Yazı Detayı
27 Mayıs 2020 - Çarşamba 10:36
 
TIKANMA
Tacettin Elmas
 
 

Bir toplumda ekonomik,sosyal,siyasal,sorunların ağırlığı insaları derinden etkileyince insanlar başka sorunları pek ciddiye almazlar.

Geleceğe güvenle bakmaz.
Yaşam hakkındaki hayal ve endişeleri olumsuz yönde artmış olur.
Dolayısı ile insanlar; hayatı ciddiye almadıkları gibi yapacaklar işlere de ciddi bakmazlar.
Bu ruh hali,kısa ve uzun vade de üretimde verim düşüklüğüne neden olur.
Yılların birikimi ile gelinen noktada.
Toplumda insanlar arasında artık her bakımdan güven duyguları kaybolmuştur.
İnsandaki güven duygusunu besleyen şeyse insanların yaşam hakındaki umutları,hayallerdir.
Bu umut ve hayallerin yeşerebileceği ortam ve toprak artık yok olmaya başlamıştır.
Sistem her yönü ile tıkanmıştır.
Her ne kadar bir pandemiden(korona) dolayı toplumun geleneksel bir sosyal olayı(bayram)kendi özünden uzaklaşmış gibi görünüyor isede(sosyal mesafe)aslında bu önceden süregelen bir sosyal ve ahlaki bir çöküşün doğal bir sonucuydu.
Yani bu yeni bir şey değil.
Korona bunun tuzu biberi oldu.
Yani bu sosyal mesafe pandemi olmamış olsaydı da bu sosyal kopuş ve uzaklaşma insanların arasında her geçen gün yaygınlaşarak büyüyor ve âdeta yeni bir gelenek gibi de kabul görüyordu.
İnsanlar bireyselleşerek herbiri kendi sosyal alanına çekiliyordu.
Bu yaşam tarzı ve sosyal izolasyon şekli,
kabullenip içselleştirerek yaşadığımız kapitalist yaşam tarzının tipik ve zorunlu bir sonucudur.
Herkes günlük yaşamında, sosyal ilişkilerinde 
dün ve bu gün yaşadığı sosyal ilişkilerin düzeyine bakarak kendince bir sonuç çıkarabilir.
Aslında bir anlamda Bunun farkındalarda.
Sadece hala kabullenmek istemiyorlar o kadar.
Bu kabullenmeyişte her geçen gün kendilerine bir şekilde yansıyarak daha pahalıya mal oluyor.
Gerçi yine insanlar bunu her ne kadar kabul etmek istemeyip yaşananlara farklı anlamlar yükleyip ve farklı nedenlere bağlıyorlarsa da işin özünde bu var.
Kabul edilsin veya eğilmesin.
İster sağ ıdeolojik pencereden bakılarak kendince haklı bir sonuç elde ederek kendisini rahatlatmaya çalışsın.
İsterse sol ıdeolojik pencereden bakılarak bir sonuç elde edilsin.
Sistemin kendine göre bir işleyişi var.Ve bu düzenek artık bozulmuş durumda.
Peki neydi bu doğal sosyal kopuş.
Tabiki sistemden kaynaklanan ekonomik tıkanmanın toplumdaki etkileriydi.
Yani.
Ekonomide,gelir dağılımında derinleşen uçurum ve bunun yaratığı yoksulluk ve
İşsizliğin toplumda yaratığıtravmalar.
Ekonomideki dışa bağımlılık.
En önemliside,hem özel,hem kamu sektörünün ağırlaşan iç ve dış borç sorunu.
Ve ödemelerdeki çözümsüzlük.
Svap (para takası)denen kelimenin anlamını bu yüzden öğrenmiş olduk.
Tüm bunların üstünde hiç hesapta olmayan bir pandemi hastalığının ekonomi ve sosyal yapı üzerindeki etkileri.
En güçlü siyasi iktidarlar bile böylesi bir ortamda varlığını koruyamazlar.
Onun için;
Bu aralar tekrar erken seçim,baskın seçim yorumlarının piyasada dillendirilmesi boşuna değil.
Bayramdan sonra bu yorumların dozunun artacağı şimdiden görünüyor.
Kim ne derse desin,mevcut sistemin (başkanlık)tutmadığını bizat savunucuları bile kabulleniyor.
Artık eskisi gibi iştahlı bir şekilde savunamıyorlar.
Sistemdeki tıkanmayı bir anlamda onlarda bu şekilde kabullenmiş oluyorlar.
Övle yada böyle bu sistem ikibin yirmi üçe kadar gitmeyeceği herkes tarafından kabul edilmiş gibi.
İktidardaki,milliyetçi muhafazakar koalisyon her ne kadar bunu kabullenmiyormuş gibi görünüyor isede bunun tabanda kabul görmediğini onlarda bir anlamda görüyorlar ve bunun ömrünü uzatmak için kendilerince önlemler almaya çalışıyorlar.
Bunun için yeni siyasi partiler hakında hazırlamaya çalıştığı yasa tasarısı bu kabullenişin farklı bir ifadesidir.
Özellikle kendi içinde çıkan partilerin siyasi etkisini tamamen sıfırlamak için her düzenleme bu yasa tasarısında yer alacaktır.
Peki çözüm olacakmı?
Tabiki hayır.
Çünkü ilk defa,hem geniş toplumsal tabandaki halk.
Hemde en önemlisi bu güne kadar hem içeride,hem dışarıda her politikasında iktidarın arkasında olan sermaye kesimleri aynı konuda,aynı şekilde gidişattan rahatsızlar.
Ve iktidara güvenleri yok.
Yani tüm toplumsal kesimler bu tıkanmayı kabullenmişler.
Kabullendikleri bir diğer önemli tespitte bu tıkanmanın bu siyasi ittifak,iktidar ve başkanlık sistemi ile aşılamıyacağı.
Çünkü artık iktidardaki koalisyon partileri en basit yönetim konularında bile inandırıcı çözümler üretemiyor ve bunun için güven vermiyorlar.
Hangi toplumsal sistem olursa olsun bu koşullarda uzun süre varlığını devam ettiremez.
Sistemdeki tıkanma artık bir ihtiyaç değil bir zorunluluk haline gelmiştir. 
Kimse bundan daha geri gidebileceğini beklemesin.
Baskın seçim senaryoları bu zorunluluğun sonucudur.
Tabi bu zorunlu değişim daha demokratik,daha özgür, daha adil ve daha sosyal nitelikli bir değişim olacaktır.
Kabul edin,etmeyin
kapitalist sistemin bile bu değişime şiddetle ihtiyacı var.
Ve bunu cani gönülden istiyorlar.
Sistem sağlıklı bir şekilde yoluna devam etmek istiyor.
Bunun içinde sistemin gereği olan ekonomik ve siyasal alandaki liberilazasyonu yakalayıp kurmak zorunda.
Sadece ekonomide liberalizm(sınırsız rekabet,sınırsız sömürü ve a sosyalizasyon).
Siyasette tam tersi bir daralma,baskı,dışlama,ötekileştirme ve sonuç olararak otoriterizm.
Bu güne kadar bu uygulandı.
Ama olmadı.
Kendisi dahil herkese,her şeye zarar verdi.
Bunu düzeltmek yine kendisine düştü!
Ve ne yazıkki başka çareside yok.

 
Etiketler: TIKANMA,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
16 Haziran 2020
BÜYÜME
05 Haziran 2020
MALATYA BÜYÜK ŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI
11 Nisan 2020
VİRÜS GERÇEĞİ
26 Mart 2020
KAPİTALİZM, SOSYAL DEVLET VE CORONA
10 Mart 2020
OKUMANIN LOGARİTMASI
03 Mart 2020
İNSAN VE SAVAŞ
24 Şubat 2020
TC mi? BC mi?
12 Şubat 2020
UMUT VAR. MI?
28 Ocak 2020
DEPREM
17 Ocak 2020
CHP DEKİ YANILGI
10 Ocak 2020
IRAK.İRAN, AMERİKA.
01 Ocak 2020
Yeni Yıl 2020
27 Aralık 2019
HALÜSİNASYON
17 Aralık 2019
ARAYIŞ
09 Aralık 2019
CHP de YENİ BİR ŞEY YOK
05 Aralık 2019
ASGARİ ÜCRET
25 Kasım 2019
KAPİTALİZM VE DİN
18 Kasım 2019
EŞİT VATANDAŞLIK
11 Kasım 2019
ESNAF
05 Kasım 2019
TÜM ÜRETİCİ KÖYLÜ SENDİKASI
31 Ekim 2019
KUŞATMA
21 Ekim 2019
MEMLEKETİN HALLERİ
04 Ekim 2019
SİYASETTE BAŞARI
19 Eylül 2019
SİYASAL TIKANMA
29 Ağustos 2019
İSTİŞARE TOPLANTISI
26 Ağustos 2019
NEDEN!
06 Ağustos 2019
YENİ PARTİ
12 Temmuz 2019
Arz ve Talep
27 Haziran 2019
Neden zorunlu seçim.
27 Mayıs 2019
Tarımda Tarsim,Tarsimde çiftçi bilmecesi
04 Mayıs 2019
Normalleşme
24 Nisan 2019
Linç
17 Nisan 2019
Dayatma Seçim
04 Nisan 2019
Pişkinlik
26 Mart 2019
Sürpriz Seçim!
18 Mart 2019
Halk Siyasal Hayattan Dışlanmamalıdır
14 Mart 2019
Yerel Seçimlere Az Bir Zaman Kaldı.
06 Mart 2019
Yerel Seçimlere Az Bir Zaman Kaldı
27 Şubat 2019
Resim
19 Şubat 2019
İflas
12 Şubat 2019
Ziraat Odaları
05 Şubat 2019
Gidişat
30 Ocak 2019
Gündem Güven
22 Ocak 2019
Kerhen Demokrasi
15 Ocak 2019
Ruh Sağlığı
08 Ocak 2019
Şiddet.
31 Aralık 2018
Sorgulama.
24 Aralık 2018
Sorunlu Sorumluluk.
18 Aralık 2018
Şükür
10 Aralık 2018
Kutuplaşma 2
04 Aralık 2018
Kutuplaşma
26 Kasım 2018
Profil
16 Kasım 2018
Celep
06 Kasım 2018
Politika
29 Ekim 2018
KULAKLARI ÇINLASIN.
18 Ekim 2018
Seçim
09 Ekim 2018
Sağ, Sol.Yada Sol, Sağ.
28 Eylül 2018
Vatandaş Bülent
18 Eylül 2018
CHP Ne, Nasıl.
10 Eylül 2018
Dış Güçler
03 Eylül 2018
Yerelden Sorunlar
04 Temmuz 2018
Çiftçi ve Tarsim Bilmecesi
12 Haziran 2018
Stratejik İrade,Stratejik Oy
07 Haziran 2018
Miting
01 Haziran 2018
Liyakat
24 Mayıs 2018
Dayatma Seçim, Dayatma Demokrasi
14 Mayıs 2018
Yol Ayrımı
08 Mayıs 2018
Cepheleşme
03 Mayıs 2018
112 Acil Seçim, Acil Demokrasi
23 Nisan 2018
Erken Seçim ve Demokrasi
13 Nisan 2018
Değerler Savaşı
03 Nisan 2018
2019 Seçimlerine Doğru Malatya’da CHP
15 Mart 2018
Ulusal ve Milliyetçilik Üzerine
06 Mart 2018
Ulusal ve Milliyetçilik Üzerine 2
19 Şubat 2018
Ulusalcılık, Milliyetçilik Üzerine…
10 Şubat 2018
Chp’de Sorun...
30 Kasım 2017
CHP’de Tek Adam Demokrasisi
25 Ağustos 2017
İnsanın Çelişkisi (2)
24 Ağustos 2017
İnsanın Çelişkisi (1)
09 Ağustos 2017
Tütün, Kayısı ve Tarım Politikalarımız
03 Ağustos 2017
Tarsim Fizyolojisi
17 Temmuz 2017
Tarsim Ve Kaysıda Fizyolojik Dökülme
Haber Yazılımı