Yazı Detayı
23 Şubat 2016 - Salı 09:54
 
Suriye Politikamız
Necip Cengil
 
 

Bir masalsa yaşadığımız, hüznün doruğuna geldik. Savaş canavarı yuttukça yutuyor insanları. Terör beri taraftan huzuru kovalıyor. Ülkemizde bazı ihanet damgalı zihinler huzursuzluğa alkış tutuyor. Huzurun battığı taraflar, muhalefet aklıyla kötülük aklını karıştırarak ülkenin yoluna dikenler döşüyor.

Aklım ve yüreğimle baş başa kalıyorum.

Bir yanım diyor ki; Suriye konusunda çuvalladık. Attığımız adımlar ülkeyi karanlığa sürükledi ve sürüklüyor. Çıkış yolu belirsiz.

Bir tanım da diyor ki; iyi de satrançta son hamleler yapılmadı, hangi adım neyi getirecek henüz net değil ve kötü oynayan biz miyiz yoksa karşımızdaki oyuncular mı, göreceğiz. Bir de gizli oyuncular var, gizli eller, rakibin eli kendi eli değil, yenersek kimi yeneceğimiz, yenilirsek kime yenileceğimiz belli değil. Aslında rakibimizi tam olarak bilmiyoruz.

Gülüyor bir yanım; satrançta oyuncuları tanımıyorsak, hamleleri nasıl ve neye göre yapacağız. Yoksa tanıyoruz da ondan mı “çuvalladık” diyoruz.

Kızıyor bir yanım; ülke içinde, karşımıza öyle kişiler çıkıyor ki, her biri “bu iş bizden sorulur” diyor ve şaşırıyoruz. Muhatap kim, biz satrancı kimle oynuyoruz? “Bu işten benden sorulur” diyen kaç kişi var?

Ayrıca…

Hani müttefiklerimiz vardı?

Paris’e koştuğumuzda orada bütün AB ülkelerini gördük. Ülkemizde Paris’te ölenler için saygıya durduk. Ankara’da ikinci bomba patladı ve Paris Ankara için saygıya durmadığı gibi sadece “top atışlarını durdurun” diye seslendi.

Hani kitabımız “onlardan dost olmaz” dediğinde bazıları “bu kitap sizi düşmanlığa yönlendiriyor” diyordu da biz; “hayır, kitap bize diyor ki; siz onlara dostluk gösterirsiniz, bunda beis yok amma onlar size asla dost olmaz, sadece öyle görünür” diyorduk. Yaşadıklarımız bir tefsir. Lakin biz her zaman dostluk sanatını en iyi şekilde geliştirip, düşmanlık oyununu oynayanlara karşı hep uyanık olacağız. Hatta bir kısmı bize dost gibi görünecek.

Bir yanım isyan ediyor:

Suriye’de ve ülkemizde ayrıca tüm göç yollarında trajedi var.

İran ve Rusya işbirliğini güçlendirirken ve bu işbirliğiyle, Lübnan ve Yemen gibi bölgelere de müdahaleyi planlarken, bizim stratejik ortaklarımızdan ses yok. Ses çıkmadığı gibi, Amerika ile yapılan görüşmelerde, bir metin üzerinde anlaşmaya varılmışken, Amerika basına tamamen farklı bir metin servis ediyor. Kısacası bizim stratejik ortaklar bizi kolaylıkla satarken, İran stratejik ortak olarak benimsediği Rusya ile yeni işgal planları yapıyor.

Demek ki, bizim dış politikamızda bir problem var ve bu problemin sebepleri üzerinde durmak gerekiyor.

Bu fikre itiraz ediyor bir yanım:

Trajedi büyük olabilir. İran ve Rusya yeni hesaplar yapabilir. Amerika içinden bir ekip Türkiye aleyhine yol alabilir. Bütün bunlar ülkemizin plansız hareket ettiğini göstermediği gibi, alternatif planlarının olmadığını da göstermez.

Birileri buna “aşırı bir iyi niyet” diye bakabilir ama Suriye uzun bir planın parçası, atılacak adımlar temkinle atılıyor. Yani, göreceksin, yeni bir hamle gelecek ve bu hamleyi ülkemizin stratejik ortakları da destekleyecek. Hele ki, PKK ve PYD’nin Rusya sevdası gündeme gelmişken… İran özellikle “Goran” hareketi üzerinden Barzani’yi yemeye çalışırken… Hele ki, İranlı yetkili ağızlardan “Rusya ile birlikte Yemen’e müdahale” sinyalleri verilirken…

İyi niyet mi?

Olayların okunmasının zorluğunun getirdiği bir sonuç mu?

Belki kafa karışıklığı, belki umutların tükenişinin getirdiği tepkiler…

Aslında bütün tarafların kafası karışık…

Dünyanın Suriye politikası bir kafa karışıklığı gösterisi… Kafası karışık olmayan bir ülke varsa o da İran, yüz binlerce Müslüman ölse de “Suriye’den vazgeçmem” diyor.

Vazgeçer mi, vazgeçirilir mi bilemem ama bana öyle geliyor ki, henüz atmadığımız veya hendek ihanetiyle uğraşmak zorunda bırakılarak atamadığımız adımlarımız var.

Tek dileğim daha fazla insan ölmeden, daha fazla kan akmadan, Suriye meselesinin bölgenin ve bölge insanının faydasına sona ermesi…

Bu dileklerimle birlikte, yeni ihanet kapılarına karşı da uyanık olmamız lazım geldiğini düşünüyorum.

 
Etiketler: Suriye, Politikamız
Yazarın Diğer Yazıları
19 Ocak 2019
“Paradigmaların İflası ve İflas Erteleme”
28 Aralık 2018
Aydınlar/Âlimler Susarsa
23 Kasım 2018
Bizden Değilsen Gelme
21 Kasım 2018
Siyaset Nedir
14 Kasım 2018
Öncelikleriniz
16 Ekim 2018
Fayda Üretmek İstiyorsak
12 Ekim 2018
Kamunun Hesabı Ağırdır
21 Eylül 2018
Herkes Aynada Kendisine Baksın
26 Haziran 2018
Seçimlerin Ardından
30 Mayıs 2018
Seninle Söyleştim
18 Nisan 2018
Anlattığınız Tanrı
22 Mart 2018
Sev Dedi Gönlüm
08 Şubat 2018
Adam Ol
23 Ocak 2018
Barış Hayırlıdır
19 Ocak 2018
Yarın Kıyamet Kopacağını Bilseniz
11 Ocak 2018
Tarihi Doğru Okumak
27 Aralık 2017
Siz Kendinize Bakın
20 Aralık 2017
İnsan Günahkâr Doğmaz
14 Aralık 2017
Hesap mı, Diriliş mi?
08 Aralık 2017
Kıyamet Savaşı
24 Ekim 2017
Dibe Vuran İnsanlık
29 Eylül 2017
Hamaset
21 Eylül 2017
Kafalar Karışık
13 Eylül 2017
Geleceği Planlamak
31 Ağustos 2017
Projelerimiz Olmalı
16 Ağustos 2017
Savaş Oyunları
02 Ağustos 2017
Hangi Hiziptensin
27 Temmuz 2017
Ekrandan Atışmalar
21 Haziran 2017
Durun Kalabalıklar
09 Haziran 2017
Oyunun Yeni Perdesi Katar
10 Mayıs 2017
Trafik Terörü
05 Mayıs 2017
Yolcusu Olmayan Yol
20 Nisan 2017
Referandum
17 Nisan 2017
Seçim Sonuçları
22 Mart 2017
Şehrin Huzuru
09 Mart 2017
Park Cezası
25 Şubat 2017
16 NİSAN
18 Ocak 2017
Sistem Tartışmaları
19 Aralık 2016
HALEP Mİ DÜŞTÜ
10 Kasım 2016
Düşünelim
28 Ekim 2016
MUHASEBE
21 Ekim 2016
DİNLE
13 Nisan 2016
Milletin Adamı
21 Mart 2016
Türkiye Nereye
14 Mart 2016
Teröre Lanet
07 Mart 2016
TÜRKİYE GİBİ KAÇ ÜLKE VAR
18 Şubat 2016
MÜCADELE TA KIYAMETE
Haber Yazılımı