Yazı Detayı
27 Mayıs 2019 - Pazartesi 09:04
 
Tarımda Tarsim,Tarsimde çiftçi bilmecesi
Tacettin Elmas
 
 

Her yıl daha sezon başlamadan Tarsim ve yetkili acenteleri tarafından çiftçilere mesajlar atılır. 

"Ürünlerinizi Tarsim sigortası ile güvenceye alınız.Hem siz kazanın hem ülke kazansın" 

Bunun ile de yetinilmez. Bölge müdürlüğü aracılığı ile ayrıca, sigortanın önemi ve çiftçinin yararı bakımdan çiftçilerinde katıldığı sigortalamayın yararlarına yönelik tanıtıcı toplantılar düzenlenir. 
 

Gerçi bu toplantılara sigorta müşterisi olan çiftçiler pek rağbet etmezler ya.O başka!! 

Çiftçi  bilgilendirme toplantılarına katılmaz, ürünü sigorta ettirdiği zaman kendisine verilen poliçe bilgilendirme sözleşmesinin tek satırını okumaz, ama sahaya çıkan sigorta eksperlerine sitem ve şikayetten de geri kalmaz. 

Bu da ayrı bir konu!! 

Şimdi konumuz çiftçinin kendi sorununa olan bu duyarsızlığından ziyade,tarsimin çiftçi ile kendi arasında bir akit olan poliçe sözleşmelerinde hem don, hem dolu hasarlarında sözleşmelerdeki yazılanlar ile sahada ki uygulamalar da her yıl yapılan farklı tanımlama ve bu tanımlamalar arasındaki farklılık. Ve  sonuçta bu farklılıktan dolayı çiftçilerin yaşadıkları mağduriyetler. 

Yani sözleşmede yazılanlar her dönemde sahadaki uygulamalarda 

farklı yorumlanıp, farklı anlamlar çıkarılarak varsa bir hasar bu farklı yorumlar nedeniyle ya tamamen hasar vermemek ve ya var olan hasarı sigorta lehine en az ödeme yöntemine dönüştürmek. 

Sözleşmedeki poliçelerde sigorta kapsamına alınan nedenler sahadaki eksperler tarafından poliçede belirtilenlerin dışında her türlü yoruma açık. 

Cevabı her halükarda bir tarafça bilinen tam bir bilmece. Kim bu taraf derseniz. Tabiki kural koyucular.Yani Tarsim genel kurulu 

Özellikle bizim bölgede yani Malatya Doğanşehir de sigorta olayı başladıktan günümüze kadar bahçesini sigorta ettiren vatandaş, kayısı üreticisi sigorta poliçelerindeki yazılı genel kurallar da bir değişiklik olmazken pratikte,yani sahaya çıkan eksperler ilk günden bu güne kadar, gerek don hasar tespitleri,gerek dolu hasar tespitlerinde her yıl  yeni bir don ve dolu yorumlaması yaparak raporlar düzenliyorlar. 

Tabi nasıl mı? diyecekler. 

Mesela bir don hasar tespitinde, ilk yıldan bu yıla kadar sahadaki eksperler tam üç farklı yorumla çiftçinin karşısına çıktılar. 

Kendilerine neden bu farklılık deyince de bize verilen talimat bu yönde deyip noktayı koyuyorlar. 

İlk tespitte gelen eksperler; dondan etkilenen ürünün(Kayısı)çekirdeğini kahve ve giderek siyahlaşmış olması. 

İkinci tespitte;kahveye dönüşen dış tabakayı çıkarıp siyahlaşmış olan çekirdek suyunun kristalleşmesi lazım mış! Ayrıca bu emareleri ararken ağacın üzerindeki meyve ile yere dökülenleri toplayıp resimleyerek raporlar düzenleniyordu. 

Üçünçü tespit te, yani bu yıl saha ya gelen eksperler bu sefer tüm bunları bir tarafa bırakıp ağacın üzerinde kalan meyvelerin iç kısmına bakarak don olayının yaşanıp yaşamadığına bakarak raporlar düzenlediler.

Tabi arada bir buna fizyolojik bir tanım koymayı da ihmal etmediler. 

Saha da tüm bu farklılıklar yaşanırken poliçe deki don hasarı ile ilgili açıklamalar hep aynı.Yani yazılı sözleşmedeki tanım aynı. 

Her yıl farklı bir tanımlama ile çiftçinin karşısına çıkıldığı zaman çiftçide doğal olarak giderek sigortalama olayından uzaklaşmak zorunda kalıyor.

Halbuki poliçelerde, özellikle don hasarları ile ilgili madde çok açık net ve gayet anlaşılır bir şekilde yazılmış. Ama kural koyucu yani Tarsim bunu saha da kendine uygun olacak şekilde yorumlayıp değiştiriyor.

Benzer uygulama dolu hasarlarında da yaşanıyor.

Poliçede yazılanlar ile uygulamadaki sonuçlarda çıkan raporlar mümkün olduğunca çiftçinin aleyhine olacak şekilde yapılıyor.

Soru aynı soru, ama cevap her yıl değişik.

Tam bir bilmece.

Tarımda Tarsim, tarsimde üretici ve çiftçi ilişkisi.

Bu gidiş ve bakış açısı ile çiftçi her yıl biraz daha Tarsim den uzaklaşmaya devam eder.

Bun da da ne Tarsim, ne çiftçi, ne de ülke kazanmaz.

Battıkça topyekün  hepsi birlikte batmaya devam eder.

Köylü ve çiftçi de giderek yerleşen algı Tarımda Tarsim bir destekleyici,kurtarıcı değil, bir tuzak olarak yerleşmeye başlıyor.

Unutulmasın ki ön yargıları kırmakta öyle kolay değildir.

 

 

 
Etiketler: Tarımda, Tarsim,Tarsimde, çiftçi, bilmecesi,
Yazarın Diğer Yazıları
04 Mayıs 2019
Normalleşme
24 Nisan 2019
Linç
17 Nisan 2019
Dayatma Seçim
04 Nisan 2019
Pişkinlik
26 Mart 2019
Sürpriz Seçim!
18 Mart 2019
Halk Siyasal Hayattan Dışlanmamalıdır
14 Mart 2019
Yerel Seçimlere Az Bir Zaman Kaldı.
06 Mart 2019
Yerel Seçimlere Az Bir Zaman Kaldı
27 Şubat 2019
Resim
19 Şubat 2019
İflas
12 Şubat 2019
Ziraat Odaları
05 Şubat 2019
Gidişat
30 Ocak 2019
Gündem Güven
22 Ocak 2019
Kerhen Demokrasi
15 Ocak 2019
Ruh Sağlığı
08 Ocak 2019
Şiddet.
31 Aralık 2018
Sorgulama.
24 Aralık 2018
Sorunlu Sorumluluk.
18 Aralık 2018
Şükür
10 Aralık 2018
Kutuplaşma 2
04 Aralık 2018
Kutuplaşma
26 Kasım 2018
Profil
16 Kasım 2018
Celep
06 Kasım 2018
Politika
29 Ekim 2018
KULAKLARI ÇINLASIN.
18 Ekim 2018
Seçim
09 Ekim 2018
Sağ, Sol.Yada Sol, Sağ.
28 Eylül 2018
Vatandaş Bülent
18 Eylül 2018
CHP Ne, Nasıl.
10 Eylül 2018
Dış Güçler
03 Eylül 2018
Yerelden Sorunlar
04 Temmuz 2018
Çiftçi ve Tarsim Bilmecesi
12 Haziran 2018
Stratejik İrade,Stratejik Oy
07 Haziran 2018
Miting
01 Haziran 2018
Liyakat
24 Mayıs 2018
Dayatma Seçim, Dayatma Demokrasi
14 Mayıs 2018
Yol Ayrımı
08 Mayıs 2018
Cepheleşme
03 Mayıs 2018
112 Acil Seçim, Acil Demokrasi
23 Nisan 2018
Erken Seçim ve Demokrasi
13 Nisan 2018
Değerler Savaşı
03 Nisan 2018
2019 Seçimlerine Doğru Malatya’da CHP
15 Mart 2018
Ulusal ve Milliyetçilik Üzerine
06 Mart 2018
Ulusal ve Milliyetçilik Üzerine 2
19 Şubat 2018
Ulusalcılık, Milliyetçilik Üzerine…
10 Şubat 2018
Chp’de Sorun...
30 Kasım 2017
CHP’de Tek Adam Demokrasisi
25 Ağustos 2017
İnsanın Çelişkisi (2)
24 Ağustos 2017
İnsanın Çelişkisi (1)
09 Ağustos 2017
Tütün, Kayısı ve Tarım Politikalarımız
03 Ağustos 2017
Tarsim Fizyolojisi
17 Temmuz 2017
Tarsim Ve Kaysıda Fizyolojik Dökülme
Haber Yazılımı