Yazı Detayı
11 Ocak 2018 - Perşembe 08:40
 
Tarihi Doğru Okumak
Necip Cengil
 
 

İnsanlar daha yaşanabilir alanlar bulmak, hayat şartlarını daha da iyileştirmek için hep yer değiştirdiler. Su aradılar, verimli topraklar aradılar, insan için can yakıcı öneme sahip altın ve enerji kaynaklarına sahip olmak istediler. İnançlarını da ulaşmak istedikleri emelleri için destekleyici olarak gördüler ve değerlendirmeye çalıştılar.

Uzun bir zamandır aynı şeyler yaşanıyor.

Enerji koridorunu, uluslararası ticaret hattını (eskiden beri dile getirilen ipek yolunu) kontrol etmek için giderek yoğunlaşan bir mücadele var. Bu mücadelede taraflar var. Taraflara baktığınızda hepsi aynı inanca sahip değil, hepsi aynı kavme mensup değil ve aynı inanca veya kavme mensup insanlar, karşı gruplarda siyasi ve askeri işbirlikleri içindeler.

Dünyada hayatın başladığı yer olan ve tarihi süreç içinde adına “Ortadoğu” tabir edilen yer ve çevresinde, şimdilerde kurulan ittifaklarda da bu gözleniyor. Geçmişte yaşanan mesela en eskilerden bir mücadele olan “Haçlı Seferlerinde de” benzer ittifaklar gözlendi.

Bölgenin özelinde ekseriyeti teşkil eden Müslümanlar, kendi aralarında, her anlamda bir birlik oluşturamadıkları için, Haçlı seferleri sırasında çok kayıplar verdiler, şimdi de kaybetmeye devam ediyorlar. Yalnızca Müslümanlar değil, bölge insanının tamamı, vahşi ve doyumsuz “Batı” saldırganlığına karşı bir “Doğu birliği ruhu” oluşturamadıkları için saldırganların oyunlarına karşı zayıf kalıyorlar. Oysa Batı bugün geldiği noktayı yani bilimsel, teknik gelişmeyi özelde Müslümanlara, genelde Doğuya borçludur.

Vahşi batı ruhunu taşıyan ittifaklar, tarihi süreç içinde Osmanlıyı yok etmek için çok uğraştı ve neticede istikrarsızlaştırılan bir Doğu, Kafkaslar, Balkanlar, Kuzey Afrika ve Arap yarımadası oluşturdular. Bu istikrarsızlık sürerken, adı geçen toprakları sömürdüler, kan deryasının içine attılar. Anadolu toprakları içinde Türk, Kürt, Ermeni sorunları oluşturup, Osmanlıyı bu sorunlarla vurdular. Mesela Ermeni özelinde, bu kitlenin zenginlilerini kendi topraklarına taşıyıp, Ermeni insanları bir ateş çemberinin içine atıp gittiler. Bu ve benzeri vahşi oyunlarla Osmanlı coğrafyasını yaktıkları ateşte etkisizleştirdiler. Şimdilerde, o eski yaktıkları ateşin etkisini azalttığını görüp, yeniden ateşi harlamaya çalışıyorlar.

Bu yeni vahşi saldırılara karşı yalnızca uyanık olmak yetmez.

Bilimsel aklı geliştirmemiz gerekir.

Bir bütün olarak, yaşadığımız şu topraklarda bir birlik ruhu, demokrasi geliştirmemiz;  birbirimizi dinleme, birbirimize değer verme, birbirimizi ötekileştirmeme konusunda daha kararlı adımlar atmamız gerekir.

Birliğimizin kalıcı bir ruhunun oluşturulması, hükümetler değişse de bu ruhu koruyacak aklın yerleşmesi ve vahşi batının oyunlarına karşı zayıf halka olmayacak devlet anlayışının yerleşmesi gerekiyor.

Paylaşımcı, ötekini düşünen, kendisi giderek zenginleşirken komşusunu, kardeşini, çalışanını da düşünen bir iktisadi aklın gelişmesi gerekir. Yani gelir uçurumunu yok edecek çalışmaların yapılması gerekir. Paylaşımcı iktisadi akıl (zekât-infak iktisadını yatırıma dönüştüren, üreten, üretim alanlarını genişleten ve daha fazla insana iş imkânı sağlayan akıl) yerleşmezse, bölge üzerinde oyun oynayanların işi kolaylaşır.

Ve elbette, saldırılara karşı, her alanda olduğu gibi askeri alanda da dışa bağımlılığı giderek azaltacak çalışmaların geliştirilmesi gerekir.

Doğu toplumlarına has güçlü liderlikler de yine güçlü ve gelişmiş istişari akılla desteklenmelidir ki güçlü liderlikler yeni zayıf halkaların oluşmasına yol açmasın. Bu nedenle tarihi iyi okuyan, gelişmeleri iyi analiz eden, efendim siz daha iyi bilirsiniz demeyen ve liderliği istişari akılla besleyen danışmanlar olmalıdır.

Devlet aklı zaten istişari değilse yalpalar, zayıf halkalara sebebiyet verir.

Tarihi doğru okuyamayanlar, her defasında aynı hataları yaparlar.

 
Etiketler: Tarihi, Doğru, Okumak,
Yazarın Diğer Yazıları
23 Kasım 2018
Bizden Değilsen Gelme
21 Kasım 2018
Siyaset Nedir
14 Kasım 2018
Öncelikleriniz
16 Ekim 2018
Fayda Üretmek İstiyorsak
12 Ekim 2018
Kamunun Hesabı Ağırdır
21 Eylül 2018
Herkes Aynada Kendisine Baksın
26 Haziran 2018
Seçimlerin Ardından
30 Mayıs 2018
Seninle Söyleştim
18 Nisan 2018
Anlattığınız Tanrı
22 Mart 2018
Sev Dedi Gönlüm
08 Şubat 2018
Adam Ol
23 Ocak 2018
Barış Hayırlıdır
19 Ocak 2018
Yarın Kıyamet Kopacağını Bilseniz
27 Aralık 2017
Siz Kendinize Bakın
20 Aralık 2017
İnsan Günahkâr Doğmaz
14 Aralık 2017
Hesap mı, Diriliş mi?
08 Aralık 2017
Kıyamet Savaşı
24 Ekim 2017
Dibe Vuran İnsanlık
29 Eylül 2017
Hamaset
21 Eylül 2017
Kafalar Karışık
13 Eylül 2017
Geleceği Planlamak
31 Ağustos 2017
Projelerimiz Olmalı
16 Ağustos 2017
Savaş Oyunları
02 Ağustos 2017
Hangi Hiziptensin
27 Temmuz 2017
Ekrandan Atışmalar
21 Haziran 2017
Durun Kalabalıklar
09 Haziran 2017
Oyunun Yeni Perdesi Katar
10 Mayıs 2017
Trafik Terörü
05 Mayıs 2017
Yolcusu Olmayan Yol
20 Nisan 2017
Referandum
17 Nisan 2017
Seçim Sonuçları
22 Mart 2017
Şehrin Huzuru
09 Mart 2017
Park Cezası
25 Şubat 2017
16 NİSAN
18 Ocak 2017
Sistem Tartışmaları
19 Aralık 2016
HALEP Mİ DÜŞTÜ
10 Kasım 2016
Düşünelim
28 Ekim 2016
MUHASEBE
21 Ekim 2016
DİNLE
13 Nisan 2016
Milletin Adamı
21 Mart 2016
Türkiye Nereye
14 Mart 2016
Teröre Lanet
07 Mart 2016
TÜRKİYE GİBİ KAÇ ÜLKE VAR
23 Şubat 2016
Suriye Politikamız
18 Şubat 2016
MÜCADELE TA KIYAMETE
Haber Yazılımı