsun kısa kollu sazın yedi ulu perdesinin duygu dolu ritmiyle sizde onu solumaya başlarsınız. Anlamak sadece kulakla olmuyor bilirsiniz.

 

Her Sabah Her Sabah ya da; Yaşam Acılarla Başlar

 

Her çocuk doğarken ağlamaz mı?

Acı vardır diken acısı

Acı vardır ana-baba evlat acısı

Acı vardır sevda acısı.

Acı vardır kardeş arkadaş acısı

Hele de dost acısı.

 

Bir ailenin tek çocuğunun ölümüyle ilgili yazdığı dizeler derin bir aile acısını paylaşmanın en güzel ifadesi değil midir?

 

Ne de Olsa Hayvan

 

11 Aralık 1972. Görgü (Cafana) köyünde kırkbeş günlük pratik stajyerlik- öğrencilik döneminde arkadaşlarının okulun verdiği erzak ve yataklarını taşıma işini köyde bir eşek ile sorunu çözerler ve taşıma işi bittiğinde arkadaşlarıyla sohbete başlar.

 

- Bugün bize en çok kim yardım etti?

Yanıtlar;

- Muhtar/öğrenciler/Ramazan/Bayram ve soruyu soran şöyle dedi:

 - Bize en çok yardım eden eşeği unuttunuz.

O dönemde toplumun en ağır yükünü taşıyan hayvanı unutmuyor ve hayvan sevgisini Han'a doğru öyküsünde de ifade etmişti.

 

Hasan Emmi

 

İnsanlarla ilgili karakterler oluştururken onun fiziki yapısını ve iç dünyasını nasıl karakterize ediyor. Aslında yazmanın en zor tarafı burasıdır. Keskin gözlemci olmayan bunu zor başarır. Bakın Süleyman öğretmen bunu nasıl başarıyor:

“Hasan emmi, gözler kısık kapalı gibi. Kaşlar kirpikler uzun uzun, bıyıkları sıvazlanmış, kabaca sakalı da uzamış, avurdu birbirine girmiş, çene ileride duruyor, sivri ve uzunca olan burnunun ucunda ter damlaları biriktirmiş, ağzında bir tek dişi yok, saçları dökülmüş ortasına doğru açılmış, başında mendilinin üzerine geçirdiği eski bir şapka, ayaklarında kara lastikler var. Eski ama sağlam olan gömleğini tersyüz ederek giydiği şalvarının içine sokmuş, ceketini de tersyüz ederek meşelerden birinin dalına asmış. Toprağı bir bebeğe öllük hazırlar gibi özenle yabancı dallardan, taşlardan temizliyor, sağ ayağını ileri atarak vuruyor kazmayı.”

 

 Televizyonu Nasıl Buldum?

 

Kitabın son bölümünde Televizyonu Nasıl Buldum yazısında önce bir betimlemeye köyü Ballıkaya’yı anlatır. Dağlarını, taşlarını, çaylarını ağaçlarını böceklerini kuşlarını tek tek sayar ve oluşumun dönüşümüne kaynaklık eden dere yatağından killi çamuru anlatır. O çamurla çocukluk yıllarında nasıl araba traktör ve traktör tekerleğinin şeklini vermesini, kendi oyuncağını doğadan nasıl temin ettiğini öz bu dille ifade eder.

"Öllüklüğe koştum. Az da olsa yeri ıslatmıştı yağmur. Yerden aldığım iki topak çamurla okul binasının yanına döndüm. Killi çamuru iyice yoğurduktan sonra radyo biçimine getirdim. Ön kısmını oydum, oyduğum yerin önünü çöplerle parmaklık haline getirdim. Son çöpü yerleştirmeden önce ölülükte yakaladığım ve her yerde “cır cır” diyerek ötüşen ağustosböceklerinden birini oyuk yere bıraktıktan sonra son çöpü de yerleştirdim. “Radyo”mun sağ yanına bir çöp geçirdim. Bu çöpün başına çamur yapıştırarak “düğme” biçimi verdim. Düğmeyi ileri geri itip çekerek böceğe dokundurduğumda, “cır cır” diye şarkısına başlıyordu. Bu buluşumla okulumuzun duvarının dibinde arkadaşlarıma bir “konser” dinletmiştim böylece. İlk programımda, geleneksel şarkıcı cırcırböceği, yani ağustosböceği vardı solist olarak. İlk dinleyicilerim de arkadaşlarımdı.”

İşte köyde büyümüş, köyden başka bir yeri görmemiş olan Süleyman Öğretmen, adını dahi duymadığı televizyonu böyle tasarlamıştı…

 
Etiketler: Süleyman, Özerol'un, "Televizyonu, Nasıl, Buldum", Kitabındaki, Bazı, Öykülerin, Çözümlemeleri,
Yazarın Diğer Yazıları
22 Mayıs 2018
Âşık Mahzuni ve İki Anma
21 Mayıs 2018
Masallarla Uyutmak ve Uyandırmak
19 Mayıs 2018
Kaydedeceğiz…
17 Mayıs 2018
Malatya ve Malatyalılık
11 Mayıs 2018
Kamber Nar’dan ‘Nar Taneleri’
09 Mayıs 2018
Bin Dokuz Yüz Yetmiş Yedi Unutulmaz Yılın Adı
04 Mayıs 2018
Süleyman Özkan
30 Nisan 2018
Resim Yapmaya mı Karar Versem?
26 Nisan 2018
İki Kadın Fotoğrafı
21 Nisan 2018
Hasan Gül’den Akçadağ Köy Enstitüsü Ziyareti Notları
14 Nisan 2018
Okulumuzu Yok Ettiniz, Sevinin!
06 Nisan 2018
Teslim Budak
31 Mart 2018
‘Dil, Düşüncenin Evidir’, Onu İyi Kullanmak Gerek…
27 Mart 2018
(Ozan Der) Ölümsüzlüğünün 45. Yılında Âşık Veyseli Andı
21 Mart 2018
Ankara’daki Hekimhanlılar Derneği 16. Genel Kurulunu Gerçekleştirdi
19 Mart 2018
“Aşağısı Hep Kaplumbağa”
16 Mart 2018
Gözlerin Aklıma Geldi
12 Mart 2018
Sakin Olmak ve Bazı Güncel Konular Üzerine
05 Mart 2018
'Aşık Veyselli Yıllar' ve Veysel Kaymak
03 Mart 2018
Şair, "Yalnızlık Benim Saltanatımdır" Demişti
17 Şubat 2018
"On Üç Yıllık Sevdam"
15 Şubat 2018
Musa Dinç ve Şiirleri Üzerine
29 Ocak 2018
Baki Yaşa Altınok’tan, ‘Ali Baki Gül Baba Divanı’
22 Ocak 2018
Kenan Şahbudak Ozan-Der’de Dördüncü Kez Başkan
19 Ocak 2018
Örenli Gelin ve İlhan Kızılay
10 Ocak 2018
‘Dede Sazıyla Çalmayı Modern Değil Diye Gizliyorduk’
08 Ocak 2018
"Şiirin Kıyısında" Bir Tarihçi
02 Ocak 2018
Zeki Şahin; "Silah Şiddettir, Kandır; Saz Sevgidir, Kardeşliktir, Barıştır..."
28 Aralık 2017
Hüseyin Şahin’den “Mezarımın İşareti Kırmızı”
11 Aralık 2017
Hüseyin Kara (Karani)
06 Aralık 2017
Akçadağ Öğretmen Okulu ve Ben
04 Aralık 2017
Her İşin Başı Eğitim
27 Kasım 2017
“Kültür Yozlaşıyor, Kaynak Kişiler de Tükeniyor.”
20 Kasım 2017
“Gençlerin de Bu Kültürü İleriye Taşıyacağına İnanıyorum”
17 Kasım 2017
İlkokul Üçüncü Sınıf Öğretmenim İsmail Yıldırım
16 Kasım 2017
Ceviz Ağacındaki Resim
15 Kasım 2017
“Fikrim Saçımı Ağarttı”
06 Kasım 2017
Ülkenin Harcında Yel Olamamak…
04 Kasım 2017
Mıroğlar Mezrası Kültür Evinin Sorunları
02 Kasım 2017
Kayalardan Türkülere, Deyimlere…
31 Ekim 2017
Laiklik, Tahammül Demektir
18 Ekim 2017
“Şiir, Her İnsanın Reçetesine Yazılmış İlaç Gibidir.”
16 Ekim 2017
Tüm Mektuplarım Sana
07 Ekim 2017
“Yine Mi Etek Sarı?”
03 Ekim 2017
Bir Güne Sığamayan Ben...
02 Ekim 2017
Kültür, Yaşamın Her Alanını Kapsar
23 Eylül 2017
Ballıkaya’da “Etek Sarı Arguvan” Belgeseli Çekimi
16 Eylül 2017
On İki Eylül Sıcağı Sürerken...
12 Eylül 2017
Çulha, Çulhalı, Çulhalık…
11 Eylül 2017
Esiri Baba Çulhalı'da Anıldı
09 Eylül 2017
KEMAL KESKİN VE “SOKU DİBİNDE KUZU”
06 Eylül 2017
“Görünüşleri fakir, fakat gönülleri zengin…”
29 Ağustos 2017
Werin, Ez Bêjim…
26 Ağustos 2017
“Belediyenin kültür politikası ve kültür müdürü olmalı”
21 Ağustos 2017
Elifçe; “Kızlar Okusun İstedim Onlara Yazdım, Köylülüğün Değişimini Yazdım...”
18 Ağustos 2017
Yöresel Türküler Yok Oluyor
15 Ağustos 2017
Bir Yozgat Sürmelisi; Songül Yılmaz
08 Ağustos 2017
Virani Baba ve Amberi Baba Üzerine Savlar
05 Ağustos 2017
Dostlar Korosu İlk Koristlerinden, “Ruhi Su’dan Bize, Bizden Zamana”
04 Ağustos 2017
İlk Kez Arguvan Türkü Festivaline Gitmedim Diye Dünya Yıkılmadı Ya...
31 Temmuz 2017
Irgat'ın Çocuklarının Sünnet Düğünü ve Şahin Kılıç
28 Temmuz 2017
“Kaydetmezseniz Kaybedersiniz” diye Boşuna Mı Çırpınıyorum?
20 Temmuz 2017
Elektrik, Sağlık Ocağı, Yol ve Diğer Konular
19 Temmuz 2017
Savaş ve Kinin Uzaklaştığını Göreceğiz…
12 Temmuz 2017
Onlar Gibisi Yetişmiyor Artık…
10 Temmuz 2017
Hasan Karaca; “Sevemiyorsanız, Bir Şey Üretemezsiniz…”
04 Temmuz 2017
Dünyanın En İlginç Yarattığı…
03 Temmuz 2017
Çadırda Kimler Vardı?
28 Haziran 2017
Ağızda Uzaklaşma, Geleneksel Olmayan Çalgılar...
23 Haziran 2017
Ömer Eroğan Şiiri, Abacı Düzyazıyı Seçmiş…
20 Haziran 2017
Başkavak (Mihail) Köyü Ve Derlemeler Hakkında
19 Haziran 2017
Sesine Dokunamamak, Nefesini Görememek…
16 Haziran 2017
Şair Şahan Düzgün’den Üç Kitap Birden
10 Haziran 2017
Zahide Can'dan İlk İki Kitap
06 Haziran 2017
Elektrik Kesilmeleri Ve Diğer Sorunlar
05 Haziran 2017
Malatya İle İlgili İki Bildiri
31 Mayıs 2017
Ne Yazık Ki Halk Kültürü Yağmalanıyor
30 Mayıs 2017
Ozanlar Festivali, Yazıcıoğlu ve “Yaralandım”
24 Mayıs 2017
Mayıs Günlüklerimden…
22 Mayıs 2017
Kendi Evladının Tedavisi İçin Çok Geç Kalmıştı
08 Mayıs 2017
Ahmet Hamdi Şahin
04 Mayıs 2017
Yaralı Dişbudak Ağacı
29 Nisan 2017
FAŞİSTLİK…
11 Nisan 2017
Sanatçı Polis; Boray Yenipazar
29 Mart 2017
Kaybettiğimiz İki Değerli Ağabeyimiz;
18 Mart 2017
“Geçirmez” Denilen Çanakkale'yi Simgeleyen Andacın
15 Mart 2017
MUHTAR GAZİ TOPAL (Yarsever)
11 Mart 2017
DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜNDE İKİ ETKİNLİK
06 Mart 2017
M. Hayrettin Abacı ve Zülfikar Sezen’e Mektubu
22 Şubat 2017
“Halk Ozanı Emekli Olmaz”
09 Şubat 2017
VAHAP AYGÜL
03 Şubat 2017
Hekimhanlı Ozan Kul Emici’nin İkinci Kitabı: Gelmedin Leyli’m
30 Ocak 2017
MALATYA KÜLTÜRÜNE GÖNÜL VERENLERDEN SÜLEYMAN ÖZEROL
21 Ocak 2017
"Hekimhan'a Bağlı Hacılar Köyü" Kitabı Çıkıyor...
16 Ocak 2017
Akçadağ İstasyonu ve Ali Doğan’dan; “Bizim İstasyon Yıkıma Uğratıldı?”
07 Ocak 2017
Bunlara İnsan Demeye Dilim Varmıyor
01 Ocak 2017
Songül Dündar, “Türk Halk Kültürüne Hizmet Ödülü” Aldı
25 Aralık 2016
Sanki de içten ağlıyorsun; fotoğrafın öyle diyor
27 Ekim 2016
“ÇARESİZİM” VE FATOŞ ÖZGÜL
13 Temmuz 2016
Hüseyin Yılmaz: Fotoğrafçı, Kuratör, Çevirmen, Editör...
08 Temmuz 2016
SEMT PAZARLARI İLE İLGİLİ SORULAR
14 Haziran 2016
Yoğun Bir Yaz Olacağını Düşünüyorum
13 Haziran 2016
Sacit Yılmaz; Birinci Sınıftan İtibaren Fotoğrafçılık Kolunda…
09 Haziran 2016
Masallarla Uyutmak ve Uyandırmak
31 Mayıs 2016
"Malatya Basın Tarihi" ve “Hekimhan Kitaplığı Oluşturulmalıdır" Bildirimiz
28 Mayıs 2016
ŞİİR BİR SOLUKLANMADIR
23 Mayıs 2016
“Bir Türkü Söyle...”
13 Mayıs 2016
Meslek Okulları İşlevini Yitirdi
07 Mayıs 2016
Belediye otobüsleri “yaşlı otobüsleri” mi oluyor?
03 Mayıs 2016
Hasan Nedim Şahhüseyinoğlu Aramızdan Ayrılışının 2. Yılında Doğduğu Köyde Anıldı
30 Nisan 2016
MUSTAFA CANÖNDE
22 Nisan 2016
HEKİMHANLI MUHAMMET YILDIRIM
20 Nisan 2016
HEKİMHANLI MUHAMMET YILDIRIM
16 Nisan 2016
Cehaletin Varlığı ve Ağırlığı
06 Nisan 2016
Cehalet, Önyargı, Sevgisizlik, Çıkarcılık...
11 Mart 2016
“İncir çaldığı zaman gökte uçan kuşlar dallara konar, onu dinlerdi"
24 Şubat 2016
Malatya-Sivas Yöresinden Kadın Ağzı Uzun Havalar
22 Şubat 2016
HASAN AKTAŞ'IN YAPITLARI
25 Ocak 2016
Bir Zamanlar Malatya’da Hasan Aktaş Vardı
24 Ocak 2016
“DÜNYAYI İNSANLIĞIN BARIŞ VE HUZUR CENNETİ YAPIN”
17 Ocak 2016
Şehriban Kırıcı: “Her Şey Şehirlerde Bozuluyor"
11 Ocak 2016
Melih Yılmaz’dan“Seni Seviyorum Hekimhan”
Haber Yazılımı