Yazı Detayı
06 Mart 2018 - Salı 08:55
 
Ulusal ve Milliyetçilik Üzerine 2
Tacettin Elmas
 
 

Ne demiştik.

Bir toplumun millet ya da ulus olabilmesi için..

1) TOPRAK BİRLİĞİ.

2) TARİH BİRLİĞİ.

3) DİL BİRLİĞİ.

4) KÜLTÜR BIRLIĞI.

5) ORTAK YAŞAM BIRLIĞI. Gibi temel özelliklerinin olması lazım.

Peki şimdi bakalım sırası ile bu temel özelliklere.   

Hangi özellik ilk zamanlardaki özeliğini kaybetmeden varlığını devam ettiriyor.

Evet görünüşte sınırları belli olan bir toprak birliğimiz ve onu korumakla sorumlu Üniter bir devlet yapımız var.

Peki bu özellik bu tanım için yeterlimi.

Tabi ki değil.

Neden?

Çünkü, toprak birliği sadece belli sınırlar ile olmaz. O birliğin en önemli asıl özelliği toprakları işleyecek olan üretim araçlarının da sana ait olması yani milli olması lazım.

Yani traktörünün, o traktörde kullanılan yakıtın, toprağa atılan tohumun, onu besleyecek gübrelerin ve en önemli ve vazgeçilmez olan ise günümüzde tüm bunların yaratılmasında temel teşkil eden paranın, yani sermayenin de milli yani yerli olmasıdır.

Bu temel özellikler sadece tarımda geçerli olan özellikler değil tabi. Bu özellikler sanayi alanındaki üretim için de geçerli olan özelliklerdir.

Şimdi hem sanayide, hem tarımda gerek işveren olarak çalışanlar, gerekse işçi olarak çalışan herkes kullandıkları araç, gereç, makine vs gibi malzemelere bir baksın ve şu sorunun cevabını kendi olanakları ile cevaplasın?

Acaba kullandığımız bu araç, gereç ve makinelerin kaçta kaçı yerli ve millidir diye.

Buradan hareketle herkes bulacağı cevaba göre günümüzde ne kadar yerli ve milli olduğuna karar verebilir.

Eğer, bir toplumdaki bireyler, yaşamlarını devam ettirebilmek için kullandıkları üretim araçlarının büyük çoğunluğu kendisine ait değil de başkasına ait ise ve ürettiği ürünleri sadece kendi geçimini ve yerli pazarı için değil de başka pazarlar için üretiyor ise o toplum ve birey de ulusalcılık ve milliyetçilikten bahsedilemez.

Günümüzde en milliyetçisinden tutun, en dindarına, en demokratından tutun, en solcusuna kadar her işçi, her işveren ürettiği emeğini, ürününü nasıl dış pazarlara pazarlayabilirimin arayışı ve çabası içerisinde.

Ha bu sadece Türk, Kürt işçisi ve işadamı için geçerli olan bir amaç ta değil. Tüm Dünya insanı için geçerli olan bir kural haline gelmiş olan bir zorunluluktur.

Her toplumda zorunlu bir değişimin sonucu olan bu tanımdan hareketle toplumun üzerinde yer alan devlet yapılanması da koşulların değişmesine paralel olarak zorunlu bir değişikliğe gitmek zorunda kalıyor.

Fazla detaya inmeden herkes devlet mekanizmasın temelini oluşturan kurum ve kuruluşlarının işleyişine bakarak, onların malzeme teminine bakarak karar verebilir.

2) Tarih birliği.

Tarih birliğinin hangi toplumda nasıl olduğu,gerçekten hangi toplumun ne derece geçmiş bir tarih birliğinin olduğu,bunun özelliklerinin ne oranda yaşanıldığı asĺında net değil.Başka bir araştırma konusu.Onun için şimdilik bunu geçelim.

3 ve 4.

Dil ve kültür birliği.

Ulus devletlerin ilk kuruluş aşamasında bu iki başlık ayrı ayrı değerlendirilirdi.Ekonomik ve sosyal şartların değişip dönüşmesi,iletişim ve teknolojinin insan hayatına girmesi ve bunu da aşarak insan hayatına yön vermesi ile bu iki başlık adeta tek başlık haline geldi.

Bu iki temel özeliği belirleyip onu toplum hayatında nereye taşıdığını da aslında toprak birliğinde meydana gelen değişiklikler belirliyor. Çünkü maddi koşullardaki en küçük değişiklik manevi yaşam alanını oluşturan Dil ve onun bir yansıması olan kültür ve sosyal yaşam alanındaki değişimlerde de belirleyici olur da ondan.

Bu konu da yine en iyi örnek, her insanın dününü bugün ile kıyaslayarak nasıl ve neden bu hale geldik diyerek kendi kendine soracağı sorulara vereceği mantık ile çelişmeyeceği soruların cevabında bulabilir.

5) Ortak yaşam.

Aslında bu konuyu yine kendi kendimize şöyle bir soru yöneltip cevaplayarak bulabiliriz.

Daha düne kadar bir arada beraber yaşamak zorunda kalan toplum ve o toplumları oluşturan insanlar bu gün neden Avrupa,Amerika ve özellikle ekonomik ve sosyal olarak gelişmiş olan ülkelerine yasal ve yasal olmayan bazen ölümleri pahasına göç etmek zorunda kalıyorlar?

 
Etiketler: Ulusal, ve, Milliyetçilik, Üzerine, 2,
Yazarın Diğer Yazıları
18 Mart 2019
Halk Siyasal Hayattan Dışlanmamalıdır
14 Mart 2019
Yerel Seçimlere Az Bir Zaman Kaldı.
06 Mart 2019
Yerel Seçimlere Az Bir Zaman Kaldı
27 Şubat 2019
Resim
19 Şubat 2019
İflas
12 Şubat 2019
Ziraat Odaları
05 Şubat 2019
Gidişat
30 Ocak 2019
Gündem Güven
22 Ocak 2019
Kerhen Demokrasi
15 Ocak 2019
Ruh Sağlığı
08 Ocak 2019
Şiddet.
31 Aralık 2018
Sorgulama.
24 Aralık 2018
Sorunlu Sorumluluk.
18 Aralık 2018
Şükür
10 Aralık 2018
Kutuplaşma 2
04 Aralık 2018
Kutuplaşma
26 Kasım 2018
Profil
16 Kasım 2018
Celep
06 Kasım 2018
Politika
29 Ekim 2018
KULAKLARI ÇINLASIN.
18 Ekim 2018
Seçim
09 Ekim 2018
Sağ, Sol.Yada Sol, Sağ.
28 Eylül 2018
Vatandaş Bülent
18 Eylül 2018
CHP Ne, Nasıl.
10 Eylül 2018
Dış Güçler
03 Eylül 2018
Yerelden Sorunlar
04 Temmuz 2018
Çiftçi ve Tarsim Bilmecesi
12 Haziran 2018
Stratejik İrade,Stratejik Oy
07 Haziran 2018
Miting
01 Haziran 2018
Liyakat
24 Mayıs 2018
Dayatma Seçim, Dayatma Demokrasi
14 Mayıs 2018
Yol Ayrımı
08 Mayıs 2018
Cepheleşme
03 Mayıs 2018
112 Acil Seçim, Acil Demokrasi
23 Nisan 2018
Erken Seçim ve Demokrasi
13 Nisan 2018
Değerler Savaşı
03 Nisan 2018
2019 Seçimlerine Doğru Malatya’da CHP
15 Mart 2018
Ulusal ve Milliyetçilik Üzerine
19 Şubat 2018
Ulusalcılık, Milliyetçilik Üzerine…
10 Şubat 2018
Chp’de Sorun...
30 Kasım 2017
CHP’de Tek Adam Demokrasisi
25 Ağustos 2017
İnsanın Çelişkisi (2)
24 Ağustos 2017
İnsanın Çelişkisi (1)
09 Ağustos 2017
Tütün, Kayısı ve Tarım Politikalarımız
03 Ağustos 2017
Tarsim Fizyolojisi
17 Temmuz 2017
Tarsim Ve Kaysıda Fizyolojik Dökülme
Haber Yazılımı