Yazı Detayı
23 Ocak 2017 - Pazartesi 18:20
 
Suyumuzun Yol Hikayesi…(2)
Asım Demirkök
 
 

 Ülkemiz şu günlerde zor süreçlerden geçiyor. Büyükşehir olmamızla birlikte Malatya’mızda bir yenilenme sürecinden geçiyor. Her eskinin yenilenmesinde görüldüğü gibi,  yeni şeyler olurken, eskinin eskileri-artıkları gün yüzüne vurur. Vuruyor da. Bu demektir ki, eskinin gün yüzüne vuran eski hali gidecek, bu yeni hali bizlere güzel şeyler sunacak. Kötü günler geride kalıp, iyi şeyler gelecek. Benim inancım bu yönde.

Suyumuzda olan olaylara da biraz bu gözle bakalım diyorum. Bazen gazeteciliğe sürekli muhalefet anlayışı ile bakan ve bunu yanlış değerlendiren yanlış algılayanların olduğunu düşünüyorum. Gazeteciliğin sürekli muhalefet etmek anlayışı olduğunu ben düşünmüyorum. En azından ben bu gelenekte olanlardan değilim. Gazeteciliği sürekli muhalefet olarak anlayan, algılayanlar varsa gider, muhalefet partilerinden aklına ideolojisine uygun olanına girer ve oradan kime muhalefet edecekse muhalefetliğini oradan sürdürür. Diğer bir gazetecilik anlayışına gelince, yanlış olsa da sürekli yapılanları olumlu olarak algılama ve gösterme biçimi diye düşünüyorum. Hiçbir eleştiri ve tavsiyede bulunmadan, bir öneri sunmama, sunamama anlayışını görüyorum.  Benim yıllarca yaptığım gazetecilik anlayışım ise, yapılanlara, olay ve olgulara bakarak, bilgi sahibi olmaya çalışırım. Sonra döner halkımızın, hemşerilerimin, ülkemin, şehrimin yararına olanları tarihe tanıklık etsin diye kayda geçirmeye çalışırım. Kendi yararıma, menfaatime olanlara değil. Olumlu olanların yanında yer alır eleştiri, tavsiye ve önerilerim varsa onları anlatmaya, sunmaya çalışırım. Bu gün şehrimizin ‘SU YENİLENMESİNE’ de bu gözle bakmaya çalışıyorum. Bu konudaki görüş ve önerilerimi değerli okurlarım ve sevgili hemşerilerime sunarken, Büyükşehir Belediyemizin ve Maski Genel Müdürlüğümüzün dikkatlerine, bu köşe yazılarım aracılığıyla şehrime bir katkısı olması dileğiyle iletmeye çaba harcıyorum.

Ancak; Rahmetli Gazeteci Yazar Uğur Mumcu’nun tam da katledilişinin olduğu bugünlerde unutamayacağım bir sözü vardı. ’’ Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmayalım’’ derdi.  Bunu kamuoyumuza ve bazı basın mensubu arkadaşlarımın dikkatlerine buradan iletmek ve sunmak istiyorum. Şimdi su konusunda yazılıp söylenenlerin bazılarına bakıyorum da, bu konuda çoğunlukla ne bir araştırması, ne de bir önerisi olan var. Söylediklerinin kaynağı ortalarda gözükmüyor. Araştırma zahmetine girmiyorlar, bir şeyler söylüyorlar ama söylediklerine belki kendileri de inanmıyorlar. Söylemiş olmak için söylüyorlar. Ne, Ne zaman, Nerede, Nasıl olmuş, Kim yapmış, Bu gün neler oluyor? Bugünlere nerelerden, nasıl gelindi? Onu da belirtmiyorlar.

O zaman diyorum ki, etmeyin tutmayın suyumuza yazık etmeyin. Dünya ölçeğinde bulunan bu suyumuzu ‘ŞİŞE SULARINA’ hapsetmeyelim. Hemşerilerimize;  birilerinin  (su pazarlamacılarının)  algı yöntemiyle, genetiği bozulmuş su bilgileri ile suyumuza, zaman zaman kaysımızda olduğu gibi yazık etmeyelim. Ayıptır, yazıktır, günahtır. 

1995-1998 arası Malatya şehir içi içme suyu şebekesinin yapımını üstlenen Tubin A.Ş.’de yetkili olarak çalışmalarda bulundum.  1995-1998 Aralığında dört Maski Müdürleri ve personelleri ile sahada çalıştım. Televizyonlarda Belediye Başkanları ve yetkilileri ile bir yandan su ile ilgili programlar yaparken, bir yandan da gazetelerde köşe yazılarımı yazmamı sürdürdüm, sürdürüyorum. O gün bugün halen yetkililerden bilgi almaya, eski olan bilgi ve araştırmalarımın yerine yenilerini koymaya çalışıyorum.

 

İşte o günkü bilgilerimi, günlük gelişmeleri de yakından takip ederek ve araştırarak, birkaç gün sürecek bir yazı içerisinde okurlarıma ve hemşerilerime,  suyla bilgisi olan ilgililerden edindiğim bilgileri kamuoyumuza özetle sunmaya ve paylaşmaya çalışacağım.

Bu konuda araştırıp yazmaya ve söylemeye çalıştıklarımın içerisinde eksikliklerimin, yanlışlarımın da bulunacağını ayrıca belirtmek ve söylemek istiyorum.  Bu konuda eksikliklerimin ve yanlışlarımı görenlerin her türlü eleştiri, tavsiye, önerisi ve katkısı olanlara sütunlarımın açık olduğunu söylemek istiyorum.  Yeter ki kazanan Malatya’mız, şehrimizin suları olsun.  Ayrıca Maski Genel Müdürlüğü yetkililerine de buradan seslenmek istiyorum. Yazımın içerisinde gördükleri eksiklikleri ve ekleyecekleri bilgi ve belgeler varsa, kamuoyumuzu aydınlatmak adına gönderirlerse, sütunlarımdan yayınlayacağımı da ayrıca iletmek istiyorum.

 Bu kentin havasını birlikte soluyor, suyunu kana kana içiyor, kaldırımlarında birlikte dolaşıyorsak, geçmişten getirdiğimiz yaşanmışlıklarımızı ve kadim kültürümüzü de geleceğe birlikte taşıyacağız. Aynı geminin içerisinde olduğumuzu unutmayalım. Geminin havasını birlikte soluyor, içinde birlikte dolaşıyorsak, geminin altında açacağımız her bir delikle birlikte, derin sulara gömüleceğimizi unutmayalım. Yalnız biz mi? Ya çocuklarımız, torunlarımız? Onların da geleceğini karatmaya hakkımızın olmadığını, tertemiz suyu havasıyla emanet aldığımız bu şehrimizi, gelecek kuşaklarımıza yaşanabilir bir mekân olarak bırakmak zorunda olduğumuzu da unutmayalım diyorum.

Buna tek başıma benim gücümün yetmediğini, her zaman olduğu gibi bu vesile ile belirtmek istiyorum. Gelin Malatya’mızın geleceğini birlikte sahiplenelim ve kuralım. İnanın birlikte kurduğumuz bu Malatya’mızın tek ve tek kazananı hep birlikte şehrimiz, Malatya’mız ve hemşerilerimiz ve geleceğimiz olacaktır.

Suyumuzun yol hikâyesine  devam edeceğim.      

 
Etiketler: Suyumuzun, Yol, Hikayesi…(2),
Yazarın Diğer Yazıları
04 Nisan 2018
BİLSAM Ne Mi Yapıyor?
12 Şubat 2018
Yoksulluk ve Zenginliğin Kaynağı Üzerine
30 Kasım 2017
Niçin ‘Etkinliklerimizi’, Neden ‘Film Festivallerimizi’ Seviyorum (2)
29 Kasım 2017
Niçin ‘Etkinliklerimizi’, Neden ‘Film Festivallerimizi’ Seviyorum (1)
26 Ekim 2017
‘Malatya Tanıtım Günlerine’ İçeriden Bakış (4)
25 Ekim 2017
‘Malatya Tanıtım Günlerine’ İçeriden Bakış (3)
24 Ekim 2017
‘Malatya Tanıtım Günlerine’ İçeriden Bakış (2)
23 Ekim 2017
Ankara’da Gerçekleştirdiğimiz ‘Malatya Tanıtım Günlerine’ İçeriden Bakış (1)
18 Ağustos 2017
Valimiz Ali Kaban’ın Kayısımız Üzerine Söyledikleri ve Düşündürdükleri
15 Mayıs 2017
Kavramlar Zihnimizin Aynasıdır
02 Mayıs 2017
Kitap Fuarımıza Gün Sayarken
24 Nisan 2017
‘BU ÇAĞRIM'
13 Nisan 2017
Hayat; Yolunu Döşemeye Bağlı
27 Mart 2017
Dünyada Neler Oluyor?
21 Mart 2017
Kavramlar Kafamızdaki Yerini Almayınca (2)
20 Mart 2017
Kavramlar Kafamızda Yerini Almayınca (1)
16 Mart 2017
Düşünce Felsefesi Neden Önemli
14 Mart 2017
Bizdeki Evet-Hayır, Avrupa Irkçılığı Ve İslamafobi, ‘Üretim Sürecinin’ İçinde
14 Şubat 2017
Kıymetli ve Değerli Torunlarım…
07 Şubat 2017
Suyumuzun yol hikâyesi devam edecek ancak (9)
06 Şubat 2017
Suyumuzun Yol Hikâyesi (8)
01 Şubat 2017
Suyumuzun Yol Hikâyesi (7)
30 Ocak 2017
Suyumuzun Yol Hikâyesi (6)
29 Ocak 2017
Suyumuzun Yol Hikâyesi (5)
25 Ocak 2017
Suyumuzun Yol Hikâyesi (4)
24 Ocak 2017
Suyumuzun Yol Hikâyesi (3)
23 Ocak 2017
Suyumuzun Yol Hikâyesi…(1)
03 Ocak 2017
İyi ve Kötü
27 Aralık 2016
Bu dillere son bir sözüm olacak
25 Aralık 2016
Kim sol - Ya da sol nedir?
20 Aralık 2016
‘Ne diyeyim!’
18 Aralık 2016
Bu nasıl zihniyet yoksunluğu?
16 Aralık 2016
Ahmet Çakır Başkan ‘yola devam, durmak yok’
14 Kasım 2016
Maski Genel Müdürümüz Dr. Özgür Özdemir
27 Ekim 2016
Büyükşehir Belediyemiz, Milli Eğitim Müdürlüğümüz, Üniversitemiz Bu Sorunumuz Birlikte Ele Alıp Çözerler mi? (3)
25 Ekim 2016
Büyükşehir Belediyemiz, Milli Eğitim Müdürlüğümüz, Üniversitemiz Bu sorunumuzu Birlikte Ele Alıp Çözerler mi? (2)
24 Ekim 2016
Büyükşehir Belediyemiz, Mili Eğitim Müdürlüğümüz, Üniversitemiz, Bu Sorunumuzu Birlikte Ele Alıp Çözerler mi? (1)
07 Ekim 2016
Film Festivalimiz neden ertelendi?
04 Ekim 2016
YEŞİLYURT KENT KİMLİĞİ ÇALIŞTAYI (8)
03 Ekim 2016
'Yeşilyurt Kent Kimliği Çalıştayı' (7)
30 Eylül 2016
Yeşilyurt Kent Kimliği Çalıştayı (6)
29 Eylül 2016
YEŞİLYURT KENT KİMLİĞİ ÇALIŞTAYI (5)
28 Eylül 2016
Yeşilyurt Kent Kimliği Çalıştayı (4)
27 Eylül 2016
YEŞİLYURT KENT KİMLİĞİ ÇALIŞTAYI (3)
26 Eylül 2016
Yeşilyurt Kent Kimliği Çalıştayı (2)
25 Eylül 2016
Yeşilyurt Kent Kimliği Çalıştayı (2)
24 Eylül 2016
YEŞİLYURT KENT KİMLİĞİ ÇALIŞTAYI (1)
30 Ağustos 2016
15 Temmuz Destanı
25 Ağustos 2016
15 Temmuz Kalkışması Neyin, nesi imiş? (5)
23 Ağustos 2016
15 Temmuz Kalkışması Neyin, nesi imiş? (4)
22 Ağustos 2016
15 Temmuz Kalkışması Neyin, nesi imiş? (3)
18 Ağustos 2016
15 Temmuz Kalkışması Neyin, nesi imiş? (2)
18 Ağustos 2016
15 Temmuz 2016 Kalkışması Neyin nesi! (1)
14 Temmuz 2016
İnönü Üniversitesi Rektörlük seçimi üzerine
30 Haziran 2016
Facebook ve bilimle ilişkimiz (3)
28 Haziran 2016
Facebook- Medya-Bilim nereye? (2)
24 Haziran 2016
Facebook'u Doğru Okuyabiliyor Muyuz? (1)
16 Mayıs 2016
‘’Toplum Aslantepeyi Sahipleniyor’’
25 Nisan 2016
Şu mesele var ya! Şu mesele!
21 Nisan 2016
Büyükşehir Belediyemiz yetkililerinin bu konularda Yetkilerini kullanmalarını bekliyorum (3)
20 Nisan 2016
Büyükşehir Belediyemiz yetkilerinin bu konularda Yetkilerini kullanmalarını bekliyorum (2)
19 Nisan 2016
Büyükşehir Belediyemiz yetkililerinin bu konuda Yetkilerini kullanmalarını bekliyorum (1)
13 Nisan 2016
Tarım Fuarımız ve düşündürdükleri
23 Mart 2016
Herkes konuşuyor, Üniversitemiz yine susuyor?
04 Şubat 2016
Rektörümüz Cemil Çelik’e açık mektup
03 Şubat 2016
Rektörümüz Cemil Çelik’e açık mektup (9)
02 Şubat 2016
Rektörümüz Cemil Çelik’e açık mektup (8)
01 Şubat 2016
Rektörümüz Cemil Çelik’e açık mektup (7)
31 Ocak 2016
Rektörümüz Cemil Çelik’e açık Mektup (6)
28 Ocak 2016
Üniversitemiz Rektörü Cemil Çelik’e açık mektup (5)
27 Ocak 2016
Rektörümüz Cemil Çelik’e açık mektup (4)
26 Ocak 2016
Rektörümüz Cemil Çelik’e açık mektup (3)
25 Ocak 2016
Rektörümüz Sayın Cemil Çelik’e açık mektup (2)
24 Ocak 2016
Rektörümüz Cemil Çelik’e açık mektup (1)
12 Ocak 2016
Aydınlarımıza ne oldu böyle!
Haber Yazılımı